Bölümler 4Şu an: BÖLÜM 2: Geceye Dönüş
- 1 BÖLÜM 1: Uykudaki Yabancı284 kelime
- 2 BÖLÜM 2: Geceye Dönüş319 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 BÖLÜM 3: Gün Işığının Aldatmacası343 kelime
- 4 BÖLÜM 4: Gizli Savaş449 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gündüzün o kısa, sahte güvenliği, güneşin dağların ardına çekilmesiyle birlikte yerini evin duvarlarını daraltan o koyu karanlığa bıraktı.
Uraz, akşam boyunca son derece ilgili, her zamanki o şefkatli adamdı. Yemek hazırladı, saçımı okşadı, hastane sebebiyle yorulduğumu söyleyip erken yatmam konusunda ısrar etti. Ama ne zaman bana dokunsa, teninde o hastane odasından beri içimden atamadığım hafif bir küf ve nem kokusu alıyordum. Bunu ona belli etmemeye çalışarak yatak odasına çekildim.
Saat gece yarısını çoktan geçmiştі. Evin içindeki tahta döşemelerin soğuk rüzgarla birlikte gıcırdadığını duyabiliyordum. Yanımda yatan Uraz'ın düzensizlaşen nefes alış verişleri, uykunun derin sularına gömüldüğünün habercisiydi.
Gözlerimi tavandaki çatlağa dikmiş, uykunun beni teslim almasını bekliyordum. Çünkü biliyordum ki, uyuduğum anda o zihin kapısı aralanacaktı.
Ve korktuğum başıma geldi.
Bedenim bir kez daha o görünmez zincirlerle yatağa kilitlendi. Kalbim göğüs kafesimi parçalayacak gibi çarpıyordu ama dışarıdan bakıldığında tek bir kasım bile oynamıyordu. Nefesim kesildi. Boğazıma tırmanan o acı, metalik tat yeniden başladı.
Geliyordu.
Odanın köşesindeki gölge, yerden ayrılıp yavaşça yükseldi. Sürünerek değil, havada süzülür gibi yatağın kenarına yaklaştı. Kokusu genzimi yaktı: Çürümüş toprak ve buz gibi bir kış gecesi.
Varlık üzerime kapandı. Ağırlığı göğsümün üzerine bindiğinde, içimdeki tüm havanın dışarı çekildiğini hissettim. Çığlık atmak istedim; boğazımdan sadece kuru bir hırıltı sızdı. Gözlerimi sonuna kadar açıp o dehşetle yüzleşmekten başka çarem yoktu.
O sırada, yanı başımda uykuda olması gereken Uraz kıpırdandı.
İçimde bir umut pırıltısı yandı: Beni uyandıracak! O varlığı üzerimden atacak!
Ama Uraz uyanmadı. Gözleri kapalı, yüzü karanlığa dönüktü; ancak eli... Eli yavaşça yorganın altından çıktı, havada kararsızca süzüldü ve doğrudan üzerime çöken o varlığın buz gibi, kemiksi parmaklarını buldu.
O an, dehşet beynime bir bıçak gibi saplandı.
Uraz o varlıkla savaşmıyordu. Onunla el sıkışıyordu.
Varlık, Uraz'ın parmaklarını kavradıktan sonra başını yavaşça benim tarafıma çevirdi. Yüzü yoktu; sadece dipsiz, siyah bir boşluktu. Ve o boşluğun içinden, Uraz'ın sesiyle ama adeta kulakları tırmalayan bir yankıyla o cümle döküldü:
"Seni uyarmıştım sevgilim... Sen o kazadan sağ kurtulmadın. Sen sadece buraya, bizim aramıza taşındın."
Bölüm etkileşimi
