9. bölüm · ŞAHİN BAKIŞI

9. Bölüm

Merve Eribol

Sitenin önüne geçtim, arkama baktığımda, Fatih arkası bana dönük, telefon ile konuşuyordu, sesi geliyordu.

" Eskisi gibi olamayız özüm" . Bi dakka özüm ile mi konuşuyor. Gizlice yaklaşıp dinlemeye başladım.

" Artık eski merkezde görevine de geçemezsin, o ekibe zaten yeni, ve başarılı bi başkomiser geldi özüm".
...
" İsmini ne yapıcaksın özüm ".
...
" İsmi Hilal yaman , hayır tabiki onun ile aramızda ne olabilir, kendine gel ". Dimi ne olabilir fatih ne olabilir, gerçekten hassiktir.

"tokan mı? Hala bende, ama bu hiç birşey ifade etmez, tekrar birbirimize zarar vermeyelim lütfen" . ben ümidimi tam anlamıyla bitirebilirim . Oğlum bunlar bildiğin birbirlerine tam anlamıyla aşıklar, çantamdan tokayı çıkarıp, fatih'in yanına gittim , hızlıca avucunu açıp içine koydum,

" Özüm dur aricam seni".

Yürümeye başladım. " Hilal dur!" Diye bağırdı

" Ne var Fatih, hem sana emanet edilen şeyi neden bana veriyorsun ". Dedim sinirle.

" Hilal, sen yanlış anladın gerçekten"

onu ittirerek, " Neyin açıklamasını yapıyorsun sen bana ya , biz neyiz hiçbir şey, o yüzden açıklama yapmana hiç gerek yok , ayrıca beni küçük gördüğünden hiç haberim yoktu, aramızsa ne olabilir ki dimi ".Dedim ağlayarak.

" Ya bak ben orda öyle demek istemedim gerçekten ".

" Ben zaten herşeyi yanlış anlıyorum dimi, o yüzden boşver Fatih, gerçekten boşver ". Dedim ve yumruklarını sıktığını fark ettim.

" Doğru aramızda ne olabilir, o zaman senin bu boş triplerin ne, sen şuan bana neyin tribini atıyorsun Hilal? ". Diye bağırdı yüzüme

" Hiçbir şeyin, neyse birbirimizin kalbini daha fazla kırmasak iyi olur ". Dedim ve hızlıca Yürüdüm, onun olduğu ortama asla gidemezdim, hemen Eren'i aradım.

" Alo ere-"

" Başkomiserim çok heycanlıyım, bu benim için bir şans olabilir, galiba bugün yerene söylicem ondan hoşlandığımı , bu arada siz ne için aradınız".
Onun bu şansını elinden alma hakkım yoktu.

" ben şey dicektim, bizim sitenin yukarısında park var orda bekliyorum seni ".

" Tamam başkomiserim bi 15 dk ya ordayım ".

Boş boş bankta oturdum, bomboştu, saat geç tabi kimse olmicak, birden Eren'in arabasının, farları ile irkildim.

______

Eren sandalyemi çekti, oturdum, herkes kakara kikiri gülüp konuşuyordu, ben ve Fatih tam karşı karşıyaydık, ikimizde sustuk sadece sustuk, cafede ise emre aydının sen beni unutamazsın şarkısı çalıyordu, tam bir klip gibi , boktan şeyler,

" Bu arada Emir komiserim , Mira çakmak sizin neyiniz ". Dedi furkan abi

" Kızım neden sordunuz furkan komiserim ".

" Anasınıfına gidiyor değilmi ".

" Evet "

" Hah benim oğlumu dövmüş geçen "

" Aa Yusuf.sizin oğlunuz mu? "

" Evet ".

" Canım kızım ya, tabi döver, oğlun ona yardım etmemiş boyama yaparken "

" Bak bak, bende diyorum oğlum benim gibi centilmen olucak, neyse eve gidince dersini veririm ben ".

Bunlar gülüp konuşuyorlardı , Mustafa ve eylül el ele tutulup gülüşüyorlardı, emir abi ve furkan abi, okuldan konuşuyorlardı , eda, yaren, Azra bişeyler konuşuyorlardı,

eren ise yareni izliyordu, Fatih ise masadaki bardaklara bakıyordu sıkıntıdan elimi karnımdaki dikiş izine götürüp okşadım ,

1 saatimizi öyle geçirdikten sonra. Ben ayağa kalktım. " Herşey için çok teşekkür ederim gerçekten ben artık gideyim saat geç oldu ". Fatih dışında Herkes iyi akşamlar dedikten sonra, eren ayağa kalktı. " Başkomiserim bırakayım sizi " .Dedi.

