17. bölüm · KIRIK PUSULA
17.BÖLÜM
KARA SEVDA…
Sabah defnenin çığlıkları ve pat diye odama dalmasıyla irkerek uyandım.
“Ayy efsun sen hala hazırlanmadın mı diyeceğim de daha uyanmamışsın bile.”
“Ya defne git başımdan nolur ya.”
“Kalksana be bugün elizin doğum günü var ya.”
“Canım yangecim saat daha sabah on Parti sekizde.”
“Olsun kalk daha ne giyeceğimize karar vermedik.”
“Kot tişört gidelim işt-“
“Efsun seni gebertirim bak kalk çabuk.”
“Halasının birtanesine acıyorum şimdiden.”
“O kim be.”
“Malesef ki senin ve abimin çocuğu.”
“Aa terbiyesize bak ne varmış benim çocuğumda.”
“Sorun o zaten hiç bir şey” kafama yediğim yastıkla kalktım.
————————————
Saat sekize geliyordu. Ve arabadaydık. Savaş ve abim önde bizde mert,defne ve ben arkadaydık. Defne siyah uzun,yırtmaçlı,askılı bir elbise giymişti. Bende kısa,dar,askılı,vücüduma oturan,bordo bir elbise ve Louboutin ayakkabılardan giymiştim. Defne dudaklarını belli eden bir Makyaj yapmışken benim gözlerim öne çıkıyordu. Vardığımızda küçük ama şık bir mekan olduğunu gördüm. Zaten az kişiydik. Girişte liseden bir dönem sıra arkadaşım olan kuzeyi gördüm. Oda beni görünce yanıma gelmişti.
“Aa efsun selam.”
“Selam kuzey.”
“Ne uzun zaman oldu görüşmeyeli değil mi.”
“Evet ya”
“Eee sen neler yapıyorsun.”
“Doktorum ben.”
“Aa hayaller gerçekleşti ha. Bende mimarım.”
“Mimarını si-“Savaşın kısık sesle bir küfürünün duyulmaması adına boğazımı temizledim.
“Evet seninde öyle”
“Yani öyle oldu. Ee geçelim mi içeri.”
“Olur buyurun.”
“Bayanlar önden.”
“Kadın.” Defne’nin sesiyle ona baktım. Sevmezdi bayan denmesini. O ne öyle dağ ayısı mısın diyordu hatta.
“Ha.”
“Kadın demek istedin herhalde.”
“A pardon tabii kadın.” Defne abimin kolunda içeri girmişlerdi.bizde içeriye girdik. Eliz hemen yanıma koştu.
“Ayy hoşgeldin aşkımm.”
“Hoşbuldum .”
“Eğlenmne bak bende geliyorum “
“Sorun değil görüşürüz.”
Mertde birilerini bulmuş konuşuyordu. Art arda şarkılar çalarken hafifde olsa gelen sigara kokusuyla midem bulanmıştı. Savaşa baktığımda onunda bana baktığı görmüştüm. Defne geldi.
“Hadii efso ya oturmayamı geldik.” Kolumdan çekiştirerek beni ortaya getirdi. Çalan nerjik şarkı bittiğinde. İki saniyelik sessizliğin ardından müzik yeniden başladı.İlk birkaç notayı duyduğum anda olduğum yerde kaldım.
KARA SEVDA.Şarkıyı daha sözleri başlamadan tanımıştım.Bir an nefesimi tuttum. Sanki etrafımdaki herkes yavaşlamış, salondaki bütün sesler birkaç saniyeliğine uzaklaşmıştı. Bu şarkının benim için ne anlama geldiğini kimse bilmiyordu.
Daha doğrusu, biliyorlardı belki ama Savaş’la benim için ne kadar özel olduğunu bilmiyorlardı.Çocukken bu şarkı çaldığında saçma sapan dans ederdik. Ben bir tarafa giderdim, Savaş diğer tarafa giderdi, sonra ikimiz de gülerek ortada buluşurduk.
