Bölümler 35Şu an: BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN
- 1 BÖLÜM 1 :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"657 kelime
- 2 BÖLÜM 2: YARIM KALAN HALKALAR513 kelime
- 3 BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN533 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 4: GECE GELEN TELEFON554 kelime
- 5 BÖLÜM 5: ÇAMURIN İÇİNDEKİ MASKELER525 kelime
- 6 BÖLÜM 6: YENİ BİR İZ, YENİ BİR GÖLGE600 kelime
- 7 BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK368 kelime
- 8 BÖLÜM 8: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ509 kelime
- 9 BÖLÜM 9: YAĞMUR SONRASI TOPRAK KOKUSU522 kelime
- 10 BÖLÜM 10: YENİ RÜZGARLAR, GİZLİ GÖLGELER559 kelime
- 11 BÖLÜM 11: SESLİ SESSİZLİK633 kelime
- 12 BÖLÜM 12: BİRLEŞEN ELLER VE GİZLİ CEPHE951 kelime
- 13 BÖLÜM 13: SAKLI HAKİKATLER VE İLK KIVILCIM683 kelime
- 14 BÖLÜM 14: GİZLİ KAHRAMAN VE SESSİZ FIRTINA407 kelime
- 15 BÖLÜM 15: KIRILAN CAMLAR VE KARANLIK KORİDORLAR733 kelime
- 16 BÖLÜM 16: BEYAZ KORİDORLAR664 kelime
- 17 BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI481 kelime
- 18 BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ592 kelime
- 19 BÖLÜM 19: DEDEKTİFLER İŞ BAŞINDA569 kelime
- 20 BÖLÜM 20: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE DEV YÜZLEŞME607 kelime
- 21 BÖLÜM 21: MÜHÜRLENEN KALP VE SESSİZ KIYILAR775 kelime
- 22 BÖLÜM 22: YENİ BİR RİTİM VE AÇIK DENİZLER517 kelime
- 23 BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR458 kelime
- 24 BÖLÜM 24: PERDENİN ARKASINDAKİ GÖLGE561 kelime
- 25 BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER554 kelime
- 26 BÖLÜM 26: GÖLGELER VE ADIMLAR585 kelime
- 27 BÖLÜM 27: YANGIN VE YALNIZLIK465 kelime
- 28 BÖLÜM 28: KOPAN SON İP VE MEÇHUL GÖLGE551 kelime
- 29 BÖLÜM 29: ISLAK SOKAKLAR VE İZLER617 kelime
- 30 BÖLÜM 30: GEÇMİŞTEN DÜŞEN BİR PARÇA580 kelime
- 31 BÖLÜM 31: GERÇEK VE FIRTINA548 kelime
- 32 BÖLÜM 32: BUZLARIN ERİMESİ VE YARALARIN SARILMASI437 kelime
- 33 BÖLÜM 33: YENİ BİR BAŞLANGIÇ772 kelime
- 34 BÖLÜM 34: TATLI ZEHİR533 kelime
- 35 BÖLÜM 35: MASUM MASKELER531 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İnsan kalbi garip birorgandır. Kaç kere kırılırsa kırılsın, kaç kere un ufak edilirse edilsin,küçücük bir tebessüm gördüğünde sanki hiç canı yanmamış gibi yenidenumutlanmaya meyillidir. Lise yıllarında dost dediğim insanların yok saymasıylaaçılan o yaralar henüz kapanmamıştı ama ben yine de kalbimin kapılarını tamamenkilitlemeyi becerememiştim.21 yaşıma geldiğimde birotelde işe başladım. Yeni bir çevre, yeni insanlar, belki de geçmişin izlerinisilebileceğim yeni bir başlangıçtı benim için. Oryantasyonun ilk günüydü. Diğeryeni başlayanlarla bahçede oturmuş, soğuk ve resmi bir tanışma evresindengeçiyorduk.İşte o an geldi.Bahçe kapısından içeriadım attığında, dünyamın ritmi bir anlığına durdu. Üzerinde sade bir kıyafetvardı ama duruşu, bakışları etrafındaki her şeyden soyutluyordu onu. Yanımızadoğru geldi. Ben daha tek bir kelime edemeden, gözleri doğrudan benim gözlerimibuldu. Beni baştan aşağı süzdü. O an aramızda tek bir cümle kurulmadı ama obakışın içindeki o yoğun, anlaşılmaz duygu zihnime kazındı.Yukarıya, oryantasyonsalonuna çıktığımızda kalabalığın arasından sıyrılıp doğrudan benim yanımagelen ilk kişi o oldu. Elini uzattı, "Ben Merve ..." diyerek isminisöyledi. Elini sıktığımda parmaklarının ucundaki o sıcaklık, çocukluğumdan beriiçimde taşıdığım o soğuk yalnızlığı bir anlığına ısıttı.