Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 26: İtiraf ve Karanlık Ortaklık
- 1 BÖLÜM 1: Uykudaki Yabancı284 kelime
- 2 BÖLÜM 2: Geceye Dönüş319 kelime
- 3 BÖLÜM 3: Gün Işığının Aldatmacası343 kelime
- 4 BÖLÜM 4: Gizli Savaş449 kelime
- 5 BÖLÜM 5: Kusursuz Yalan356 kelime
- 6 BÖLÜM 6: Geçmişin Kırık Parçaları286 kelime
- 7 BÖLÜM 7 : Görünmeyen Çatlak304 kelime
- 8 Bölüm 8: Uraz’ın Eşiğinde252 kelime
- 9 BÖLÜM 9: Hayatta Kalma Refleksi283 kelime
- 10 BÖLÜM 10: Sahte İtiraf284 kelime
- 11 BÖLÜM 11: Maskelerin Düşüşü279 kelime
- 12 BÖLÜM 12: Karabasanın Anatomisi210 kelime
- 13 BÖLÜM 13: Sahte Sabah371 kelime
- 14 BÖLÜM 14: Gizli Arayış235 kelime
- 15 BÖLÜM 15: Panodaki Şifre252 kelime
- 16 BÖLÜM 16: Gerçeğin Eşiği196 kelime
- 17 BÖLÜM 17: Aynadaki Yüz348 kelime
- 18 BÖLÜM 18: Zihnin Yeni Hakimi192 kelime
- 19 BÖLÜM 19: Gerçek Dünyanın Soğuk Işığı293 kelime
- 20 BÖLÜM 20: Anne Sesinin İzi227 kelime
- 21 BÖLÜM 21: Göz Açıp Kapayıncaya Kadar247 kelime
- 22 BÖLÜM 22: Görünmeyen Çatlaklar288 kelime
- 23 BÖLÜM 23: Tene Sinen Küf335 kelime
- 24 BÖLÜM 24: Sabahın Soğuk İzleri357 kelime
- 25 BÖLÜM 25: Ortak Gölgeler301 kelime
- 26 BÖLÜM 26: İtiraf ve Karanlık Ortaklık328 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 BÖLÜM 27: Sahte Kurtuluş571 kelime
- 28 BÖLÜM 28: Gece Yarısı Telefonu261 kelime
- 29 BÖLÜM 29: Karanlıkta Buluşma409 kelime
- 30 BÖLÜM 30: Saklı Kapılar ve Yasak İsimler254 kelime
- 31 BÖLÜM 31: Kaleiçi’nin Dar Sokakları251 kelime
- 32 BÖLÜM 32: Baharat, Mum ve Kan458 kelime
- 33 BÖLÜM 33: Kapanan Kapı, Kararan Oda362 kelime
- 34 BÖLÜM 34: Son Saniye Çizgisi415 kelime
- 35 BÖLÜM 35: Sessizliğin Altındaki Fırtına452 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arzu, mutfağın ortasında kulaklarını tutmuş, dehşet içinde etrafa bakınıyordu. Ses kesilmişti ama o boğucu, küf kokulu hava mutfağın duvarlarına yapışmış gibi kalmıştı.
Umay, artık saklayamayacağını, bu sırrı tek başına taşıyamayacağını anladı. Gözyaşları yanaklarından süzülürken, titreyen elleriyle annesinin kollarından tuttu.
"Anne... anne, bana bak. Sakın korkma ama dinle beni," dedi Umay, sesi hıçkırıkları arasında boğulurken.
Arzu, dehşetle genişlemiş gözlerini kızına dikti. "Umay... O ses neydi? Kim konuştu az önce? Evde biri mi var?"
Umay derin bir soluk aldı ve o korkunç gerçeği, hastanede komadayken gördüklerini, Uraz’ın kaza gecesini, o paslı sığınağı ve o karabasanın artık gerçeğe dönüştüğünü tek solukta anlattı. Anlattıkça omuzlarındaki tonlarca ağırlık biraz olsun hafifliyor gibiydi; ama annesinin yüzündeki o şaşkınlık, dehşet ve inanmama çizgisinden korku dolu bir kabullenişe evrilen ifadeyi görmek kalbini acıtıyordu.
Arzu, kızının anlattıklarını dinlerken elleriyle ağzını kapattı. Gözyaşları dökülüyordu. "Kızım... sen ne diyorsun? O... o çocuk öldü demediler mi? Hastanede..."
"Öldü anne!" diye fısıldadı Umay, boynundaki o mor parmak izlerini göstermek için kazağının yakasını hafifçe aralayarak. "Kaza yapan bendim ya da o... ama ruhu beni bırakmadı. Zihnimde yarattığım o mezardan kaçtım ama o... o benimle birlikte dışarı çıktı. Ve az önce 'Anneni alırım' dedi. Seni hedef aldı!"
Arzu, kızının boynundaki o mor, insan eli şeklindeki çürükleri gördüğü an, yaşadığı tüm şüpheler yok oldu. Bu bir travma veya psikoz olamayacak kadar gerçek ve fizikseldi. Bir anne olarak içindeki o koruma refleksi, korkusunun önüne geçti. Derin bir nefes alarak gözyaşlarını sildi ve kararlı bir sesle konuştu:
"Tamam... Ağlamak yok," dedi Arzu, elleriyle Umay’ın yüzünü kavrayarak. "Eğer bu yaratık buradaysa, onu buradan söküp almanın da bir yolu olmalı. Yalnız değilsin artık Umay. İkimiz birlikteyiz."
Umay, annesinin bu cesur duruşundan güç alarak başını salladı. "Bir yol olmalı anne... Uraz’ın bu dünyayla bağını koparan şey, o zihindeki ölümünü kabullenmemesiydi. Ama ben onun mezarını kapattım. Belki de... o kazanın olduğu yere, o gerçek bedenin toprağına gitmeliyiz."
Arzu hemen mantık yürüttü: "O zaman o orman yoluna, kazanın yaşandığı o hurdalığa ya da mezarına gitmemiz gerekiyor. Onu başladığı yere geri göndermeliyiz."
Bölüm etkileşimi
