13. bölüm · Sustuğum Yerde Ara Beni

Bazı geceler uyumak değildir… sadece günün üstünü örtmektir

Aryel Vera

Bölümler
1 Sustuğum şeyler, beni ben yaptı. 2 Bazen insan uyanmaz… sadece gözlerini açar. 3 Bazı anlar vardır… zaman orada sabitlenir. 4 Bazı sabahlar insan sadece geç kalmaz, kendine de geç kalır. 5 Bazı sabahlar insan evden çıkmaz… sadece içinden biraz daha uzaklaşır. 6 Kalabalık insanı ezmez, sadece kendi iç sesini daha yüksek duymasını sağlar. 7 Bazı yerler insanı içeri almaz, sadece oradaymış gibi davranmasını ister. 8 Bazen insanı yıkan şey büyük bir olay değil… küçük bir cümlenin yanlış yere değmesidir. 9 Hayatın akışından 10 Bazen insanı yoran şey hata yapmak değil… normal kalmaya çalışmaktır.” 11 Bazı akşamlar eve dönmek değildir… sadece günün senden çekilmesidir.” 12 Bazı kapılar eve açılmaz… sadece insanı sessizliğin içine bırakır.” 13 Bazı geceler uyumak değildir… sadece günün üstünü örtmektir 14 Bazı sabahlar insanı uyandıran şey zaman değildir… içeri giren küçük bir varlıktır. 15 Bazı bağlar isimle kurulmaz… sadece kalmakla oluşur. 16 İnsan bazen bir sese değil… o sesin eksikliğine alışır. 17 Bazı şeyler konuşmadan değişir; insan bunu ancak sessizlik yumuşayınca fark eder. 18 İnsan bazen iyileştiğini fark etmez… sadece eskisi kadar boş hissetmediği bir an olur. 19 Bazı isimler çağırmak için değil… bir şeyi kaybetmek istemediğin için verilir. 20 Bazı mutluluklar yüksek sesle gelmez… sadece içerde bir şeyin ilk kez gevşemesiyle anlaşılır. 21 Bazı insanlar geri döndüğünde hiçbir şey değişmez… ama sen artık eskisi gibi kalamazsın. 22 Bazı konuşmalar başlamak için değil… suskunluğu anlamak için yapılır 23 Bazı insanlar geri dönünce hayat değişmez… ama insan kendine daha dürüst bakmaya başlar. 24 Bazı sorular cevap almak için değil… insanın içini açmak için sorulur. 25 İnsan en çok, eskiden kim olduğunu hatırlayan birinin yanında yorulur. 26 Sabahın Gri Hali... 27 İnsan Bazen Eve Geç Kalır. 28 Bazı Yaralar Ses Çıkarmaz. 29 İyileşmek Gürültülü Bir Şey Değildi.. 30 Geçmiş Her Zaman Kapıyı Çalmaz. 31 Zaman Sessizce Geçti...

Evin içinde bir süre hiçbir şey yapmadım.
‎Ne oturdum, ne yattım, ne de gerçekten bir yere geçtim.
‎Sadece durdum.
‎Günün içimde bıraktığı ağırlık hareket etmedikçe daha da netleşiyordu ama buna karşılık vermek istemedim, çünkü bazı şeyler konuşuldukça değil, sustukça biraz daha yerini buluyordu.
‎Telefonuma baktım.
‎Bildirim yoktu.
‎Zaten beklediğim bir şey de yoktu.
‎Ekranı kapattım.
‎O küçük ışık da sönünce ev biraz daha sessiz oldu.
‎Işıklar tam karanlık değildi ama loşluk artık yeterliydi; her şeyin hatlarını belli eden ama hiçbir şeyi tam göstermeyen bir yarım aydınlık vardı odanın içinde.
‎Üstümü değiştirdim.
‎Basit bir hareketti.
‎Ama o bile günün sonuna ait gibi hissettirdi.
‎Yatağa oturduğumda ilk kez gün boyunca gerçekten durduğumu fark ettim.
‎Bedenim durdu.
‎Ama içim hemen durmadı.
‎Bir süre tavana baktım.
‎Tavan aynıydı.
‎Hiçbir şey söylemiyordu.
‎Ve bu bile garip bir şekilde tanıdıktı.
‎İçimdeki ses bir kez daha konuştu ama bu kez sert değildi, yönlendirmiyordu da…
‎Sadece vardı:
‎“Bugün de geçti.”
‎Cevap vermedim.
‎Çünkü cevap vermek artık gerekli değildi.
‎Bir süre daha öyle kaldım.
‎Ne düşündüğümü bilmiyorum.
‎Belki hiçbir şey düşünmedim.
‎Belki de her şeyi aynı anda.
‎Ama sonra gözlerim ağırlaştı.
‎Direnmedim.
‎Uyku geldiğinde onu durdurmaya çalışmadım.
‎Çünkü bu kez kaçış gibi değildi.
‎Sadece kapanıştı.
‎Ve son hissettiğim şey düşünce değil, sadece bir boşalmaydı; gün içimden çekiliyormuş gibi.