16. bölüm · YEDİ SANİYE
15.BÖLÜM
........GÖLGELERİN ARDINDA........
AREL
O sabah uyandığımda saray her zamankinden sessizdi.
Sessizliğin kötü tarafı şuydu:
İnsan bir süre sonra onu dinlemeye başlıyordu.
Ve dinledikçe...
Bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyordu.
Koridora çıktığımda Kara Muhafızlardan ikisi kapının önünde bekliyordu.
Beni görünce ikisi de başını hafifçe eğdi.
"Prenses nerede?"
Muhafızlardan biri cevap verdi.
"Odalarında."
"Uyuyor mu?"
Birkaç saniye sustu.
"Bilmiyoruz."
Bu cevap hoşuma gitmedi.
"Ne demek bilmiyoruz?"
Muhafız cevap vermeden önce koridorun diğer ucundan bir ses duyuldu.
"Bu kadar merak edilmek insanı şımartabilir."
Başımı çevirdim.
Liyana koridorun sonunda duruyordu.
Üzerinde sade, koyu kırmızı bir elbise vardı. Saçları her zamankinden daha dağınıktı.
Ve gözlerinin altında hafif yorgunluk vardı.
"Uyumadın."
Liyana yanıma doğru yürüdü.
"Sen de günaydın diyebilirdin."
"Uyumadın."
"Ne kadar ısrarcısın."
Yanımdan geçmeye çalıştı ama kolundan tutmadım.
Sadece önüne geçtim.
"Liyana."
Birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra gözlerini kaldırdı.
"İyiyim."
"Yine yalan."
Kaşlarını kaldırdı.
"Bunu nereden anlıyorsun?"
"Gözlerinden."
Bu kez dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
"İnsanların gözlerime bakması genelde iyi bir fikir değildir."
"Benim için sorun olmuyor."
Liyana'nın gülümsemesi kayboldu.
Aramızda kısa bir sessizlik oluştu.
Sonra başını iki yana salladı.
"Bu konuda şanslısın."
"Sen değilsin."
Liyana cevap vermedi.
♠️🌹♣️
Kahvaltı salonuna girdiğimizde diğerleri çoktan masadaydı.
Roan beni ve Liyana'yı birlikte görünce hemen sırıttı.
"Yine beraber mi?"
Liyana sandalyeye oturdu.
"Biraz daha konuşursan seni zincirletirim."
Roan ona baktı.
"Bu sefer Arel'in yanında kalabilir miyim?"
Veyra başını çevirdi.
"Bunu neden istiyorsun?"
Roan hemen ona baktı.
"Kıskandın mı?"
Veyra elindeki kaşığı masaya bıraktı.
"Hayır."
"Emin misin?"
"Roan."
"Tamam, tamam."
Kieran güldü.
"Bir gün gerçekten başına bir şey gelecek."
Roan ona döndü.
"Sen neden Elera'yı savunurken bu kadar cesur olmuyorsun?"
Kieran'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Elera şaşkınlıkla ona baktı.
"Roan!"
Roan sırıttı.
"Ne? Sadece merak ettim."
Kieran ayağa kalktı.
"Koş."
Roan bir anda yerinden fırladı.
"Şaka yaptım!"
Elera gülmeye başladı.
Veyra ise istemeden başını eğerek gülümsedi.
Liyana bana baktı.
"Arkadaşların çok garip."
"Senin sarayında daha normal olmalarını beklemiyordun herhalde."
Liyana kısa bir kahkaha attı.
♣️🌹♠️
LİYANA
Onları izlerken istemeden gülümsedim.
Saray uzun zamandır böyle sesler duymamıştı.
Gülüşler.
Tartışmalar.
Küçük şakalar.
Normal insanlar gibi davranan insanlar.
Benim için yabancı bir şeydi bu.
Çünkü insanlar genellikle yanımda sessiz olurdu.
Başlarını eğerlerdi.
Gözlerime bakmamaya çalışırlardı.
Ama Arel ve arkadaşları...
Hala bana karşı çıkabiliyordu.
Halâ şaka yapabiliyordu.
