Lanet kitap kapağı

16. bölüm / 16

Lanet

16.BÖLÜM / HAYAL ADASI 🌓

Vaveyla Yazarı: Büşra Kurt

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 16Şu an: 16.BÖLÜM / HAYAL ADASI 🌓

Benim bir ailem yoktu artık. Ne anneme anne diye seslenebiliyorum.
Nede babama baba diye seslenebiliyorum. Bu iki güzel kelime artık bana çok uzaktı. Bu boktan lanet yüzünden ailemi kaybettim. Daha fazla benim yüzümden kimsenin ölmesini istemiyorum.

Ne olursa olsun arkadaşlarımı ,lucası ve kardeşim layanayı korumalıydım.ne pahasına olursa olsun onlar için bunu yapmak zorundayım.sevdiklerimi ikinci kez kaybetmek istemiyorum.

O yüzden ben kendi başıma bir karar aldım. Oraya kendi başıma gidip o büyülü tacı alacağım.onlardan önce davranıp almam gerekiyor .üzgünüm ama sizi tehlikeye atamam.

Onlar çizdiğim resmi incelediğinde gölge zaten orayı biliyordu.bu tek başıma gitme düşüncesi büyülü tacı ilk duyduğum andan beri vardı zaten.bizimkileri denemek için sordum o yeri biliyorlarmı diye ne yazıkki layana biliyordu.

O yüzden onlar uyanmadan önce hemen gitmeliyim. Gölge oraya hayal adası diye adlandırdı.

Usulca lucasın yanından kalkıp dolabında önceden gözüme kestirmiş olduğum siyah pelerini alıp giyindim.lucasın alnına bir buse kondurduktan sonra odadan çıktım.

Yavaş adımlarla merdivenden inip çıkış kapısından dışarı çıktım. Etraf hala karanlıktı.

Pelerinin şapkasını başıma örttükten sonra artık gitmek için hazırdım. Arkamı dönüp evi biraz seyrettikten sonra yürümeye devam ettim.

Tekrar arkamı dönüp baktığımda ev artık görünmüyordu.

" gölge Benimle misin "

"Evet Mia buradayım "

"Sence bizi ne bekliyor "

"Mia araftan daha tehlikeli neresi diye sorsaydın hayal adası derdim"

"Neden yoksa orada daha güçlü yaratıklar ve cadılar mı var "

"Onlardan bile daha tehlikeli"

"Daha tehlikeli derken "

"Mia orası hayaletlerle dolu senin ,herkesin sevdiklerinin şekline bürünüp seslerini taklit edebilirler .duygular en zayıf güçsüzlüktür.dikkat etmelisin sakın gördüklerine ve duyduklarına inanma onlar sadece hayal gerçek değil."

"Ya inanırsam beni kurtaramaz mısın "

"Seni ben bile kurtaramaya bilirim."

"Dikkatli olacağım.düz mü devam edeceğim."

"Evet düz devam et ben sana söyleyeceğim.nerelere gideceğimizi"

"Tamam.gölge sence başarabilicekmiyiz"

"Umarım başarırız ".

Saatlerdir düz yürüyorduk.

Sonunda gölge konuştu " sol tarafa dön ve yürümeye devam et.

"Tamam" dedikten sonra sol tarafa doğru dönüp yürümeye devam ettim.

Artık ormana girmiştik hava yavaş yavaş aydınlanıyordu.

"Mia karşında büyük bir ağaç olacak .o ağacın kovuğundan içeri gireceksin "

"Tamam "deyip ağaca yaklaşıp kovuğun içine girdiğimde içerisi tıpkı kaydırağı andırıyordu.kayıyordum.sanki sonu gelmeyecekmiş gibi.uzun bir süre kaydıktan sonra ne hayet ışık görünüyordu.

Karşımda kocaman bir deniz vardı.gökyüzü hala bulutluydu.

"Gölge şimdi ne yapmam gerekiyor."

"Etrafa göz atalım buralarda bir yerde sandal olmalı ".

Dedikten sonra etrafa bakınmaya başladım.

