YANIMDAKİ KİM kitap kapağı

2. bölüm / 4

BÖLÜM 2: Geceye Dönüş

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: BÖLÜM 2: Geceye Dönüş

Gündüzün o kısa, sahte güvenliği, güneşin dağların ardına çekilmesiyle birlikte yerini evin duvarlarını daraltan o koyu karanlığa bıraktı.
​Uraz, akşam boyunca son derece ilgili, her zamanki o şefkatli adamdı. Yemek hazırladı, saçımı okşadı, hastane sebebiyle yorulduğumu söyleyip erken yatmam konusunda ısrar etti. Ama ne zaman bana dokunsa, teninde o hastane odasından beri içimden atamadığım hafif bir küf ve nem kokusu alıyordum. Bunu ona belli etmemeye çalışarak yatak odasına çekildim.
​Saat gece yarısını çoktan geçmiştі. Evin içindeki tahta döşemelerin soğuk rüzgarla birlikte gıcırdadığını duyabiliyordum. Yanımda yatan Uraz'ın düzensizlaşen nefes alış verişleri, uykunun derin sularına gömüldüğünün habercisiydi.
​Gözlerimi tavandaki çatlağa dikmiş, uykunun beni teslim almasını bekliyordum. Çünkü biliyordum ki, uyuduğum anda o zihin kapısı aralanacaktı.
​Ve korktuğum başıma geldi.
​Bedenim bir kez daha o görünmez zincirlerle yatağa kilitlendi. Kalbim göğüs kafesimi parçalayacak gibi çarpıyordu ama dışarıdan bakıldığında tek bir kasım bile oynamıyordu. Nefesim kesildi. Boğazıma tırmanan o acı, metalik tat yeniden başladı.
​Geliyordu.
​Odanın köşesindeki gölge, yerden ayrılıp yavaşça yükseldi. Sürünerek değil, havada süzülür gibi yatağın kenarına yaklaştı. Kokusu genzimi yaktı: Çürümüş toprak ve buz gibi bir kış gecesi.
​Varlık üzerime kapandı. Ağırlığı göğsümün üzerine bindiğinde, içimdeki tüm havanın dışarı çekildiğini hissettim. Çığlık atmak istedim; boğazımdan sadece kuru bir hırıltı sızdı. Gözlerimi sonuna kadar açıp o dehşetle yüzleşmekten başka çarem yoktu.
​O sırada, yanı başımda uykuda olması gereken Uraz kıpırdandı.
​İçimde bir umut pırıltısı yandı: Beni uyandıracak! O varlığı üzerimden atacak!
​Ama Uraz uyanmadı. Gözleri kapalı, yüzü karanlığa dönüktü; ancak eli... Eli yavaşça yorganın altından çıktı, havada kararsızca süzüldü ve doğrudan üzerime çöken o varlığın buz gibi, kemiksi parmaklarını buldu.
​O an, dehşet beynime bir bıçak gibi saplandı.
Uraz o varlıkla savaşmıyordu. Onunla el sıkışıyordu.
​Varlık, Uraz'ın parmaklarını kavradıktan sonra başını yavaşça benim tarafıma çevirdi. Yüzü yoktu; sadece dipsiz, siyah bir boşluktu. Ve o boşluğun içinden, Uraz'ın sesiyle ama adeta kulakları tırmalayan bir yankıyla o cümle döküldü:
​"Seni uyarmıştım sevgilim... Sen o kazadan sağ kurtulmadın. Sen sadece buraya, bizim aramıza taşındın."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…