25. bölüm · TAŞACAK BU İSFAD

24. Bölüm

Small Duck

İso uyanır ve önce kendine, sonra da yanında yatan Fadime'ye bakar. Ne olduğuna anlam verememiştir ama inanılmaz yorgun hissediyordur. Hafifçe doğrulup Fadime'yi izlemeye başlar. Bir süre sonra Fadime yavaşça gözlerini açar ve tam ona bakan İso'yu görür. İso telaşla geri çekilir.

F: sen ne zaman uyandın?
İ: çok olmadı, yeni uyandım sayılır

Fadime doğrulur ve İso'ya bakar.

F: nasıl hissediyorsun?
İ: yorgun hissediyorum
F: normal. Dün gece çok ateşliydin
İ: o yüzden mi tişörtümi çıkarttın?
F: evet. Sen şimdi burda dur ben sana çorba yapayım
İ: olur.

Fadime aşağı iner. Oruç'un duvara astığı notu görür.

"Saat 10 da sağlık ocağında olmam lazım, ben uyanmadıysam, ilk uyanan beni uyandırsın -Oruç"

Fadime saate bakar ve saatin 8.30 olduğunu görür. Salona doğru ilerleyip seslenir.

F: abi uyan saat 8.30 geç kalıcaksın
O: tamam kalkıyorum

Fadime mutfağa girer, çorba yapar ve kahvaltı hazırlar. Önce Oruç'un yanına gider

F: abi kahvaltı hazır, sen geç ben İso'yu alıp geleyim
O: tamamdır, ellerine sağlık
F: afiyet olsun

Fadime yukarı çıkar ve yatakta uzanan İso'yu görür.

F: sen hala çok mu yorgunsun?
İ: baya yorgunum ve üşüyorum. Artık tişörtümü giysem
F: olmaz! ateşin varsa giyemezsin. Dur bekle bi bakıyım
İ: istediğin gibi bak.

Fadime İso'ya yaklaşır ve elini önce alnına sonra göğsüne değdirir.

İ: nasılım?
F: ateşin var gibi ama dün akşam ki kadar değil.
İ: o zaman şimdi tişörtümü giyebilir miyim?
F: abine soralım öyle ama bence giyersen ateşin yükselebilir
İ: bence bu bi bahane.
F: ne bahanesi?
İ: sen beni böyle görmek istiyorsun ve bahane uyduruyorsun.
F: tövbe tövbe İso! Yürü hadi aşağı.
O: ama ben tek yürüyemiyorum çok hastayım Fadime, ölüyorum ateşten.
F: sen çok yalancısın
İ: yoo, sen dedin ateşin var diye
F: az var dedim
İ: peki ben kendim o zaman napayım karım koluma girmiyo, belki merdivenlerden falan yuvarlanıp ölürüm
F: gel İso gel
İ: geleyim karıcım

Fadime tişörtü eline alıp, İso'nun koluna girer ve merdivenden aşağı inip mutfağa girerler.

O: Ooo günaydın aptal aşık

Fadime gülümseyerek kafasını yere çevirir.

İ: ula bu ne demek?
O: dün gece demek sana yaptığım iğneyle herşeyi bülbül gibi şakıman demek.
İ: NEY?! SEN BANA O İĞNEYİ Mİ YAPTIN?!
O: (kahkaha atar) evet, sen bayılınca mecbur kaldım.
İ: ula bana o ilacı vereceğine bıraksaydında ölseydim keşke!
O: ben kardeşimin ölmesine izin verir miyim? Asla!
İ: yav bırak dalgayı da bak ateşime, tişört giyiyim şu halime bak
O: gel bakim... fazla ateşin yok, Fadime'nin elindeki ince tişörtü giyebilirsin.
İ: çok şükür

İso Fadime dönüp kollarını havaya kaldırdı.

F: ula kendin giyinsene!
İ: dün sen çıkarttıysan bugünde sen giydirirsin. Hem ben hastayım
F: abi bu küçükkende mi böyle nazlıydı
O: hastalanınca hep ölüyorum sanırdı ama yalan yok hep böyle çok ateşlenirdi
İ: ula muhabbetiniz bittiyse, canım karım beni giydirir misin?
F: giydireyim İso

Fadime İso'ya tişörtünü giydirir ve artık kahvaltıya geçerler.

