Bölümler 45Şu an: BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR
- 1 BÖLÜM 1 :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"657 kelime
- 2 BÖLÜM 2: YARIM KALAN HALKALAR513 kelime
- 3 BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN533 kelime
- 4 BÖLÜM 4: GECE GELEN TELEFON554 kelime
- 5 BÖLÜM 5: ÇAMURIN İÇİNDEKİ MASKELER525 kelime
- 6 BÖLÜM 6: YENİ BİR İZ, YENİ BİR GÖLGE600 kelime
- 7 BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK368 kelime
- 8 BÖLÜM 8: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ509 kelime
- 9 BÖLÜM 9: YAĞMUR SONRASI TOPRAK KOKUSU522 kelime
- 10 BÖLÜM 10: YENİ RÜZGARLAR, GİZLİ GÖLGELER559 kelime
- 11 BÖLÜM 11: SESLİ SESSİZLİK633 kelime
- 12 BÖLÜM 12: BİRLEŞEN ELLER VE GİZLİ CEPHE951 kelime
- 13 BÖLÜM 13: SAKLI HAKİKATLER VE İLK KIVILCIM683 kelime
- 14 BÖLÜM 14: GİZLİ KAHRAMAN VE SESSİZ FIRTINA407 kelime
- 15 BÖLÜM 15: KIRILAN CAMLAR VE KARANLIK KORİDORLAR733 kelime
- 16 BÖLÜM 16: BEYAZ KORİDORLAR664 kelime
- 17 BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI481 kelime
- 18 BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ592 kelime
- 19 BÖLÜM 19: DEDEKTİFLER İŞ BAŞINDA569 kelime
- 20 BÖLÜM 20: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE DEV YÜZLEŞME607 kelime
- 21 BÖLÜM 21: MÜHÜRLENEN KALP VE SESSİZ KIYILAR775 kelime
- 22 BÖLÜM 22: YENİ BİR RİTİM VE AÇIK DENİZLER517 kelime
- 23 BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR458 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 BÖLÜM 24: PERDENİN ARKASINDAKİ GÖLGE561 kelime
- 25 BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER554 kelime
- 26 BÖLÜM 26: GÖLGELER VE ADIMLAR585 kelime
- 27 BÖLÜM 27: YANGIN VE YALNIZLIK465 kelime
- 28 BÖLÜM 28: KOPAN SON İP VE MEÇHUL GÖLGE551 kelime
- 29 BÖLÜM 29: ISLAK SOKAKLAR VE İZLER617 kelime
- 30 BÖLÜM 30: GEÇMİŞTEN DÜŞEN BİR PARÇA580 kelime
- 31 BÖLÜM 31: GERÇEK VE FIRTINA548 kelime
- 32 BÖLÜM 32: BUZLARIN ERİMESİ VE YARALARIN SARILMASI437 kelime
- 33 BÖLÜM 33: YENİ BİR BAŞLANGIÇ772 kelime
- 34 BÖLÜM 34: TATLI ZEHİR533 kelime
- 35 BÖLÜM 35: MASUM MASKELER531 kelime
- 36 BÖLÜM 36: DÜĞÜNDEN ÖNCEKİ SON GÖLGE611 kelime
- 37 BÖLÜM 37: BEYAZ DUVAĞIN SİYAH GÖLGESİ567 kelime
- 38 BÖLÜM 38: KARA GÜN VE KOPAN İPLER587 kelime
- 39 BÖLÜM 39: BİR BAŞKA ZAMAN563 kelime
- 40 BÖLÜM 40: TÜKENİŞ VE KOPAN HALKALAR560 kelime
- 41 BÖLÜM 41: KANLI HESAPLAŞMA853 kelime
- 42 BÖLÜM 42: AİLE HESAPLAŞMASI640 kelime
- 43 BÖLÜM 43: GÖLGENİN TANIĞI456 kelime
- 44 BÖLÜM 44: KIZIL ÇİZGİ VE SAHİLDEKİ YÜZLEŞME736 kelime
- 45 BÖLÜM 45: ÇATLAYAN MASKE VE DÜŞEN ŞÜPHE735 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dağ evindeki o masal gibi hafta sonunun ardından şehre döndüğümüzde, aramızdaki o tatlı çekim ve bağ çok daha kuvvetlenmişti. Artık bakışlarımız gizli değildi; Elya’nın yanımda yürüyüşü, elini tutuşu bile değişmişti.
