21. bölüm · Sustuğum Yerde Ara Beni
Bazı insanlar geri döndüğünde hiçbir şey değişmez… ama sen artık eskisi gibi kalamazsın.
Kapı eşiğinde bir an durduk.
Ne o içeri giriyordu ne ben geri çekiliyordum.
Sanki ikimiz de bu anın acele edilmeden yaşanması gerektiğini biliyorduk.
Gözlerimiz birbirine değdi.
Ve orada, geçmişin büyük bir patlama gibi değil de, küçük bir hatırlama gibi geri geldiğini hissettim.
“Geldim,” dedi.
Sesi tanıdıktı.
Ama içimde yarattığı his eskisi gibi değildi.
Ben hemen cevap vermedim.
Çünkü cevap vermek, sanki eski bir hikâyeyi yeniden başlatmak gibi geliyordu.
Duman arkamda belirdi.
Koridorun ucunda durdu.
Yeni birini izler gibi değil, sadece “kim bu?” diye bakan bir canlı gibi sessizce baktı.
Bu küçük an bile ortamı değiştirdi.
“Gir,” dedim sonunda.
Sade bir kelimeydi.
Ama geri dönüşü yoktu.
İçeri adım attı.
Ev değişmedi.
Ama evin içindeki hava değişti.
Bunu sadece ben hissettim.
Mutfak tarafına yürüdük.
O etrafı incelemedi bile uzun uzun.
Sanki her şey biraz eski, biraz tanıdık ama artık farklı bir zamana ait gibiydi.
Ben kahve koydum.
İki fincan.
Elim otomatikti ama zihnim değil.
Sandalye çekti.
Oturdu.
Ve o an sessizlik geldi.
Ama bu sessizlik yalnızlık değildi.
Eski bir alışkanlık gibiydi.
“Uzun zaman oldu,” dedi.
Başımı hafifçe salladım.
“Evet.”
Cevap kısa kaldı.
Ama eksik değildi.
Duman koltuğa atladı.
Bizi izledi.
Sonra gözlerini kapattı.
Sanki bu iki insanın neden burada olduğunu anlamaya çalışmıyordu bile; sadece “şu an”ı kabul ediyordu.
Bir süre hiçbir şey söylemedik.
Ama bu suskunluk rahatsız edici değildi.
Sadece doluydu.
Ve ben ilk kez fark ettim:
Bazı insanlar geri dönünce hayatı geri getirmez.
Sadece senin artık aynı kişi olmadığını gösterir.Ve bu kez geçmiş, evin içinde bir misafir gibi değil… hayatın bir parçası gibi oturdu.