Sol tarafımda kayalıkların arasında küçük bir tahta parçası görünüyordu oraya doğru yürümeye başladım.vardığımda gördüğüm şeyin sandal olduğunu gördüm.sandalı zar zor çekip suya götürdüm.üzerine bindim ve tekrar gölgeye seslendim "ne tarafa doğru kürek çekmem gerekiyor."

"Düm düz ilerle karşına o çizdiğimiz resimdeki kafatası geçidini göreceksin.

"Tamam "dedikten sonra kürek çekmeye devam ettim.

Uzun bir müddet kürek çektikten sonra kağıtta çizmiş olduğum kafatası geçidi tam önümdeydi.

Birazdaha ilerledikten sonra köprüden içeriye bir mağara uzanıyordu dışardan ne kadar küçük görünse de içerisi bi okadar büyük ve genişti.kayıkla ilerlemeye devam ettim.ben ilerledikçe yol dahada uzuyordu.karanlıktan ,çığlık seslerinden her nekadar korksamda yinede dayanmak zorundaydım.o çığlık ve haykırışların arasında güzel bir ses işittim.bu ses özlediğim bir sesti.bu ses çok sevdiğim birine aitti annemdi.çok sevdiğim özlediğim annemdi.iyice odaklanıp annemin bana ne söylediğini anlamaya çalıştım.

"Benim güzel kızım yanıma gel sesime gel birlikte çok eğlenicez."diyordu.mutlu oldum ve kocaman tebessüm ettim.uzun zamandır annem bana güzel kızım dememişti.

Heyecanlı bir ses tonuyla "anne neredesin seni göremiyorum.yanına gelip sana sıkıca sarılmak istiyorum."

Dediğimde önümde parlak bir ışık belirdi ve ben o ışığın içinde beyazlar içinde olan annemi görebiliyordum .tam net değildi ama benim annemde o ."

"Işığa doğru gel kızım burada seni bekliyeceğim."

"Tamam anne geliyorum sen sakın oradan ayrılma."dedim.

Çok mutluydum ne hayet anneme kavuşacaktım.ona sıkıca sarılıp doyasıya öpecektim.mağaranın kenarlarında ufak ufak yürünebilecek kadar yol vardı .ayakla oradan yürünebilirdi. Kayıktan indiğimde annem sağ elini bana doğru uzattı . şaşırmıştım.yüzü gülüyordu hemde bana baktığında çok güzel gülüyordu .

Bir anda üzerine basmış olduğum küçük kaya parçası ayağımın altından kayıp suya düştü tam geriye doğru düşecekken annem kolumdan tutup beni kendine doğru çekip sıkıca sarıldı .o an dünyalar benim olmuştu....

# Lucasın anlatımıyla#

Gözlerimi araladığımda Mia yanımda değildi.sanırım erken kalkıp kahvaltı hazırlamaya mutfağa gitti.

Hızlıca üzerimi değiştirip salona doğru ilerledim.masa güzel bir şekilde özenle hazırlanmış çeşitli menüler hazırlanmıştı.mis gibi kokular evimizi ,şatomuzu tamamen kaplamıştı.

Masaya oturup bizi beklemeden kahvaltıya başlayan alvine bakarak "günaydın.yine bizi beklemeden kahvaltıya başlamışsın bakıyorum da "

Alvin ağzı dolu konuşmaya çalışarak "açım aç sizimi vekliyecektim o kadar saat "dedikten sonra tebessüm ettim.

Merdivenden ses işittiğimde arkamı dönüp baktım.nigel "herkese günaydın" dedikten sonra masadaki yerini aldı.

İsabellede mutfaktan çıkıp masaya otururken "arkadaşlar herkese afiyet olsun tüm bunları size kendi ellerimle hazırladım."

"Mia yardım etmedimi "dedim.

"Yoo hayır. Buarada Mia nerede uyanamadımı"dedi isabelle.

Hafifçe şaşırarak" ne yani sen şimdi hiç görmedinmi Mia'yı ."dedim.

"Yooo hayır görmedim bir sorunmu var Lucas "dedi isabelle.

