6. Bölüm:"Sağol Kara"

Vaveyla Yazarı: Figen Baktemur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: 6. Bölüm:"Sağol Kara"

OY VERİN YORUM YAPIN NE OLAR

...

"Sana olan hislerimden
şüphe ettin ya
O an bitti içimde sana dair
olan her şey.

En azından öyle sanıyordum"
...

🦋🦋

Odasında oturan Feyza fazlası ile gergindi.
Bu gerginliğin sebebinin bazı münasebetsiz insanlar olduğunu bilmek daha çok canını sıkıyordu.

Abisi her şeyi daha başlamadan öğrenirse hiçmi hiç iyi şeyler olmayacağı kesindi.

İçini onca kötümser duygu arasından rahatlatan tek şey ise abisi Vuralın mahallede adam akıllı konuştuğu biri olmamasıydı.

Belki bakkal Seyfi amca veya Toptancı Cemal abi dışında adam akıllı konuştuğu birini bilmiyordu.

Tabi konuştukları laf bir kaç cümleyi de geçmezdi.

Abisinin bu asosyal haline seviniceğini tahmin bile edemezdi ama gel görki durum bu şekildeydi.

Telefonunundan gelen bildirim sesi ile eline alıp tahmin ettiği kişiden olduğunu zannettiği mesaja odaklandı.

Ancak hemen sonrasında gelen bir diğer mesajla kaşlarını çattığını fark etmemişti bile.

Bilinmeyen Numara:Baban olucak pezevengin borcunu ödeyeceksin.yalnızca bir hafta süren var.

Kimdi bu ve ne borcundan bahsediyordu böyle?
Baban demişti.
Hayır.şaka olmalıydı.
O herif borçlanıp bir de borçlandığı adamları onun ve henüz emin olmasada abisine mi musallat etmişti.

Gerçi abisinin asker olması bu ekolü çürütüyordu ama her halükarda abisi bu olayı öğrense işin içine girmiş olucaktı.

O bir kaç haftadır peşini bırakmayan kapüşonlu adam, ciddi olamazdı değilmi?

Aradan geçen altı yılda yüzünü görmediği her güne şükür ettiği adam şimdi bir anda bir de bu şekilde nasıl hayatına girme cürretini gösterirdi.

Yeterdi artık.işin tadı en başından beri kaçmıştı.
O adamı peşinde gördüğü ilk gün söylemeliydi abisine her şeyi.

Ama olan olmuştu artık.

Abisi geldiği gibi bu konuyu konuşmayı aklında bir yere not ederek diğer gelen mesaja odaklandı.

Vuslat abi:Feyza benim odama gel.konuşalım artık mümkünse

Hemen ardından bir mesaj sesi daha duyuldu boş odada.

Vuslat abi: Feyza 10 dakka oldu çevrim içisin birde.niye cevap vermiyorsun kızım.kiminle konuşuyorsun

Daha ben kendisine hesap sormasının sinirini yaşayamazken iki tane üst üste yeni mesaj daha düştü ekrana. yavaş ol mübarek kovalayan mı var!

Vuslat abi:Yoksa o Ömer denen heriflemi konuşuyorsun?

Vuslat abi: birde görüldü atıyor. Feyza getirme beni oraya

Cevap vermesine bile müsade etmeyen adamın hesap soran tavrı her saniye sinirlerini daha da bozduğu için üstüne gitmek istedi.biraz eğlense fena olmazı.
Sonuçta şamar öküzü gibi ne olsa kendisine patlıyordu bu odun herif.

Sen: Sanane Vuslat abi.kiminle konuşursam konuşurum.Kime ne

Bir anlığına ne yazdığını baştan okuyup bunu kendisinin mi yazdığından şüphe etsede geçmişti artık. Görücek olan görmüştü çoktan.

Sonu bok yolu olmasaydı bari.

Vuslat abi:kapıyı aç!

