11. bölüm · SIFIR - bir başlangıcın sonu

9. Bölüm: Saldırı.

Gülnaz Demirhan

Dudaklarımdan evet kelimesi çıktığında herkes açıkça şok olduğunu gösteriyordu. Aslında ben bile şok olmuştum.Kendime düşünme imkanı bile sunmadan cevap vermiştim.Elif ile tuba beni dürtüğünde hala şoktan çıkamamıştım.Sıfır alt dudağını üstü dudağına koyup kıvırdı.
"Bu kadar hızlı cevap vereceğini düşünmemiştim muhabir" dedi gülmeye başlayarak.
Cevap vermeyip tip tip yüzüne bakmaya başladığımda boğazını temizledi. "Tamam, peki sen...sen katılıyor musun?"diye sordu elife.
Alikanda bakışlarını elife çevirdi ve hep beraber elifin cevabını bekliyorduk. Şuan kullandığım veya kullanacağım cümleler hayatıma meal olabilirdi. Kaderimle oynayabilirdim ki az önce oynadım. Elif bir şeye cevap vermeden önce tam üç kere düşünürdü ama şimdi aksine bir saniye bile düşünmedi.
"Nilda neredeyse bende oradayım."dedi çenesini kaldırarak. Elif...elifi öyle seviyordum ki ona karşı sevgimi bir kitaba sığdıramazdım. Sıfır ikici bir şoku yaşadı.Ve tebessüm edip bana baktı.
"Ne iyi arkadaşların var ama muhabir."
dediğinde bende ister istemez tebessüm ettim."Şüphem yok."dedim sıfıra bakarak. Sıfır bakışlarını benden çevirip tuba ya baktı. Bende tubaya baktığımda tubanın streste olduğunu gördüm.Bir eliyle diğer elinin tırnaklarını kırmaya çalışyordu.
"Sen...sende kabul edersin o zamandaki sıfır tubaya bakarak.Tuba bakışlarını yerden ayırıp bana baktı.
"Ben...hayır ben kabul etmiyorum.Bir mafya ya katılmaktansa ölürüm daha iyi."dediğinde ilyas hemen kafasını kaldırıp tubaya baktı. Tuba gözünü kapattı ve derin bir nefes aldı.Bir süre böyle kaldığında sıfır derin bir nefes aldı.Elif eliyle bacağıma dokunduğuna bakmadım bile.Şuan sadece tubaya odaklıydım.
Evet bende hiç bir mafya ya katılıcağımı düşünmemiştim.Fakat büyüdüm ve şuan eski kırılacak gibi duran köprüden geçiyordum.Tuba bakışlarını ilyasa çevirdi ve hafif ve silinecek gibi duran tebessümünü ortaya koydu."Hayır,yanlış anlamayın.Ben...ben sadece küçükken kendime bir söz verdim.Mafyalardan uzak durucağıma ant içtim...nedenini sorarsanız da babamın bir mafya tarafından katledilmesi.Yani on yüzden bir mafya ya katılacağıma ölürüm daha iyi.Bu cevabım için özür dilerim ama bunu gerçekten yapamam.
Bana resmen diyorsunuz ki bir mafya ya üye ol ve savaşa hazır olun diyorsunuz. Üzgünüm ben bunu kabul edemem."dedi ilyasa bakarak.Aslında babasının olayını ben ve elif bile bilmiyorduk.Şuan öğrenmiştik bizde resmen şoka girmiştim.Sıfır üçüncü ve son şokunu geçirerek kaşlarını kaldırdı ama bu yaptığının doğru olmadığını öğrenip kafa salladı."Bu olaylar için gerçekten üzgünüm.Tabi seni zorla bu mafya ya katılmana zorlamam.
