31. bölüm · Sustuğum Yerde Ara Beni
Zaman Sessizce Geçti...
Aradan haftalar geçti.
Belki daha fazla.
Bir noktadan sonra günleri saymayı bıraktım.
Çünkü ilk kez zaman bana karşı değilmiş gibi geliyordu.
Ev hâlâ aynıydı.
Duman hâlâ sabahları mama istemek için erkenden uyandırıyordu.
Kahveler bazen yine soğuyordu.
Ama artık hayat sadece dayanılması gereken bir şey gibi hissettirmiyordu.
Bazı sabahlar camı açıyordum.
Bazı insanlara geri dönüş yapıyordum.
Bazen yürüyüşe çıkıyordum.
Küçük şeylerdi.
Ama insan bazen hayata küçük şeylerle geri dönüyor.
Bir akşamüstü yine camın önünde oturuyordum.
Gökyüzü turuncuya dönmüştü.
Şehir uzaktan yumuşamış gibi görünüyordu.
Duman koltuğun kenarında uyuyordu.
Telefonum masanın üstünde sessizce duruyordu.
Eskisi kadar ağır değildi hiçbir şey.
Tamamen geçmiş miydi?
Hayır.
Bazı geceler hâlâ içimde sebepsiz bir boşluk açılıyordu.
Bazı sabahlar hiçbir şey yapmak istemiyordum.
Ama artık o boşluğun içinde kaybolmuyordum.
Çünkü insan bazen iyileştiğini mutlu olduğunda değil…
Kötü günleri geçirebildiğinde anlıyor.
Başımı koltuğa yasladım.
Bir zamanlar bu evin içinde sadece sessizlik vardı.
Şimdi ise nefes vardı.
Ve ilk kez bu yeterli geliyordu bana.
Gözlerimi kısa bir an kapattım.
Sonra içimden çok sakin bir düşünce geçti:
Belki de kendimi bulmam gerekmiyordu.
Sadece kendimi terk etmeyi bırakmam gerekiyordu.
