Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 17: Aynadaki Yüz
- 1 BÖLÜM 1: Uykudaki Yabancı284 kelime
- 2 BÖLÜM 2: Geceye Dönüş319 kelime
- 3 BÖLÜM 3: Gün Işığının Aldatmacası343 kelime
- 4 BÖLÜM 4: Gizli Savaş449 kelime
- 5 BÖLÜM 5: Kusursuz Yalan356 kelime
- 6 BÖLÜM 6: Geçmişin Kırık Parçaları286 kelime
- 7 BÖLÜM 7 : Görünmeyen Çatlak304 kelime
- 8 Bölüm 8: Uraz’ın Eşiğinde252 kelime
- 9 BÖLÜM 9: Hayatta Kalma Refleksi283 kelime
- 10 BÖLÜM 10: Sahte İtiraf284 kelime
- 11 BÖLÜM 11: Maskelerin Düşüşü279 kelime
- 12 BÖLÜM 12: Karabasanın Anatomisi210 kelime
- 13 BÖLÜM 13: Sahte Sabah371 kelime
- 14 BÖLÜM 14: Gizli Arayış235 kelime
- 15 BÖLÜM 15: Panodaki Şifre252 kelime
- 16 BÖLÜM 16: Gerçeğin Eşiği196 kelime
- 17 BÖLÜM 17: Aynadaki Yüz348 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 BÖLÜM 18: Zihnin Yeni Hakimi192 kelime
- 19 BÖLÜM 19: Gerçek Dünyanın Soğuk Işığı293 kelime
- 20 BÖLÜM 20: Anne Sesinin İzi227 kelime
- 21 BÖLÜM 21: Göz Açıp Kapayıncaya Kadar247 kelime
- 22 BÖLÜM 22: Görünmeyen Çatlaklar288 kelime
- 23 BÖLÜM 23: Tene Sinen Küf335 kelime
- 24 BÖLÜM 24: Sabahın Soğuk İzleri357 kelime
- 25 BÖLÜM 25: Ortak Gölgeler301 kelime
- 26 BÖLÜM 26: İtiraf ve Karanlık Ortaklık328 kelime
- 27 BÖLÜM 27: Sahte Kurtuluş571 kelime
- 28 BÖLÜM 28: Gece Yarısı Telefonu261 kelime
- 29 BÖLÜM 29: Karanlıkta Buluşma409 kelime
- 30 BÖLÜM 30: Saklı Kapılar ve Yasak İsimler254 kelime
- 31 BÖLÜM 31: Kaleiçi’nin Dar Sokakları251 kelime
- 32 BÖLÜM 32: Baharat, Mum ve Kan458 kelime
- 33 BÖLÜM 33: Kapanan Kapı, Kararan Oda362 kelime
- 34 BÖLÜM 34: Son Saniye Çizgisi415 kelime
- 35 BÖLÜM 35: Sessizliğin Altındaki Fırtına452 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Odanın buzlu, lekelenmiş aynasından yansıyan görüntü, odadaki tüm havayı bir anda emdi.
Aynada görünen şey, o otobanda hurdaya dönmüş araba ya da paramparça camlar değildi. Araba hâlâ o orman yolundaydı; direksiyonun başında ise korkudan gözleri büyümüş bir Umay değil, tamamen kanlar içinde, hareketsiz yatan Uraz vardı.
Ve arabanın dışından, camı tırnaklarıyla tırmalayarak içeri girmeye çalışan, devasa gölgesiyle o aracı ezen varlık ise... Umay’ın kendisiydi.
Umay’ın nefesi boğazına tıkandı. Başını dehşetle ellerinin arasına aldı. Hayır... diye geçirdi içinden, bu imkansızdı. O kazada ölen... o kazada giden o değil miydi?
Odanın tavanını kaplayan o devasa karabasan, bir anda insan formuna bürünerek Umay’ın tam önüne düştü. Uraz’ın yüzü solgundu, dudaklarından sızan koyu sıvı damla damla yere düşüyordu. Ama gözlerindeki o dipsiz boşluk yerini acı dolu, titrek bir gerçekliğe bırakmıştı.
"Hâlâ anlamadın değil mi sevgilim?" diye fısıldadı Uraz, sesi bu kez o metalik yankısını kaybetmiş, insana benzer bir kırılganlıkla çıkmıştı. "O gece kaza yapan bentim. O direksiyonun başında can veren, o demirlerin arasında sıkışıp kalan bendim."
Umay tir tir titreyerek geriye doğru çekildi, sırtı aynaya çarptı. "Sen... Sen öldün mü?"
Uraz acı bir şekilde gülümser gibi oldu. "Öldüm, Umay. Ama seni o enkazın başında yapayalnız, o soğukta bırakmaya dayanamadım. Ruhum o kadar büyük bir suçluluk ve korkuyla doldu ki... Seni kaybetmemek için bu zihni inşa ettim. Burası bir sığınak değil, Umay. Burası, seni hayatta tutabilmek için kendi ölümümü unuttuğum bir mezar."
Uraz yavaşça elini uzattı. Bu kez parmaklarında ne bir çürüme kokusu vardı ne de o buz gibi korku; sadece onca yılın getirdiği o tanıdık, acı veren sıcaklık duruyordu.
"Ama sen her seferinde hatırlıyorsun," diye devam etti Uraz, gözlerinden bir damla yaş süzülürken. "Kaçmaya çalışıyorsun. Ve her kaçtığında, bu zihnimizin duvarları biraz daha yıkılıyor."
Umay, karşısındaki adama baktı. Onu deli eden, zihnine hapseden o canavar, aslında onu kaybetmemek için kendi ölümünü bile reddeden zavallı bir ruhtu. Ama bu gerçek, Umay'ı kurtarmıyordu; aksine, bu zihnin içinde sonsuza kadar tutsak kalacağı anlamına geliyordu.
Umay, Uraz’ın uzanan eline baktı. Kalbi göğsünü parçalayacak gibi atıyordu. İçindeki o acıma duygusu ile hayatta kalma hırsı birbirine karıştığı an, Umay gözlerini Uraz’ın gözlerine dikti ve o ölümcül hamleyi yaptı.
Bölüm etkileşimi