İ: ula deminden beri soracam korkuyorum, ben gece sayıkladım mı?
O: keşke sadece sayıklasaydın

İso korkuyla Fadime'ye döner.

İ: başka ne ettum?
O: aşk itirafı ama öyle böyle değil.
İ: ŞAKA YAPIYOSUN!?!
O: yemin ederim gerçek, sor karına
İ: Fadime?
F: abim doğru diyo İso
İ: abi bu ilacı bana verme dedim sana, tüm bilinçaltım ortaya dökülüyo ya
O: hemde ne dökülmek. Öyle böyle değil
İ: ne dedum ula! Ne ettum kelimesi kelimesine anlat. Yada dur anlatma kalbim dayanmaz gibi. Korkuyorum
O: korkma korkma. Ben anlatayım kelimesi kelimesine. Uyandığın gibi Müslüm Gürses'in "affet" şarkısı ile başladın, sonra besteyi bıraktın "affet beni fadime'm, affet" diye yalvardın daha sonra " ben affedilecek şeyler yapmadım, sen nefret ettiğin bir adamla yani benimle evlenmek zorunda kaldın." Diye dert yakındın, Fadime "affettim seni İso" deyince de "sen affetsen ben affetmem" şarkısıyla devam ettin.
İ: huh?
O: ula o benim lafım
İ: he sen şuan tam olarak buna takıldın yani?!
O: neyse. daha sonra "sen saçlarından oldun, bir daha saçlarını uzatmayacaksın Fadime, benim yüzümden işte benim yüzümden" diye yine dert yakındın Fadime "ben saçlarımın bu halini sevdiğim için uzatmicam" diyince "beni üzmemek için böyle diyorsun biliyorum. Ama dur sen beni üzmek mi istemiyorsun?" Dedin.
İ: ay kusucam şimdi, eee?
O: dahası var dinle.
F: abi devamını anlatmasan mı?
O: Aaa en bomba kısım anlatılmaz mı?
İ: ne bombası? Ne bombası? Başka naptım ben?!?!
O: napmadın ki sen. dinle anlatıyorum. Fadime sana cevap veriyo ama sen hiç duymuyon. Bir ara halini fark ettin " ben niye sarhoş gibiyim, yoksa içtim mi? Yok ya ben içmem ben imanlı çocuğum dimi abi dimi fadime" falan dedin, Fadime de "ilaç verdi abin ondan böylesin" dedi. Sende Fadime'yi çektin kendine, kızın elini de kalbine koydun "sana daha önce de söyledim benim ilacım burda" dedim Fadime sana "kafan yerinde değil İso" diyince de Fadime'yi bırakmadan başladın aşk itirafına
İ: ULA ONU DA MI DEDUM!
O: he dedim tabi. " Değil Fadime değil, aklımı başımdan alıyosun kızım, ben aptal oldum aptal, ben aptal bi aşığa dönmüşüm, sen bana kafan yerinde değil diyorsun, değil tabi nasıl olsun ki? Silah bulundu, biz boşanacaz ama ben seni seviyorum diyorum nasıl boşanacam ki senden Fadime? Beni kendine çok aşık ettin ama benden nefret ediyosun, Kader mi demeliyiz çeyrek mafyam?" Dedin

İso kıpkırmızı olmuştu, kafasını masaya koydu. Fadime de sadece sessizce gülerek İso'ya bakıyordu. Oruç İso'nun bu halinden oldukça keyif alarak anlatmaya devam etti.

O: dur daha bitmedi
İ: ula Allah beni ne etsun. Daha ne ettum ben? Ne kaldı geriye?
O: ne kalmadı ki neler var neler. Dedun ki " hani balayında sana askerlik arkadaşım gibisin dedim ya. İşte o hayatımın en büyük yalanıydı Fadime. Sen çok güzelsin ya. Bu kadar güzel olmak yasal olmamalı. Hem sen hırsızsın, kalbimi çaldun sen" dedun
İ: hırsızsın, kalbimi çaldun mı dedum. Ula kamyon arkası sözü gibi
O: bu arada hala Fadime'yi de bırakmadun ha. Tutaysun kızı burnunun dibinde. Neyse ha sen bunu diyince Fadime de "ilaç alınca çok mu romantik oldun? Dedu. Sende "sen bana naptın bilmiyorum. 10 saniyeden fazla göz göze gelince dudaklarına-"
İ: OHA!
O: diyorsun ki Fadime öbür eliyle ağzını kapattı ve sana " yavaş... Öncelikle sakin oluyosun" dedi
İ: ay çok korktum
O: hiç rahatlama, kafanı da o masadan bir süre daha kaldıramazsın gibi duruyor çünkü Fadimenin elini geri çekmesiyle "mesela şuan" dedin ve Fadime'ye-