Ve bunun hoşuma gittiğini fark etmek istemiyordum.
Tam o sırada göğsümün içinde tuhaf bir sıkışma hissettim.
Elim farkında olmadan masanın kenarına gitti.
Arel bunu fark etti.
"Liyana?"
Başımı kaldırdım.
"Bir şey yok."
Bu sözleri söylemek son günlerde alışkanlık hâline gelmişti.
Ama bu kez...
Gerçekten bir şey vardı.
Gözlerim istemeden sarayın pencerelerine kaydı.
Dışarıda bir gölge gördüm.
Gözlerimi kırptım.
Gölge yoktu.
Kalbim hızlandı.
Dün geceki ses tekrar zihnimde yankılandı.
"Sonunda..."
Derin bir nefes aldım.
Hayır.
Bu sefer korkmayacaktım.
♠️🌹♣️
AREL
Kahvaltıdan sonra Liyana hızla salondan çıktı.
Onun arkasından bakarken içimde kötü bir his vardı.
Veyra yanıma geldi.
"İyi değil."
Ona baktım
.
"Ben de biliyorum."
"Neden sormuyorsun?"
Birkaç saniye sustum.
"Soruyorum."
Veyra kaşlarını kaldırdı.
"Cevap vermiyor."
"O zaman zorlayamazsın."
Veyra birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra bana dikkatlice baktı.
"Onu önemsiyorsun."
Ona ters bir bakış attım.
"Sen de Roan'ı önemsiyorsun."
Veyra'nın yüzü bir anda değişti.
"Konuyu değiştirme."
"İşe yaradı."
Veyra bir şey söyleyecekti ama Roan aramıza girdi.
"Benden mi bahsediyorsunuz?"
Veyra yürümeye başladı.
Roan arkasından baktı.
"Kesin benden bahsediyorlardı."
"Kesinlikle değildi."
"Kıskançsın."
Veyra durdu.
Roan'ın yüzü bir anda ciddileşti.
"Şaka yaptım."
Kieran yanımdan geçti.
"Bir gün onu gerçekten öldürecek."
"O gün için üzülmeyeceğim."
Roan ikimize de baktı.
"İkiniz de kötü insanlarsınız."
♣️🌹♠️
AREL
Koridorun sonunda durduğumda Liyana'nın odasının kapısı önümdeydi.
Kapıyı çalmadan önce birkaç saniye bekledim.
İçeriden hiçbir ses gelmiyordu.
Sonunda kapıya iki kez vurdum.
"Liyana?"
Sessizlik.
Bir kez daha vurdum.
"Liyana, kapıyı aç."
Bu kez içeriden yorgun bir ses duyuldu.
"Hayır."
Kaşlarımı çattım.
"Bu bir cevap değil."
"Bence gayet güzel bir cevap."
Kapıya biraz daha yaklaştım.
"İyi değilsin."
"İyiyim."
"Yalan."
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Sonra Liyana'nın sesi yeniden duyuldu.
"Arel, git."
"Hayır.
"Neden bu kadar inatçısın?"
"Bilmiyorum. Belki senin yüzünden."
Kapının arkasından kısa bir iç çekiş duydum.
"Beni tanımıyorsun."
"Tanımak istiyorum."
Bu kez sessizlik daha uzun sürdü.
Sonra kapının kilidinin açıldığını duydum.
Bir an geri çekildim.
Kapı yavaşça açıldı.
Liyana karşımdaydı.
Ama kapıyı tamamen açmadı.
Aramızda yalnızca dar bir boşluk bırakmıştı.
"Hayır."
Kaşlarımı çattım.
"Ne?"
"İçeri giremezsin."
"Liyana-"
"Arel."
Bu kez sesindeki ton beni susturdu.
Yorgundu.
Ama aynı zamanda kararlıydı.
"Bunu konuşmayacağız."
"Neden?"
"Çünkü konuşacak bir şey yok."
"Dün gece balkonda bir şey hissettin."
Liyana'nın yüzü aniden gerildi.
Demek doğru tahmin etmiştim.
"Ne olduğunu bilmiyorum."