" Yok canım sağol ben biraz yürüyecem ".Dedim

Camın yansımasından Fatih'in de kalktığını gördüm, hızlıca caddeye ilerledim , cadde'de ise yavaş yavaş yürüdüm, havayı içime çeke çeke.

birden yanımda bi araba durdu , kessin şimdi benimle boş boş konuşup başlarını belaya sokucaklardı, camlarını açtılar.
" Ufff yavrum bacaklara bak ". Diye bağırdılar.

Durup onlara döndüm. " Ne diyorsunuz siz , başınızı belaya sokmak istemiyorsanız şimdi siktirip gidin " . Dedim

" Uu yavru ne yapıcaksın bize kırmızı ruj mu fırlatıcaksın".

" Lan ben polisim şimdi 4 ünüzüde tutuklarım görürsünüz ".

" Pembe kelepçe lerin varmı güzellik ".Diye bağırdı içlerinden biri

" Hay ben sizin amınıza koyayım ". Diyip, birini camdan , yakasını tutup aşşağıya çektim,

Kolunu ters çevirip. " Lan bak zaten sinirliyim bugün belanızı benden aramayın ".

Birden arkamdan Fatih gelip diğerini de camdan çekti, veya uçurdu, en son hepsini bi güzel dövdüğümüzü hatırlıyorum. Çantamdan kelepçeleri çıkarıp, hepsine taktım, ve merkezi aradım, bankta oturup gelmelerini bekledim. " Sen gidebilirsin, beklemene gerek yok ". Dedim Fatihe

" Seni beklemiyorum zaten, görevimi yapıyorum". dedi

" Sen böyle herşeyde bana laf sokmak zorundamısın? ". Diye sordum.

" Evet ". Diye cevap verdi yüzsüz

" Sen bekle o zaman ben giderim!". Dedim

Taksiye atlayıp eve gittim. Saatler içinde pislik birine dönüştüğü için tebrik etmem gerekliydi.

Kapıyı çaldım.
" Abla hoşgeldin ". Dedi hakan

" Hoş bulduk ablacım". Diyip içeri geçtim,

hakan arkamdan gelip," Ablacım? Derken ,kim üzdü lan seni, söyle gidip belasını iki- " .

bu arada anası demişken, büşra ablanın sesi sedası çıkmıyor, galiba orduya geri dönmüş.

" Şşş hakan küfür etme, kimse üzmedi sadece çok yorgunum" Dedim.

Üstümü değiştirip balkona geçtim hakan da iki bardak kahve getirdi bize. Durup dururken ,hakan bana. " Aklıma geldi de Abla senin seçimlerin neden o kadar kötü ". Dedi

" Nasıl yani? " Dedim merakla.

" Hatırlıyorum da ilk sevgilin torbacıydı seni kandırıyordu az daha, aa bak bitanesi manavcıydı, anneme patates getirmişti annem onu dövdü diye, gece camlarımıza domates fırlatmıştı piç, 2 gün boyunca binayı komple temizlemiştik . bide başımıza terörist kalican çıktı ". Dedi gülerek. İstemsizce kahkaha attım.
" Harbi lan sıçayım seçimlerime ".Dedim

" Abla bide şey vardı seni istemeye gelen neydi ya ".

" 4 göz? ". Diye şık verdim

Hakan kahkaha atarak. " Evet evet, salak önünü görmüyordu, annemin elini tutmuştu sen sanıp. babam onu meydana kadar kovalamıştı" Dedi

" Hakan ". Dedim

" Efendim abla "

" Hayatıma sıçayım valla boşa yaşıyorum ben bu hayatta"

" Deme abla öyle, benimkinin de farkı yok ".

Ben sinirle. " Farkı yok mu, şu neydi ismi şeyma mıydı, kredi çekip sana araba almaya çalışmadımı, zor durdurduk salağı, bide neydi , sen Annemlerle kavga etmiştin , blöf yapıp evi terk etmiştin, kız sana ev almıştı, zorla tapuyu onun adına yapmıştık ".

