25. bölüm · Sustuğum Yerde Ara Beni

İnsan en çok, eskiden kim olduğunu hatırlayan birinin yanında yorulur.

Aryel Vera

Bölümler
1 Sustuğum şeyler, beni ben yaptı. 2 Bazen insan uyanmaz… sadece gözlerini açar. 3 Bazı anlar vardır… zaman orada sabitlenir. 4 Bazı sabahlar insan sadece geç kalmaz, kendine de geç kalır. 5 Bazı sabahlar insan evden çıkmaz… sadece içinden biraz daha uzaklaşır. 6 Kalabalık insanı ezmez, sadece kendi iç sesini daha yüksek duymasını sağlar. 7 Bazı yerler insanı içeri almaz, sadece oradaymış gibi davranmasını ister. 8 Bazen insanı yıkan şey büyük bir olay değil… küçük bir cümlenin yanlış yere değmesidir. 9 Hayatın akışından 10 Bazen insanı yoran şey hata yapmak değil… normal kalmaya çalışmaktır.” 11 Bazı akşamlar eve dönmek değildir… sadece günün senden çekilmesidir.” 12 Bazı kapılar eve açılmaz… sadece insanı sessizliğin içine bırakır.” 13 Bazı geceler uyumak değildir… sadece günün üstünü örtmektir 14 Bazı sabahlar insanı uyandıran şey zaman değildir… içeri giren küçük bir varlıktır. 15 Bazı bağlar isimle kurulmaz… sadece kalmakla oluşur. 16 İnsan bazen bir sese değil… o sesin eksikliğine alışır. 17 Bazı şeyler konuşmadan değişir; insan bunu ancak sessizlik yumuşayınca fark eder. 18 İnsan bazen iyileştiğini fark etmez… sadece eskisi kadar boş hissetmediği bir an olur. 19 Bazı isimler çağırmak için değil… bir şeyi kaybetmek istemediğin için verilir. 20 Bazı mutluluklar yüksek sesle gelmez… sadece içerde bir şeyin ilk kez gevşemesiyle anlaşılır. 21 Bazı insanlar geri döndüğünde hiçbir şey değişmez… ama sen artık eskisi gibi kalamazsın. 22 Bazı konuşmalar başlamak için değil… suskunluğu anlamak için yapılır 23 Bazı insanlar geri dönünce hayat değişmez… ama insan kendine daha dürüst bakmaya başlar. 24 Bazı sorular cevap almak için değil… insanın içini açmak için sorulur. 25 İnsan en çok, eskiden kim olduğunu hatırlayan birinin yanında yorulur. 26 Sabahın Gri Hali... 27 İnsan Bazen Eve Geç Kalır. 28 Bazı Yaralar Ses Çıkarmaz. 29 İyileşmek Gürültülü Bir Şey Değildi.. 30 Geçmiş Her Zaman Kapıyı Çalmaz. 31 Zaman Sessizce Geçti...

Masanın üstünde duran kahveler çoktan soğumuştu ama hiçbirimiz yenisini yapmayı düşünmedik. Sanki konuşmanın ağırlığı küçük hareketleri bile gereksiz bırakıyordu.
‎Duman koltuğun kenarında uyuyordu.
‎Arada kuyruğunu oynatıyor, sonra tekrar sessizliğe gömülüyordu.
‎Arkadaşım bana bakıyordu ama o eski bakışlarla değil; üniversitedeki günlerdeki gibi hızlı, meraklı, her şeyi aynı anda anlamaya çalışan gözlerle değil… daha sakin, daha dikkatli.
‎Sanki kırılacak bir şeye bakıyormuş gibi.
‎Bu his hoşuma gitmedi.
‎Çünkü uzun zamandır kimsenin beni gerçekten görmesini istemiyordum.
‎“Hatırlıyor musun?” dedi bir anda.
‎“Üniversitede herkes dağılırdı ama sen hep herkesi toplardın.”
‎İstemsizce hafif güldüm.
‎Ama o gülüşün içinde sıcaklık değil, uzaklık vardı.
‎“Hatırlamıyorum,” dedim.
‎Bu yalandı.
‎Hatırlıyordum.
‎Hem de çok net.
‎Sadece o kişiyi kendime yakıştıramıyordum artık.
‎Bir süre sustuk.
‎Sonra içimde uzun zamandır kapalı duran bir şey yavaşça açıldı.
‎“Biliyor musun,” dedim, “bazen aynaya bakıyorum ve eski halim ölmüş gibi geliyor.”
‎Bu cümle çıktıktan sonra oda sessizleşti.
‎Ama bu kez korkmadım.
‎Çünkü ilk kez biri duyuyordu.
‎Gerçekten duyuyordu.
‎Arkadaşım gözlerini benden kaçırmadı.
‎Hemen “öyle deme” demedi.
‎Teselli etmeye çalışmadı.
‎Ve belki de bu yüzden devam edebildim.
‎“En kötü kısmı ne biliyor musun?” dedim.
‎“Üzülmek değil.”
‎Boğazım düğümlendi ama durmadım.
‎“Hiçbir şeye tam dokunamamak.”
‎Duman uykusunda hafifçe hareket etti.
‎Ben gözlerimi kısa bir an kapattım.
‎“Sabah oluyor ama olmuyor gibi.”
‎“İnsanlarla konuşuyorum ama gerçekten orada değilim gibi.”
‎“Yaşıyorum ama… içimde biri çoktan durmuş gibi.”
‎Sesim yükselmedi.
‎Tam tersine, ne kadar sakin konuşuyorsam o kadar ağırlaşıyordu cümleler.
‎Arkadaşım derin bir nefes aldı.
‎Ve sonra çok yavaş konuştu:
‎“Belki de çok uzun süre tek başına kaldın.”
‎Bu cümle içimde yankılandı.
‎Çünkü yalnızlık bazen sessizlik değildir.
‎Kimsenin seni görmemesine alışmaktır.
‎Başımı eğdim.
‎Duman gözlerini açtı.
‎Yavaşça yanıma geldi.
‎Küçük başını dizime yasladı.
‎Ve o an boğazımdaki düğüm ilk kez çözüldü.
‎Ağlamadım.
‎Ama içimde bir şey yorulmayı bıraktı.
‎Arkadaşım hiçbir şey söylemedi.
‎Ben de söylemedim.
‎Çünkü bazı sessizlikler ilk kez insanı yalnız hissettirmez.