15. bölüm · KIRIK PUSULA

15.BÖLÜM

Sırmavii 🦋🫐

BAZI AŞKLAR YARIM KALMALI…

Çok zordu…
Sevdiğin insanları bile bile,göre göre kaybetmek.
Ve sesini çıkaramamak. Gidiyor. Ve sen ne bağırıp “gitme”diyebiliyorsun.
Nede “seni seviyorum “ diyebiliyorsun. Gitmişti Savaş’ta asla yapmaz dediğim.
Kimse yoksa o var dediğim adam sadece bir kutuyla veda etmişti bana. Ama ben ne o kutuyu açmıştım. Nede bir daha Savaş demiştim.

Şimdi… bakışıyordum o kutuyla ve asla açmamak için kendime söz vermiştim. Savaş çıkmıştı hayatımdan. Bitmişti benim için. Bir daha asla sevmeyeceğim. Diye söz vermiştim kendime, Savaş ilk gittiğinde. Bir daha da hayatıma kimseyi almamıştım. Aslada almayacaktım. Yada ben öyle sanıyordum.

Hastanedeydim. Yine. Huzurlu alanımdaydım. Daha ilk zamanlardan beri hayalim doktor olmaktı. Ortaokuldan beri istiyordum. Sonra vazgeçecektim. Savaş beni motivasyon etmiş ve en büyük destekçim olmuştu. Bir gün hiç beklemediğim bir anda geldi ve bana ders çalıştırmıştı.

Lise sondan beri beraberdik. Ben doktorluk kazanınca,benden çok sevinmişti. Tıp fakültesi üçüncü sınıftayken gitmişti Savaş.

Ben hep Mert ile büyümüştüm. İlkokul,ortaokul, lise hep beraberdik. Duru,Mert,Defne,Eliz ve ben. Beraberdik. abimlerde beraberdi. Abim,Savaş Duru’nun abisi Emirhan abi ve….ve biri daha vardı ama hiç hatırlamıyordum. Uzun boylu siyah saçlı bir çocuktu. Mesaim bitmişti. Bu aralar çok yoğun değildim. Arabama geçtim. Ve nereye olduğunu bilmeden sürdüm. Sessiz sakin ıssız bir deniz kenarında oturdum. Telefonum çaldı.

“Aloo Efsom neredesin ya.”
“Dışarıdaydım.”
“Nerde işte hem senin sesin niye böyle.”
“Nasıl ya gayet iyiyim.” Derin bir iç çekti Mert.
“Efsun eve gel güzelim. Nolur konuşalım rahatla ha?”
“Mert istemiyorum.”
“Ne lütfen Efsun ne! Ben dayanamıyorum senin çektiklerini sen nasıl…aklım almıyor Efsun anlıyor musun!”
“Şimdi sakince arabana bin ve eve gel tamam mı?”sesi bu sefer çok yumuşaktı. Geleceğimi bildiği için telefonu kapattı. 15dk. Sonra eve gelmiştim. Kapıdaydım annemler bahçedeydi. Duru’nun annesi,Jale teyze,Defne’nin annesi ve benim annem oturmuş kahve içiyorlardı.

Hiç görünmeden direkt Mert’lerin evine gittim. Odasına çıktım. Mert beni görünce ayaklandı.
“Efsun iyi misin sesin çok kötü geliyordu.”
“İyiyim Mert bir an şey oldu….duygulandım.” Bir şey demeden sarılmıştı. Akşam olmuştu çoktan.Bahçedeydik.Defne’ye doğru birkaç adım hızlanmıştım ki ayağım bir anda kaydı.Ne olduğunu anlayamadan yere düştüm.Çenem sertçe zemine çarptı.Bir an nefesim kesildi. Gözlerimi hemen açıp kendime olabildiğince kontrol ettim.
Bilinç açık.
Görme sağlıklı.
Baş dönmesi hafif.
Çenemde dayanılamıyacak bir ağrı ve sızı.
Muhtemelen çenem yarılmıştı. Ve avuç içim soyulmuştu. Düşerken ellerimle kendimi durdurmaya çalıştığım için.

