16. bölüm · KIRIK PUSULA

16.BÖLÜM

Sırmavii 🦋🫐

BİR ADIM YAKIN…

Üç gün geçmişti.
Ve ben full evdeydim.
Canım ailem sağolsun. Çok sıkılmıştım ama asla dışarı hatta odamdan çıkmama bile izin vermiyorlardı. Mert. Annem. Babam. Abim. Jale teyze ve polat amcada ve tabi.
Savaş.
Zaten hastaneden izinliydim. Daha doğrusu herkes öyle sanıyordu. İzin vermemişlerdi. Yıllık iznimi kullanıyordum. Odamın pat diye açılmasıyla mertin geldiğini anladım. Pis pis sırıtıyordu.
“Kimin kankasığğ buuğğğ buğğ beniğiğm kankağğaam”aniden söylemeye başladığı mükemmel ötesi şarkı ile kulağımın paslanmasına yardımcı olan canım arkadaşıma son derece sevimli bakışlar attım.
“Mert mal mısın yaa sussana” susmak yerine daha çok bağırmasıyla tiz bir çığlık attım. Mert aniden yüzünü buruşturup bana bakıp konuştu.
“Ayy kulağımı içine ettin efsun sus” ters ters baktım. Yanıma geldi ve kolunu omzuma atarak sırıtı. O sırada telefonum çaldı. Baktım. Hastanenin başı olan adam. Kaçlarımı çatarak yüzümü buruşturdum. Mertin yüz ifadesi sertleşti. Sevmiyordu. Gerçi benimde sevdiğim söylenemezdi.

Açtım. Azarlar gibi konuşmaya başladı.
“Efsun hastanede olmama sebebin nedir acaba”
“Hasta-“ sözümü keserek alayla konuştu.
“Sana izin vermediğimi,gelmen gerekiğini söylemiştim değil mi.”
“O zaman yıllık iznimi kullanmak istiyorum. Bunda bir sorun yok değil mi” derin ve sinir bozucu bir nefes alıp telefonu suratıma kapattı. Mert sinir bozucu bir şekilde baktı ve sinirle bir küfür savurdu.

“Bu gerizekalı sana bu kadar kaba davranma hakkını nerede buluyor”
“Tamam mert uzatm-“
“Ne uzatma Efsun yürü gidiyoruz.”
“Nereye Mert saçmalama”
“Abimlerle konuşucaz.” Derken kolumdan tutup odadan dışarı sürüklüyordu.
“Ne dicez mert saçmalama” cevap vermden yürümeye devam ettiği sırada kolumu hızla çektim. Mert durup bana baktı.
“Söyle mert ne diyeceğiz.”
“Abimlerle konuşucaz onların hastanede çalışacaksın.” Gözlerimi pörtleterek baktım. Savaş ve abimin birlikte açtırdıkları özel hastaneden bahsediyordu. Ama ne savaş isterdi nede ben.
“Mert sen iyice saçmalamaya başladın. Farkında mısın.”
“Evet.” Verdiği cevapla şaşkın şaşkın baktım.
“Hadi yürü yoksa ben abimle konuşurum. Herşeyi anlatırım.”
“Aa birde tehtid ediyor terbiyesiz.” Kahkaha atmasıyla bende güldüm ama çenemin sızısıyla yüzümü buruşturdum. Mert telaşla baktı.

“Salak mısın kızım sen niye gülüyorsun.”
“Güldürmeseydin.” Sabırla iç çekerek konuşmadan tekrar kolumdan tutup aşağı indirdi.
Bahçeye çıkmıştık. Savaş ve abim havuz başındaki oturma takımında oturuyorlardı. Mertin zoruyla yanlarına ilerledik.
“Abi efsun bizim hastanede çalışacak.” Mertin aniden konuya girmesiyle hepimizin kaşları çatıldı.
“Ne diyorsun mert ne oldu.”
“Efsun yıllık iznini kullanıyormuş yani hastane izin vermemiş aslında.” Savaşın iyice kaşlarının çatılmasıyla bende gerilmştim.
“Ne oldu efsun.” Bu sefer abimin sorduğu soruyla mertin cevabı gecikmemişti.
“Söyledim ya karan abi efsun sizin hastaneye sevk edilsin.”
“Niye söylemedin efsun.” Savaşın sorusuyla başımı kaldırdım. Keyfimden sanki allah allah ya.
“Gerek duymadım”dedim umursamaz tavrımla. Şaşkınlıkla kaşları havalandı. Bu sefer abim konuştu.
“Ne demek gerek duymadım. İstifa dilekçeni yaz götürüp verin. İyileşince bizim hastanede başla işe.”
“Abi ama-“
“Efsun.”sert çıkan sesiyle sustum. Anlaşılan hayır deme gibi bir lüksüm yoktu. Bir şey demeden yanlarından ayrıldık.