"O zaman birlikte öğreniriz."
Başını yavaşça iki yana salladı.
"Hayır."
"Neden sürekli beni uzaklaştırmaya çalışıyorsun?"
Liyana birkaç saniye sustu.
Bakışları yere indi.
"Çünkü seni yaklaştırdıkça..."
Sözünü yarıda kesti.
Sonra gözlerini kaldırdı.
"Boş ver."
Kapıyı kapatmak için hareket etti.
Elimi kapıya koymadım.
Sadece ona baktım.
"Liyana."
Durdu.
"Ben buradayım."
Mor gözleri bir anlığına gözlerimle buluştu.
Sonra...
Bakışlarını kaçırdı.
Kapıyı kapattı.
♠️🌹♣️
LİYANA
Kapıyı kapattığım anda gözlerimi sımsıkı kapattım.
Arel'in sesi hâlâ koridorda yankılanıyordu.
Ben buradayım.
İşte sorun da buydu.
Buradaydı.
Yakınımdaydı.
Ve ben onun ne kadar yakınımda olursa...
Bir gün onu kaybetmekten o kadar korkuyordum.
Birkaç dakika sonra pelerinimi omuzlarıma aldım.
Kılıcımı belime bağladım.
Kapıyı yeniden açtığımda Arel hâlâ koridordaydı.
Kaşlarını kaldırdı.
"Nereye gidiyorsun?"
"Sana hesap vermiyorum."
Yanından geçtim.
Koridorun sonunda Kara Muhafızların başındaki adamı gördüm.
Valeor.
Ona döndüm.
"Valeor."
Hemen önümde durdu ve başını eğdi.
"Prensesim."
"Benimle geliyorsun."
Valeor başını kaldırdı.
"Elbette."
Sonra arkamdaki Arel'e ve birkaç adım ileride duran diğerlerine baktım.
Roan, Veyra, Kieran ve Elera koridorun diğer ucundan bize doğru geliyordu.
Hepsinin yüzünde aynı merak vardı.
İçimdeki huzursuzluk yeniden büyüdü.
Hayır.
Bu kez kimseyi yanıma almayacaktım.
Özellikle de Arel'i.
Valeor'a döndüm.
"Bir şey daha."
Adam başını eğdi.
"Emredin."
"Bugün hiç kimse saraydan çıkmayacak."
Arel kaşlarını çattı.
"Ne?"
Onu görmezden gelerek devam ettim.
"Arel ve arkadaşlarına göz kulak olun."
Valeor başını salladı.
"Anlaşıldı, Prensesim."
Arel birkaç adım bana yaklaştı.
"Liyana, neler oluyor?"
Bu kez ona döndüm.
Birkaç saniye yüzüne baktım.
İçimde ona her şeyi anlatmak isteyen bir taraf vardı.
Ama daha güçlü olan taraf...
Onu korumak istiyordu.
"Hiçbir şey."
Arel sinirli bir şekilde güldü.
"Bu sözü senden duymaktan nefret etmeye başladım."
Dudaklarım istemeden kıvrıldı.
"Alışırsın."
Sonra Valeor'a doğru yürüdüm.
Arkamdan Arel'in sesini duydum.
"Bunu yapmana izin vermeyeceğim!"
Durmadım.
Çünkü arkamı dönersem...
Gitmekten vazgeçebilirdim.
Ve eğer hissettiğim şey doğruysa...
Bu kez yalnız gitmek zorundaydım.
Sarayın kapılarına doğru yürürken içimdeki o tanıdık fısıltı yeniden yükseldi.
"Sonunda..."
Parmaklarım kılıcımın kabzasını sıktı.
"Bu kez seni bulacağım."
Valeor bana baktı.
"Prensesim?"
Başımı kaldırdım.
"Hiçbir şey."
Ama ikimiz de bunun doğru olmadığını biliyorduk.
Ve o an...
Sarayın ağır kapıları arkamızda kapanırken içimde yalnızca tek bir düşünce vardı:
Bu sesin sahibi kimdi?
Ve daha da önemlisi...
Neden Arel geldiğinden beri susmayı reddediyordu?
