31. bölüm · TAŞACAK BU İSFAD

30. Bölüm

Small Duck

İso telefonda konuşurken Fadime çoktan mutfağa inmiş kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştır. İso da yanına iner ve bir yandan yardım etmeye, bir yandan da konuşmaya başlar.

İ: geliyorlar
F: tamam hayatım
İ: Muhsine falan yokmuş, abim, anam ve babaannem geliyo sadece
F: nerdeymiş ki Muhsine?
İ: ne bileyim ben nerdeymiş? Sormadım.
F: heh şöyle aferin
İ: sen beni mi denedin?
F: yani biraz
İ: sen iyice kıskanç olmaya başladın, korkuyorum
F: eee sana benzemeye başladum kocacım, ne demişler seven sevdiğine benzermiş dimi ama?
İ: ula nerde gördün benim kıskançlığımı? Ben kıskanmam ki?!
F: tabi canım sen hiç kıskanmazsın hiç. Zaten sen değilsin her Eyüphan'ı gördüğünde sinir krizi geçiren yada az önce rüyamda Barış dediğim için "Barış kim?" diyen asla sen değilsin, karşı komşu dimi hayatım?
İ: karşı komşu seni niye kıskanıyo ya!?
F: (kahkaha atar) bak bu kadarını bende beklemiyodum
İ: tamam kabul kıskanıyorum, yalan değil. Ama napıyım çok güzelsin ve ben sana çok aşığım. Aşık etmeseydin beni kendine.
F: he ben aşık ettim seni?
İ: tabi sen aşık ettin! Hem çok güzelsun, hem burnumun dibinden ayrılmadun, hemde çok cilve ettun, ha bende napayum aşık oldum.
F: o zaman beni de sen aşık ettun.
İ: e tabi ben aşık ettum. Bende boş uşak değilum yani
F: he yakişuklu uşaksın ha yalan değil yani
İ: hehehehe
F: fazla şımarma

İso Fadime'nin arkasından belini kavradı ve başını boynuna doğru uzattı.

İ: şımarırsam nolur karıcım?

Fadime önünü döndü ve kafasını kaldırıp İso'ya baktı.

F: bilmem, ne olur?
İ: huh! Kızım sen beni kalpten mı götürmeye çalışıyosun?
F: (gülümseyerek) niyeymiş o?
İ: öyle bir anda dönünce... Kalbim yerinden çıkacak sanki...
F: (gülümser)

Fadime İso'ya yaklaşır ve dudağından öper.

İ: seni seviyorum
F: bende seni seviyorum

İso Fadime'nin dudağına yaklaştığı sırada kapı çalar. Fadime panikle kafasını geri çeker. İso yüzünü buruşturur.

İ: ya benim güzel ailem şuan mı cidden?
F: şansına küs furtunacuk
İ: off of
F: (kahkaha atar) kapıyı acarkende oflama sakın
İ: tamam ya...

İso kapıyı açar.

İ: hoşgeldun anacum, hoşgeldun babannecum
Z: hoşbulduk oğlum
Ş: hoşbulduk
İ: abim nerde?
Ş: dışarda
Z: kesin müstakbel gelinimle konuşuyo
İ: Fadime'yi bu kadar kabullenmedun farkında misun?
Z: ula seninki deli
İ: ana karım hakkında doğri konuş, lütfen
Z: ula tamam bişey demedik karına

Fadime mutfaktan çıkar.

Ş: Fadimee'm
F: şirinum hoşgeldun, sende hoşgeldun kaynana
Z: he hoşbuldum he
İ: ben bı abime bakayım
F: tamam hayatım

Fadime, zarife ve Şirinum mutfağa geçerler. İso da abisinin yanına dışarı çıkar. Abisi sahilin orda oturuyordur. Yanına gider ve oturur.

İ: Ooo abilerin kralı hoşgeldun
O: aslanım

Sarılırlar.

