25. bölüm / 29
Seni benden koruFIRTINANIN ORTASINDAKİ SESSİZLİK
Bölümler 29Şu an: FIRTINANIN ORTASINDAKİ SESSİZLİK
- 1 GİZLİ MORLUKLAR VE ÇELİK BAKIŞLAR686 kelime
- 2 TENEFFÜS ÇAKIŞMALARI VE İNCE ÇİZGİLER538 kelime
- 3 GECE YARISI VE KAÇAMAK BAKIŞLAR662 kelime
- 4 PEMBE PİJAMALAR VE SUSKUN BAKIŞLAR545 kelime
- 5 BİR CEKETİN GÖLGESİNDE645 kelime
- 6 FIRTINADAN ÖNCESİ VE DEDİKODU ÇARKI471 kelime
- 7 OKULUN ORTASINDAKİ FıRTINA VE KORUMA DUVARI562 kelime
- 8 SIĞINAK VE VERİLMEYEN SÖZLER482 kelime
- 9 ŞEHİR, RÜZGÂR VE KAHKAHALAR600 kelime
- 10 GECE YARISI SALINCAKLARI VE GECE ELBİSESİ607 kelime
- 11 GECE YARISI GÜLÜŞLERİ VE SESSİZ KIRILMA695 kelime
- 12 KAN, İNTİKAM VE SIĞINAK649 kelime
- 13 KÜLLERDEN DOĞAN ATEŞ VE ORTAK YATAK328 kelime
- 14 CANSU'NUN GAZABI VE MALİKANE DAVETİ441 kelime
- 15 MALİKANE KAPILARI VE İLK KIVILCIM389 kelime
- 16 YENİ BİR SAYFA VE ÇİFTLER SOKAĞI453 kelime
- 17 YENİ BİR BAŞLANGIÇ VE YOL MACERASI452 kelime
- 18 EGE GECESİ VE SAKLI KOY456 kelime
- 19 OKUL KORİDORLARI VE GİZLİ KAÇAMAKLAR501 kelime
- 20 GİZLİ DOKUNUŞLAR VE SİNSİ FISILTILAR498 kelime
- 21 KIRILAN ZİNCİRLER VE ATAN KALBİN SOĞUKLUĞU521 kelime
- 22 KARANLIĞIN SAHİBİ VE TEHLİKELİ TEKLİF443 kelime
- 23 GİZLİ BAKIŞLAR VE SESSİZ PROTESTO493 kelime
- 24 Gece Yarısı Çağrısı Ve Dökülen Renkler480 kelime
- 25 FIRTINANIN ORTASINDAKİ SESSİZLİK644 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 GERÇEĞİN SOĞUK YÜZÜ VE KIRIK GEÇMİŞ517 kelime
- 27 YAZ GÜNEŞİ VE ISSIZ VADİDEKİ GERİLİM416 kelime
- 28 ISSIZ VADİDE HESAPLAŞMA617 kelime
- 29 BİZİM HİKÂYEMİZ VE SONSUZ BİR GÖKYÜZÜ359 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gece yarısı sokak lambasının altında, Tolga’nın deri ceketine sarılıp göğsüne kapandığım an zaman durmuş gibiydi. Kokusu, sıcaklığı, gözlerindeki o devasa pişmanlık... Bütün gardımı indirmek, her şeyi unutup boynuna sarılmak istedim. Ama içimdeki o kırgın çocuk henüz susmamıştı. Beni tek bir kelimeyle sildiği o anın acısı hâlâ tazeydi.
"Şimdi git Tolga," demiştim fısıltıyla, kollarının arasından sıyrılarak. "Beni geride bıraktığın yere dön."
Tolga beni durdurmadı. Sadece ceketini omzumdan almamı engelledi ve arkamdan pürüzlü bir sesle, "Yine geleceğim," dedi. "Sen beni affedene kadar her gece buradayım."
SABAH – OKUL VE EV
Ertesi sabah uyandığımda içimde devasa bir yorgunluk vardı. Yanağımdaki kurumuş rimel izlerini temizleyip aynaya baktım. Cansu kapının eşiğinde belirdi, okul üniformasını giymişti.
"Kanka, ben gidiyorum," dedi endişeli gözlerle. "Bugün de gelmek istemediğine emin misin?"
"Eminim Cansu," dedim yatakta doğrulup dizlerimi göğsüme çekerek. "Biraz daha zamana ihtiyacım var. Sen git, aklın bende kalmasın."
Cansu gidince evde tek başıma derin bir sessizliğe gömüldüm. Ancak bu sessizlik, telefonuma gelen bir mesaj sesiyle bölündü. Ekrandaki yabancı numarayı açtığımda kalbim tekledi:
Ateş Karadağ: "Süre doluyor küçük kız. Kararın ne? Oğlumun yanında dimdik duracak mısın, yoksa o dedikoduların altında ezilip kaçacak mısın? Kararını ver, gereğini yapayım."
