7. bölüm · SIFIR - bir başlangıcın sonu

5. bölüm: Trafik kazası

Gülnaz Demirhan

Bazen hayatta bizi hayal kırıklığına uğratacak problemler gerçekleşir.Hiç ummadığımız zamanda o acı gerçekleri öğreniriz.Ve bu hayal kırıklığına uğradığımızda sanki kalbimiz yarıya ayrılmış gibi olur.Bir gün önce ben bu duyguyu yaşamıştım.
Bir gün önce bir yalancı tanımıştım.
Bana muhabir diye hitap etmişti.Benim muhabir olduğumu nereden öğrendiğini sorgulamamıştım çünkü belki beni haber sunarken görmüştür diye.Aslında bana yalan falan söylememişti ama doğrularıda bana anlatmamıştı.Ama kendimide sorguluyorum.
Neden iki gün içindeki tanımış olan adamı bu kadar takmıştım.Bana doğruları söylemek zorunda da değildi. Fakat yinede de bozulmuştum.Bir yandan da onada hak veriyordum.Sonuçta bir mafyanın kurucusu ve lideriydi.
Bir mafya kurucusu ve lideri nasıl gerçek kimliğini bir muhabire anlatabilirdi?
Onu ifşa edebilirdim.Haberelede sunabilirdim.Ama yapmazdım.Belki oda bana inanmadığı için doğruları söylememiştir.Babam...pardon Rauf karal.Rauf,hayatının en kötü seçimini yapmıştı benim için.Hâlâ aklım almıyordu bunu nasıl yaptığını.Öz kızıyım ben onun.Öz kızıydı lara.Ya karısını öldürmüştü o.
Nasıl canı acımıyordu?
Nasıl vicdan azabı çekmiyordu?
Aklım şaşıyordu resmen.Öyle bir güveniyordum ki ona anneme bile o kadar güvenmemiştim.Ama bir gün önce onun bir pislik oluduğunu öğrenmiştim.
Bir o acıyı düşünsenize.
Hayır yada düşünmeyin.Düşüminseniz bile anlamasınız çünkü bu acıyı sadece bu duruma düşenler anlayabilirler.
Dün onun evine gitmiş,eşyalarımı almış,elifin evine gitmiştim.Yakın bir zamanda da bir ev tutacaktım kendime. Şuan elifin zoruyla büyük bir parka gelmiş,çimenlerde oturmuştuk.Sadece ben ile elif değil,tubada gelmişti.Tuba bizim ortaokul arkadaşımızdı.Hepimiz muhabirdik ama Elif kameraman.
"Kızım sana diyorum, baksana!"
elifin sesiyle İrkilip küçük bir çığlık attım. Elif ve tuba bana hayretle bakakaldığında bende zorukla gülümsedim.
"Ne ne diyordun."dedim kısık bir ses ile.
Tuba bana mutsuz bir şekilde baktı ama kafasını arkaya çevirdi. Elif sinirle cümlesini kurdu.
"Lunapark diyorum. Gideriz bir gün diyorum." dedi bana bakarak. Bende yapay bir gülümseme ile cevap verdim.
"Evet,mgideriz bir gün." dedim ve bakışlarımı geri yere indirdim. Olanları ikisinede anlatmıştım. Elif üzüntümü unutmam için elinden geleni yapıyordu. Fakat tuba sessiz kalmayı tercih ediyordu.
İkiside benim ailem olmuştu. Elif derin bir nefes verdi ve telefonunu elime alıp mesaj atmaya falan başladı. Tuba ise çekirdek çıtlıyordu.Tubaya yanaşıp çekirdek çıtlamaya başladım. Dışarıdan ne kadar da güzel görünüyorduk aslında.
"Nasılsın tarçın."
Evet bana saçımın rengi yüzünden tarçın diyordu. Tuba da beyaz tenli, sarı saçlı ve yeşil gözlüydü. O yüzden bende ona hardal diyordum. Benim gözlerim mavi,tubanın yeşil ve elifin ela ya kaçıyordu.
"İyi olmaya çalışıyorum. Sen nasılsın uzun zaman oldu görüşmeyeli." dedim gülümsemeye çalışarak. Tuba, "Bende iyiyim." dedi. Daha sonra çimenlerde uzanmaya başladı.
Gözümü dolaştırıp insanlara baktım. Bazıları çocuktu eğleniyorlardı. Bazıları sevgilisiyle yürüyordu. Bazılarıda sabah yürüyüşüne çıkmıştı. "Hadi salıncağa binelim." Elifin sorusuyla gözlerimi kocaman açtım. Kahkaha atarak, "İyi misin tabiki olmaz."dedim.
