Saf Kötülük kitap kapağı

19. bölüm / 45

BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 45Şu an: BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ
  1. 1 BÖLÜM 1  :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"657 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2: YARIM KALAN HALKALAR513 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN533 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4: GECE GELEN TELEFON554 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: ÇAMURIN İÇİNDEKİ MASKELER525 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: YENİ BİR İZ, YENİ BİR GÖLGE600 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK368 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ509 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9: YAĞMUR SONRASI TOPRAK KOKUSU522 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10: YENİ RÜZGARLAR, GİZLİ GÖLGELER559 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11: SESLİ SESSİZLİK633 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12: BİRLEŞEN ELLER VE GİZLİ CEPHE951 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13: SAKLI HAKİKATLER VE İLK KIVILCIM683 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14: GİZLİ KAHRAMAN VE SESSİZ FIRTINA407 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: KIRILAN CAMLAR VE KARANLIK KORİDORLAR733 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16: BEYAZ KORİDORLAR664 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI481 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ592 kelime · Okuduğun bölüm
  19. 19 BÖLÜM 19: DEDEKTİFLER İŞ BAŞINDA569 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE DEV YÜZLEŞME607 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21: MÜHÜRLENEN KALP VE SESSİZ KIYILAR775 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: YENİ BİR RİTİM VE AÇIK DENİZLER517 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR458 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: PERDENİN ARKASINDAKİ GÖLGE561 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER554 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: GÖLGELER VE ADIMLAR585 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: YANGIN VE YALNIZLIK465 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28: KOPAN SON İP VE MEÇHUL GÖLGE551 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29: ISLAK SOKAKLAR VE İZLER617 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30: GEÇMİŞTEN DÜŞEN BİR PARÇA580 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31: GERÇEK VE FIRTINA548 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BUZLARIN ERİMESİ VE YARALARIN SARILMASI437 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: YENİ BİR BAŞLANGIÇ772 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: TATLI ZEHİR533 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: MASUM MASKELER531 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36: DÜĞÜNDEN ÖNCEKİ SON GÖLGE611 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37: BEYAZ DUVAĞIN SİYAH GÖLGESİ567 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38: KARA GÜN VE KOPAN İPLER587 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39: BİR BAŞKA ZAMAN563 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40: TÜKENİŞ VE KOPAN HALKALAR560 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41: KANLI HESAPLAŞMA853 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: AİLE HESAPLAŞMASI640 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43: GÖLGENİN TANIĞI456 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44: KIZIL ÇİZGİ VE SAHİLDEKİ YÜZLEŞME736 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45: ÇATLAYAN MASKE VE DÜŞEN ŞÜPHE735 kelime

