11. bölüm / 17
Suçlu AşkBÖLÜM 11
Bölümler 17Şu an: BÖLÜM 11
- 1 BÖLÜM 1436 kelime
- 2 BÖLÜM 2409 kelime
- 3 BÖLÜM 3319 kelime
- 4 BÖLÜM 4602 kelime
- 5 BÖLÜM 5551 kelime
- 6 BÖLÜM 6884 kelime
- 7 BÖLÜM 7768 kelime
- 8 BÖLÜM 8433 kelime
- 9 BÖLÜM 9760 kelime
- 10 BÖLÜM 10530 kelime
- 11 BÖLÜM 11579 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 BÖLÜM 12379 kelime
- 13 BÖLÜM 131.074 kelime
- 14 BÖLÜM 14750 kelime
- 15 BÖLÜM 151.088 kelime
- 16 BÖLÜM 16729 kelime
- 17 BÖLÜM 17644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda gözümü evimde açmayı bekledim. Bunların hepsinin bir kabus olmasını. Ama hepsi gerçekti.
Kendimi toparlayıp doğruldum. Yatağın yanında duran sabahlığı üzerime geçirdim. Ayağa kalktığım an başım dönmeye başladı. Dengemi kuramıyordum. Yatağın başlığından destek aldım. Diğer elimle ise başımı tutuyordum. Etraftaki nesneler sanki hareket ediyordu.
Su içersem kendime geleceğimi düşünüp mutfağa gitmeye karar verdim.
Bir şekilde kendimi odadan dışarı çıkarmayı başardım.
Sonra ise merdivenin başına geçtim. Merdiven giderek uzuyor muydu yoksa bana mı öyle geliyordu? Merdiven korkuluğuna iki elimle tutunarak yavaşça aşağıya inmeye başladım. Bacaklarım titriyordu.
Halsiz bir şekilde "Neler oluyor bana?" dedim.
Birinci basamak, ikinci basamak, üçüncü basamak... Derken ayağım boşluğa denk geldi. O an nefesim boğazımda düğümlendi. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi oldu. Aşağıya düşme düşüncesi bile beni korkutuyordu.
Ama düşmedim.
Belimde sert bir el hissettim. Gözlerim kocaman açılmış bir şekilde yere bakıyordum.
Başımı arkaya çevirdim an Tolga'yı gördüm.
"Dikkat et Kaktüs. Sana zarar gelmesini istemem." dedi sakin ama derin bir ses tonuyla.
O ana ona sert bir karşılık vermek istedim. Ama gözlerim yavaşça kararıyor, göz kapaklarım istemsizce kapanıyordu. Kendimi Tolga'nın kollarına bıraktım. Ve gözlerim kapandı.
Gözlerim açıldığında yine dün kaldığım odadaydım. İlk başta ne olduğunu anlamadım. Vücudum hafifçe ağrıyordu. Koluma baktığımda serum takılı olduğunu gördüm. Başımı yukarı kaldırıp asılı olan seruma baktım. Bitmek üzereydi.
O sırada yatağın yanındaki tekli koltuğun üzerinde oturan Tolga'yı gördüm. Bana bakıyordu. Bir anda kendime geldim ve doğruldum.
Panikle "Ne oldu bana?" diye sordum.
"Açlıktan bayıldın. Doktor kendine gelebilmen için sana glukoz takviyesi yaptı."
"Ne zamandır yatıyorum ben?"
"Yaklaşık bir saattir."
"1 saattir sen orda oturmuş beni mi izliyordun yani?"
Bu sırada Tolga'nın sırttığını fark ettim.
"Neden sırıtıyorsun sen?" dedim
"Gecelik yakışmış." dediği sırada üzerime baktım.
Sabahlığım üstümde değildi ve o herifin önünde gecelik ile uzandığımı fark ettim.
"S¡ktir!" dedim.
Panikle elim ile üzerimi kapatmaya çalıştım. Tolga hâla bana bakıyordu. Yanımda duran yastığı alıp ona fırlattım.
"Sapık herif!" diye bağırdım.
Tolga attığım yastığı havada yakalayıp, bana bakıp gülümsemeye devam etti.
O an aklıma bir soru takıldı. Ya ben baygınken bana bişey yaptıysa?
Tedirgin bir şekilde "Doğru söyle. Bana dokundun mu?" diye sordum.
Tolga ayağa kalkıp bana yaklaştı. Elleri cebindeydi. Yavaş adımları bana doğru gelirken kendimi ondan uzaklaştırdım. Yatağın üzerinde geriye doğru gittim.
Bana yaklaştıkça başımı yukarı doğru kaldırıp onun yüzüne bakıyordum.
Başını kulağıma yaklaştırdı. Neden böyle oluyordu bilmiyorum ama nefesini boynumda hissetmek beni tuhaf hissettiriyordu.
"Sen istemediğin sürece sana asla böyle bişey yapmam." diye fısıldadı.
Kulağımdan uzaklaşıp gözlerimin içine baktı.
O an, ne tepki vereceğimi bilemedim. Sinirden gözlerimden birkaç damla yaş döküldü. Başımı yavaşça iki yana sallayıp "Böyle birşeyi asla istemeyeceğim!" dedim.
"İsteyeceksin" diye karşılık verdi.
"Hayır"
"Evet"
"Hayır!"
Tolga biraz bekledikten sonra tekrar cevap verdi.
"Evet."
Konuyu daha fazla uzatmak istemediğim için sustum. Çünkü bu adam bunu akşama kadar devam ettirebilirdi.
Tolga kapıya doğru yürüdü ve odadan çıktı. Odadan çıktığı gibi nefes verdim. Başımı yukarı kaldırıp serumun bitmiş olduğunu gördüm. Serumu kolumdan çıkarıp kolumun üstüne biraz bastırdım. Daha sonra kendimi toparlayıp banyoya gittim. Bir süre aynaya baktım. Daha sonra yüzüme hafif bir cilt bakımı yaptım ve yok denecek kadar az bir makyaj yapıp banyodan çıktım.
Gardırobun karşısına geçtim. İçinden beyaz bir crop ve bej renginde bir kumaş pantolon çıkardım ve giydim. Boy aynasının karşısına geçip kendime baktım.
Kusursuz gibi görünsem de içimdeki kara bulutlar halen gitmemişti. Acaba babam bu gece rahat uyuyabilmiş midir? Bilmiyorum. Ama ben kızımı kendinden büyük bir adama satsaydım rahat uyuyamazdım...
***
🌟Eğer okurken bir şeyler düşündüyseniz, lütfen yorum yapın. Hem fikrinizi öğrenmek isterim hem de yazmaya devam etmek için motivasyon alırım. Ayrıca hikayeyi beğendiyseniz bir beğeni bırakmayı unutmayınnn🌟
Bölüm etkileşimi
