4. bölüm / 17
Suçlu AşkBÖLÜM 4
Bölümler 17Şu an: BÖLÜM 4
- 1 BÖLÜM 1436 kelime
- 2 BÖLÜM 2409 kelime
- 3 BÖLÜM 3319 kelime
- 4 BÖLÜM 4602 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 BÖLÜM 5551 kelime
- 6 BÖLÜM 6884 kelime
- 7 BÖLÜM 7768 kelime
- 8 BÖLÜM 8433 kelime
- 9 BÖLÜM 9760 kelime
- 10 BÖLÜM 10530 kelime
- 11 BÖLÜM 11579 kelime
- 12 BÖLÜM 12379 kelime
- 13 BÖLÜM 131.074 kelime
- 14 BÖLÜM 14750 kelime
- 15 BÖLÜM 151.088 kelime
- 16 BÖLÜM 16729 kelime
- 17 BÖLÜM 17644 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün akşam hizmetçimiz odama gelip bana büyük bir kargo kutusu uzattı, teşekkür edip kutuyu aldım. Bir sipariş vermemiştim, kutu bana nerden gelmişti? Üzerinde hiç bişey yazmıyordu, merak edip kutuyu açtım. Kutunun içindekini görünce çok şaşırdım. İçinde bir gelinlik ve de bir not vardı, notta şunlar yazıyordu.
*Bu gelinliğin sana çok yakışacağını düşünüyorum Defne , umarım beni kırmayıp düğünümüzde bu gelinliği giyersin ~Müstakbel Kocan *
Notu avucumun içinde buruşturup bir kenara attım.
"Bide pişkin pişkin 'müstakbel kocan' yazmış"
Derin bir nefes aldım, sakinleşip gelinliği kutunun içinden çıkarıp yukarı doğru tuttum, gelinliği incelemeye başladım. Zarif, vintace ve saten bir gelinlikti, aslında hiç de fena görünmüyordu.
Aynanın karşısına geçip gelinliği üzerime tuttum. Dakikalarca aynadaki yansımama baktım.
Kendimi toparlayıp gelinliği askıya astım, kutunun içindeki uzun saten eldivenleri, topuklu ayakkabıları ve duvağı da çıkardım, ama kutunun içinda halâ bişeyler vardı, kaşlarımı çatıp içindekileri çıkardım, gözlerim kocaman açılmıştı
"Öküz herif, gelinlik yetmezmiş gibi bir de gecelik yollamış!" diyip kutuyu yere fırlattım.
Sinirden ne yapacağımı bilemedim, çekmeceden makası aldığım gibi geceliği kesmeye başladım, biraz sonra makası kenara koyup geceliği elimle parçaladıktan sonra banyodaki çöp kovasının içine attım.
"Al bakalım 'müstakbel kocacım' bu da benim sana hediyem" deyip odadan çıktım.
Aşağı indiğimde babam salonda iki adamla bişeyler konuştuğunu gördüm. Salona girince babam "Hah, gelin hanım da geldi" dedi. Babamın yanına oturup kulağına fısıldadım
"Baba, bu adamlar kim?"
"Tolga Bey'in düğün ayrıntılarını öğrenmemiz için yanımıza gönderdiği organizatörler"
Adamların elini sıkıp kendimi tanıttım
"Merhaba efendim ben Defne, Defne Arıkan"
Organizatörlerden birisi "Memnun oldum Defne Hanım" deyip sekreterliğinin içinden bir zarf çıkarıp bana uzattı. Tam bu zarfın ne için olduğunu soracakken "Biz artık gidelim" deyip ayağa kalktılar. Babam onları kapıya kadar götürürken ben de odama çıktım.
Odama çıkıp kapıyı kapattım, derin bir nefes alarak masama oturdum. Zarfı masanın üstüne koyup bir süre ona baktım. İçimde bir sıkıntı vardı ama ne olduğunu çözemedim. Sonunda merakıma yenilip zarfı açtım.
İçinden bir düğün davetiyesi çıktı. Kağıdın üzerindeki isimleri görünce kalbim yerinden çıkacak gibi oldu. "Defne ve Tolga." Bu bizim düğün davetiyemizdi. Ellerim titremeye başladı. Derin bir nefes alıp tarihine baktım: 18 Temmuz.
Şaşkınlıkla telefonumu açıp bugünün tarihine baktım. 17 Temmuz. Gözlerim kocaman açıldı. "Ben yarın mı evleniyorum?" diye mırıldandım. Bu kadar erken mi? Tolga hayatımı mahvetmek için gerçekten bu kadar sabırsız mıydı?
Sinirle ayağa kalktım. Davetiyeyi sıkıca avuçlayıp hızla aşağı indim. Babam her zamanki gibi salonda oturuyordu. Karşısına geçtim ve elimdeki davetiyeyi önündeki masaya fırlattım.
"Bu ne, baba? Bana hiçbir şey söylemeyecek miydin? Yarın mı evleniyorum ben?!"
"Biliyordun değil mi?" dedim "Düğün tarihinin yarın olduğunu biliyordun ve bana söyleme zahmetinde bulunmadın"
Babam şaşkın gözlerle önce bana baktı ve sonra da davetiyeyi alıp incelemete başladı.
"Erken olacağını biliyordum, ama bu kadar erken olacağını ben de bilmiyordum kızım" dedi
O an gözlerimden birkaç damla yaş aktı, dizlerimin üstüne çöküp babama baktım
"Baba, lütfen birşeyler yap, beni o adamla evlendirme" diye babama yalvardım
"Defne, bu konuyu konuşmuştuk, evlenmek zorundasın" dediğinde ayağa kalktım.
"Evlenmek zorundayım öyle mi, sen kumar oynayıp battığın için ben evlenmek zorundayım, söylesene baba ben neyim, senin kızın mı yoksa senin malın mı?"
Babam hiç bişey söylememişti, sadece düşünüyordu.
"Evet baba cevabını bekliyorum" dedim "Sen babam mısın yoksa sahibim misin, bunca yıl bana babalık yapmaman yetmezmiş gibi şimdi de beni tanımadığım biriyle evlendiriyorsun"
"Defne odana çık"
"Baba-"
"Defne odana çık dedim"
Babamın yüzüne ağlayan gözlerimle baktım
"Benim senin gibi bir babam yok artık" deyip odama çıktım
Yatağıma uzanıp göz yaşlarımı sildim, son birkaç gündür çok ağır şeyler öğrenmiştim. Babamın bir mafya lideri olmasına mı yoksa tanımadığım birisi ile zorla evlendirileceğime mi yakınsam bilemedim. Artık kendimi kaderin akışına bırakmaya karar verdim. Bu geceden sonra hayatım eskisi gibi olmayacaktı. Bu düşünceler kafamın içinde dolaşırken uyuya kalmışım.
BÖLÜM SONU
Bölüm etkileşimi
