20. bölüm / 31
Sustuğum Yerde Ara BeniBazı mutluluklar yüksek sesle gelmez… sadece içerde bir şeyin ilk kez gevşemesiyle anlaşılır.
Bölümler 31Şu an: Bazı mutluluklar yüksek sesle gelmez… sadece içerde bir şeyin ilk kez gevşemesiyle anlaşılır.
- 1 Sustuğum şeyler, beni ben yaptı.154 kelime
- 2 Bazen insan uyanmaz… sadece gözlerini açar.332 kelime
- 3 Bazı anlar vardır… zaman orada sabitlenir.166 kelime
- 4 Bazı sabahlar insan sadece geç kalmaz, kendine de geç kalır.523 kelime
- 5 Bazı sabahlar insan evden çıkmaz… sadece içinden biraz daha uzaklaşır.318 kelime
- 6 Kalabalık insanı ezmez, sadece kendi iç sesini daha yüksek duymasını sağlar.441 kelime
- 7 Bazı yerler insanı içeri almaz, sadece oradaymış gibi davranmasını ister.445 kelime
- 8 Bazen insanı yıkan şey büyük bir olay değil… küçük bir cümlenin yanlış yere değmesidir.330 kelime
- 9 Hayatın akışından330 kelime
- 10 Bazen insanı yoran şey hata yapmak değil… normal kalmaya çalışmaktır.”446 kelime
- 11 Bazı akşamlar eve dönmek değildir… sadece günün senden çekilmesidir.”334 kelime
- 12 Bazı kapılar eve açılmaz… sadece insanı sessizliğin içine bırakır.”347 kelime
- 13 Bazı geceler uyumak değildir… sadece günün üstünü örtmektir210 kelime
- 14 Bazı sabahlar insanı uyandıran şey zaman değildir… içeri giren küçük bir varlıktır.341 kelime
- 15 Bazı bağlar isimle kurulmaz… sadece kalmakla oluşur.356 kelime
- 16 İnsan bazen bir sese değil… o sesin eksikliğine alışır.342 kelime
- 17 Bazı şeyler konuşmadan değişir; insan bunu ancak sessizlik yumuşayınca fark eder.350 kelime
- 18 İnsan bazen iyileştiğini fark etmez… sadece eskisi kadar boş hissetmediği bir an olur.359 kelime
- 19 Bazı isimler çağırmak için değil… bir şeyi kaybetmek istemediğin için verilir.411 kelime
- 20 Bazı mutluluklar yüksek sesle gelmez… sadece içerde bir şeyin ilk kez gevşemesiyle anlaşılır.470 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 Bazı insanlar geri döndüğünde hiçbir şey değişmez… ama sen artık eskisi gibi kalamazsın.254 kelime
- 22 Bazı konuşmalar başlamak için değil… suskunluğu anlamak için yapılır264 kelime
- 23 Bazı insanlar geri dönünce hayat değişmez… ama insan kendine daha dürüst bakmaya başlar.272 kelime
- 24 Bazı sorular cevap almak için değil… insanın içini açmak için sorulur.272 kelime
- 25 İnsan en çok, eskiden kim olduğunu hatırlayan birinin yanında yorulur.304 kelime
- 26 Sabahın Gri Hali...259 kelime
- 27 İnsan Bazen Eve Geç Kalır.253 kelime
- 28 Bazı Yaralar Ses Çıkarmaz.213 kelime
- 29 İyileşmek Gürültülü Bir Şey Değildi..239 kelime
- 30 Geçmiş Her Zaman Kapıyı Çalmaz.225 kelime
- 31 Zaman Sessizce Geçti...178 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda evdeki ışık dünle aynıydı ama his aynı değildi.
O küçük farkı hemen anlamadım aslında.
Sadece kalktığımda içimde alıştığım o ağır boşluk yoktu.
Tam dolu da değildi.
Ama boş da değildi.
Sanki uzun zamandır sıkıca kapalı duran bir pencere aralanmış gibi bir şey vardı içimde.
Yatağın kenarına oturdum.
Kedi "Duman" çoktan uyanmıştı.
Koridorun girişinde duruyordu.