Mesajı okurken ellerim titredi. Ateş Karadağ şaka yapmıyordu. Tolga’nın hayatındaki yerimi netleştirmemi istiyordu.
OKUL – AYNI ANLARDA
Cansu okula adım attığı an koridorlardaki zehirli havanın daha da ağırlaştığını fark etti. Buse ve tayfası yine bir köşeye toplanmış, alaycı kahkahalar atıyordu.
"Duydunuz mu?" diyordu Buse, sesini yükselterek. "Bizim gariban Hazal iki gündür okula gelmiyor. Meğer Tolga bunu kapının önüne koyunca bunalıma girmiş, evden bile çıkamıyormuş. Zaten böyle tiplerin sonu hep aynı olur!"
Cansu tam çantasını yere fırlatıp Buse'nin üzerine yürüyecekti ki, koridorun başından gelen o ağır ayak sesleri herkesi buz kestirdi.
Tolga, arkasında Berk ve Poyraz’la koridorda belirdi. Yüzü adeta bir ölüm fermanı gibi soğuk ve kararmıştı. Üzerindeki o tehlikeli havayı hisseden öğrenciler anında iki yana çekildi. Tolga, doğrudan Buse’nin olduğu kalabalığa doğru yürüdü.
Buse’nin yüzündeki o alaycı tebessüm bir anda dondu.
Tolga, Buse’nin tam karşısında durdu. Boyuyla üzerine gölge gibi çöktü. Çelik grisi gözlerinde öyle bir öfke alevi yanıyordu ki, koridorda tek bir nefes sesi bile duyulmuyordu.
"Bir daha..." dedi Tolga, sesi bir bıçak kadar keskin ve kısıktı. "...bir daha bu okulda Hazal’ın adını ağzına alan, arkasından tek bir kelime eden olursa..."
Tolga, Buse’nin yanındaki boş soyunma dolabına öyle sert bir yumruk attı ki, sac dolap içeri çöktü ve koridorda devasa bir gürültü yankılandı. Buse ve yanındakiler çığlık atarak geriledi.
"Gözünün yaşına bakmam," diye devam etti Tolga, kana bulanmış yumruğunu bile umursamadan. "O kızı kendi ellerimle mahvettim ben, ulan! Sizin gibi ucuz mahlukların onu diliyle kirletmesine izin verir miyim sanıyorsunuz?! Herkes işine baksın, yoksa bu okulu başınıza yıkarım!"
Tolga dönüp yürümeye başladığında kimseden çıt çıkmıyordu. Poyraz, Buse’ye bakıp gözlerini devirdi: "Sana az bile dedik Buse Hanım, kaşındın."
ÖĞLEDEN SONRA – HAZAL’IN EVİ
Okul çıkış saatinde kapım vuruldu. Açtığımda karşımdaki manzara içimi cız ettirdi.
Tolga kapının önünde duruyordu. Elindeki sargı bezine hafifçe kan sızmıştı. Yüzünde ise o mağrur adamdan eser yoktu; tamamen savunmasız, yorgun ve aşık bir Tolga vardı karşımda.
"Elim kirlendi," dedi fısıltıyla, sargılı elini göstererek. "Yaramı sarar mısın güzellik?"
Gözlerim doldu. Onu içeri alıp kapıyı kapattım. Koltuğa oturttum, banyodan tentürdiyot ve temiz gazlı bez getirip dizlerinin önüne çöktüm. Sorumsuzca gidip bir yerleri yumrukladığı için ona kızmak istiyordum ama elini pansuman yaparken canı acımasın diye titreyen parmaklarımı görünce susmak zorunda kaldım.
"Okulda bir daha kimse senin adını anamayacak," dedi Tolga, başımı yukarı kaldırıp yüzüne bakmamı sağlayarak. "Özür dilerim Hazal. Bütün bunlara sebep olduğum için özür dilerim."
Nefesim kesildi. Elindeki sargıyı son kez bağlayıp elini iki elim arasına aldım. Yumuşamaya başladığımı hissediyordum; o sert kabuğum, Tolga'nın bu çaresiz bakışları karşısında eriyordu.
"Bir daha bana güvenmemezlik yapma Tolga," dedim, gözlerimden süzülen bir damla yaşı silerken. "Beni korumak için bile olsa benden vazgeçme."
Tolga sağlam olan eliyle yanağımı kavradı. Alnını alnıma dayadı. Nefeslerimiz birbirine karışırken iç çekti.
"Asla," dedi Tolga, dudaklarıma doğru fısıldayarak. "Senden bir daha asla vazgeçmeyeceğim."
Bölüm etkileşimi