" Harbi ya neler yaşamışım ben öyle, aga başıma gelenler hep yakışıklılığım yüzünden geliyor harbi ".Dedi hakan

Ben sabır çekerek. " Uff salak ". Dedim.

" Ne ya valla çok yakışılıyım, yalan yok ".

" Hakan! "

" Efendim abla "

" Azrayı, hiç bir zaman bırakma, o seni çok seviyor, her zaman her daim arkasında dur, yanında ol aslanlar gibi bence senin kısmetin Azra ".

" Abla bunları senden duymak çok güzel, ama sen evde kaldın ".

" Salak çocuuuk, hadi yatalım saat çok geç ".

______

sabah hemen giyinip merkeze gidicektim ki, adliyeden aradılar, dünki olay için, araba bugün bendeydi, hemen hakanı uyandırdım, beraber adliyeye gittik, ben savcının odasına gittip. Dünki olayı ben yaşadığım için şahitlik edicektim,
" Bu arada hilal hanım, kardeşiniz çok başarılı avukatlarımızdan biri, gerçekten, başarılı olma huyunu sizden almış sanırım " . Dedi savcı

" Savcım sakın bunu ona söylemeyin, şımarır! " .

savcının odasında işimi bitirip, koridora çıktım. Tam o sırada karşıma hakan çıktı.

" Oo avukoş ". Dedim gülerek

" Ney ney? ".Dedi sinirle.

" Avukoş ". Diyerek tekrar ettim.

" Abla allahına o ne ya , mesleğimden soğudum vallaha , git git arkadaşlarım gelicek rezil ediceksin beni ". Diyerek beni ittirdi hakan.

Ben gülerek. " Ablaya cevap verme, hadi ben gidiyorum, varmı bi isteğin".

Hakan sinsice gülerek. " Var, rıza babaya selam söyle ".

" Hay senin am-" . Diyemeden savcı odadan çıktı, hemen arabama doğru ilerledim, birden telefonum çaldı, arayan nihat müdürdü.

" Efendim müdürüm ".

" Yaman ,merkeze gelme, şimdi konum atacağım cafe ye gel ".

Şaşkın bir şekilde. " Tamam". Dedim.

Konumu açıp, yola bakındım, 20 dk sonra bi cafe ye vardım, tam park edecekken, bi araba yerimi kaptı, başka yere park edip hızlıca indim. " Noluyor lan ". Diye haykırdım, o sıcağın altında, lan araba Fatih'in ki ne benziyor, yok canım ne alaka, Fatih arabadan inince, ben zortingen.

" Sen utanmıyor musun , benim park yerimi çalmaya". Diyerek bağırdım.

" İlk ben gördüm, hem sen benimi takip ediyorsun ". Dedi Fatih

" Aynen ,bi başkomiserin işi gücü yok seni takip edicek dimi ". Dedim sinirle.

Hızlıca müdürün söylediği, masaya doğru ilerledim, masaya varınca Fatih ile çarpıştık, bide bi bakıştık, ikimizinde bakışında sadece, öfke, sinir vardı. İkimizde olaya daha anlam veremeden,

" Hoşgeldiniz çocuklar, oturun ". Dedi halit müdür, bide yanında bi adam vardı, ikimizde yan yana oturduk, o adam Fatihlerin müdürüymüş.

Soner müdür, su bardağını masaya bıraktıktan sonra, " Çocuklar, önemli bi operasyon var ve biz sizi-". Derken Fatih sözünü keserek,

" Hiç kusura bakmayın, ben bu hanfendi ile asla operasyon falan yapmam ". Dedi.

Bende sinirle ayağa kalkarak, " Ben zaten hayrandım dimi sana " . Dedim.

İki müdür ellerini masaya vurarak, " Oturun şuraya adam akıllı konuşalım" dediler .