Ne haddime ama herhangi bir takip edilmeye veya saldırıyada tedbirli ol. Şaşırma yani." dedi tubaya bakarak.Tuba tebessüm edip kafa salladı.Ben hâlâ tubaya bakıyordum ve baktığımıda farkına varıp yüzünü bana çevirdi.Derin ve uzun bir nefes verdi."Sizide bu yolda bıraktığım için özür dilerim.Affedin beni.Benden her şeyi isteyin hatta ölmemi isteyin ama benden bu teklifi kabul edeceğimi söyleme."
dediğinde çok çaresiz gözüküyordu.Sağ gözünden yaş aktığında benimde gözümden yaş aktı."Ne saçmalıyorsun tuba.Ne özüründen bahsediyorsun.Asıl ben özür dilerim asıl ben sizi bu tekliflere, yollalara sürüklediğim için özür dilerim."dedim ve ona hızlı bir şekilde yaklaşıp sarıldım.
Tuba da bana sarıldığında dakikalarca birbirimizden ayrılmadık.Tuba yıllardır bizim arkadaşımızdı yıllarca bizi gülüdürmüştü ya yıllarca bize kardeşlik etmişti şimdi ben ona kardeşlik yapmayacağım da ne yapacağım. Birbirimizden ayrılmadığımız için elif bıkkınca konuştu.
"Biz sizin bu romantik anınızı izlemek zorunda mıyız acaba?"dediğinde hepimiz güldük.Sıfır dahil.
"Evet, özür dilerim."dedi tuba hemen gülerek hemde gözünden yaşlar gelerek.Sıfır telefonunu eline aldığında bakışları arka cama kaydı.Zaten hemen önündeydi cam görebilrdi.Ama bize ters geldiği için arkamızı dönemek zorunda kalıyorduk.
Birden silah sesleri geldiğinde tuba ile elif çığlık attı ben hariç.Ben asla böyle olaylardan korkmam. Sıfır elime silahını alıp, "Çökün!"diye bağırdı.
Öyle bir bağırdı ki hemen çöktüm. Çökmeyecektim aslında ama çökmek zorunda kalmıştım.Biz üçümüz hariç herkesde silah vardı.Sıfır ile alikan cam kenarlarında olduğu için hemen pencereyi açıp ateş açmaya başladılar.Kendimi şuan sadece korkak bir sürtük olarak görüyordum.O yüzden hemen çöktüğüm yerden yavaşça kalkıp koltuğa oturdum. Bende cam kenarındaydım ve sıfır tam karşımda acımasız bir şekilde bize doğru gelen arabalara ateş açıyordu.Sıfır kalktığımızda gördüğünde anlamsızca baktı. "Ölmek mi istiyorsun muhabir.Çök hemen!"dedi biraz fazla yüksek bir şekilde bağırarak.Ona anlamsızca baktım."Olmaz bana da silah ver.Yardım edeceğim."dedim inatla.
Sıfır, "Ya sabır sen silah Kullanmayı mı biliyorsun muhabir?"
"Evet, biliyorum "
"Nereden biliyorsun?"
"Sanane be!"
"Nereden biliyorsun muhabir?"
"Annemden."
"Tamam."
"Eee hadi versene."
"Hayır" dediğinde sinirle baktım. Derin nefes verip arabanın içinde bağırdım."Biri bana o lanet olası silahlardan verebilir mi acaba"dedim.Sıfır bana bakmaya bile fırsat bulmadan daha doğrusu zaman harcamamak için bakmayıp kafasını pencereden çıkarıp ateş açmaya devam etti.
Ön koltuklarda olan larin ismli olan kız bana bir silah fırlatığında tereddüt bile etmeden silahı elimle tuttum.Şuan ben hiç bir şeyden korkmuyordum ama elif ile tubanın çok korktuğu ortadaydı.İlyas,sıfır ile alikanın ortasına geçtiği için bir eliyle tubanın, diğer eliyle elifin kafasını koruyordu.