İso şok olmuş bir şekilde başını kaldırıp Fadime'ye baktı.

İ: ETTUM MU HA BÖYLE BİŞEY?
F: ettun İso. Ama ilacın etkisiyleydi galiba baksana, pişman olmuş gibisin

Dedi ve ayağa kalkıp odaya çıktı Fadime, İso arkasından seslense de duymamazlıktan geldi.

O: ula ne ettin niye üzdün kızı?
İ: üzmek istemedum ki.
O: ula gece soylediklerin ilaç etkisiyle mı gerçek mi?
İ: gerçek tabi! Ben ona...
O: sen ona?
İ: çok aşığım abi... Ama o benden nefret ediyo
O: etmiyo abim. Etse sen o lafları söylerken suratına tokatı patlatıp bana da "al bak kardeşine" der giderdi ama belli ki o da sana aşık, sen onları söylerken kızın gözleri parlıyordu, sen bayıldığında ne kadar korkmuştu bir bilsen, sabaha kadar başında bekledi, ateşin düşene kadar göğsünü sirkeli suyla silip, alnına bez koydu bu kız. Sevmese yapar mı? Hem az önceden ilacın etkisiyle söyledin sanıp üzüldü.
İ: ula ben bu yüzden mi sirke kokayrum?
O: ha sen şuan buna takıldın
İ: yok ula heyecan yaptum ondan. O zaman ben gideyim konuşayım mı?
O: konuş, aşkını bir kez de ayık bir şekilde anlat ona
İ: anlatayım, doğri
O: hadi ben sağlık ocağına gideyrum
İ: tamam abim, hersey için sağolasın. Abilerim kralı
O: rica ederim aslanım benim ama dur artık aptal aşık aslanım
İ: ula senin ağzuna laf verdik ya iyi mi?
O: (kahkaha atar) bir ömür unutmam artık
İ: unutmazsın valla
O: keşke video çekseydim ya ilerde yeğenlerime izletirdim
İ: yavaş, yavaş yav ne yeğeni bismillah yani
O: ben yeğen sevmek istiyorum kardeşim napayım?
İ: hayde abim sana iyi çalışmalar, tekrardan çok sağol geldiğin için, şimdi de mümkünse gittiğin için sağol hayde hayde!

Sonra giyinmiş bir şekilde Fadime indi aşağı.

İ: nereye?
F: abi beni de sağlık ocağına götürür müsün?
İ: neden?
F: napıcaksın?!
İ: Fadime tripli misin bana?
F: yo
İ: o zaman niye neden gidiyorsun?
F: Eleni'nin yanına gidiyorum oldu mu?
İ: oldi. Ne zaman gelirsin
F: akşam anca gelirim
İ: peki

Oruç ve Fadime çıktılar. Sağlık ocağına kadar havadan sudan konuştular. Sağlık ocağına geldiklerini görünce eleni hemen dışarı çıktı

E: Aaa Fadime hoşgeldin, bilmiyordum geleceğini.
F: hoşbulduk, son anda karar verdim gelmeye. Vaktin var mı? Biraz konuşsak
E: tabi, tabi.
O: bizde hoşgeldik ula
E: kıskandı sanırım hihihi. Sende hoşgeldin doktor bey
O: hoşbulduk aşkım, ben içeri geçiyorum size iyi sohbetler
E: tamam, teşekkürler

Oruç içeri geçer

F: aşağı oruç abinin teknenin oraya mı insek, ordaki banka otururuz
E: olur, tabi. Sen iyi misin?
F: iyiyim sanırım, anlatıcam

Aşağı inip banka otururlar.