4. bölüm · Karanlık ve Kıvılcım

4. Bölüm: Yüzleşmenin Eşiği

Azra Taş

Güneş, Kadıköy’ün sokaklarına henüz sızarken Alaz, barda geçirdiği uykusuz gecenin ardından üzerindeki deri ceketine sarınıp dışarı çıktı. Sabahın ilk serinliği yüzüne çarptığında, cebinde titreyen telefonu çıkardı. Efsun’un gece yazdığı son cümle hâlâ ekrandaydı: “Önemli olan rüzgarın kimin tarafından estirildiği.”

Dudaklarında beliren yarım tebessümle yürümeye başladı. Farkında olmadan adımları, sahil kenarındaki küçük bir çay bahçesine yöneldi. Burası, zihnini toplamak istediğinde kaçtığı tek yerdi.

Aynı dakikalarda Efsun, elinde çizim defteri ve boya çantasıyla tramvaydan inmişti. İçindeki sıkıntıyı dağıtmak için sabahın bu erken saatinde sahile gelip deniz manzarasını resmetmek istemişti. Deniz kenarındaki ahşap banklardan birine oturdu, fırçalarını çıkardı ve tuval niyetine kullandığı defterini dizlerine yerleştirdi.

Alaz, çayından bir yudum alıp etrafa göz gezdirirken birkaç metre ötede, bankta oturan kızı fark etti. Rüzgarda dağılan koyu renk saçları, ellerindeki boya lekeleri ve dikkatle tuvale dokundurduğu fırçası... Alaz’ın kalbi bir an için ritmini şaşırdı.

Zihninde tek bir soru belirdi: Küçük ressam?

Cebinden telefonunu çıkarıp ekranı açtı. Parmakları gayriihtiyari klavyede gezindi:

"Sabahın bu saatinde deniz, tuvaller için iyi bir ilham kaynağı mıdır?"

Efsun, telefonunun titreşimiyle duraksadı. Fırçayı su bardağına bırakıp mesajı açtı. Okuduğu an bakışları hızla telefondan etrafa kaydı. Etrafında birkaç yaşlı balıkçı ve az ilerideki masada oturan, siyah deri ceketli, koyu renk saçlı bir genç vardı.

Efsun’un kalbi göğüs kafesini zorlamaya başladı. Hızla yazdı:

"Sen... Neredesin?"

Alaz, kızın kafasını kaldırıp etrafı taradığını gördü. Onun o telaiı, meraklı bakışları Alaz'ın içindeki koru yeniden alevlendirdi. Masadan kalkmadı ama bakışlarını Efsun’a kilitledi.

"Çok yakınındayım," diye yazdı Alaz. "Ama yaklaşmak, oyunu bitirir. Sırrı bozmaya hazır mısın?"

Efsun nefesini tuttu. Gözleri, ileride elindeki telefona bakan o gizemli gence kaydı. Alaz da tam o anda gözlerini kaldırdı. İki çift göz, sabahın erken saatinde, rüzgarın fısıltıları arasında ilk kez kesişti.