Gözlerinin önünde bir dünyanın çöküşünü izlemek, insanı diri diri toprağa gömmek gibidir. Hastanenin acil servis koridorunda zaman durmuş, hava kurşun gibi ağırlaşmıştı.
Minik Ata içeride, doktorların ve halam Emine’nin ellerinde hayata tutunmaya çalışıyordu. Solunum yolları açılmaya çalışılırken çıkardığı o hırıltılı sesler, koridorun duvarlarında yankılanıp annem ve babamın ciğerini söküyordu. Annem hastane bankında kriz geçiriyor, babam ise yumruklarını duvara vurmaktan kan revan içinde kalmış elleriyle kapının önünde volta atıyordu.
Ben ise duvara yaslanmış, başımdaki sargıların zonklamasına aldırış etmeden halıya düşen o bisküvi kutusunu ve Elya’nın çantasından dökülen o lanet olası notu düşünüyordum.
Gözlerimle görmüştüm. Kutunun Elya’nın çantasından çıktığı anı, babamın o yıkılmış bakışlarını ve Elya’nın "Ben yapmadım" diyen titrek sesini... İçimdeki o sarsılmaz güven, hayatımın en büyük fırtınasına yakalanmıştı. Kardeşim içeride can çekişirken zihnim bana oyunlar oynuyordu: "Nasıl olur da onun çantasından çıkar?"
Koridorun diğer ucunda Elya duruyordu.
Yüzü kireç gibi bembeyazdı. Gözlerinden akan yaşlar, yanaklarında kurumuş izler bırakmıştı. Kenan Bey kızının omzunu tutuyor, ona destek olmaya çalışıyordu ama Elya’nın bakışları sadece bendeydi. Bana doğru bir adım attı. Her adımı, sanki koridordaki o ağır havayı yara yara geliyordu.
"Berk..." dedi Elya, sesi bir fısıltıdan farksızdı. "Lütfen yüzüme bak... Yemin ederim çantamda ne olduğunu bilmiyordum. Ben sizin evinize zehir taşır mıyım? Ben Ata’ya kıyar mıyım, Berk?"
Başımı yavaşça kaldırdım. Gözlerindeki o saf çaresizliği gördüm ama o an babam Ali Bey araya bir duvar gibi girdi.
"Yaklaşma!" diye kükredi babam. Sesi acil servisin koridorunda yankılandı, herkes dönüp bize baktı. Babamın gözleri kan çanağı gibiydi. "Çocuğumu zehirlediniz! Çantasından çıktı o zıkkım! Hangi yüzle gelip hâlâ konuşuyorsun kızım sen?!"
"Ali Bey, yapmayın..." diye araya girmeye çalıştı Kenan Bey, sesindeki mahcubiyet ve savunma güdüsüyle. "Kızım öyle bir şey yapmaz!"
"Bırak baba!" diye bağırdı Elya, gözyaşları içten içe bir yangına dönüşürken. Kenan Bey’in kolunu bıraktı ve doğrudan gözlerimin içine baktı. Babama değil, çevredeki kimseye değil... Sadece bana baktı.
"Sana soruyorum Berk," dedi Elya. Sesi artık titremiyordu; gururu kırılmış, kalbi bin parçaya bölünmüş bir kadının o keskin, soğuk tonu gelmişti sesine. "Sen de mi öyle düşünüyorsun? Gerçekten benim küçük bir çocuğa kıyabileceğime, senin ailene böyle bir şey yapabileceğime inanıyor musun?"
Sessizlik oldu. Kalp monitörlerinin sesi bile kesilmiş gibiydi.
Cevap veremedim. Zihnimdeki o çatışma, kardeşimin içerideki durumu ve gözümün önünde çantasından çıkan o paket... Bir anlık bir tereddüt, gözlerimde beliren o tek bir şüphe kırıntısı... Elya o kırıntıyı gördü.
Elya’nın yüzündeki umut kırıntısı o saniye eridi gitti. Yerini derin, kapkaranlık bir sessizliğe bıraktı.
"Anladım..." dedi Elya. Dudağında acı, buruk bir tebessüm belirdi. "Sen bana hiç inanmamışsın Berk. Benim sevgime de, kişiliğime de bir an bile inanmamışsın."
Daha fazla bir şey söylemedi. Arkasını döndü ve adımlarını hızlandırarak hastane koridorunda yürümeye başladı. Kenan Bey arkasından seslendi ama Elya durmadı. O beyaz, soğuk koridoru arkasında bırakıp yağmurun şiddetle yağdığı dışarıya fırladı.
İşte o an, ipler sadece kopmamış; iki taraf için de kapılar sonuna kadar kilitlenmişti.
Aradan geçen iki saatin ardından Emine Halam ameliyathane odasından çıktı. Yorgundu ama gözlerindeki o rahatlama içimize su serpti.
"Ata iyi," dedi Emine Hala, maskesini indirerek. "Midesini temizledik, alerjen maddeyi nötralize ettik. İğnelerin etkisiyle uyuyor. Birkaç gün gözlem altında tutacağız ama hayati tehlikeyi atlattı."
Annem ve babam şükürler ederek birbirine sarıldı. Ben ise olduğum yere çöktüm. Kardeşim kurtulmuştu ama içimdeki o devasa boşluk, yerini kapkaranlık bir vicdan azabına ve acıya bırakmıştı.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, hastane odasının penceresinden dışarıya, yağan yağmura baktım. Elya gitmişti. Kendi içine, kendi sessizliğine gömülmüştü.
Selin ise şirketin üst katındaki lüks dairesinde, elindeki kadehi camdan dışarı bakarak kaldırıyordu. Planı kusursuz işlemişti. Berk kardeşinin acısıyla ve şüpheyle boğulmuş, Elya ise gururu ayaklar altına alınarak terk etmişti.
İki gururlu aşık, birbirine en yakın oldukları anda, hiç olmadıkları kadar uzaklaşmışlardı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…