“EFSUN!”Mert koşarak yanıma geldi.Annem de arkasından panikle geldi.
“Allah’ım kızım! Efsun, bana bak!”Gözlerimi açtım.
“İyiyim…”Sesim zor çıkmıştı.Annem yüzüme baktığında paniği daha da arttı.
“İyi değilsin, yüzün bembeyaz olmuş!”Babam hemen yanımıza çömeldi.
“Başını vurdun mu?”Başımı iki yana salladım.
“Hayır.”
“Çenen?”Gözlerimi kapattım.
“Acıyor…”Mert hemen ayağa kalktı.
“Hastaneye gidiyoruz.”
“Gerek yok ben pansuman yaparım şimdi…”
“Efsun, tartışma.”Savaş da yanımıza gelmişti. Yüzü bir anda ciddileşti.
“Ne oldu-”diyemeden.
Savaş hiç düşünmeden eğildi..Beni dikkatlice kucağına aldı.Çenem yeniden sızlayınca gözlerimi sımsıkı kapattım.Savaş hemen,

“Acıdı mı?” diye sordu.Başımı hafifçe salladım.
“Biraz.”
“Tamam, konuşma.”Annem arkamızdan telaşla geliyordu.
“Çabuk olun, arabayı getirin! Kızın çenesi açılmış olabilir!”Babam çoktan arabaya yönelmişti.
“Hazır, gelin!”Karan kapıyı açtı.Mert de hemen yanımıza geldi.
“Başını dikkatli tut.”Savaş başını salladı.
“Tutuyorum.”Beni arabaya yerleştirirken annem hâlâ telaşlıydı.
“Efsun, kızım, iyi misin? Allahım bu kız beni öldürecek Jale.!”Gözlerimi açıp ona baktım.
“İyiyim anne.”
“Konuşma artık Efsun. Sus seni geberticem.”Savaş kapıyı kapattı.
“Gidelim.”Araba daha tamamen durmadan herkes hastaneye yetişmeye çalışıyordu.Ben arka koltukta sessizce otururken Savaş elimi tuttu.
“Dayan biraz. Çok az kaldı.”Gözlerimi kapattım.
“İyiyim.”Savaş elimi biraz daha sıkı tuttu.
“Biliyorum.”Ama sesinden, buna hiç inanmadığı belliydi.

Koltuğa kan bulaşmıştı. Ellerimle silmeye çalıştım.
“Polat amca koltuk kan oldu.” Jale teyze koluma hafifçe vurdu.
“Efsun benimi sınıyorsun kızım sen!” Savaş’ın kendi ağzından küfür savurduğu duymuştum. Ondakika sonra hastaneye gelmiştik. Beni odaya almışlardı. Annem ve Jale teyze çok panik yaptıkları için babam ve polat amca onları sakinleştirmeye çalışıyordu Defnenin annesi ve babasıda annemlerle dışarıdaydı. Odada Defne,Mert abim,Savaş vardı.

“Efsun, şimdi biraz acıyabilir ama hareket etme sakın tamam mı?eğer çok fazla yanarsa birinin elini sıkabilirsin.” Başımı sallayarak cevap verdim. Çünkü konuşacak halim bile yoktu şuan. Abim koltuğa oturmuş sinirle küfürler savururken Defne abimi sakinliştirmeye çalışıyordu. Doktor yani,Ahmet amca dikmeye başlamıştı.

Odada sadece benim ayağımı yere vurma sesi vardı. İğnenin ceneme girdiğini hissettiğim an acıyla gözlerimi sıktım. Gözlerim Savaş’a kaydığında içi gider gibi bakıyordu. Mert’in elini tutuyordum. Acı o kadar çoğalmıştı ki acıyla inledim.

“Ahh”
“Sabret Efsun son iki.” İki dakika geçmeden bitmişti. Yavaşça kalktım. Savaş hemen yanıma gelip elini belime koymuştu. Mert’in elini tutmaya devam ediyordum. Kimse hiç bir şey söylememişti eve gelene kadar.

♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️♣️