13. bölüm · Sustuğum Yerde Ara Beni
Bazı geceler uyumak değildir… sadece günün üstünü örtmektir
Evin içinde bir süre hiçbir şey yapmadım.
Ne oturdum, ne yattım, ne de gerçekten bir yere geçtim.
Sadece durdum.
Günün içimde bıraktığı ağırlık hareket etmedikçe daha da netleşiyordu ama buna karşılık vermek istemedim, çünkü bazı şeyler konuşuldukça değil, sustukça biraz daha yerini buluyordu.
Telefonuma baktım.
Bildirim yoktu.
Zaten beklediğim bir şey de yoktu.
Ekranı kapattım.
O küçük ışık da sönünce ev biraz daha sessiz oldu.
Işıklar tam karanlık değildi ama loşluk artık yeterliydi; her şeyin hatlarını belli eden ama hiçbir şeyi tam göstermeyen bir yarım aydınlık vardı odanın içinde.
Üstümü değiştirdim.
Basit bir hareketti.
Ama o bile günün sonuna ait gibi hissettirdi.
Yatağa oturduğumda ilk kez gün boyunca gerçekten durduğumu fark ettim.
Bedenim durdu.
Ama içim hemen durmadı.
Bir süre tavana baktım.
Tavan aynıydı.
Hiçbir şey söylemiyordu.
Ve bu bile garip bir şekilde tanıdıktı.
İçimdeki ses bir kez daha konuştu ama bu kez sert değildi, yönlendirmiyordu da…
Sadece vardı:
“Bugün de geçti.”
Cevap vermedim.
Çünkü cevap vermek artık gerekli değildi.
Bir süre daha öyle kaldım.
Ne düşündüğümü bilmiyorum.
Belki hiçbir şey düşünmedim.
Belki de her şeyi aynı anda.
Ama sonra gözlerim ağırlaştı.
Direnmedim.
Uyku geldiğinde onu durdurmaya çalışmadım.
Çünkü bu kez kaçış gibi değildi.
Sadece kapanıştı.
Ve son hissettiğim şey düşünce değil, sadece bir boşalmaydı; gün içimden çekiliyormuş gibi.