Beni bekler gibi değil.
Sadece oradaydı.
Ama artık “orada olması” bile farklı hissettiriyordu.
“Günaydın,” dedim istemsizce.
Sesim bu kez yabancı gelmedi.
Kalktım.
Mutfaktan iki kap çıkardım; biri su, biri mama.
Duman hemen geldi.
Bu sefer çekinmedi.
Sanki evin ritmini öğrenmişti bile.
Onu izlerken fark ettim; sabahlar artık sadece uyanmak değildi.
Bir şeyler tekrar başlıyor gibiydi.
Telefonum masanın üzerinde titredi.
Bildirim.
Uzun zamandır açmadığım bir isim.
Bir an durdum.
Ekrana baktım.
Kalbim hızlanmadı.
Sadece tanıdık bir şey hissettim.
Ve sonra açtım.
“İstanbul’a döndüm.”
İçimde bir şey kıpırdadı.
Ne büyük bir şoktu ne de eski bir acı.
Daha çok unutulmuş bir kapının sessizce aralanması gibiydi.
Mesajın devamı gelmedi.
Ama zaten o tek cümle yeterliydi.
Bir süre ekrana baktım.
Sonra istemsizce gülümsedim.
Kedi yanımdan geçti, bacağıma sürtündü.
Ve o an fark ettim:
İçimde ilk kez “kaçmak” yoktu.
Sadece “yaşanacak bir şey” vardı.Telefonu bıraktım.
Kahve koydum.
Ve evdeki sessizlik bu kez ağır değil, sadece sakindi.
Duman koltuğa atladı.
Ben mutfakta durdum.
Ve ilk kez uzun zamandır şunu düşündüm:
“Belki de hayat gerçekten başlıyordur.”O düşünce çok uzun sürmedi.
Çünkü kapı çaldı.
Bir kere.
Sonra bir daha.
Bu ses, sabahın içindeki sakinliği bozmaktan çok, onun içinden geçip bana ulaşıyordu.
Hareket etmedim önce.
Sanki acele edersem o anın anlamı değişecekmiş gibi.
Duman başını kaldırdı.
Bana baktı.
Ben de ona.
Sonra kapı bir kez daha çaldı.
Bu kez kalktım.
Ağır değil.
Ama hızlı da değil.
Sadece olması gerektiği kadar.
Koridordan geçerken evin içi farklı hissettirdi.
Dün değil, önceki gün değil… sanki uzun zamandır ilk kez “dışarıyla temas edecek” bir yere yürüyordum.
Kapıya geldim.
Bir an durdum.
Elim kilitte.
Ama açmadan önce içimde eski bir refleks geçti: geri çekilme isteği.
Yoktu.
Sadece alışkanlık gibi bir şeydi artık.
Kapıyı açtım.
Ve oradaydı.
Gerçekten oradaydı.
Uzun zamandır mesajlarda kalan bir yüz, şimdi kapının dışında duruyordu.
Ne büyük bir sahne vardı ne de hazırlık hissi.
Sadece bir “geri dönüş” vardı.
Göz göze geldik.
Bir saniye.
İki saniye.
Belki daha az.
Sonra o konuştu.
“İstanbul’a gelince ilk sana geldim.”
Cümle basitti.
Ama içimde bir yere dokundu.
Ben hemen cevap vermedim.
Çünkü cevap vermek, bu kez sadece bir kelime değilmiş gibi geldi.
Arkamdan Duman geldi.
Koridorun eşiğinde durdu.
Sessizce.
Yabancıya baktı.
Sonra tekrar bana.
Ve o an garip bir şey oldu.
Geçmiş geri gelmedi.
Gelecek de oluşmadı.
Sadece şu an vardı.
Kapının eşiğinde.
İki insan.
Ve bir kedi.
Ben hafifçe başımı salladım.
“Hoş geldin,” dedim sonunda.
Ama sesim eskisi gibi değildi.
Daha yerindeydi.Kapı tamamen açılmadı.
Tam kapanmadı da.
Ve ilk kez, arada kalmak bir eksiklik gibi hissettirmedi.
Bölüm etkileşimi
