Bölümler 45Şu an: BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI
- 1 BÖLÜM 1 :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"657 kelime
- 2 BÖLÜM 2: YARIM KALAN HALKALAR513 kelime
- 3 BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN533 kelime
- 4 BÖLÜM 4: GECE GELEN TELEFON554 kelime
- 5 BÖLÜM 5: ÇAMURIN İÇİNDEKİ MASKELER525 kelime
- 6 BÖLÜM 6: YENİ BİR İZ, YENİ BİR GÖLGE600 kelime
- 7 BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK368 kelime
- 8 BÖLÜM 8: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ509 kelime
- 9 BÖLÜM 9: YAĞMUR SONRASI TOPRAK KOKUSU522 kelime
- 10 BÖLÜM 10: YENİ RÜZGARLAR, GİZLİ GÖLGELER559 kelime
- 11 BÖLÜM 11: SESLİ SESSİZLİK633 kelime
- 12 BÖLÜM 12: BİRLEŞEN ELLER VE GİZLİ CEPHE951 kelime
- 13 BÖLÜM 13: SAKLI HAKİKATLER VE İLK KIVILCIM683 kelime
- 14 BÖLÜM 14: GİZLİ KAHRAMAN VE SESSİZ FIRTINA407 kelime
- 15 BÖLÜM 15: KIRILAN CAMLAR VE KARANLIK KORİDORLAR733 kelime
- 16 BÖLÜM 16: BEYAZ KORİDORLAR664 kelime
- 17 BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI481 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ592 kelime
- 19 BÖLÜM 19: DEDEKTİFLER İŞ BAŞINDA569 kelime
- 20 BÖLÜM 20: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE DEV YÜZLEŞME607 kelime
- 21 BÖLÜM 21: MÜHÜRLENEN KALP VE SESSİZ KIYILAR775 kelime
- 22 BÖLÜM 22: YENİ BİR RİTİM VE AÇIK DENİZLER517 kelime
- 23 BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR458 kelime
- 24 BÖLÜM 24: PERDENİN ARKASINDAKİ GÖLGE561 kelime
- 25 BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER554 kelime
- 26 BÖLÜM 26: GÖLGELER VE ADIMLAR585 kelime
- 27 BÖLÜM 27: YANGIN VE YALNIZLIK465 kelime
- 28 BÖLÜM 28: KOPAN SON İP VE MEÇHUL GÖLGE551 kelime
- 29 BÖLÜM 29: ISLAK SOKAKLAR VE İZLER617 kelime
- 30 BÖLÜM 30: GEÇMİŞTEN DÜŞEN BİR PARÇA580 kelime
- 31 BÖLÜM 31: GERÇEK VE FIRTINA548 kelime
- 32 BÖLÜM 32: BUZLARIN ERİMESİ VE YARALARIN SARILMASI437 kelime
- 33 BÖLÜM 33: YENİ BİR BAŞLANGIÇ772 kelime
- 34 BÖLÜM 34: TATLI ZEHİR533 kelime
- 35 BÖLÜM 35: MASUM MASKELER531 kelime
- 36 BÖLÜM 36: DÜĞÜNDEN ÖNCEKİ SON GÖLGE611 kelime
- 37 BÖLÜM 37: BEYAZ DUVAĞIN SİYAH GÖLGESİ567 kelime
- 38 BÖLÜM 38: KARA GÜN VE KOPAN İPLER587 kelime
- 39 BÖLÜM 39: BİR BAŞKA ZAMAN563 kelime
- 40 BÖLÜM 40: TÜKENİŞ VE KOPAN HALKALAR560 kelime
- 41 BÖLÜM 41: KANLI HESAPLAŞMA853 kelime
- 42 BÖLÜM 42: AİLE HESAPLAŞMASI640 kelime
- 43 BÖLÜM 43: GÖLGENİN TANIĞI456 kelime
- 44 BÖLÜM 44: KIZIL ÇİZGİ VE SAHİLDEKİ YÜZLEŞME736 kelime
- 45 BÖLÜM 45: ÇATLAYAN MASKE VE DÜŞEN ŞÜPHE735 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Berk hastaneden taburcu olup evinde dinlenmeye başladığında, mahalledeki ve şirketteki sular durulmuş gibi görünüyordu. Ancak bu sessizlik, fırtınadan önceki o aldatıcı sakinlikten başka bir şey değildi. Selin, hastane odasında gördüğü o koparılamaz bağdan sonra tamamen köşeye sıkışmış, hırsından ne yapacağını bilemez hale gelmişti.