Fazla mı erken konuşmuştu zira kesinlikle sonu bok yolu olucak gibiydi.

Büyük ihtimal Nergis Teyze uyuduğu için kapıyı tahmin ettiğinden farklı şekilde ayı gibi yumruklamıyordu.

Ne kadar tedirgin olsada kapının önüne geldiğinde bir besmele çeksem fena olmaz diyerekten.

İçinden kurtarıcı olduğunu bildiği cümleleri fısıldadı.

"Allahım sen beni bu dağ ayısı, türü hala belli olmasada nadir bulunan ve tehlike altında olan kapının arkasındaki varlıktan koru"

Bolca aminlerle kapı kolunu tutup açtığında karşısında bir ayıdan çok sinirli bir boğa olduğunu görmek yutkunmasına neden olurken bu sefer besmele değilde şehadet getirmenin daha yerli bir karar olduğunu düşündü.

Karşısında burnundan kırmızı dumanlar çıkaran bir adet Çağtay Vuslatı görmek ve karşılaşmak her baba yiğidin harcı değildi desek yalan olurdu.

Çünkü bu karşısındaki henüz boğamı yoksa ayımı emin olmadığı tür fazlasıyla fevri ve sinirle haraket ederdi.

Bu duruma alışmış olsada insanlık hali olsa gerek hatrı sayılır bir yutkunma geçti boğazından.

Kolundan tutulup içeri çekilmesine bile bir karşılık vermedi o an.

Kapıyı ardından kapatıp kitleyen adama kaşlarının altından anlamaz gözlerle bakıyordu.

Ne yaptığını sanıyordu bu şimdi!

Kapıyı kilitlemekde neyin nesi oluyordu.

Kapıyla işi biten adam kendisine döndüğünde bir an boş bulunup bir adım geri gidicekti ki bu isteğini zor zapt edip aksine yerinde sırtını gererek dikleşti.

"Telefonun nerde? "

Soru mu soruyordu sorguluyormuydu belli değildi.

Hem ne yapıcaktı şimdi telefonunu.

Cevap alamayan adam kızın cebindeki kabarıklıktan anladığını anladı ve karşısında her ne kadar korksada dik durmaya çalışan kızın üzerine yürüdü.

Aman yarabbi dedi kız içinden.

Bu adamın niyeti kesinlikle iyi değildi.

Bu sefer geriye kaçmamak aptallıktan başka bir şey olmazdı her halde.

Geri geri yürürken kendisine atılan adamla bacağına takılan şey aynı anda oldu. yere düşüceğini zannedip dibine giren adamı da yakalayarak tişörtünden tuttuğu gibi istemden de olsa üzerine çekti.

Filmlerdeki yatağa düşme sahnesi Feyzanın sırtının sert bir şekilde ahşap zeminle buluşması ve acı bir inleyişle suya düştü.

Sırtı fena halde ağrıyan kızın korkudan kapattığı gözlerini açıp üzerinde boylu boyunca uzanan ve hala tişörtünün eteklerini sıkı sıkıya tuttuğunu fark etmesiyle uçuçup gitti.

Tamam belki tam anlamıyla unutmuş değildi ama üzerinde en az doksan kilo olduğunu tahmin ettiği adamın kendi üzerinde uzanıyor olup bir de üstüne asker künyesinin açık gerdanına sürtünüp o soğuk hissini bir birbirine çarpan iki metalin sesi ile birleştirdiğinde ağrısını unutup ağna odaklanması zor olmamıştı.

Adem elmasının bu gün kaçıncı kere olduğunu sayamadığı hateketini tekrar ve tekrar izledi.

Adamı her şeyiyle hissediyor olmak ise ayak tırnaklarına kadara
kızarıp yanması için yeterli bir sebep olsa gerekti.

Her ikisinin de bir birinden ayrılmamaya yemin etmiş gözleri çalan telefonun araya girmesiyle son buldu.