———————————

“Efsun naz yapma be kızım. Hadi kalk ya”
“Sen git mert ya” yaklaşık 15dakikadır beni dışarı çıkarmak çin ikna etmeye çalışıyordu. Aslında çok istiyordum ama annem ve abim asla izin vermiyordu.
“Ya bir kere annemler izin vermez” omuz silkti.
“Kimin umrunda.”
“Ne yazık ki benim. Hadi diyelim annemler ikna oldu abim.”
“Ben hallederim. Sen bir dilekçe yaz şimdi” şaşkınlıkla gözlerimi açtım. Merte sıkıca sarıldım.
“Ya mert sen birtanesin.”
“Ne sandın kızım kankan diva.” Sesli gülmeye başladım. Ben gülünce mertde gülmeye başlamıştı.
“De ben yazamam ki.” Mert alayla sırıttı.
“Defne. Efsun defne savcılık okudu ona söyleyelim.”
“Aa evet ara hadi.”
“Ben niye arıyorum kızım görümce olan sensin.” Göz devirdim. Defneyi aradım. Neşesi sesiyle telefonu açtı.

“Defne turizmin sayın yolcuları selamm.”kahkaha attım.
“Aşkım sana işimiz düştü.”
“Bende diyorum niye aradı.” Mert gülmüştü. Göz devirdim.
“Aşk olsun yenge yaa”
“Tamam tamam hadi söyle yengesinin gülü” bu sefer gülen taraf bendim.
“Benim için dilekçe yazar mısın. Sen savcılık okudun ya”
“Yazarım da hayırdır ne oldu.”
“Ya sözlün olacak hödük beni onların hastanesine sevk ettircek.”
“Niye.”
“Benim çenem yarıldı ya. İzin vermediler bende yıllık iznimi kullanıyordum. Mert öğrenince birinin duymaması mümkün mü.” Güldü.
“Tamam yazarım geliyorum.”
“Aşksın ya bekliyoruz” kapattık. Abimlerin yanına gittik. Annem ve jale teyze beni görünce yanıma geldiler.

“İyi misin kızım. Niye kalktın.”
“İyiyim jale teyze biraz hava alıcam”
“Tamam ama yorma kendini kuzum.” Gülümsedim. Çok seviyordum.
“Tamam yormam kuzum.” Dalga geçtiğimi anlayınca hafifçe vurdu koluma. Gülüşerek,söylene söylene gittiler. Babamada gülümsedim ve önüme döndüm. Oturma takımındaki koltuklara oturduk mertle.
O sırada defne geldi. Merte döndüm ve.
“Ne kadar hızlı geldi.”
“Aa gelmiş mi.” Abim defneyi görünce kaşlarını çattı. Görüştüler. Savaşlada selamlaşıp. Yanımıza geldi.
Sarıldık. Dilekçeyi yazdı.

“Çok sağol defnoşum ya.”
“Ne demek aşkım.”
“Yalnız bn dışlanıyorum” mertin mızmız sesiyle güldük.
“Evett şimdi bizi kaçırmn lazım.”
“Hmm tamam gelin ben konuşurum abinle.” Abimin yanına geldiğimizde defnenin iki cilvesiyle izini kapmıştık. Eskidende biz böyleydik. Savaşla. Mert abisinin izin vermeyeceği bir şeyi bana söyler bende konuşurdum. Kabul etmezse iki cilve yapardım. İzini kapardık.
“Tamam yavrum gidinde nereye.”
“Dilekçeyi varmeye aşkım. Efsunu sizin hastaneye alıyormuşsunuz.”
“He evet tamam geç kalmayın.” Abimin yanağından öpmüştü. Ve çıkmıştık arabayken ben arkaya oturmuştum. Moralim bozuktu. Özlemiştim Ama onu ne kadar özlersem özleyeyim, yanına gidip hiçbir şey olmamış gibi davranamazdım.
Hatta onunla neden konuşmuştum. Onu bile bilmiyordum. Defne moral bozukluğu fark etmiş olacak ki bana bakmıştı. Bir şey yok der gibi başımı sallamıştım. Defne telefonuna bakıp. Bize döndü.

“Elizin doğum günü varmış bizide davet ediyor.”
“Hangi eliz ya” kafam yerinde değildi.
“Bizim eliz ya mertinki” güldük mertde gözlerini devirmişti. Lisedeyken beraberdik ve mert elizden hoşlanıyordu. Yani bize göre.
“Başka kimler gelecekmiş”
“Karan,savaş,biz,liseden bir kaç arkadaşımız ve duru yani çağırmış ama yurtdışında olduğunu söyledim.”
“Hmm tamam biz bizeyiz yani”
“Aynen. Gider miyiz.”
“Gideriz ya” mertin cevabıyla gülmemek için dudaklarımızı birbirine bastırdık.
“Ne zaman ve kaçta”
“Yarın ve saat 20.00 de”
“Hmm gece eğlencesi yanii iyiymiş”

————————————

“Güldürmeseydin.”sabırla iç ö“Ne dizeAçtım. Carlamaya başlamıştı.“Efsun hastanede olmama sebebin nedir***“Efsun hastanede olmama sebebin nedir”dghı“Gyf