Büyüdükçe de değişmemişti bu. Sevgili olduğumuz zamanlarda ne zaman bu şarkıyı duysak birbirimize bakar, bazen hiçbir şey söylemeden sadece gülümserdik. Bazende normalde asla yerinden kalkmayacak adamla delice dans ederdik. Lise üçten beri beraberdik. Üniversite üçte ayrılmıştık. Daha doğrusu savaş gitmişti.
Şimdi ise aynı şarkı burada, herkesin arasında çalıyordu.Ve Savaş birkaç metre ötemdeydi.Gözlerimi kaldırdım.Bana bakıyordu.Yüzünde belli belirsiz bir ifade vardı. O bakışını çok iyi tanıyordum. Sanki o da aynı şeyi hatırlamıştı.Hemen bakışlarımı kaçırdım.Hayır.Bugün bunu yapmayacaktım.Kendimi toparlayıp Defne’ye döndüm.
“Efsun!”Defneye şaşkınlıkla baktım.
“Ne oldu?”
“Dans ediyoruz.”
“Zaten dans ediyorduk ya?”
“Hayır, şimdi gerçekten dans ediyoruz.” daha ne demek istediğini anlayamadan ellerimden tuttu.
“Efsun, sen iyi misin?”
“Çok iyiyim.”
“Emin misin?”
“Hayatımda hiç bu kadar emin olmamıştım.”Defne birkaç saniye yüzüme baktı, sonra kahkahayı bastı.
“Tamam, sen kesin kafayı yemişsin.”
“Sus da dans et.”beni kendine doğru çekip müziğin ritmine uymaya başladık. de daha fazla sorgulamadım. Birkaç saniye içinde ikimiz de şarkının havasına kapılmıştık.Birbirimize dönüp oynuyor, sonra aynı anda farklı hareketler yapıp gülüyorduk.Defne bir anda ellerini havaya kaldırdı.
“EFSUN!”
“NE?”
“BU ŞARKIYI SEVİYORUM!”
“BEN DE!”
“E O ZAMAN BANA KARŞI SÖYLE!”
“NE ALAKA?”
“ÖYLE İŞTE!”Defne bana doğru dönüp şarkıya eşlik etmeye başladı. Ben de ona karşılık verdim.
Kara sevda, kara sevda dedikleri daha ne olabilir ki?
Kara sevda, kara sevda, seni benden kim ayırabilir ki?
Çocukça bir aşk deyip de geçme, sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine
Kara sevda,,,
Hu hu hu hu hu
İkimiz de sözleri bağıra bağıra söylemek yerine şarkının melodisine kapılıp birbirimize karşı eğleniyorduk.Defne bir anda ciddi bir yüz ifadesi takınıp beni taklit etmeye başladı.
“Sen ne yapıyorsun?” diye gülerek sordum.
“Dans ediyorum.”
“Senin yaptığın danssa ben yıllardır bale yapıyorum.”
“Kes sesini.”
“Gerçekleri söylüyorum.”Defne omzuma vurdu.
“Sen önce kendine bak.”
“Ben gayet güzel oynuyorum.”
“Hiç de değil.”
“Çok kıskanıyorsun.”
“Efsun, senin özgüvenin nereden geliyor?”
“Kendimden.”
“Belli.”İkimiz yine kahkahaya boğulduk.Ben dans etmeye devam ederken bir an gözüm istemsizce Savaş’a kaydı.Hâlâ bize bakıyordu.Bana.Bu kez bakışımı hemen kaçırmadım.Bir saniye boyunca göz göze geldik.Sonra Defne önümde dönünce tekrar ona yöneldim.
Defne elimden tutup beni kendi etrafımda döndürdü. Dönüşün sonunda ikimiz de dengesimizi kaybedip birbirimize tutunduk ve kahkahayı bastık.
“Düşüyordum!” diye bağırdım.
“Ben tuttum seni!”
“Sen düşürüyordun zaten!”
“Ben olmasam yere kapaklanmıştın.”
“Teşekkür etmem o zaman.”
“Rica etmem bende”Sonra yine birbirimize dönüp şarkıya eşlik etmeye başladık.
