38. bölüm · TAŞACAK BU İSFAD
36. Bölüm
(yarım saat sonra)
A: ıhlamurlarımızı da içtiğimize göre biz kalkalum
F: peki abim.
Kapıya çıkarlar. Hepsi teker teker sarılırlar.
A: damat kardeşim sana emanet, dikkatli gidin ha!
İ: tabi abi
G: yavaş yavaş, dikkatli dikkatli gidin.
İ: tamam abi
İlve: iyi bak kızımıza damat
İ: aklın kalmasın abla
Hicran İso'ya sarıldığında kulağına fısıldar.
H: (gülerek) gece kızı çok yorma haa!
İ: (sessizce kahkaha atar) ya abla yaa...
Hicran fadimeye sarılır ve sessizce konuşmaya başlar.
H: beni anladığın için teşekkür ederim
F: ne demek abla, bi ihtiyacın olursa arayabilirsin
Hicran gülümser. Eleni İso ile Fadime'ye sarılır ve ikisini yanına çekip sessizce konuşmaya başlar.
E: oruç'la birlikte biz hala yeğen istiyoruz.
F: ya eleni!
İ: ula sabah abim, akşam yengem. Bunedur ula!
E: (gülerek) ben yeğen talebimizi de size bildirdiğime göre gidiyorum
F: git hayde git!
İso Eyüphan'a bakar.
İ: Eyüphan! Eniştene sarılmayacak mısın?
Eyüphan sinir olur ama birşey diyemez ve mecburen İso'nun yanına gider, sarılırlar. İso Eyüphan'ın kulağına eğilir.
İ: sen Fadime ile benim çocuğumun dayısı olacaksın değil mi? Fadime'nin abisi sayılırsın.
Eyüphan: o kız zorla evlendu seninle!
İ: (sessizce gülerek) sen hala buna mı inanıyosun? Yazık sana... İçerde de zorla öpüştü benimle dimi? Yada bavuluna zorla gecelik seçip koydu dimi?
Eyüphan: sus!
İ: 2 gün önce de benimle zorla birlikte oldu dimi?
Eyüphan: ulan ben senin-
Amirum: hayde Eyüphan, eniştenle ne kadar uzun vedalaştun.
Eyüphan elini yumruk yapar ve hiçbir şey demeden arabaya geçer. İso arkasından gülerek bakar. Koçariler giderler.
F: ne konuştunuz?
İ: hala senin benimle zorla evlendiğini düşünüyo
F: Salak işte boşver!
İ: hemde ne salak! Ama boş veremem. O salağın aklı hala benim canum karımda olacak ve ben durucam. Normalde elimde kalırda, amirum dayı iyi insan, onun önünde oğlunu dövmek istemedim. Ama ben onu sessizce kudurttum.
F: naptın ki?
İ: çok hoşuna gitmeyecek bişey ama.
F: naptın İso?
İ: "içerde de benimle zorla öpüştü dimi? Bavuluna da zorla gecelik seçip koydu dimi?" dedum.
F: ya niye bizim özelimizi ona anlatıyosun?
İ: ya zaten bunu duyup, görmüştü.
F: neyse doğru peki.
İ: Ama bişey daha dedum.
F: daha ne dedun?
İ: "2 gün önce de zorla benimle birlikte oldu dimi?" dedum.
F: ya İso ya! Bizim özelimiz onu hiç ilgilendirmez. Mesela o bizim 2 gün önce birlikte olduğumuzu niye bilsin yani niye?
İ: ya ne biliyim?! Kıskandım işte! Bilsin istedim! Benimle zorla evli olmadığını, beni sevdiğini, benimle birlikte olduğunu, bizim bi geleceğimizin olduğunu, belki çocuklarımızın olacağını bilsin istedim! Bilsinde senden umudu kessin istedim!
Fadime İso'nun bu haline üzülür ve İso'ya sıkı sıkı sarılır.
F: o istediği kadar umut etsin, ben seni seviyorum, sana aşığım ve bu asla değişmicek.
İ: bende seni seviyorum, sana aşığım, buda hiçbir zaman değişmeyecek.
F: hadi artık yola çıkalım.
İ: ben bavulları arabaya taşıyım
F: bende hızlıca bulaşıkları hallederim
İ: tamam hayatım
[10 dakika sonra]
İ:hazır mısın? Çıkalım mı?
F: hazırım, çıkalım.
İso ve Fadime yola çıkarlar.
İ: sana hicran ablayı eve zorla çağırttırdım ama sen ona çok samimi davrandın. Hatta abla bile dedin. Ben sebebini hiç anlamadum.
F: bavul hazırlamaya çıktığımızda, hepimiz gülüşürken, o kenarda tebessümle bizi izliyordu. Haline üzüldüm, nolursa olsun senin üzerinde emeği olan bir kadının kendini açıklamasına izin vermek istedim. Yanına gittim, ikimiz balkonda konuşabilir miyiz biraz dedim. Balkona çıktık...
(Fadime Hicran'ın anlattıklarını İso'ya anlatır)
F: ...haline çok üzüldüm İso. Kadın yıllardır neler çekmiş, hala da öyle. Hicran'a mı üzülsem, Gezep abiye mi bilemedim. Gezep abi duyduğunda yıkılacak, o şerefsiz yüzünden bebeğini kaybetmiş. Abimin acısına bile bu kadar perişan olduysa, kendi çocuğuna... Düşünemiyorum bile...
İ: ah amca, insanların hayatını nasıl bu kadar mahvedebilir aklım almıyo.
F: benimde İso, benimde. Korkunç bir insan. Ya bırak gezep abimle, hicran ablanın bebeğini, adam kendi yeğenlerinin canı ile tehdit etmiş anneni. Kendi öz yeğenleriyle ya! Şaka gibi! Aklım almıyo gerçekten. Ulan normalde de eleni'ye en ufak bişey olsa çok üzülürdüm ama yeğenim olduğunu öğrendikten sonra bambaşka İso, bambaşka.
İ: bizimkinin yeğeni falan umrunda değil, bırak yeğeni anası umrunda mı sorgulanır.
F: o da doğru. İso şimdilik kimse duymasın, hicran ablaya sadece İso'ya ve Oruç abiye söyleyeceğime söz verdim. Abimlere sırrı söylemeden önce kimse duysun istemedi.
İ: tamam, abime döndüğümüzde anlatıcam, dönene kadar abin amcamı hapse attıracak görüntüleri bulursa, sırrı da anlatırız, bunu da. Ama şimdilik kafa dinlemeye gidiyoruz ve sadece eğlenelim ve güç toplayalım olur mu?
F: olur hayatım.
İ: o zaman hareketli bir şarkı açalım, oynayarak gidelim
