Saf Kötülük kitap kapağı

26. bölüm / 45

BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER
  1. 1 BÖLÜM 1  :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"657 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2: YARIM KALAN HALKALAR513 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN533 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4: GECE GELEN TELEFON554 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: ÇAMURIN İÇİNDEKİ MASKELER525 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: YENİ BİR İZ, YENİ BİR GÖLGE600 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK368 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ509 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9: YAĞMUR SONRASI TOPRAK KOKUSU522 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10: YENİ RÜZGARLAR, GİZLİ GÖLGELER559 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11: SESLİ SESSİZLİK633 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12: BİRLEŞEN ELLER VE GİZLİ CEPHE951 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13: SAKLI HAKİKATLER VE İLK KIVILCIM683 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14: GİZLİ KAHRAMAN VE SESSİZ FIRTINA407 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: KIRILAN CAMLAR VE KARANLIK KORİDORLAR733 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16: BEYAZ KORİDORLAR664 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI481 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ592 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19: DEDEKTİFLER İŞ BAŞINDA569 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE DEV YÜZLEŞME607 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21: MÜHÜRLENEN KALP VE SESSİZ KIYILAR775 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: YENİ BİR RİTİM VE AÇIK DENİZLER517 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR458 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: PERDENİN ARKASINDAKİ GÖLGE561 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER554 kelime · Okuduğun bölüm
  26. 26 BÖLÜM 26: GÖLGELER VE ADIMLAR585 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: YANGIN VE YALNIZLIK465 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28: KOPAN SON İP VE MEÇHUL GÖLGE551 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29: ISLAK SOKAKLAR VE İZLER617 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30: GEÇMİŞTEN DÜŞEN BİR PARÇA580 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31: GERÇEK VE FIRTINA548 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BUZLARIN ERİMESİ VE YARALARIN SARILMASI437 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: YENİ BİR BAŞLANGIÇ772 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: TATLI ZEHİR533 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: MASUM MASKELER531 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36: DÜĞÜNDEN ÖNCEKİ SON GÖLGE611 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37: BEYAZ DUVAĞIN SİYAH GÖLGESİ567 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38: KARA GÜN VE KOPAN İPLER587 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39: BİR BAŞKA ZAMAN563 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40: TÜKENİŞ VE KOPAN HALKALAR560 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41: KANLI HESAPLAŞMA853 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: AİLE HESAPLAŞMASI640 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43: GÖLGENİN TANIĞI456 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44: KIZIL ÇİZGİ VE SAHİLDEKİ YÜZLEŞME736 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45: ÇATLAYAN MASKE VE DÜŞEN ŞÜPHE735 kelime