İlk günlerde sadece işleilgili, mesafeli cümleler kuruyorduk. Ama zaman geçtikçe, içimdeki o saf duygufilizlenmeye başladıkça onunla daha çok konuşur oldum. O da bana başkaydı.Oteldeki diğer insanlara karşı gösterdiği o mesafeli tavır, bana gelince yerinisıcak bir samimiyete bırakıyordu. Şakalaşıyor, gözlerimizin içi gülerekkonuşuyorduk.İçimde uzun zamandıruyuyan o çocuk, ilk defa "Acaba ben de sevilebilir miyim?" diyesormaya başlamıştı.Gözlerindeki o ilgiyiyanlış yorumlamadığımdan emin olmak için otelde tecrübeli, abi gibi gördüğümbirine açıldım. Bana gülümsedi ve "Hiç durma Berk," dedi, "Gitbir kahve içmeye davet et. Kızın sana karşı boş olmadığı belli."Doğrudan "Benimlekahve içer misin?" demeye çekindiğim için tatlı bir oyun kurdum. Bir konuüzerinde onunla iddiaya girdim. "Eğer ben kaybedersem," dedimgözlerinin içine bakarak, "Seni dışarıda güzel bir kahve içmeyegötüreceğim."Gülümsedi. O kadar güzelgülümsedi ki, iddianın ne olduğunun hiçbir önemi kalmadı. Kabul etti. Ve ben,sırf onunla o kahveyi içebilmek için iddiayı bilerek kaybettim.Sözleştik. İzin günümdebuluşacaktık.O gün sabah erkendenuyandım. İçimde çocuksu bir heyecan, aynanın karşısında defalarca üstümü başımıdüzelttim. Saatlerce telefonuma baktım. Sabah attığım "Günaydın"mesajı cevapsız kaldı. "Otelde yoğundur, vardiyası 16.00'da bitiyor zaten"diye düşündüm. Kötü bir şey getirmedim aklıma. İyiniyetim yine gardiyanımolmuştu.Saat dörde doğrutelefonunu aradım. Çaldı, çaldı... Açılmadı. Mesaj attım, iletildi ama dönmedi.Ekranın üstünde "Çevrim içi" yazısını gördüğüm an, göğsüme dev birkayanın oturduğunu hissettim. Çevrim içiydi. Telefonu elindeydi. Ama benimattığım mesajları, aramamı resmen yok sayıyordu.Açmadı. Gelmedi.O gün odamda tek başımaoturdum ve ağladım. Bir insanın gelmemesi değil canımı yakan; iddiayı kabuledip, buluşma sözü verip sonra sanki ben hiç var olmamışım gibi beni obekleyişin içinde tek başıma bırakmasıydı. Lisede AVM bankında bekletildiğim opazar günü geldi aklıma. Yine aynı histi. Yine yok sayılmıştım.Aradan birkaç gün geçti.İş yerine döndüm. Onu gördüğümde ne neden gelmediğini sordum ne de sitem ettim.Aramıza buzdan bir duvar ördüm. İş dışında yüzüne bile bakmadım. Ama içimdeki ogurur kırıklığı geçmiyordu. Birkaç gün sonra, sırf onu köşeye sıkıştırmak, oyalanıyla yüzleştirmek için sanki hiçbir şey olmamış gibi tekrar buluşmayadavet ettim.Yine "Olur"dedi. Yine kabul etti!Ve tahmin edin ne oldu?Yine gelmedi. Yine telefonlarımı açmadı, yine mesajlarıma bakmadı.İki kez... İki kez aynıoyuna düşmüştüm. Kendi kendime "Artık bitti Berk" dedim. "Bu kızsenin için sadece bir iş arkadaşı." Onu tamamen yok saymaya, profesyonelbir mesafeye çekilmeye karar verdim.Ama bilmediğim bir şeyvardı. Bu yaşananlar, onun hayatımdaki basit bir hevesi ya da gelgitlitavırları değildi. Ben sadece bir kahve içmek isterken, arkamda beni birbataklığın içine çekecek devasa yalanların, kıskançlıkların ve karanlıkhesapların döndüğünden henüz habersizdim...
Bölüm etkileşimi