Geri oturdum. " İkinizin arasındaki dava umrumuzda bile değil, biz işimize bakıyoruz, ve sizi seçtik, çıtınız çıkmasın". Dedi soner müdür,

Halit müdür masadaki dosyayı eline alarak, " Buse ve Nevzat çifti, tarihi eser kaçakçıları, çaldıkları takıları evli çiftlere satıyorlar, ama kadın manyak, kadının gerçek aşka olan inancı çok fazla ve bağzı zengin ailelere, satış bile yapmamışlar bu konu yüzünden, sizden sadece gerçekçi rol yapmanızı istiyoruz çocuklar bizi hayal kırıklığına uğratmayın lütfen , bu gizli görev olucak, merkezdeki lere de şu anlık söylemezseniz iyi olur ". Dedi ve cebinden yüzük kutusunu çıkardı, açıp önümüze koydu,

soner müdür devam etti. " Arkadaşımın yalısını bu geceliğine kiraladım, operasyon orada gerçekleşecek, kostümleriniz hepsi yalıda , aracılıar size buluşma ayarladı, akşam yemeğe gelicekler size, sizden sadece dediğimiz gibi rol yapmanızı istiyoruz, başka hiçbir şey istemiyoruz". Dedi

Küçük alyansı yüzük parmağıma takarak, " Sizi asla hayal kırıklığına uğratmayacağım emin olun " . Dedim.

Fatih'te kutudaki alyansı alarak, " Dünden razısın ADANALI ". Dedi. Sakin ol Hilal seni gaza getirmeye çalışıyor, relax relax,

" Ben şimdi sana cevap verirsem kavga çıkar o yüzden susuyorum, büyüklük bende kalsın ". Dedim.

" Bu boylamı büyüklük sende kalıcak ". Dedi fatih, alttan alttan da gülüyordu.

" Ne varmış be boyumda, neyse müdürüm ben bu şahısla daha fazla yüz göz olamicam, merkeze geçiyorum ". Direkt masadan ayrıldım, oha lan alyans ne kadar yakıştı elime, tenim bembeyaz olduğu için heralde, onu bunu boşverinde amk ölçüleri tam , Fatih'in ki de tam oturmuştu, bu müdür lerden korkulur vallah.

Merkeze doğru giderken edayı aradım.

" Alo eda ".

" Başkomiserim"

" Yeni vaka varmı? "

" Şu anlık yok başkomiserim, bugün full sorguya girdik ".

" Tamam ben geliyorum şimdi ".

Arabayı park ettikten sonra hızlıca yukarı odama çıkıcaktım ki, odamın kapısının üstünde adımın yazıldığı isimliğe bakan bi kadın vardı, yanına gidip, " Neye bakıyorsunuz? ". Dedim

" Birileri yerime geçmeye çalışmışta ona bakıyorum ". Dedi, heee şimdi çaktım bu özümlü kek,

" Kimmiş o çakal ". Dedim

" Çözücem, gerekirse yerime geçmek için onu kovdururum bile, papucumun başkomiseri hilal yaman, ee siz ne için geldiniz". dedi bana

" Ben mi? Odama giricektim de, baktım bi hanfendi ağaç gibi dikilmiş, halini hatrını sorayım dedim ".

" Hilal Yaman sensin? ". Dedi özüm şaşırarak.

" Bingo! Doğru bildiniz, bizden bi çeyiz seti hediye ".

Omzuna çarpıp odama girdim, peşimden geldi, herkes ayağa kalktı, özümü gördüklerine şok olmuşlardı belliki, azra hariç,

" Selam aşkolar ben geldim ". Dedi özüm, furkan abi ayağa kalkarak,

" Neden geldiniz? ". dedi

Boş boş konuştuktan sonra geri gitti, bi an önce akşam olmasını bekliyordum ki o saçma operasyon bitsin diye, biri beni istemiyorsa ben hiç istemem, bi kaç sorguya girdikten sonra , nihat müdürün belirlediği saatte eve gittim yani saat 17:00 geçe,

Direkt duş alıp, sade bişeyler giydim, sadece evde saçımı yaptım, düzleştirdim, zaten orda hazırlanıcaktık, geri aşşağı inip arabaya bindim, yalıya gitmeden, hakana haber verıyım geç geleceğimden
" Hako ben geç gelicem akşam, operasyon var ".

" Tamam abla, bende evde takılırım, bu arada abla arabayı maviye boyatıcam ".

" Bok yersin, hele öyle bişey yap ben sana gösteririm ".
" El mi yaman bey mi, hilal hanım ".