Bir alvine birde nigele bakarak sordum."Mia hiç odasına geldimi siz gördünüz mü"

"Hayır odasına hiç gelmedi salona gelirken de hiç denk gelmedik"dedi nigel.

"Bende hiç görmedim"dedi Alvin.

O esnada layana yanımıza geldi.

"Sanırım ben nerede olduğu biliyorum"dedi layana.

"Nerede "dedim.düz bir sesle.

"Dünde biraz şüphelenmiştim hali tavırları bir farklıydı.sanırım bizi beklemeden büyülü tacı bulmaya gitti."

Biranda ayağa kalktım.benimle birlikte nigelde ayaklandı.

Şok olmuştum .bunu yapabileceğini hiç düşünmemiştim.

" nasıl ya nasıl o tehlikeli yere tek başına gider aklım almıyor " dedi nigel.

"Bir an önce yanında olmamız lazım.tek başına başaramaz orayla ilgili bildiklerimi yolda anlatırım." Dedi layana .

"Silahlarınızı kuşanın Mia 'nın yanına gidiyoruz."dedim.

"Mia 'nın anlatımıyla "

Evimizdeydik .ben aynı koltuğumda televizyon izliyordum.annem ise bizim için kahvaltı hazırlıyordu.

Bir anda annem sağımdan babam solumdan yaklaşıp yanağıma aynı anda buse kondurdular .

"Güzel kızım kahvaltı hazır hadi "dedi annem.

Hep birlikte gülerek birbirimize mutlulukla bakarak masaya ilerledik.hem yiyorduk hemde sohbet ediyorduk.mutluyduk hemde çok mutluyduk.annemin ve babamın elini sıkıca kavrayarak iyiki siz benim anne ve babamsınız iyiki sizsiniz ve iyiki benim ailem siniz .sizi çok ama çok seviyorum....

"Lucas 'ın anlatımıyla "

Saatlerdir suyun üzerinde ilerliyorduk hala önümüzde sudan başka hiçbir şey yoktu.

Nigel bir anda bağırdı "geçit önümüzde geldik "dedi .

Bir elimdeki resme birde nigelin baktığı yere bakıyorum.gerçektende gelmiştik .kafatası geçidini bulmuştuk.

"Acele etmeliyiz burası en tehlikeli yer mağara hayaletlerle dolu."dedi layana .

Biz o yere doğru ilerlerken isabelle " durun " diye bağırdı "

"Noldu" dedim korku dolu sesimle.

İsabelle kekeleyerek eliyle geçidin kıyısını işaret ederek "Mia "dedi.

Hep birlikte başımızı isabellenin gösterdiği yere çevirdik. Yerde yatan miayı gördük.

Öylece kıyıya vurmuş hareketsizce yerde yatıyordu.yanına varmamıza birazdaha mesafe vardı.

Ben ise o mesafeyi beklemeden suya daldım.yanına doğru hızlıca yüzmeye çalışıyordum.hem ağlıyor hemde yüzüyordum.

Fısıltıyla yanına varana kadar "ne olur ölmesin ,ne olur ölmesin,ne olur ölmesin"diyordum.biraz daha dayan az kaldı yanına gelmeme ,elini tutmama,sana sımsıkı sarılmama çok az kaldı.

Ne hayet yanına gelmiştim. Bizimkilerde hemen arkamdaydı.Tedirgin bir şekilde yüzüne doğru eğildim.nefesi yüzüme vurmuyordu.nefes almıyordu.elimi kalbine koyduğumda o güzel atan kalbi artık atmıyordu.

Hızlıca sırt üstü yatırıp kalp masajı yapmaya başladım. Göz yaşları içinde miaya bakarak şu sözleri fısıldadım."Mia beni bırakamassın .seni daha yeni bulmuşken kaybetmek istemiyorum.daha sana seni sevdiğimi bile söyleyemedim.sana sevgilim diyemedim.daha doğru düzgün bile elini tutamadım. Mia beni bırakma lütfen beni sensiz bırakma...."

☠️ BÖLÜM SONU ☠️

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.