Bu mafyanın erkekleri çok korumacıydı.Sıfır pencereden kalktığında hızla pencereye girip ateş açmaya başladım.Tamam,o kadar iyi değildim ama sonuçta Kullanmayı biliyordum.Sıfır birden belimden kavrayıp beni geri çekti.
"Napıyorsun be" dedim ama o cevap vermeden yerime geçip ard arda kurşunlar yağdırdı.
"Sıçayım, Kurşun bitti oğlum.Biri bana kurşun versin." dedi alikan içinden söverek.Alikan sinirle söverken, arkadan derin ona mermi attığında alikan gülümsedi.
"Sağol abla"dedi.
Şaşkınlıkla baktığımda derin konuştu.
"Eyvallah kardeşim."
Ne yani derin ile alikan kardeş miydi? Oha ama bu kadar da olmaz be!
"Siz... siz kardeş misiniz yoksa?"dedim şaşkınlıkla. Derin kurşun yağdırmayı bitirip soruma cevap verdi.
"Malesef ki evet" dedi. Alikan kahkaha attığında daha da şaşırdım. Bir den araba durduğunda larine baktım.Durmak zorunda kalmıştı çünkü önümüzü iki araba kesmişti.
"Ay bittik.Öleceğiz şimdi "dedi dalga geçerek alikan. Sıfır kahkaha attığında istemeyerek güldüm. Şuan ne halde olduğumu unuttum ve ortamın ne kadar sardığını düşündüm. Larin önümüzü kesen arabaların tekerlerine ateş açtı ve arabayı geri geri sürmeye başladı fakat geri geri gittiğimizde ise arkamızdan arabalar bize kurşun yağdırıyordu.
Neyse ki araba kurşun geçirmezdi. "Kapana kısıldık sıfır"dedi alikan hem ateş ederek hemde soru sorarak.Sıfır bakışlarını arabalara çevirdi ve bir arabanın tekerine kurşun yağdırdı.
"Savunmaya devam.Yardıma gelecekler"
Yardıma gelecekler derken?Kim gelecekti birde bunlar eksikti.Gerçi gelmeseler bile burdan sağ çıkmazdık.Tam o anda arkamızdan ikişer ikişer arabalar geelmeye başladı ve karaçemberin adamlarına ateş açtı. Bir tane araba patladığında gözlerim kocaman açıldı. En öndeki araba bize yetişti ve aynı hizada sürmeye başladık.Arka koltuktaki pencere açıldığında bir adam gördüm.Beyaz bir gömlek giymişti ve güneş gözlüğüyle sıfıra bakıyordu.
"Selamünaleyküm sıfır" dedi gözlüğünü çıkararak.Sıfır pencereye çıkıp arkaya bir kaç el ateş açtığında konuştu.
"Aleykümselam bir"dediğinde ikinci şoku yaşadım.
Bir mi? Yok bende iki! Bunlarda neydi şimdi. Bu insanların isimleri yok muydu?
"Ne zamandır görüşemiyoruz sıfır"dedi bir.Sıfır kahkaha atarak cevap verdi.
"Evet,sadece iki saattir görüşmüyoruz."dedi.
Olduğum yerden çıkıp sinirle rastgele ateş açmaya başladım. Bir beni tanımadığı için bana baktı."Bu kim" dediğinde sıfır cevap verdi.
"Sıfır mafyasının yeni üyesi Muhabir nilda karal"dedi bana bakarak.
Bir, "Muhabir mi? Yine çok riskli işlerle karışmışsın sıfır...hem karal mı...yoksa "
"Evet Rauf karalın kızı nilda karal "
dediğinde bir şoka uğradı. Bende ona tebessüm ederek el salladım.
İçimden bir his diyordu ki;bu insanlar ile çok iyi anlaşıcak ve her şey yoluna girecek diyordu.
Ama bir yandan da bu insanlar ile hiç bir zaman ayak uyduramıcak ve her şeyin kötü gideceğini söylüyordu.