Berk’in ailesi yaşanan kazadan sonra biraz olsun nefes almak için bir hafta sonu Kenan Bey’in mahallesindeki küçük bir parka ve evlerine davet edilmişti. Aileler arasındaki o buzlar yavaş yavaş eriyor, Kenan Bey bile Berk’in ne kadar mert bir genç olduğunu kabullenmeye başlıyordu.
İşte tam bu hassas ve kırılgan uyum anında, Selin o en sinsi planını devreye soktu.
Cuma öğleden sonra, şirket ofisinde herkesin öğle yemeği için dışarıda olduğu o sakin dakikalarda Selin, Elya’nın masasına doğru sessizce süzüldü. Elya çantasını masanın üzerinde açık bırakıp tuvalete gitmişti. Selin, etrafa hızlıca bir göz attıktan sonra çantasının fermuarını açtı ve içine o özel alerjen maddeyi içeren çikolataları çantaya koydu. Planı kusursuzdu; delil doğrudan Elya’nın elindeymiş gibi görünecekti.
Cumartesi günü, iki aile Kenan Bey’in evinde yeniden bir araya geldiğinde her şey harika gidiyordu. Elya mutfakta çayları hazırlarken, minik Ata sevinçle salona koşturuyor, Berk ise yeni yeni iyileşen vücuduyla koltukta oturuyordu.
O sırada mutfaktan gelen Elya, elindeki tepsiyi bırakırken telaşla, "Ata, canım benim, masadan düşürmeyin onları..." dedi. Küçük Ata ise neşeyle Elya’nın çantasına doğru yöneldi. Çocuğun elinde Elya’nın çantasından düşen o renkli paketli bisküvi kutusu vardı.
"Ata! Elindeki ne oğlum?" diye sordu Özlem Hanım merakla.
5 yaşındaki masum Ata, kutuyu havaya kaldırarak, "Elya abla bana çikolata getirmiş! Çantasından aldım!" dedi masum bir neşeyle.
Elya şaşkınlıkla durdu. "Ben... Ben sana çikolata vermedim Ata..." dedi ama iş işten çoktan geçmişti. Ata paketi açıp iki tane yemişti bile.
Aradan henüz beş dakika geçmemişti ki, Ata’nın yüzü kireç gibi sarardı. Minik elleriyle boğazını tutmaya başladı, nefesi tıkandı, ses bile çıkaramayacak kadar şiddetli bir kriz koptu.
"Nefes... Nefes alamıyorum..." diye hırıldadı çocuk, gözleri kayarak yere yığıldı.
Salon bir anda mahşer yerine döndü. Annem çığlık çığlığa Atanın üzerine kapandı. Babam ise dehşet içinde çocuğunu kucağına alırken, Kenan Bey neye uğradığını şaşırdı.
Berk, yaşadığı kaza ve ameliyatın verdiği sersemliğe rağmen ayağa fırladı, kardeşini kucağına alıp acile yetiştirmek için kapıya yöneldi. Tam o sırada, yer düşen ve Ata’nın elinden savrulan o kutu ve kutunun içinden çıkan not halının üzerine serildi.
Ve o an... Berk’in gözleri o kutuya takıldı.
Kutunun arkasında, Elya’nın çantasından çıktığına inkar edilemeyecek kadar net deliller duruyordu. Özlem Hanım fenalık geçirirken, Ali Bey öfkeyle ve gözyaşlarıyla Berk’e baktı.
"Berk..." dedi , sesindeki o kırılmışlık odadaki bütün oksijeni tüketti. "O çikolata... Çocuğumun eline o kızın çantasından çıktı. Sen bizi buraya bunun için mi getirdin?!"
Berk olduğu yerde çakılı kaldı. Gözlerini yerde duran paketten kaldırdı ve mutfağın kapısında bembeyaz kesilmiş, elleri titreyen Elya’ya çevirdi. Elya, "Ben yapmadım... Berk yemin ederim koymadım!" diye feryat ederken, Berk’in gözlerindeki o güven ilk defa sarsıldı.
Selin’in çantaya sakladığı o zehirli delil, iki ailenin ve en önemlisi Berk ile Elya’nın kalbinin ortasına yıkıcı bir bomba gibi düşmüştü.
Bölüm etkileşimi