Vuslat nasıl bir pozisyonda olduklarını fark etmiş gibi ani bir hareketle Feyzanın üzerinden kalkmış ve kızın basının dibinde dikilmeye başladı.

O da az önce olanlara bir anlam verememiş gibiydi.

Neler olmuştu hakikaten az önce.

Küçük diye kendini kandırdığı kızın hiç bir şekilde küçük olmadığını bugün kaçıncı defa görmüştü öyle.

Kendisine neler olduğunu iyi bilse de bu hissi hemen attı bedeninden.

saçmalıktı.

nerdeyse birlikte büyüdükleri üstelik bir kaç gün öncesine kadar yumruk yemiş olsada can dostum dediği adamın öz ve öz kardeşiydi.

Tabi ki sahiplenip göz kulak olucaktı.merak edicekti.
Ötesi yoktu.

olamazdı da.

Elinde telefonuyla ilgilenen kıza baktığında ise az önce söylediği lafların hepsini yutmuş gibiydi.

Hırkasını çıkarmıştı.biraz olsun kendisinde saçma düşüncelere engel olan hırkayı çıkarmıştı!

Az önce yaşanan arbededen bacaklarının neredeyse birazını bile kapatmayan saten şort biraz daha yukarı çıkmış ve neredeyse uyluklarının görülmesine neden olmuştu.

Neden başka bir tarafa bakamıyordu.

Sikerlerdi böyle işi.

Az önce Feyzanında onu görmeden önce yaptığı gibi bolca
Ya sabırlı dualar etti içinden.

Bu gidişle sonu bok yoku da değil,bol aktarmalı Cehennem olucak gibiydi.

Sabır dilerken kapattığı gözleri ve burun kemerine dayadığı eli çekip kıza döndüğünde bu sefer gerçekten sesli bir Feyzanın da duyduğuna emin olduğu okkalı bir küfür savurdu.

Hakikaten sikerlerdi böyle işin ceremesini.

Feyza yere düşen hırkasını almak için eğildiğinde zaten açıkta kalan gerdanı tamamen gözler önüne serilmiş sütyeninin renginden tut gögüslerinin dolgunlunu gösterecek kadar dışarı sarkmıştı.

Bu kızı imtihan diye mi vermişlerdi kendisine yoksa başka bir şey içinmi.

Zar zor gözlerini başka bir yere çevirdiğinde kendine gelmeye çalışıyordu.

Allah'tan kıza döndüğünde kendisini düzeltmiş ve hırkayı üzerine geçirebilmişti.

Bol sabırlı dualar karşılık bulmuştu.
Allahım çok şükürdü. Çok.

'Abimdi'

Kendisi ile dudakları aracılığıyla konuşmasına sevinemden eliyle anlattığı şeyleri görmek ve anlamak hem sinirlenmesine hemde rahatlamasın asebep olmuştu.

'Abim bir aylığına göreve çıktı.
Burada kalmam gerektiğini söyledi ve..."
Kız sustuğund adevamını merak ettiği için sert çıkarmamaya özen göstersiği ama öyle olmayan sesi ile

"Ve ne"

Sesinin katı çıkmasına engel olamamıştı yine.

"Seninle gelince konuşucağını ve o zamana kadar sana emanet olduğumu söyledi"

Vuslat anladığı şeylerle o an nefret etti kendinden.büyük ihtimalle bundan sonrada...

Yapıcağı ve yapmak üzere olduğu şey için.

Daha bir kaç hafta önce bir abiye söylenmemesi gereken ne varsa söylemiş sarhoş olsada dayağını yemişti.

O anda bile kafasının yerinde olamamsından dolayı Vural "siktir git gözüm görmesin seni"diyerek onu yanından göndersede şimdi sanki o kunular hiç konuşulmamış.
Kardeşine karşı söylediği o sözleri duymamış gibi yaparak bahsi geçen kızı kendisine emanet etmişti.