İ: nabaysun ya? niye içeri gelmiyon?
O: gelecektum da eleni ile konuşaydum
İ: ne o siz kavga falan mi ettunuz?
O: yok etmeduk, iyiyiz ama sır ortaya çıktığında benden nefret edecek...
İ: ula amcamızın tüm günahlarını biz çekmek zorunda miyuz ya! Off yemin ederum gidip öldüresum var ama ölüm ona kurtuluş olur.
O: sorma bazen bende diyorum git öldür ama dediğin gibi ölüm kurtuluş ona. O hapishanelerde çürümeli.
İ: aynen öyle ama o hapishanelerde çürürken bizde burda çürüyecez
O: senin neyin var ula?
İ: Fadime çok korkuyo abi. Korkma da diyemiyorum kıza. Sabah kabus görmüş. Uyandığında ben yokmuşum yanında ağlamaya başlamış, sonra abisinin sesini duymuş "senin kocan benden kızımı sakladı, bende canını aldım" demiş, daha sonra amcamın sesini duymuş "İso beni kandırdı bende cezasını oğlunuzun canına kestim" demiş. Sabah Fadime'nin "barış'la İso ölemezler, nolur yapmayın" diye sayıklamasına ve ağlama sesine uyandum.
O: yazık ya...
İ: sorma abi, içim parçalanıyor onu o halde gördükçe. Uyandığında bana sarılıp, nasıl ağlıyordu bir görsen. "Sana bişey olursa naparım ben" diyo. Sonra "Çocuğumuz olsun çok istiyorum ama onu bu kan davasının ortasında nasıl koruruz" diyo. Abi ben şimdi ne diyim bu kıza. Haklı yani. Amcamız bizi öyle bir duruma koydu ki. Sende bende bir savaşın ortasındayız ve ailemizi, sevdiklerimizi nasıl koruruz ben bilmiyorum.
O: koruyacaz abim koruyacaz. Herşeyi de düzeltecez. Önce amcamdan kurtulalım, sonra da şu sırdan kurtulacaz. Ondan sonra normale dönücez.
İ: inşallah... Abi şimdi koçari bulucak ya silahı, o bulana kadar ben Fadime'yi birkaç günlüğüne babaannemin yayla evine götürmeyi düşündüm.
O: iyi düşünmüşsün abim de, neden yayla evi?
İ: Fadime sadece ikimiz olalım, sakin bir yer olsun, kafa dinleyelim istedi.
O: ne zaman gideysunuz?
İ: daha konuşmadık ama gece yola çıkarız ya. Şimdi sizi gördük, akşama da koçarileri çağırırız yada biz gideriz. Gece de yayla evine gideriz.
O: iyi abim, hadi gel içeri geçelim.
İ: hayde geçelim, karım bizi kesecek.

Ayağa kalkıp eve doğru yürürler.

O: (gülerek) hanımköylü senii
İ: seni de görücem
O: yokk ben hanımköylü olmak ya
İ: valla hiç yalan söyleme, ikimizde hanımcıyız, ben kabul ediyorum abi. Hanımcıyım ben, itaat et rahat et.
O: (kahkaha atar)

İçeri girip, mutfağa geçerler.

Z: ne gülisiniz ula? Ta kapıdan geliyo sesiniz
O: arkadaşın hanımköylülüğünü konuşuyoruz da
F: seni de görücez abi, seni de görücez
İ: heh canum karım bende aynısını söyledim.
F: (gülümser) hayde oturun, çayları da koydum.

Kahvaltıya başlarlar.

İ: şirinum biz bi başbaşa yayla evine gidelum diyoruz, iznin var mı?
Ş: olmaz mı oğlum, gidin isteduğunuz gibi.
F: sağolasın şirunum
Ş: kahvaltıdan sonra biz bu odada konuşalum sizinle.
İ: olur babaannem konuşalum

Kahvaltıyı yaparlar.