Bölümler 27Şu an: Yüzü Seçilmeyen Kişi
- 1 Aynı Merdiven1.243 kelime
- 2 Eksik Saatler1.118 kelime
- 3 İlk İnananlar1.473 kelime
- 4 Verilmemiş Bağış1.506 kelime
- 5 Taşınan Komşu944 kelime
- 6 Hazırlamadığı Haber985 kelime
- 7 Üçüncü Çan1.323 kelime
- 8 Tanınmayan Yüz940 kelime
- 9 Gerçek Sevinç1.207 kelime
- 10 Aynı Odadakiler1.016 kelime
- 11 Söylenen İsimler1.068 kelime
- 12 Kibrin Karşılığı791 kelime
- 13 Cevap Beklemek813 kelime
- 14 Sahnede Kazanmak1.048 kelime
- 15 Büyük Salon881 kelime
- 16 İlan925 kelime
- 17 Yalanlarını Anlat1.045 kelime
- 18 Eve Getirilen Adam868 kelime
- 19 Susmuş Dünya779 kelime
- 20 Masumiyet Sorusu578 kelime
- 21 Yüzü Seçilmeyen Kişi395 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 Bir Ziyaretçi840 kelime
- 23 Söylenebilenler761 kelime
- 24 Kapalı Kapı614 kelime
- 25 Kalan Cümle401 kelime
- 26 İstenenler426 kelime
- 27 Yıllar Sonra230 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hastaneden döndüğü gece Lior, uykuya dalarken oturan birini gördü.
Önce elleri seçildi. Dizlerin arasında birbirine dayanmışlardı. Gövde öne eğilmiş, baş aşağıda kalmıştı. Lior yüzüne bakmaya çalıştı. Bir yüz vardı; kim olduğunu anlayabileceği hiçbir ayrıntı tutunmuyordu.
Konuşuyordu. Lior sözcükleri bir cümleye dönüştüremedi. Bir şey istendiğini, karşılığının beklendiğini biliyordu. İçinde, o bekleyişe cevap vermek istemeyen bir kırgınlık vardı.
Sonra gözlerini açtı.
Kendi odasındaydı. Bir eli yorganın üstünde titredi. Kulağındaki ince uğultu birkaç an sürdü. Dışarıdan geçen arabanın tekerleklerini duyduğunda eli de durulmuştu.
Doğrulup yatağın kenarına oturdu. Gözlerini sandalyesinden paltosuna, oradan masaya çevirdi. Karşısında oturan kişiyi nerede gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Bir yer bulamadı.
Yeniden uzanmadı.
Hastanede pek çok insan görmüştü. Bekleyenler, birbirinden bir şey isteyenler, konuşurken ellerine bakanlar vardı. Aklında birbirine karışmış olmaları mümkündü. Uykuya dalarken gördüğü bir görüntünün nereden geldiğini bilmek zorunda değildi.
Yine de başını kaldırıp o yüze bakmak isteği geçmedi. Yüzü seçebilse kiminle konuştuğunu anlayacakmış gibi geliyordu. Konuştuğunu bile bilmiyordu; hatırlayabildiği kadarıyla yalnızca susmuştu.
Söylenenlerden hiçbir kelimeyi geri getiremedi. Kendi içindeki isteksizliği ise yeniden duyabiliyordu.
Masanın başına geçti. Önündeki kâğıda birkaç şey yazmaya çalıştı. Ne gördüğünü yazabiliyordu. Bunun ne zaman olmuş olabileceğini bilmiyordu. Eli bir süre kâğıdın üstünde kaldı. Altına bir tarih koymadı.
Sabah olduğunda masadaki kâğıdı yeniden okudu. Gece yazdıklarına bir şey ekleyemedi.
Elyas’la konuşmayı düşündü.
Bunu tiyatroya giderken de istemişti. Sonunda ne olduğunu kendisi görmeden öğrenmiş, sormaya gittiği hilenin cevabını Tomas’tan dinlemişti. Elyas’ın söylediklerinin hangisine ne zaman inandığını artık kendisi de sıralayamıyordu.
Zincirin düşüşünde duyduğu yay sesini hatırladı. O anda nereye bakacağını bulabilmişti. Soren’in gözlerindeki değişimi de görmüştü. Birini açıklayabiliyor, ötekinin nasıl olduğunu bilmiyordu. Sonraki haftalarda bunların yanına kendi hatırlamadığı konuşmalar eklenmişti.
Elyas’ın bildiği şeyleri duymak istiyordu. Kendisine anlatılanlarla gördüklerini ayırabilmek için ona sorabileceği sorular vardı. Neyi önceden hazırladığını, ne zaman gerçekten şaşırdığını öğrenebilirdi.
Bu düşünceye tutundu. Bazı şeylerin de hile çıkmasını istediğini fark ediyordu. Bir düzenek anlatılırsa parçalarını zihninde yerine koyabilirdi. Nasıl kurulduğunu anlayabileceği bir şey olurdu.
Paltosunu aldı. Kapıdan çıkmadan önce elindeki kâğıdı masaya bıraktı.
Cezaevine kadar yürüdü. Girişte bir süre bekletildikten sonra ziyaret için adını yazdırabileceği masayı gösterdiler.
“Kiminle görüşeceksin?”
“Elyas’la.”
Memur başını kaldırdı.
“Yakını mısın?”
“Bir zamanlar komşusuydum.”
Adını, oturduğu yeri söyledikten sonra görüşmeyi ertesi sabah için kaydettiler. Memur hangi kapıda bekleyeceğini anlattı. Lior bir kere dinledi, çıkmadan önce doğru anlayıp anlamadığını sordu.
Sokağa çıktığında ertesi sabahki konuşmayı kurmaya başladı. Elyas’ın bir sorudan ötekine geçmesine izin vermeyecekti. Neyi nasıl yaptığını anlatmasını isteyecekti.
Bu kez karşısında bütün bir salon olmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