Karşısındaki adamın yüzünün düştüğünü gören kız ise neyin ne olduğunu çabuk kavrayıp az önceki yakınlıklarını düşünmeyi bir kenara bırakarak adamın dibine girip ellerini tutmuştu bile.
İlk defa kendisi ilk adımı atıyordu yakın olmak için.
Normalde utanması gerekirken bu duyguyu bir kenara atmaya çalıştı.

Daha mühim bşr mesele vardı.

Karşısındaki adamın kendisini suçlu hissetmesini istemiyordu.

Suçlu olan o değildi. Kimse değildi.
Kendini bu şekilde üzmesi canını sıkmıştı.

Az önce sinir olduğu için işaret diliyle konuşmasına rağmen şimdi aklından geçen ne varsa dilinden sessiz de olsa dökülmüş ve duyulmuştu Vuslat için.

"Kendini suçalamanı istemiyorum.
Burada suçlu kimse yok.yapmak istediğin şey çok masumca.birini mutlu etmenin bir pişmanlığı olmasın içinde.sakın canını sıkma ve birazdan söyiyeceğim şeyleri görünce de beni utandırıcak bir şey yapma olurmu"

Bu uzun soluklu cümlenin sonuna kadar farkında olamadan hayranlıkla izlemişti karşısındaki kadını.ancak sondaki kelimeleri anladığında kaşlarını çatma gereği duymuştu.

Ne utandırmasından bahsediyorsu?

Feyzanın hala ellerini bırakmayan küçük ellerine kaydı gözleri.

Neden elleri bu kadar sıcaktı. Ya da yanakları neden normalden kırmızı gözüküyordu.

Yüzünde var olan çiller bu kızllıktan nasibini almış gibi daha da belirginleşmişti sanki.

Kaşlarına ulaşan uzun kirpiklerini kırpıştırıp duruyor ne söyleyeceğini biliyor da nasıl söyleyeceğini bilemiyor gibiydi.

Öte yandan Kara lakabını sonuna kadar hak etmesini sağlayan kara gözleri kaşları ve simsiyah omzundan aşağı dökülen saçlarına kaydı gözleri.

Kesinlikle Kara lakabını en çok hak eden insan o olabilirdi.

Gözleri hala ellerini sıkı sıkıya tutan kızın yüzünden bir saniye olsun ayrılamazken Feyzanın gözleri nerdeyse odanın her bir köşesindeydi.

Karşısındaki adam dışında her şeye bakıyordu.

Ama bu işin kaçışı oşmadığını da iyi biliyordu.bir bismillah daha çekti içinden ve her halükarda ağzından çıktığı anda utanmasını sağlayacak sözler döküldü dudaklarından.

"Benimle evlenirmisin"?

O gece Feyzanın istediği tek şey bu teklifi kendisi yaparak Vuslatın omuzlarındaki yükün birazda olsun azalmasını sağlamaktı.

Ancak Vuslatın çatılan kaşlarını yanlış anlayıp kendini hemen üzme moduna programlamış gibi onun da suratı asılmıştı.

Heleki odadan çıkmak için arkasını dönmeden hemen önce son kez kendisine dönmeden konuşan adamın son sözlerini duymak kendini gerçekten bok gibi hissetmesine neden olmuştu.

"Nikah tarihlerine bakıp haber veririm sana"

Bumuydu yani.bu kadarmıydı.

Bu sözleri karşısındaki adamdan duymanın ağırlığı omuzlarına binmeden hemen önce bunu engelleyen tek şey ise

Çıkmak üzere olan adamın kendisinin beklediği sözleri bu sefer bakmadan söylemişti.

"Sağol Kara...Her şey için."

Bu Feyzayı tatmin etmek için yeterli bir cümleydi o an.zira Kara ismini onun ağzından duymak bile yeterliydi toparlaması için.

Bilmediği tek şey ise Vuslatın annesinin odasına gidip alnına bir öpücük koyup odasına gidene kadar yüzünden silinmeyen tebessümüydü.

