Bölümler 40Şu an: BÖLÜM 1 :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"
- 1 BÖLÜM 1 :Seslerin Bittiği Yer: Sessizlik"657 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 BÖLÜM 2: YARIM KALAN HALKALAR513 kelime
- 3 BÖLÜM 3: MAVİ VE YALAN533 kelime
- 4 BÖLÜM 4: GECE GELEN TELEFON554 kelime
- 5 BÖLÜM 5: ÇAMURIN İÇİNDEKİ MASKELER525 kelime
- 6 BÖLÜM 6: YENİ BİR İZ, YENİ BİR GÖLGE600 kelime
- 7 BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK368 kelime
- 8 BÖLÜM 8: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ509 kelime
- 9 BÖLÜM 9: YAĞMUR SONRASI TOPRAK KOKUSU522 kelime
- 10 BÖLÜM 10: YENİ RÜZGARLAR, GİZLİ GÖLGELER559 kelime
- 11 BÖLÜM 11: SESLİ SESSİZLİK633 kelime
- 12 BÖLÜM 12: BİRLEŞEN ELLER VE GİZLİ CEPHE951 kelime
- 13 BÖLÜM 13: SAKLI HAKİKATLER VE İLK KIVILCIM683 kelime
- 14 BÖLÜM 14: GİZLİ KAHRAMAN VE SESSİZ FIRTINA407 kelime
- 15 BÖLÜM 15: KIRILAN CAMLAR VE KARANLIK KORİDORLAR733 kelime
- 16 BÖLÜM 16: BEYAZ KORİDORLAR664 kelime
- 17 BÖLÜM 17: ÇANTADAKİ ZEHİR VE GÖZYAŞLARI481 kelime
- 18 BÖLÜM 18: KANAYAN GURUR VE SESSİZ BEYAZ592 kelime
- 19 BÖLÜM 19: DEDEKTİFLER İŞ BAŞINDA569 kelime
- 20 BÖLÜM 20: MASKELERİN DÜŞÜŞÜ VE DEV YÜZLEŞME607 kelime
- 21 BÖLÜM 21: MÜHÜRLENEN KALP VE SESSİZ KIYILAR775 kelime
- 22 BÖLÜM 22: YENİ BİR RİTİM VE AÇIK DENİZLER517 kelime
- 23 BÖLÜM 23: GİZLİ BAKIŞLAR458 kelime
- 24 BÖLÜM 24: PERDENİN ARKASINDAKİ GÖLGE561 kelime
- 25 BÖLÜM 25: AĞIR SIRLAR VE KIRILAN KALPLER554 kelime
- 26 BÖLÜM 26: GÖLGELER VE ADIMLAR585 kelime
- 27 BÖLÜM 27: YANGIN VE YALNIZLIK465 kelime
- 28 BÖLÜM 28: KOPAN SON İP VE MEÇHUL GÖLGE551 kelime
- 29 BÖLÜM 29: ISLAK SOKAKLAR VE İZLER617 kelime
- 30 BÖLÜM 30: GEÇMİŞTEN DÜŞEN BİR PARÇA580 kelime
- 31 BÖLÜM 31: GERÇEK VE FIRTINA548 kelime
- 32 BÖLÜM 32: BUZLARIN ERİMESİ VE YARALARIN SARILMASI437 kelime
- 33 BÖLÜM 33: YENİ BİR BAŞLANGIÇ772 kelime
- 34 BÖLÜM 34: TATLI ZEHİR533 kelime
- 35 BÖLÜM 35: MASUM MASKELER531 kelime
- 36 BÖLÜM 36: DÜĞÜNDEN ÖNCEKİ SON GÖLGE611 kelime
- 37 BÖLÜM 37: BEYAZ DUVAĞIN SİYAH GÖLGESİ567 kelime
- 38 BÖLÜM 38: KARA GÜN VE KOPAN İPLER587 kelime
- 39 BÖLÜM 39: BİR BAŞKA ZAMAN563 kelime
- 40 BÖLÜM 40: TÜKENİŞ VE KOPAN HALKALAR560 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dünyaya gelirken kimseden özel bir şey istemedim.Tek dileğim güzel kalabilmek, kimseye yük olmamak ve ne yaşarsam yaşayayımkalbimde kine yer bırakmamaktı. Ama hayat, bazen en masum yerinizden vurursizi. Bazen sırf içinizde kötülük barındırmadığınız için, dünyanın bütünkötülükleri gelip sizi bulur. Ben Berk. Şu an 21 yaşındayım. Hiçbir zaman,hayatımın hiçbir döneminde doğrudan kimseye karşı içimde nefret ya da kinbüyütmedim. Başımı yastığa koyduğumda, bana zarar veren insanlara bile öfkeduyamadım. Belki de en büyük zayıflığım, nefret etmeyi bir türlü öğrenememekti. Kolay bir çocukluğum olmadı. Çocukluk dediğin şeymasallarla anlatılır ya hani; benimki bağrışmaların, kırılan eşyaların ve soğuksessizliklerin gölgesinde geçti. Altı ya da yedi yaşlarındaydım. Evde annemlebabamın tartışmaları hiç bitmezdi. Çocuk aklımla ilk başlarda çok önemsemezdim.Klasik bir anne baba kavgasıdır, birazdan geçer derdim. Alışmıştım çünkü oyüksek seslere. Ama o gün... O gün bir şeylerin çok farklı olduğu daha ilkcümleden belliydi. Aslında konu o kadar basit, o kadar kolayçözülebilecek bir şeydi ki. Annem çalışmak istiyordu. Maddi durumumuz kötüdeğildi, babam da "Ben zaten kazanıyorum, gerek yok" diyerek kestiripattı. Konuyu asıl alevleyen, geri dönüşü olmayan o patlamayı yaratan hamleannemden geldi. Bir anda, belki de hiç düşünmeden "Eğer çalışmama izinvermezsen boşanırım senden!" dedi. Normalde bir erkeğin alttan almasını, eşini iknaetmeye çalışmasını beklersiniz değil