Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 28: Gece Yarısı Telefonu
- 1 BÖLÜM 1: Uykudaki Yabancı284 kelime
- 2 BÖLÜM 2: Geceye Dönüş319 kelime
- 3 BÖLÜM 3: Gün Işığının Aldatmacası343 kelime
- 4 BÖLÜM 4: Gizli Savaş449 kelime
- 5 BÖLÜM 5: Kusursuz Yalan356 kelime
- 6 BÖLÜM 6: Geçmişin Kırık Parçaları286 kelime
- 7 BÖLÜM 7 : Görünmeyen Çatlak304 kelime
- 8 Bölüm 8: Uraz’ın Eşiğinde252 kelime
- 9 BÖLÜM 9: Hayatta Kalma Refleksi283 kelime
- 10 BÖLÜM 10: Sahte İtiraf284 kelime
- 11 BÖLÜM 11: Maskelerin Düşüşü279 kelime
- 12 BÖLÜM 12: Karabasanın Anatomisi210 kelime
- 13 BÖLÜM 13: Sahte Sabah371 kelime
- 14 BÖLÜM 14: Gizli Arayış235 kelime
- 15 BÖLÜM 15: Panodaki Şifre252 kelime
- 16 BÖLÜM 16: Gerçeğin Eşiği196 kelime
- 17 BÖLÜM 17: Aynadaki Yüz348 kelime
- 18 BÖLÜM 18: Zihnin Yeni Hakimi192 kelime
- 19 BÖLÜM 19: Gerçek Dünyanın Soğuk Işığı293 kelime
- 20 BÖLÜM 20: Anne Sesinin İzi227 kelime
- 21 BÖLÜM 21: Göz Açıp Kapayıncaya Kadar247 kelime
- 22 BÖLÜM 22: Görünmeyen Çatlaklar288 kelime
- 23 BÖLÜM 23: Tene Sinen Küf335 kelime
- 24 BÖLÜM 24: Sabahın Soğuk İzleri357 kelime
- 25 BÖLÜM 25: Ortak Gölgeler301 kelime
- 26 BÖLÜM 26: İtiraf ve Karanlık Ortaklık328 kelime
- 27 BÖLÜM 27: Sahte Kurtuluş571 kelime
- 28 BÖLÜM 28: Gece Yarısı Telefonu261 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 BÖLÜM 29: Karanlıkta Buluşma409 kelime
- 30 BÖLÜM 30: Saklı Kapılar ve Yasak İsimler254 kelime
- 31 BÖLÜM 31: Kaleiçi’nin Dar Sokakları251 kelime
- 32 BÖLÜM 32: Baharat, Mum ve Kan458 kelime
- 33 BÖLÜM 33: Kapanan Kapı, Kararan Oda362 kelime
- 34 BÖLÜM 34: Son Saniye Çizgisi415 kelime
- 35 BÖLÜM 35: Sessizliğin Altındaki Fırtına452 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerini açtığında arabanın arka koltuğundaydı. Motor çalışmıyordu; ormanın o karanlık ve ürkütücü sessizliği yeniden etrafı sarmıştı. Yan koltukta oturan Arzu, direksiyona kapanmış, şok içinde titriyordu.
"An... Anne?" diye mırıldandı Umay, sesi çatallı ve zayıftı. Boynundaki parmak izleri yeniden yanmaya başlamıştı.
Arzu başını kaldırdığında yüzü kireç gibi beyazdı. Gözlerinden sessizce yaşlar süzülüyordu. Artık inkar edemezdi; kızının anlattığı her kelimenin, hatta daha fazlasının gerçeğe dönüştüğünü kendi gözleriyle görmüştü. O varlık sadece Umay’ın zihninde değildi, onlara fiziksel olarak saldırıyordu.
"Eve gidemeyiz..." diye fısıldadı Arzu, elleri direksiyonda titrerken. "O ev artık güvenli değil. Orası... o varlığın tapınağına döndü."
Umay, dehşetle genişlemiş gözleriyle annesine baktı. Haklıydı. O eve geri dönerlerse uykuda ya da uyanıkken o kabusun içinde boğulacaklardı. Peki kime gideceklerdi? Kime bu yaşananları anlatabilirlerdi ki?
Umay cebinden telefonunu çıkardı. Parmakları o kadar çok titriyordu ki ekranı zor kilitten açtı. Rehbere girdi ve uzun süredir arayamadığı, o sert, otoriter ama şu an dünyada sığınabilecekleri tek güçlü liman olan numarayı buldu.
Babası.
Polis olan babası, belki de bu dünyada somut kurallara, silahlara ve kanunlara inanan tek adamdı. Ama ona "Bir karabasan peşimizde, bir ruh bizi öldürmeye çalışıyor" derlerse kendisine inanır mıydı?
"Ara..." dedi Arzu, kızının elindeki telefona bakarak. "Başka çaremiz yok Umay. Bizi buradan alsın."
Umay, derin bir nefes alıp arama tuşuna bastı. Kulaklarında çalma sesinin o monoton tınısı yankılanırken, arabanın dikiz aynasında bir şey hareket etti. Aynanın camı yavaşça buz tuttu ve o buzun üstüne parmak uçlarıyla kazınmış gibi şu cümle belirdi:
"Kime gidersen git, seni bulacağım."
Ve telefonun diğer ucundan o sert, yorgun erkek sesi duyuldu:
"Umay? Kızım? Bu saatte hayırdır, bir şey mi oldu?"
Bölüm etkileşimi