***

Gözüm kızları ararken hiçbirini göremiyordum yada görüyordum ama beynim bana oyun oynuyordu.

Çokmu içmiştim acaba.
Kesinlikle hayır.
Öyleyse neden sokak başındaki kadından dört tane vardı?

Nuraya sorsam iyi ederdim.
Sağıma dönüp baktığımda onu yerinde
Göremeyince farkındalıkla kasıldım.

Ah doğru ya.abimin bizi almaya gelemeyeceğini anlatmaya çalıştığımda çekip gitmişlerdi.
O anki halleri oldukça komikti aslında.

Beni ilk defa gördüğüm eğlence mekanına getirmeyi teklif ettiklerinde onları kibarca reddetmeme rağmen ısrar edip neredeyse zorla kollarımdan tutarak beni zorla hazırlayıp buraya kadar getirmişlerdi.abimin de bizi alıcağını sandıklarından dibimden bir saniye olsun ayrılmamışlardı.zaten buraya getirilme sebebeim başlı başına abime sırnaşmak istemelerindendi.

Dibine kadar kullanıloyordum yani!

Gelemeyeceğini söylediğimdeki yüz ifadeleri tekrar aklıma gelince içimdeki gülme isteğini bir kenara atılmayacak kadar fazlaydı.

Bir erkek için bu halde düşmeleri acınasıydı.

-Her ne kadar o erkek abim olsada-

Mekan zaten iğrenç bir yerdi.
Allah'tan erkenden gelemeyeceğini söylemeyi akıl etmiştim de beni salmışlardı.

Yemediğin bok kalmadı bir de eeken diyorsun.

İç ses kesinlikle boş konuşuyordu.

Sadece üç bardak vişne suyu içmiştim.

Hıçkırık!

Kendi kendime bulunduğum hale gülmeye başladım.

Dünya ne zamandan beri bu kadar hızlı dönüyordu.

Belkide güneşe avayı fena halde yakmıştır.

Bu düşünce de mantıklı ve komik geldiğinde tekrar gülmeye başladım.

Düşünceler bir bir aklıma doluştuğunda başka bir görüntü belirdi gözlerimin önünde

Nuray ve Elife abimin gelemeyeceğini söylediğim an beni itip kaklmaları çok komikti.

Kendi kendime o hallerine güldüğümde kafamın içinde konuşan kişileri susturmak bir zamandan sonra işkenceye döndüğünde üzerinde yürüdüğüm kaldırım kenarına kendimi adeta attım.

Bu seferki başka bir görüntüydü.

Babamın saçlarıma askşarak annemin fotoğrafını göstermesi ve ona benzediğim için banna bir tane geçirmesi geçti ilk.

Daha sesli güldüm. Ne kadar sesli olduysa artık.

Narsist herif.

Abimin odasının kapısını çaldığımda kapısını açmayıp yüzüme bakamaması geldi sonra aklıma.
Baba denen herifin dediğine göre bizi terk eden anneme çok benzediğim için bakmıyormuş yüzüme.

Bu ilkinden daha komikti.gülmekten göz yaşlarım akmaya başlamıştı.

Deli gibi gülmeye başladım.

İşe bak ne kadar da komik anılardı bunlar böyle!

Gülmekten göz yaşları akan benim aklıma gelen peş peşe anılarla ne zaman olduğunu bilmediğim bir ağlama krizine başladığım ve sarsılarak ağlamaya başladım.

Hıçkırıyordum ama bu sefer içkiden değildi.

Ağlamalarım yavaş iç çekişlere dönüştüğünde bşraz olsun sakinleşmiş hissediyordum.

Sert bir oturuş ve olduğum pozisyon yüzünden bacaklarımın açıldığını hissediyordum.

Kafama ellerimi bastırıp ağrının geçmesini beklerken bir anda gelen mide bulantısıyla hazırlıksız yakalandım ve midemde ne var ne yoksa yolun ortasına boca ettim.