O gece zaman durdu. Sokak lambalarının sarı ışığı odamın tavanına vururken, gözümü bir saniye bile kırpamadım. Yatakta sağa döndüm olmadı, sola döndüm olmadı...
Zihnimde sadece o tek bir cümle yankılanıyordu: "Elya üvey olduğunu asla öğrenmeyecek!"
Kenan Amca’nın ve Nevin Teyze’nin o fısıltılı, korku dolu sesleri beynimin duvarlarına çarpa çarpa beni diri diri gömüyordu. Yastığa başımı koyduğumda Elya’nın o saf, gülümsediğinde gözlerinin içi parlayan yüzü geliyordu gözümün önüne. Bana güvenen, elini tuttuğumda dünyaları benim sanan o kız... Şimdi anne ve baba bildiği insanların, kendi hayatının en büyük yalanı olduğunu öğrense ne yapardı? Nasıl dayanırdı bu acıya?
Sabahın ilk ışıkları odaya sızdığında aynaya baktım. Yüzüm kireç gibi bembeyazdı. Gözlerimin altı morarmış, kan çanağına dönmüş gözlerimle adeta yaşayan bir ölüye benziyordum. Kravatımı bile doğru düzgün bağlayamadan, saçım başım dağınık bir halde evden fırladım.
Şirkete adım attığımda adımlarım birbirine dolanıyordu. Kafeteryanın yanından geçerken Can ve Damla’nın neşeli sesleri geliyordu. Dün gecenin ardından el ele tutuşmuş, yüzlerinde sarsılmaz bir mutlulukla kahve içiyorlardı. Onlara görünmeden masama geçmek istedim ama olmadı.
"Berk? Oğlum bu ne hal?"
Can’ın sesiyle duraksadım. Can ayağa kalkıp yanıma geldi, omzumu tuttu. "Ulan dün gece damat adayı gibiydin, şimdi kamyon çarpmış gibisin! Ne oldu sana, hasta mısın?"
"Yok... Bir şeyim yok Can," dedim, sesim pürüzlü ve kısıktı. "Sadece gece pek uyuyamadım. Başım çatlıyor."
Damla da endişiyle yanımıza geldi. "Berk iyi görünmüyorsun gerçekten. Elya geldi mi, haberi var mı bu halinden?"
Elya’nın adını duyduğum an kalbime bir bıçak saplandı. "Söylemeyin Elya’ya," dedim aniden, sesimdeki aşırı tepkiye ben bile şaşırdım. "Yani... Merak etmesin, önemli bir şey değil. Biraz işlere odaklanırsam geçer."
Masama geçip oturdum ama ekranı bile göremiyordum. Kafamın içi zonkluyordu.
Yaklaşık yarım saat sonra asansörün kapısı açıldı. Elya içeri girdi. Üzerinde yine o çok sevdiğim açık renkli kazağı, bileğinde ahşap bilekliği vardı. Yüzünde dünkü kutlamanın ve aşkımızın o tatlı tebessümüyle doğrudan benim masama doğru yürüdü.
"Günaydın sevgilim..." dedi Elya yumuşacık bir tonla.
Ama masama yanaşıp yüzümü gördüğü an o gülümseme yüzünde dondu. Elindeki çanta hafifçe aşağı kaydı.
"Berk?" dedi Elya, sesi bir anda panikle kısılarak. Yanıma diz çöktü, elini alnıma koymaya çalıştı. "Sana ne oldu? Gözlerinin hali ne böyle? Hasta mısın, bir yerin mi acıyor?"
Elya’nın bana dokunmasıyla içimde devasa bir tsunami koptu. Gözlerim doldu, ağlamamak için dişlerimi birbirine kenetledim. Çaresizce elimi çekip yüzümü başka tarafa çevirdim. O an Elya’nın yüzüne bakmaya yüzüm yoktu; sanki gözlerimin içine baksa o korkunç sırrı okuyacakmış gibi hissediyordum.
"İyiyim Elya," dedim, sesimin soğuk ve mesafeli çıkmasına engel olamayarak. "Bir şeyim yok. Gece biraz başım ağrıdı, uyuyamadım sadece."
Elya’nın eli havada kaldı. Bakışlarındaki o sıcacık şefkat, yerini derin bir şaşkınlığa ve incinmişliğe bıraktı.
"Baş ağrısı insanı bu hale getirmez Berk," dedi Elya, sesini alçaltarak ama gözlerini bir an olsun gözlerimden ayırmadan. "Sen benden gözlerini kaçırıyorsun. Benden bir şey mi saklıyorsun? Bir problem mi var?"
"Yok diyorum Elya!" diye biraz fazla sert çıktım, ama hemen ardından gelen o pişmanlığı gizleyemedim. "Lütfen... Üstüme gelme bugün. Sadece biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Elya olduğum yerde donup kaldı. Dün gece sahil kenarında el ele tutuştuğumuz o an gözünün önüne geldi; ama şimdi karşısındaki adam ona yabancı biri gibi bakıyordu.
Elya tek kelime daha etmedi. Yavaşça masamdan uzaklaştı, kendi yerine geçti. Ne bir öfke cümlesi kurdu ne de kırgınlığını yüksek sesle dile getirdi... Sadece o sessiz bakışları, kalbime saplanan binlerce iğneden daha çok yaktı canımı.
Omuzlarımdaki bu ağır sır, Elya’yı korumak isterken aramızdaki ilk devasa çatlağı açmıştı bile...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…