31. bölüm · Sustuğum Yerde Ara Beni

Zaman Sessizce Geçti...

Aryel Vera

Bölümler
1 Sustuğum şeyler, beni ben yaptı. 2 Bazen insan uyanmaz… sadece gözlerini açar. 3 Bazı anlar vardır… zaman orada sabitlenir. 4 Bazı sabahlar insan sadece geç kalmaz, kendine de geç kalır. 5 Bazı sabahlar insan evden çıkmaz… sadece içinden biraz daha uzaklaşır. 6 Kalabalık insanı ezmez, sadece kendi iç sesini daha yüksek duymasını sağlar. 7 Bazı yerler insanı içeri almaz, sadece oradaymış gibi davranmasını ister. 8 Bazen insanı yıkan şey büyük bir olay değil… küçük bir cümlenin yanlış yere değmesidir. 9 Hayatın akışından 10 Bazen insanı yoran şey hata yapmak değil… normal kalmaya çalışmaktır.” 11 Bazı akşamlar eve dönmek değildir… sadece günün senden çekilmesidir.” 12 Bazı kapılar eve açılmaz… sadece insanı sessizliğin içine bırakır.” 13 Bazı geceler uyumak değildir… sadece günün üstünü örtmektir 14 Bazı sabahlar insanı uyandıran şey zaman değildir… içeri giren küçük bir varlıktır. 15 Bazı bağlar isimle kurulmaz… sadece kalmakla oluşur. 16 İnsan bazen bir sese değil… o sesin eksikliğine alışır. 17 Bazı şeyler konuşmadan değişir; insan bunu ancak sessizlik yumuşayınca fark eder. 18 İnsan bazen iyileştiğini fark etmez… sadece eskisi kadar boş hissetmediği bir an olur. 19 Bazı isimler çağırmak için değil… bir şeyi kaybetmek istemediğin için verilir. 20 Bazı mutluluklar yüksek sesle gelmez… sadece içerde bir şeyin ilk kez gevşemesiyle anlaşılır. 21 Bazı insanlar geri döndüğünde hiçbir şey değişmez… ama sen artık eskisi gibi kalamazsın. 22 Bazı konuşmalar başlamak için değil… suskunluğu anlamak için yapılır 23 Bazı insanlar geri dönünce hayat değişmez… ama insan kendine daha dürüst bakmaya başlar. 24 Bazı sorular cevap almak için değil… insanın içini açmak için sorulur. 25 İnsan en çok, eskiden kim olduğunu hatırlayan birinin yanında yorulur. 26 Sabahın Gri Hali... 27 İnsan Bazen Eve Geç Kalır. 28 Bazı Yaralar Ses Çıkarmaz. 29 İyileşmek Gürültülü Bir Şey Değildi.. 30 Geçmiş Her Zaman Kapıyı Çalmaz. 31 Zaman Sessizce Geçti...

Aradan haftalar geçti.
‎Belki daha fazla.
‎Bir noktadan sonra günleri saymayı bıraktım.
‎Çünkü ilk kez zaman bana karşı değilmiş gibi geliyordu.
‎Ev hâlâ aynıydı.
‎Duman hâlâ sabahları mama istemek için erkenden uyandırıyordu.
‎Kahveler bazen yine soğuyordu.
‎Ama artık hayat sadece dayanılması gereken bir şey gibi hissettirmiyordu.
‎Bazı sabahlar camı açıyordum.
‎Bazı insanlara geri dönüş yapıyordum.
‎Bazen yürüyüşe çıkıyordum.
‎Küçük şeylerdi.
‎Ama insan bazen hayata küçük şeylerle geri dönüyor.
‎Bir akşamüstü yine camın önünde oturuyordum.
‎Gökyüzü turuncuya dönmüştü.
‎Şehir uzaktan yumuşamış gibi görünüyordu.
‎Duman koltuğun kenarında uyuyordu.
‎Telefonum masanın üstünde sessizce duruyordu.
‎Eskisi kadar ağır değildi hiçbir şey.
‎Tamamen geçmiş miydi?
‎Hayır.
‎Bazı geceler hâlâ içimde sebepsiz bir boşluk açılıyordu.
‎Bazı sabahlar hiçbir şey yapmak istemiyordum.
‎Ama artık o boşluğun içinde kaybolmuyordum.
‎Çünkü insan bazen iyileştiğini mutlu olduğunda değil…
‎Kötü günleri geçirebildiğinde anlıyor.
‎Başımı koltuğa yasladım.
‎Bir zamanlar bu evin içinde sadece sessizlik vardı.
‎Şimdi ise nefes vardı.
‎Ve ilk kez bu yeterli geliyordu bana.
‎Gözlerimi kısa bir an kapattım.
‎Sonra içimden çok sakin bir düşünce geçti:
‎Belki de kendimi bulmam gerekmiyordu.
‎Sadece kendimi terk etmeyi bırakmam gerekiyordu.