Hoş.midemde o iğrenç sıvıdan başka bir şey yoktu.

Kendime geldiğimde Nuray denen o kızı kesinlikle öldürücektim.

Boğazımın yanıyor olduğunu hissetmemle elim orayı kavradığında öksürmeye başladım.

Ses tellerim acıyordu.

Bu hissi kafam ne kadar güzel olsada hatırlıyordum.

Baba denen herifin içtiği zıkkımı banada zorla içirdiğinde hissettiğim histi bu.

Lanet herif!

Öksürmem bir zamandan sonra boğazımın tahriş olmasıyla son bulduğunda başımı ancak kaldırıp baktığımda karşımda birilerinin olduğunu gördüm.

3 kişiydiler yada 5 belki de 6.
Lanet

Ah başım!

Kesinlikle fazla kaçımıştım.

Bazılarının bakışları açıkta kalan bacaklarımdayken bazıları ise göğüs dekoltemden taşan yerlere bakıp ıslık çalıyordu.

Nuray ,senin ben bana bu elbiseyi vermeyi düşünen beyin nöronlarının yol aldığı harita güzergahının kordinatlarını seveiyim.güzel kardeşim.

Hepsi bana aç gözlerle bakarken birinin kolumu tutup beni sert bir şekilde kaldırmasıyla anca kendime gelebilmiştim.

Allahım! Sana geliyorum yarabbelalemin

Neler yaşıyordum ben böyle aklım almıyordu.

Saçma bir şekilde beni kendi etrafımda döndürmelerine karşılık vermiyordum.veremiyordum.ayakta bile zar zor duran beni bu aç köpeklerden birinin kuratıcak olma umudu kendimi berbat hissettiriyordu.

Bizim evin olduğu caddeden çokta uzakta değildik ama gel görki sokaktan az önce geçen tek kişi tanımadığım dört kadındı. Belkide iki.
Ah neler diyordum ben böyle.

Bilmediğim eller vücudumu arşınlamaya başladığında kusma isteği tekrar boğazıma dayandı.

Bir anda eğilip tekrar kusmaya başladığımda beni tutan eller buna rağmen üzerimden çekilmemişti.

"Böyle yaparak senden iğrenemi bekliyorsan büyük yanılgı içerisindesin güzelim"

Diğerleri de onun bu dediğini onaylayarak kahkaha attığında onlar benden değil ama ben onlardan iğrenmiştim.

Sizi doğuran ananın karnında kaldığınız 9 ayın her gününü ayrı ayrı seveyim.doğduğunuz günün ceremesini çeken annenizin verdiği sütün içindeki gelişiminizi sağlayan her bir vitaminin yol aldığı güzergahı seveyim.

Neler düşünüyordum böyle.

Sarhoş Feyzanın yeni bir özelliği daha ortaya çıkmıştı.

Ağzı bayağa bozuktu.

Olduğum durumda bile bu düşünceme güldüm. Diğerleri bunu yanlış anlamış olucakki halimden memnun olduğumu sanmış olmalılar.

Bir umut ellerinden kurtulmaya çalıştığımda mani oldular.kurtulamamanın verdiği sinirle elimi sertçe çekip kaldırsığımda.

Sert birşeye temas ettiğini hissettim.
Sonrasında yanağıma inen sert tokatla başım öyle bir döndü ki kırılıcak sandım.dudağıma değen muhtemelen yğzük olduğunu hissettiğim metal dudağımı patlatmıştı.

Yerde saçlarım önüme düşmüş bir şekilde öylece asfalt yolu izlerken

Duyduğum ses hayal olamayacak ladar gerçek korkmamı sağlayacak kadar rüya gibiydi.

"Feyza"

Ne işi vardı bu kadının burada şimdi!

Yeni bölümün düzenlenmiş hali gelmiştir Oy verin de devamı gelsin be kardaşlar



Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

233okunma 18beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18