Nereth kitap kapağı

21. bölüm / 27

Yüzü Seçilmeyen Kişi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: Yüzü Seçilmeyen Kişi

Hastaneden döndüğü gece Lior, uykuya dalarken oturan birini gördü.
Önce elleri seçildi. Dizlerin arasında birbirine dayanmışlardı. Gövde öne eğilmiş, baş aşağıda kalmıştı. Lior yüzüne bakmaya çalıştı. Bir yüz vardı; kim olduğunu anlayabileceği hiçbir ayrıntı tutunmuyordu.
Konuşuyordu. Lior sözcükleri bir cümleye dönüştüremedi. Bir şey istendiğini, karşılığının beklendiğini biliyordu. İçinde, o bekleyişe cevap vermek istemeyen bir kırgınlık vardı.
Sonra gözlerini açtı.
Kendi odasındaydı. Bir eli yorganın üstünde titredi. Kulağındaki ince uğultu birkaç an sürdü. Dışarıdan geçen arabanın tekerleklerini duyduğunda eli de durulmuştu.
Doğrulup yatağın kenarına oturdu. Gözlerini sandalyesinden paltosuna, oradan masaya çevirdi. Karşısında oturan kişiyi nerede gördüğünü hatırlamaya çalıştı. Bir yer bulamadı.
Yeniden uzanmadı.
Hastanede pek çok insan görmüştü. Bekleyenler, birbirinden bir şey isteyenler, konuşurken ellerine bakanlar vardı. Aklında birbirine karışmış olmaları mümkündü. Uykuya dalarken gördüğü bir görüntünün nereden geldiğini bilmek zorunda değildi.
Yine de başını kaldırıp o yüze bakmak isteği geçmedi. Yüzü seçebilse kiminle konuştuğunu anlayacakmış gibi geliyordu. Konuştuğunu bile bilmiyordu; hatırlayabildiği kadarıyla yalnızca susmuştu.
Söylenenlerden hiçbir kelimeyi geri getiremedi. Kendi içindeki isteksizliği ise yeniden duyabiliyordu.
Masanın başına geçti. Önündeki kâğıda birkaç şey yazmaya çalıştı. Ne gördüğünü yazabiliyordu. Bunun ne zaman olmuş olabileceğini bilmiyordu. Eli bir süre kâğıdın üstünde kaldı. Altına bir tarih koymadı.
Sabah olduğunda masadaki kâğıdı yeniden okudu. Gece yazdıklarına bir şey ekleyemedi.
Elyas’la konuşmayı düşündü.
Bunu tiyatroya giderken de istemişti. Sonunda ne olduğunu kendisi görmeden öğrenmiş, sormaya gittiği hilenin cevabını Tomas’tan dinlemişti. Elyas’ın söylediklerinin hangisine ne zaman inandığını artık kendisi de sıralayamıyordu.
Zincirin düşüşünde duyduğu yay sesini hatırladı. O anda nereye bakacağını bulabilmişti. Soren’in gözlerindeki değişimi de görmüştü. Birini açıklayabiliyor, ötekinin nasıl olduğunu bilmiyordu. Sonraki haftalarda bunların yanına kendi hatırlamadığı konuşmalar eklenmişti.
Elyas’ın bildiği şeyleri duymak istiyordu. Kendisine anlatılanlarla gördüklerini ayırabilmek için ona sorabileceği sorular vardı. Neyi önceden hazırladığını, ne zaman gerçekten şaşırdığını öğrenebilirdi.
Bu düşünceye tutundu. Bazı şeylerin de hile çıkmasını istediğini fark ediyordu. Bir düzenek anlatılırsa parçalarını zihninde yerine koyabilirdi. Nasıl kurulduğunu anlayabileceği bir şey olurdu.
Paltosunu aldı. Kapıdan çıkmadan önce elindeki kâğıdı masaya bıraktı.
Cezaevine kadar yürüdü. Girişte bir süre bekletildikten sonra ziyaret için adını yazdırabileceği masayı gösterdiler.
“Kiminle görüşeceksin?”
“Elyas’la.”
Memur başını kaldırdı.
“Yakını mısın?”
“Bir zamanlar komşusuydum.”
Adını, oturduğu yeri söyledikten sonra görüşmeyi ertesi sabah için kaydettiler. Memur hangi kapıda bekleyeceğini anlattı. Lior bir kere dinledi, çıkmadan önce doğru anlayıp anlamadığını sordu.
Sokağa çıktığında ertesi sabahki konuşmayı kurmaya başladı. Elyas’ın bir sorudan ötekine geçmesine izin vermeyecekti. Neyi nasıl yaptığını anlatmasını isteyecekti.
Bu kez karşısında bütün bir salon olmayacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…