1. bölüm · Vuslatın Karası[Mahalle Kurgusu]

PROLOG

Figen Baktemur

Kitap yetişkin içerik tetikleyici unsurlar içerir.bu kitaba başlamadan önce bunları göze alarak okumanızı tavsiye ederim.
Bu hikayedeki hiç bir kişi ve kurum gerçek değil tamamen hayal ürünüdür
Okumaya başlıyacaklar buaradaysa buyrun başlayalım.

🙃

"Ne yaptım ben sana ha? Allah için söyle, ne yaptım sana da benden bu kadar nefret ettin sen?"

Vuslat kendisine vuran kızın hareket etse de konuşmasını dudaklarından anlamıştı.

Kollarını tuttuğu kızı inandırmasının tek yolunun farkındaydı. Ve bu farkındalığın başına ileride açacağı belalardan habersiz konuşmaya başladı:

"Beni sevginle öldürdün sen Feyza."

Sustu. Söyleyip söylememek arasında gidip gelse de kararını çoktan vermişti. Geri dönüşü yoktu. Yapmak zorundaydı.

"Seninle isteyerek mi evlendim sanıyorsun?"

Bu cümlelerden sonra uzun bir sessizlik doldurmuştu odayı.

Sanki biri konuşsa ya da konuşma belirtisi gösterse o an her şey bitecek, kıyamet kopacak gibiydi.

Ne demişti az önce?

"Seninle isteyerek mi evlendiğimi sanıyorsun?"

Doğru düşünmüştü.

Zorunda olduğu için, annesinin son isteği olduğu için bile olsa nefretini diri tutarak yapmıştı bunu. Üstelik bunun suçunu ona beslediği aşka atacak kadar korkak bir şekilde yapmıştı.

Nefesini tuttuğunu bile fark etmemişti o an Feyza. Onun ağzından az önce düşünüp dolaylı olarak doğruladığı sözleri şimdi sesli olarak duymak istemiyordu.

Lakin hayat yine istediğini vermemişti ona.

"Annemin son isteği olmasa seninle evlenir miydim sanıyorsun?"

Sessiz bir nefesi dudaklarından verirken sanki bunları söyleyen kendisi değilmiş gibi davranıyordu.

Oysa beni birkaç cümleyle darmadağın etmekten beter adamın ta kendisiydi.

O sırada şimdiye kadar aklına yeni gelen şey karnındaki candı.

Onun ve Vuslat'ın bebeği...

Hayaller kurarak uyuduğu gecede Vuslat'a söylemek için can atarak uykusunu kaçıran küçük bebeği...

Daha yeni öğrendiği babası olacak adamın ise hala daha varlığından haberdar olmadığı bebeği...

Az önce babasının annesine söylediği her şeyi duymamış olmasını dilediği bebeği...

Bebeklerle ilgili bilmediği birçok şey vardı ama annenin çektiği acıyı en ince ayrıntısına kadar hissettiklerini bir an için unutmak istedi Feyza.

Hayır... Üzmüş müydü daha ilk günden bebeğini?

Hala karşısında nasıl dimdik durduğunu merak ettiği adama karşı ilk defa içinde öfke belirdi.

Bebeğini üzmesine sebep olan tek kişi oydu.

Bunu söyleyip "Bebeğimizi üzdün!" diye haykırmak istercesine ağzını araladığında duyduğu sözler, ağzının açıldığı gibi aynı hızla tekrar kapanmasına neden oldu:

"O gece... O gece de başlı başına bir hataydı, sarhoştum. Senden faydalanmama izin veren de sendin."

Bu sefer yutkunan taraf genç kıza gelmişti. Duyduğu sözleri duymak istemezcesine, hayır duymamasını istercesine karnına sardı ellerini Feyza.

Bebeğini daha fazla üzmesine göz yumamazdı.

Hoş, bebeğini korumak istiyorsa ilk kulaklarını tıkaması gerektiğini unutacak kadar annelik içgüdülerine kapılmıştı.

Vuslat'ın gözü bir saniyeliğine karnına inmiş olsa da aynı hızla tekrar gözlerini bulmuştu.

Hata olduğunu kendisi de anlamıştı zaten. Sesli söylemesi canını yakmak dışında bir şeyi değiştirmiyordu.

Hayır, hata olan bebeği değil; o geceye fazla anlam yüklediğini fark ettiğinden dolayıydı.

Kapıdan çıkmadan hemen önce yüzüme bir kere baksa belki de ne söylemiş olursa olsun hamile olduğumu söyleyecektim.

Ama o gün Vuslat çekip gitmişti.

Onu ve varlığından haberdar olmadığı çocuğunu arkasında bırakarak bilinmezliğe gitmişti.

🪼

Her ne kadar geçmiş olsa da bu kısım Kitabın ortalardan bir kısımdı

Nasıldı Peki?

Hikaye devam etsinmi?
Olursa diğer bölümlerde görüşmek üzere