9. bölüm · Karanlık ve Kıvılcım
9. Bölüm: Fırtına Öncesi
Alaz’ın parmak uçları Efsun’un çenesinde süzülürken, caddeden geçen arabaların korna sesleri bile aralarındaki o yoğun sessizliği bozamadı. Efsun, bakışlarını Alaz'ın kömür karası gözlerinden çekemiyordu. İçinde bir yerlerde, yıllardır aradığı o sığınağı bu tehlikeli adamın gözlerinde bulduğunu hissediyordu.
"Direnmek istemiyorsan..." dedi Efsun, sesi neredeyse fısıltı gibi çıkarak, "...neden hala aramızda bir adımlık mesafe bırakıyorsun?"
Alaz’ın dudaklarında derin, pürüzlü bir nefes belirdi. Efsun'un bu hesapsız ve cesur hamleleri, onun tüm kontrol mekanizmalarını altüst ediyordu. Yavaşça elini Efsun’un çenesinden kaydırıp yanağına yerleştirdi. Başparmağı kızın elmacık kemiğini okşarken, yüzünü Efsun’unkine birkaç santim daha yaklaştırdı.
"Çünkü o mesafeyi kapatırsam," dedi Alaz, gözleri Efsun'un dudaklarına kayarak, "bir daha geri dönemeyiz Efsun. Benden kaçamazsın. Ve benim dünyam, senin fırçandaki o renkler kadar masum değil."
"Belki de masumiyetten sıkılmışımdır," diye karşılık verdi Efsun.
Alaz tam bir şey söyleyecekken, cebindeki telefonu acı acı çalmaya başladı. O anın büyüsü bir cam gibi çatlayıp kırıldı. Alaz gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı, ardından isteksizce geriye çekildi. Telefonun ekranında beliren ismi görünce yüzündeki o yumuşak ifade anında silindi; yerini yine o sert, aşılmaz duvarlara bıraktı.
Arayan Mert’ti.
Alaz telefonu açıp kulağına götürdü. "Ne var Mert?"
Efsun, Alaz'ın yüzündeki ani değişimi izlerken içini kaplayan o huzursuzluğa engel olamadı. Karşı taraftan gelen sesleri duyamıyordu ama Alaz'ın çene kemiklerinin kasıldığını, bakışlarının karardığını net bir şekilde görebiliyordu.
"Tamam," dedi Alaz kısa bir süre sonra, sesi buzdan farksızdı. "Kapat. Geliyorum."
Telefonu cebine atıp tekrar Efsun’a döndü. Aralarındaki o büyülü atmosferden eser kalmamıştı.
"Gitmem gerek," dedi Alaz. Sesi az önceki dürüst fısıltılardan çok uzaktı.
"Bir sorun mu var?" diye sordu Efsun, endişeyle bir adım yaklaşarak.
"Benim olduğum her yerde bir sorun vardır, Efsun," dedi Alaz, adımlarını geriye doğru atarak. "Bu gece eve git. Ve lütfen... bu defalık beni dinle, sokaklarda tek başına kalma."
Alaz arkasını dönüp karanlık sokakta hızlı adımlarla gözden kaybolurken, Efsun arkasından öylece bakakaldı. Rüzgar şiddetini artırmış, yağmur yeniden çiselemeye başlamıştı. Efsun, Alaz’ın dokunduğu yanağında kalan sıcaklıkla kalakaldı. Fırtına kopmak üzereydi ve ikisi de bu fırtınanın ortasındaydı.
