YANIMDAKİ KİM kitap kapağı

13. bölüm / 35

BÖLÜM 13: Sahte Sabah

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 13: Sahte Sabah
  1. 1 BÖLÜM 1: Uykudaki Yabancı284 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2: Geceye Dönüş319 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3: Gün Işığının Aldatmacası343 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4: Gizli Savaş449 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: Kusursuz Yalan356 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: Geçmişin Kırık Parçaları286 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7 : Görünmeyen Çatlak304 kelime
  8. 8 Bölüm 8: Uraz’ın Eşiğinde252 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9: Hayatta Kalma Refleksi283 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10: Sahte İtiraf284 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11: Maskelerin Düşüşü279 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12: Karabasanın Anatomisi210 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13: Sahte Sabah371 kelime · Okuduğun bölüm
  14. 14 BÖLÜM 14: Gizli Arayış235 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: Panodaki Şifre252 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16: Gerçeğin Eşiği196 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17: Aynadaki Yüz348 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: Zihnin Yeni Hakimi192 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19: Gerçek Dünyanın Soğuk Işığı293 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: Anne Sesinin İzi227 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21: Göz Açıp Kapayıncaya Kadar247 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: Görünmeyen Çatlaklar288 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: Tene Sinen Küf335 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: Sabahın Soğuk İzleri357 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: Ortak Gölgeler301 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: İtiraf ve Karanlık Ortaklık328 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: Sahte Kurtuluş571 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28: Gece Yarısı Telefonu261 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29: Karanlıkta Buluşma409 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30: Saklı Kapılar ve Yasak İsimler254 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31: Kaleiçi’nin Dar Sokakları251 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: Baharat, Mum ve Kan458 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: Kapanan Kapı, Kararan Oda362 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: Son Saniye Çizgisi415 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: Sessizliğin Altındaki Fırtına452 kelime

​O sığınağın tavanına yapışan o devasa karabasanın ezici ağırlığı, ruhunu ve bedenini ikiye bölmek üzereyken Umay kulakları sağır eden bir çığlıkla gözlerini açtı.
​Göğsü inip kalkıyor, nefes nefese, sırılsıklam bir ter içinde yatakta doğruldu. Gözleri korkuyla odanın köşelerini taradı; ne o paslı duvarlar vardı, ne tırnak sesleri, ne de o karanlık zemin. Karşısında sadece sabah güneşinin tülü delip geçen yumuşak, altın sarısı ışığı ve odadaki o huzurlu sessizlik duruyordu.
​"Umay? Sevgilim, iyi misin?"
​Yanı başında kıpırdayan sıcak bir beden, omzuna dokunan şefkatli bir el... Umay başını dehşetle çevirdiğinde Uraz'ı gördü. Yüzü tamamen yerindeydi; ne bir boşluk, ne de o korkunç siluet... Uraz, her zamanki o sakin, endişeli ve sevgi dolu bakışlarıyla ona bakıyordu. Üzerinde ne bir hastane önlüğü ne de kan lekesi vardı; ev kıyafetleriyle, pürüzsüz ve sıcacıktı.
​"Kötü bir rüya gördün galiba," diye fısıldadı Uraz, elleriyle Umay'ın alnına dökülen terli saçları geriye iterken. Sesi o kadar yumuşak, o kadar güven vericiydi ki, az önce yaşadığı o dehşet dolu dakikalar zihninde yavaşça silinmeye başlar gibi oldu. "Çok terlemişsin... Sabaha kadar sayıklayıp durdun."
​Umay tir tir titreyen ellerine baktı. Ellerinde ne o paslı demir parçasının izi vardı ne de bulaşan bir kir... Her şey kusursuz, pürüzsüz bir sabaha uyanmış gibi yerli yerindeydi.
​"Birlik... Biz sığınaktaydık..." diye fısıldadı Umay, kelimeler boğazına dizilerek. "Uraz, sen... sen o varlıkla beraberdin. O sığınak..."
​Uraz hafifçe gülümsedi; bu gülümseme öyle sıcaktı ki insanın tüm şüphelerini eritebilecek kadar doğal duruyordu. Eğilip Umay’ın şakağına nazikçe bir öpücük kondurdu.
​"Yine o karanlık hikayelerini kafanda kurmaya başladın sevgilim," dedi Uraz, mutfaktan gelen kahve kokusunu işaret edercesine pencereye doğru bakarak. "Hastaneden çıktığımızdan beri çok yoruldun, o kazanın şoku henüz tam olarak atılmadı. Hiçbir sığınak yok, hiçbir karanlık yok. Bak, gündüz oldu; dışarıda güneş var, evimiz hala aynı."
​Uraz’ın o güven veren dokunuşu, tenindeki o sıcaklık ve evin taze lavanta kokusu Umay'ın direncini kırdı. Acaba gerçekten hepsi hastaneden kalma travmaların, kabusların bir oyunu muydu? Uraz'ın her zamanki gibi şefkatle saçlarını okşaması, içindeki o korku dağlarını dev gibi bir şüpheye dönüştürdü.
​Umay derin bir soluk alıp başını Uraz’ın omzuna yasladı. Her şey normal görünüyordu.
Ama tam o sırada, Uraz'ın parmakları saçlarında gezinirken, Umay'ın ensesinde hissettiği o hafif, buz gibi bir nem ve teninden yayılan o o kadarcık küf kokusu... her şeyi yeniden başa sardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…