mi? Hayatın olağan akışı böyledir. Amainsanlarda birikmişlik denilen gizli bir zehir vardır. Belli bir yere kadartolerans gösterir, susarsınız. Sonra günün birinde, normalde hiç tepkivermeyeceğiniz küçücük bir şey bardağı taşırır. Babamda da tam olarak bu oldu. Gözlerinin içine baktı ve tek bir mimiği bileoynamadan "Boşanırsan boşan," dedi. Annemin yüzünde daha önce hiç görmediğim bir ifadebelirdi. Şaşkınlık, kırgınlık ve bir anlık pişmanlık... Ağlayarak odasınagitti, eşyalarını toplamaya başladı. İçten içe babamın arkasından gelmesini,kolundan tutup "Gitme" demesini beklediğini biliyordum. Ama babamsadece durdu. Tepkisizce, öylece izledi gidişini. O an hissettim; babamın daiçi en az annem kadar yanıyordu ama gurur ve birikmişlik geri adım atmasınaengel oluyordu. Araya bir hafta girdi. Babam ne bir kez aradı ne deevde bu konuyla ilgili tek bir kelime etti. Sonunda annem, dedemle birlikteboşanma evraklarını getirdi ve o süreç resmen başladı. Mahkeme günleri geldigeçti. Annem beni istememiş... Yalan yok, bugün geriye dönüp baktığımda"İyi ki de istememiş" diyorum. Çünkü annemin yanında kalsaydım busüreci bu kadar kolay atlatabileceğimi, bana babamlar kadar iyibakılabileceğini hiç sanmıyorum. İlkokul yıllarımda annem beni görmek için ara sıraokula gelirdi. Ama ben her defasında reddettim. Okul müdürü durumumuzu bildiğiiçin beni zorla onunla görüştürmeye çalışırdı. Kapının ardında durur, içerigirmemek için direnirdim. Babamlar hiçbir zaman "Annenle görüşme"demediler, önüme engel koymadılar. Ama içimdeki o kırgın çocuk, kapıyı annemeçoktan kapatmıştı. Boşanmanın ardından köye taşındık. Rahmetlibabaannem hayattaydı o zamanlar. Babam işteykem bana o bakardı. Babam, dedem,babaannem ve ben aynı evde yaşamaya başladık. Huzur bulacağımızı sanıyordum amafırtına orada da dinmedi. Dedemle babaannem sürekli kavga ederdi. Dedemingözlerimin önünde babaannemi kaç kez dövdüğünü dün gibi hatırlıyorum. Bir gün yine evde çığlıklar yükseldi. Dedem yinebabaanneme şiddet uyguluyordu. Tartışmanın sebebini bile bilmiyordum ama babamo gün dayanamadı. Odaya dalıp dedemi yaka paça tuttuğu gibi dolaba fırlattı.Dedemin üzerindeki gömlek yırtılmıştı. Birkaç saat sonra dedem dışarıdaoturmuş, o yırtık gömleği elinde iğne iplikle dikerken bir yandan da babamabağırıyordu: "Bu gömleğin hesabını vereceksin bana!" Babamın cevabıise hâlâ kulaklarımda çınlar: "Sen de annemi dövmenin hesabını ver!"İşte bu yüzden, o günden beri dedemi hiç sevemedim. Evdeki bu huzursuzluk, şiddet ve yalnızlık benitamamen dış dünyaya kapattı. Okul hayatım başladığında ben zaten içine kapanık,sessiz bir çocuktum. Fiziksel olarak da akranlarımdan farklıydım; kiloluydum vegözlük takıyordum. Çocuklar bazen farkında olmadan çok acımasız olabiliyor.Bahçede oyun oynarlarken beni hiç aralarına almazlardı. Çemberin en dışındadurur, onları izlerdim. "Ben de oynayabilir miyim?" diye sormaya bileçekinirdim.Zaten derslerde de başarılı bir öğrenci olamadımhiç. Zihnim hep evdeki o bağrışmalarla, annemin gidişiyle, babamınsuskunluğuyla doluydu. Sıramda oturur, saatlerce pencereden dışarıyı izlerdim.Asosyal, yalnız, köşesinde unutulmuş o gözlüklü çocuk bendim.Ama garip olan şuydu: Beni dışlayan arkadaşlarımada, beni terk eden anneme de, canımı yakan hiçbir şeye de öfke duyamıyordum.Biri gelip benden bir kalem istese, gözlerinin içine bakıp en temiz duygumlauzatıyordum. Kalbim kırıldıkça ben onu iyilikle yamamaya çalışıyordum.Bilmiyordum... İnsanların benim bu saf tarafımı, buhayır diyemeyen temizliğimi bir gün bana karşı en büyük silah olarakkullanacağını bilmiyordum. İyiliğin de bir bedeli olacağını ve o bedelihayatımın ilerleyen yıllarında çok ağır ödeyeceğimi henüz bilmiyordum.
Bölüm etkileşimi