Pazar günü mahalle parkındaki büyük piknik alanı adeta bayram yeri gibiydi. Babam ve Kenan Bey, ulu bir çınarın altındaki ahşap masada yan yana oturmuş, koyu bir çay muhabbetine dalmışlardı. Annem ve Nevin Hanım ise taze yeşilliklerle salata hazırlıyor, bir yandan da Ata’nın peşinde koşuyorlardı. İki ailenin arasındaki o eski huzur, dürüstlük ve sıcaklık tamamen geri gelmişti.
Ama günün asıl sınavı ve eğlencesi mangal başındaydı.
Kenan Bey elinde maşayla dumanların içinde dururken, derin bir nefes alıp yanına yanaştım.
"Kenan Amca, verin maşayı bana ister bende kalsın. Siz geçin dinlenin," dedim hürmetle.
Kenan Bey durdu, gözlüğünün üstünden bana bakıp gülümsedi ama sesine tatlı bir ciddiyet verdi. "Bakalım damat adayı mangal yakmayı biliyor mu? Eti yakarsan gözüme giremezsin Berk, söyleyeyim!"
Elya kenardaki masadan bizi izliyor, gözlerinin içi gülerek bana bakıyordu. "Berk! Babam et konusunda çok hassastır, dikkat et!" diye seslendi.
Mangalın başına geçtim. Bir yandan etleri çeviriyor, bir yandan da rüzgarın yüzüme çarptığı duman yüzünden gözlerimi kısıyordum. Birkaç dakika sonra arkamda hafif bir koku ve tatlı bir esinti hissettim.
Elya elinde küçük bir peçeteyle yanıma yanaştı. Babasının ve ailelerin başka tarafa baktığından emin olduktan sonra, yüzümdeki duman lekesini ve alnımdaki teri nazikçe sildi.
"Çok mu zorlandın?" diye fısıldadı. Yüzü yüzüme o kadar yakındı ki, nefesinin sıcaklığı yanağımı yaktı geçti.
"Seni böyle yanımda göreceksem her gün duman altı olmaya razıyım," dedim gülümseyerek, gözlerinin içine bakarak.
Elya’nın yanakları anında pembeleşti. Etrafa hızlıca bir göz attı, kimsenin bakmadığını gördüğü an eğilip yanağıma tüy kadar hafif, sıcacık bir öpücük kondurdu.
"Bu da ustalık ödülün olsun," dedi göz kırparak.
Ben olduğum yerde elimde maşayla dumanların arasında donup kalırken, Elya zafer kazanmış bir edayla arkasını dönüp kızların yanına koştu. Kalbim göğüs kafesimi delip çıkacak gibi atıyordu.
Öte tarafta ise Can, mahalle çocuklarıyla çimlerde futbol maçı yapıyordu. Damla’ya caka satmak, karizmatik görünmek için rövaşata çekmeye çalışıp pat diye çimlere yapışınca bütün mahalle kahkahaya boğuldu.
Damla gülmekten gözlerinden yaşlar gelerek elinde su şişesiyle Can’ın yanına gitti: "Süpermen Bey, iyi misiniz? Çimler sert miymiş?"
Can çimlerin üzerinden başını kaldırıp sırıttı: "Sen böyle güleceksin bilsem her gün düşerim Damla."
Aynı dakikalarda Elya ile yan yana durup onları izliyorduk. Elya başını omzuma yasladı.
"Bak şunlara," dedi Elya gülerek. "Can kendini parçalıyor ama Damla hâlâ 'sadece arkadaşız' modunda. Sence ne zaman akıllanırlar?"
"Valla erken daha," dedim Elya’nın beline sarılıp onu kendime çekerek. "Can’ın biraz daha uğraşması lazım. Ama biz kendi keyfimize bakalım..."
Güneş yavaş yavaş batarken, çınar altındaki masada kahkahalar yükseliyordu. Fırtına arkada kalmış, mahallenin üzerine saf bir sevgi ve huzur doğmuştu.
Ama hiç kimse, bu güzel huzurun hemen ardında bekleyen o devasa sırra ve kaderin yazmakta olduğu yeni sayfaya henüz hazır değildi...
Bölüm etkileşimi
