5. bölüm / 17
Suçlu AşkBÖLÜM 5
Bölümler 17Şu an: BÖLÜM 5
- 1 BÖLÜM 1436 kelime
- 2 BÖLÜM 2409 kelime
- 3 BÖLÜM 3319 kelime
- 4 BÖLÜM 4602 kelime
- 5 BÖLÜM 5551 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 BÖLÜM 6884 kelime
- 7 BÖLÜM 7768 kelime
- 8 BÖLÜM 8433 kelime
- 9 BÖLÜM 9760 kelime
- 10 BÖLÜM 10530 kelime
- 11 BÖLÜM 11579 kelime
- 12 BÖLÜM 12379 kelime
- 13 BÖLÜM 131.074 kelime
- 14 BÖLÜM 14750 kelime
- 15 BÖLÜM 151.088 kelime
- 16 BÖLÜM 16729 kelime
- 17 BÖLÜM 17644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda odamda değildim. Etrafa gözlerimi gezdirdim. Zindan gibi, ıssız, soğuk ve karanlık bir yerdeydim. Yerde oturuyordum. Ayağa kalkmaya çalıştım ama başaramadım, çünkü ellerim ve ayaklarım zincirlerle bağlanmıştı. Çığlık atmaktan başka çağrem yoktu.
"İmdaat! Yardım edin kimse yok mu?"
Uzaktan ayak sesleri duydum, sesler gittikçe yakınlaşıyordu. Gözlerimi kısıp seslerin geldiği yöne doğru baktım. Takım elbiseli, uzun bir adam yanıma geldi ve yüzüme doğru eğildi.
"İstediğin kadar bağır, sesini kimse duymayacak"
Gözlerimi birden açıp doğruldum. Nefes nefese kalmıştım ve korkudan ter döküyordum.
"Kabus" dedim "Sadece bir kabus"
Saçımı arkaya doğru atıp ayağa kalktım. Banyoya doğru yöneldim. Banyoya girdiğimde sıcak suyu açıp duşun altında dakikalarca bugün olacakları düşündüm. Bugün hayatımın bambaşka bir hal alacağı gündü.
Duştan çıkınca bornozumu giyip makyaj aynamın önüne oturdum. Fön makinesiyle saçlarımı kuruturken aynadaki yansımadan askıda duran gelinliği gördüm. Gelinliğe bakıyordum. Sadece bakıyordum. İçimden o gelinliği de gecelik gibi parçalamak geliyordu ama yapmadım.
Üstümü giyip aşağıya indim hizmetçimiz
"Kahvaltınız hazır Defne Hanım" dedi
"Aç değilim teşekkürler"
"Ama bugün önemli bir gün, bişeyler yemeniz lazım"
Hizmetçinin gözlerine baktım. O ise bakışlarımdan cevabını almıştı
"Kusura bakmayın Defne Hanım, bişey isterseniz ben burdayım" dedi
Bugün babamı görmemiştim. Düğün günümde bile işe gitmesi bana olan sevgisinin büyüklüğünü gösteriyordu.
Öğleden sonra korumalarımızdan biri yanıma geldi ve
"Defne Hanım, Tolga Bey'in gönderdiği makyöz ve kuaför geldiler" dedi
"Tamam içeri al" dedim
Kadınlar gelince odama çıktık ve önce saçımı yapmaya başladılar
"Aklınızda bir model var mı efendim" diye sordu kuaför kadın
"Sade olsun" dedim "Çok sade olsun"
"Peki efendim siz nasıl isterseniz"
Kuaför saçımı yaparken ben de aynadan izliyordum.
Saçlarımın her teline ustaca dokunulduğunu hissediyordum. Kuaför, ellerinde bir sanatçı titizliğiyle çalışırken, saçlarımı enseme yakın bir noktada döndürerek zarif bir topuz haline getirdi. Aynamdan gördüğüm kadarıyla, saçlarım sanki spiral bir sanat eseri gibiydi. Hafifçe gevşek bırakılan tutamlar yüzüme düşüyor ve yüz hatlarımı yumuşatıyordu.
Sade ama bir o kadar da ihtişamlı bir model ortaya çıktığında kadına dönüp
"Teşekkür ederim" dedim
Sonra makyöz kadın geldi ve
"Defne Hanım, gelinliğinize ve saçınıza bakınca makyajın da zarif ve sade bişeyler olmasını istediğiniz ortada. Yanılıyor muyum?"
"Evet haklısınız, abartılı bişeyler istemiyorum" dedim
Kadın cevabımı duyunca malzemelerini masanın üzerine dizip makyaja başladı.
Kadın makyajı yaparken bir yandan da benimle konuşuyordu.
"Eee, heyacanlı mısın bakalım düğün için" diye sordu
"Bilmem. Tedirginim biraz"
"Ayol niye tedirgin oluyorsun, sevdiğin adam ile bir ömür geçirmek kötü bişey mi"
O an anladım. İnsanlar bizim zorla evlendirildiğimiz bilmiyordu. Birbirimizi tanımadığımızı da. Eğer olanları anlatsam işin altındaki sırrı öğrenmiş olacaklar. Bu durumda yapılacak tek şey rol yapmak.
"Haklısınız" dedim "Heyecandan kafam karışık biraz kusura bakmayın"
Sohbetimiz devam ederken makyajım da bitmişti. Sade bişeyler istediğim için uzun sürmedi.
Aynaya baktım, ve bir anda yüzümdeki her şey tam yerli yerinde gibi hissettim. Farım, gözlerimi daha da belirginleştiriyordu ama abartısız, yumuşak tonlar. Gözlerimdeki o hafif dumanlı etki, bana gizemli bir hava katıyordu. Kirpiklerim, uzamış gibi görünüyordu, ama fazla belirgin değillerdi, sadece yeterince hacimli duruyordu. Dudaklarımda ince bir renk vardı, ama etrafındaki çerçeve dudağımı dolgun gösteriyordu.
Ne kadar güzel gözüksem de, içimdeki kara bulutlar hala duruyordu.
Evdeki bir çalışan, kadınları kapıya kadar geçirirken bende gelinliği giydim. Gelinliği giyince ne kadar da ince ve yumuşak bir kumaştan yapıldığını fark ettim. Gelinlik vücut hatlarımı nazikçe takip ediyordu. Eldivenlerimi kutudan çıkarıp taktım. Sade, beyaz topuklu ayakkabılarımı giyip aynanın karşısına geçip duvağımı da taktım.
"Görüyor musun anne, kızın gelin oluyor, hemde sadece adını bildiği birisiyle" dedim
BÖLÜM SONU
Bölüm etkileşimi