Nasıl anlatsam bilemiyorum, gözlerim kararıyor
Tepe taklak oldu dünya tersine sanki (sanki, sanki)
Bütün aşıklar el ele, kol kola, cıvıl cıvıl geziyor
Bense Nuh'un gemisinde tek başıma gibi inan ki (inan ki, inan ki)
Kara sevda, kara sevda dedikleri daha ne olabilir ki?
Kara sevda, kara sevda, seni benden kim ayırabilir ki?
Çocukça bir aşk deyip de geçme, sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine
Kara sevda
Hu hu hu hu hu
Dışarıdan bakan biri için hiçbir sorun yoktu.Ben mutluydum.Defne’yle eğleniyordum.Şarkı söylüyordum.Gülüyordum.Hatta öyle bir eğleniyordum ki biraz önce moralimin bozuk olduğunu kimse tahmin edemezdi.Ama içimde başka bir şey vardı.Çünkü her hareketimde, her notada geçmişten bir anı canlanıyordu.
Savaş’la çocukken yaptığımız o saçma danslar…Birbirimize gülüşlerimiz…Sonra sevgili olduğumuz zamanlarda aynı şarkının başlamasıyla onun bana yaklaşması…Bunların hepsi gözümün önünden geçiyordu.Ama belli etmiyordum.Belli etmeyecektim.Defne bir anda iki elimi tuttu.
“Bana bak.”
“Bakıyorum.”
“Şarkıya beraber eşlik edeceğiz.”
“Tamam.”Birbirimize dönüp şarkıya eşlik etmeye başladık. Defne şarkının havasına kendini tamamen kaptırmıştı. Ben de onun yaptığı hareketleri taklit edip gülüyordum.Bir ara Defne bana yaklaşarak:
“Sen bugün fazla neşelisin.”
“Eğleniyorum.”
“Bir şey mi oldu?”
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Defne.”
“Efendim?”
“Eğleniyorum dedim ya.”Defne birkaç saniye yüzüme baktı.Sonra gülümsedi.
“Tamam. O zaman eğlen.”
“Zaten eğleniyorum.”Müzik yükselirken ikimiz de yeniden dans etmeye başladık.Ben kahkahalar atıyor, Defne’yle birbirimize karşı oynuyor, şarkıya eşlik ediyordum.
Ama tam o sırada yeniden Savaş’a baktım.Bu kez onun da yüzünde çok hafif bir gülümseme vardı.Sanki beni izlerken yıllar önceki bir anıyı hatırlamış gibiydi.Ben de istemsizce gülümsedim.Fakat hemen ardından yüzümü Defne’ye çevirdim.
Çünkü o gülümsemenin anlamını ikimiz de biliyorduk.Bu bizim şarkımızdı.Ve ben ne kadar eğleniyor gibi görünürsem görüneyim, içimde bir yer hâlâ o eski günlerde takılı kalmıştı. Savaşta fark etmişti. Abim savaşla konuşmaya başlamıştı.
Kara sevda, kara sevda dedikleri daha ne olabilir ki?
Kara sevda, kara sevda, seni benden kim ayırabilir ki?
Çocukça bir aşk deyip de geçme, sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine
Çocukça bir aşk deyip de geçme, sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine
Kara sevda
Hu hu hu hu hu
Kara sevda
Kara sevda
Hu hu hu hu hu
Şarkının bitmesiyle yerime oturdum. Yorulmuştum. Eskisi gibi eğlenerek bu şarkıyla dans etmek garip hissettirmişti. Ama canım yanıyordu hemde çok. Savaşla benim olan.bizim olan şarkıda onunla değilde başkasıyla dans etmek hem canımı yakmış hemde mutlu etmişti. Savaşa olan duygularımı kendime kabul ettirememiştim.
Nefret mi ediyordum. Hayır. Aşık mıydım. Muhtemelen evet ama kabul edemezdim. Kırgındım.kızgındım.öylece boynuna atlayamazdım. Savaş ortaya çıktı diye koynuma sokup bağrıma basamazdım. Savaşa karşı olan intikam veya acımasızlığımdan değil kendime saygımdan.
————————————