Tuba uzandığı yerden kalkıp ellerini çırptı. "Evet hadi." dediğinde ona da şaşkınlıkla baktım. Bir anda Elif benim elimden tutup ayağa kaldırmaya başladığında yüksek bir sesle gülmeye başladım.
Hep birlikte el ele koşmaya başladık. Salıncaklar boştu ve binmeye başladık. Öyle yükseğe çıkmıştım ki Elif, "Oha kızım." dediğini bile duymuştum.
Tubada karşı salıncaktaydı ve bana bağırmaya başladı. "Hadi hepimiz yarış yapalım. En çok yükseğe çıkan kazanır ve ödül olarak ise çikolata" dedi.
Hepimiz kafa salladık. Ben küçükken çok salıncaklara binderdim.O yüzden kazanma ihtimalim vardı.mBirden tuba salıncakta takla attığında yavaşladım.
"Oha lan." dedi Elif şaşkınlıkla. Gülmeye başladığımda salıncaktan inip onları izlemeye başladım. Hayır, kazanma ihtimalim sıfırdı.Yaklaşık iki dakika geçtiğinde kazanan tuba oldu ve ona gidip iki güne çikolata aldık.Tekrar çimenlere oturduk.
Ben hemen bir ağacın gölgesine oturdum ve telefonumu elime aldım. Bilinmeyen bir numaradan yine ve yine yeni mesajlar gelmişti. Oflayarak hızlıca mesajı okumaya başladım
*Merhaba muhabir. Ben sıfır. Sıfır mafyasının kurucusu ve lideriyim. Dün o manzarayı gördüğünde aklından neler geçti bilmiyorum ama hepsini anlatmak için emek kafesine gel. Seni bekliyor olacağım. SIFIR.*
Kaşlarımı çatıp,ekrana baktım. Ben bunu engellemiştim nasıl tekrar numaramı buldu. Çok hafife almıştım onu bir mafya kurucusu ve lideri bir numarayı mı öğrenemiycekti?
Mesaj yerine girip yazmaya başladım.
*Asıl senin aklından ne geçiyor bilmiyorum ama unut çünkü gelmeyeceğim.Yanımda kızlar var ve müsait değilim. Bir daha da bana yazmaya kalkma.*
Yazıp attım. Attığım an yazmaya başladı.
*Önemli bir işin olduğunu söyle kalk o zaman muhabir. Bunun için mi uğraşacağım şimdi de.*
Salak diye mırıldanıp yazmaya başladım
*Bu Önemli bir iş değil. Tanıştık ve gitti bitti. Bana yazmayı bırak artık.*
Bir kaç dakika akrana baktı ve yazmadı. Sonra yazmaya başladı. Sanki düşünmüştü.
*Kızlarına getir o zaman. Bende iki tane mafya üyesi getirim. Çabuk gel seni de bekleyemem.*
Bir kaç dakika telefona baktım ve kapattım. Elif ile tuba ya baktığımda sakşn sakin sohpet ediyorlardı. Onların yanına gidip her şeyi anlattım. İlk başta onların bir mafya olduğunu ve asla gitmeyeceğimizi söyledi Elif ama tubanın keyfi yerinde gibiydi.
Hatta gülümseyip heyacanlanmıştı. Bu tepkisine gülümsemiştim ama elif bize Delirmiş gibi baktı. Bir zaman sonra tuba ikna edip gittik. Kafenin önündeydik şuan. Elif içinden dualar okuduğunda, tuba gülümsemeye başlamıştı.
Birlikte kafenin içine girdik. Ama sıfırı hiç bir yerde göremiyordum. En sonda ve cam kenarındaydı.
İki mafya üyesiyle.
Elifi dürtüğümde oda tubayı dürttü. Ve ben yürümeye başladığımda onlarda benimle gelmeyi başladı. Masaya ulaştığımızda sandalyeyi sert bir şekilde çekip oturdum. Elif sakindi fakat tuba gülümsemeden kendini tutamıyordu.
Sıfır bana ve daha sonra elif ile tubaya baktı. "Merhaba kızlar." dediğinde "Merhaba beyler." dedim.
Sıfır kafa hareketi yaptı.mVe konuya girdi.
"Dün olanlar için üzgünüm. Ben sade-"
"Bana neden yardım ettin?" dedim lafını keserek. Sıfır derin nefes verdi.
"Hakkındı." dedi tek bir kelimeyle. Sonra içimde uzun süre taşıdığım o soruyu sordum.
"Beni daha önce tanıyor muydun? Sonuçta babamı tanıyordun." dedim ona bakarak.