Yüzüne kapattım telefonu, bide bu malla uğraşıyorum abi ya,

_______

Yalının bahçesine vardıktan sonra ağzım açık kaldı oha amkk burası neresi cennet mi, hemen yukarı çıktım giyinmek için, kıyaferimin olduğu odaya gidecekken tam karşı odamda özümünkini gördüm, yani fatihi

Odaya geçtim,Ohaa yatağın üzerinde yandan yırtmaçlı saten kırmızı askılı elbise vardı yanında da, YSL topuklu ayakkabı vardı , resmen aşık oldum,

Aynadan kendime baktığımda o kadar yakışmıştıki elbise, belim ince olduğu olduğu için cuk diye oturmuştu, ayakkabıyı da giydim geriye sadece makyaj kalmıştı, hemen makyaj masasının karşısına geçtim, auralı bir makyaj yaptım, en son olarak kıpkırmızı bir ruj sürdüm,

Oha lan bu ben miyim, dinleme cihazını sütyenimin iç tarafına koydum . Odadan çıktığımda, tam karşımda Fatih vardı, siyah pantolon ve siyah gömlek giymişti, üstten iki düğmesi açıktı, bembeyaz göğüsü gözüküyor du, mükemmel traşı , kendine gel hilal, kendine gel, gözlerine baktığımda oda bana bakıyordu, göz göze gelince hemen bakışlarını başka tarafa doğru çevirdi,

direkt merdivenden aşşağı indim, yemek masası hazırlanıyordu, halit müdür ve soner müdür salonda konuşuyorlardı, yanlarına gidip oturdum, fatih'te geldi,

" Ooo maaşallah maaşallah, bu ne güzellik Hilal başkomiser, Fatih sende kıyak olmuşsun ". Dedi soner müdür,

Nihat müdür elini soner müdürün omzuna atarak, " ne sandın soner, hem başarılı hem güzel, sizin Fatih'te az değil ". Sırtım dik bir şekilde, kendinden emin bir şekilde, ayaklarımı üst üste attım , arkamı hafif Fatih'e doğru dönmüştüm,

" Şimdi Fatih senin adın Mert, hilal seninki Zehra, sakın unutmayın, gerçek isminizle birbirinize hitap etmeyin, dinleme cihazlarını sağlam bir yere taktığınızı varsayıyoruz , biz araçta olucaz, herşey sizde ". Dedi nihat müdür, ve çıktılar, arkamı döndüğümde Fatih bana bakıyordu, elimi şıklattım, direkt telefonuna geri döndü, birden soner müdür şak diye geri döndü, korkudan ayağa kalktım,

" Çocuklar, sizin için instagram açmıştık, ordan yazışıcaksınız da, fotoğraf yok, zaten ev içinde, instagramınızdan alıp shop yaptık ". Dedi. İkimizide ayağa kaldırdı, duvarda tablolar vardı, tam resim çekinme köşesi gibi, oraya geçtik, ben ve Fatih aynı anda telefonlarımızı uzattık, ikimizinkide iphone ydi,

tabi 3 model yüksekti onun ki sonra birbirimize baktık. " Benim ki iyi çeker". dedi Fatih. " Benimkide iyi çeker ". Dedim. Soner müdür cebinden iphonesini çıkarıp, " Siz yine kavga ediceksiniz, tamam ben çekerim sonra size de atarım hatıra olur , yalnız güzel pozlar verin evli bir çiftsiniz sonuçta " .

Sağ ayağımı hafif öne doğru attım, Fatih sol tarafımdaydı, ama asla gerçekten o tarafta olamayacaktı, sağ elini belime koydu ve hafifçe kendine doğru çekti, bende arkadan hafif sarıldım,

" Gülümsermisiniz! Lütfen! ".
Hafif gülümsedim, 2 3 tane çekindik,

" Poz değiştirin çocuklar".

Sağ elim ile belime koyduğu elini alıp karnıma götürdüm, elimi elinin üstüne koydum, kafamıda hafif yasladım omzuna, tabi boyum yetişmedi ama,

" Sağolun çocuklar, ben bunları şimdi yükliyeceğim".

Fatih'in elini bıraktım , şöminenin üstünde duran fotoğrafa baktım.

" Oha lan, bu ne ". Deyiverdim , siyah elbise vardı bu fotoğrafımda, kuzenimin düğünüydü, denize bakan taşın üzerinde oturmuştum, ama çerçevede böyle durmuyordu, Fatih ile sarmaş dolaş oturuyordum. " Adamlar iyi iş çıkarmış, bende terasın duvarında oturuyordum ". Dedi fatih

" Doğru da bu ne, ben burda taşın üzerinde oturuyordum"

" Ee tamam bende taş gibiyim, aynı şey hilal ".

Mal mal ona baktım , sonra koltuğa geçtim.