Sıfır kafasını masaya indirdi. Ve ağır ağır kafasını salladı. "Evet, seni daha önce tanıyordum. Çok önceden. Daha üniversiteye yeni gitmiştin. Ama sonra araştırdım meğerse babanın bir mafya liderini olduğunu bilmiyormuşsun. Daha fazla araştırdım. Büyüdün ve muhabir oldun hala araştırmayı bırakmadım." dediğinde tuba araya girdi.
"Daha ne kaldı araştırmayacak o zaman acaba." dedi masaya bakarak ve tebessüm ederek. Sıfırın yanındaki adam ise küçük bir kahkaha atmadan yapamadı. Sıfır, adama öyle bir baktı ki adam boğazını temizlemek zorunda kaldı.
Bende tubaya baktım. Ve uyarıcı bir bakış gönderdim.
.Sıfır tekrar bana bakmaya başladı. "O gün cüzdanını düşürdüğün gün seni takip ediyordum. Aslında yanına gelip tanışacaktım ama çantandan kulaklığını çıkarttığında cüzdanın da düştü. O yüzden bütün plan içine girdi. Bende planı boz-"
Elif öksürmeye başladı ve herkes elife odaklandı. Anlamıştım. Çok uzatma diyordu. Tebesüm ederek yere baktım ve ağır ağır kafalar sallamaya başladım. Bende burada tamam diyordum.
Elif ayağa kalkarak, "Ben bir lavaboya gideyim." diyerek ayağa kalktı. Bende kafa salladım. Sıfır tekrar bana bakıp konuşmaya başladı.
"Bütün plan içine girdi ve ben sana cüzdanını getirmek zorunda kaldım .Zaten orada da tanıştık. Sahilde de karşılaştığımızda o bir tesadüf değildi. Yine takip etmiştim." dedi bana bakarak. Evet o yüzden bana belki de tesadüf değildir demişti. Şimdi anladım."
"Tamamdır, başka anlatamadığın bir şeyler var mı?"dedim.
Sıfır son kez cümlelerini toparladı." Bak muhabir bir kurucu olabilirim ama bu kötü olduğum anlamına gelmez. Ben sana yalanda söylemedim. Sadece bazı şeyler anlatmadım. Ben doğruları açığa çıkartıp sana yardım ettim. Konum gönderdim sırf toplantıyı mahvedesin diye. Dışarıya güçsüz adamlar koydum sırf sen zorlanma diye...söyle şimdi ben nerede hata yaptım. Söylesene muhabir ben nerede ihanet ettim sana." dedi o kahve gözleriyle benim mavi gözlerime hayranlık ile bakarken. Boğazımı temizleyip konuşmaya başladım.
"Senin bir hata veya ihanet ettiğini söylemiyorum veya kötü bir adam olduğunuda söylemiyorum. Sadece gerçekten seni görmek istemiyorum. Evet, herşey için teşekkürler ama ben bir mafya kurucusu ile arkadaş kalamam. Özür dilerim." dedim acımasızca.
Tuba orada ağır ağır yana doğru kafa sallamaya başladı. İstemiyordu tuba. Gerçekten mafya hayranıydı. Sıfır kafa salldı.
"Tamam. Muhabir nilda karal nasıl isterse" dedi ve bir tebessüm etti.
Sanki bir veda tebessümü gibi
"Görüşürüz. Ama bu sefer görüşmemek dileğiyle..." masadaki telefonu alıp kaktı ve adımlar atıp benden uzaklaşmaya başladı. O iki adam da sıfırın peşinden gitti. Elif bize doğru geldi ve ayakta bizi izlemeye başladı.
"Noldu buna. Yoksa o mafya bozuntusu kötü şeyler mi söyledi." dedi elif tubaya sorarak.
Tuba mutsuz bir şekilde cevap verdi. "Hayır, sadece birbirine veda cümleleri kurdular." dedi. Hemen refleksle ayağa kalktım ve arabama doğru yürüdüm. Elif ile tuba arkamdan yetişmeye çalışıyorlardı. Arabaya sürücü koltuğuna bindim.
Elif ile tubada arabaya bindiler. Sağ gözümden yaş geldiğinde elimin tersi ile sildim ve arabayı çalıştırdım. Yaklaşık beş dakikadır sürüyorum ve yüz on ile gidiyordum. Elif az önce yavaşlada demişti ama yavaşlamamıştım. Tuba zaten böyle şeylerden korkmuyordu. Gaza bastığım biraz daha.
Ve tam o anda park edilmiş olan arabayı görmedim.
Hızla sola doğru çevirmeye başladım ama o anda da giden bir araba vardı. Elif ile tuba korku çığlıkları atarken ben orada şaşkınlıktan konuşamıyordum bile.
Tam o anda olacaklar oldu.
Şuan ölüm bize çok yakındı çünkü büyük bir kaza yapmıştık ve bunun sebebi ise benim hızlı gitmemdi.