Bölümler 31Şu an: 19. Bölüm: Yeni Bir Tuval
- 1 1. Bölüm: Yanlış Numara, Doğru Zaman191 kelime
- 2 2. Bölüm: Gece Yarısı Matı283 kelime
- 3 3. Bölüm: Gölge Oyunu351 kelime
- 4 4. Bölüm: Yüzleşmenin Eşiği277 kelime
- 5 5. Bölüm: Göz Göre Göre352 kelime
- 6 6. Bölüm: Yangın Yeri336 kelime
- 7 7. Bölüm: Sahaftaki Sır348 kelime
- 8 8. Bölüm: Gece Yürüyüşü315 kelime
- 9 9. Bölüm: Fırtına Öncesi321 kelime
- 10 10. Bölüm: Yüzleşme ve Yangın342 kelime
- 11 11. Bölüm: Alevlerin Arasında341 kelime
- 12 12. Bölüm: Yanımdaki Yabancı255 kelime
- 13 13. Bölüm: Surların İçinde363 kelime
- 14 14. Bölüm: Surların İçinde251 kelime
- 15 15. Bölüm: Geçmişin Gölgesi341 kelime
- 16 16. Bölüm: Gerçeğin Ağırlığı374 kelime
- 17 17. Bölüm: Şafak Operasyonu442 kelime
- 18 18. Bölüm: Beyaz Bir Sayfa328 kelime
- 19 19. Bölüm: Yeni Bir Tuval243 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 20. Bölüm: Sonsuz Renkler281 kelime
- 21 21. Bölüm: Baharın İlk Günü659 kelime
- 22 22. Bölüm: İki Kişilik Bir Şehir290 kelime
- 23 23. Bölüm: Yuvaya Dönüş342 kelime
- 24 24. Bölüm: Milano Rüzgarı396 kelime
- 25 25. Bölüm: Sonsuzluğun Tuvali519 kelime
- 26 26. Bölüm: Beyaz Elbise ve Yeni Bir Sayfa608 kelime
- 27 27. Bölüm: Yeni Bir Şafak, Yeni Bir Nefes565 kelime
- 28 28. Bölüm: Küllerin Altındaki Kıvılcım613 kelime
- 29 29. Bölüm: Haritanın İzinde815 kelime
- 30 30. Bölüm: Kıvılcımın Zaferi574 kelime
- 31 31. Bölüm: Yeni Bir Yolun Eşiğinde465 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emniyet binasının kasvetli havası geride kaldığında, İstanbul sokakları gözlerine her zamankinden daha aydınlık görünüyordu. Fırtınanın ardından gelen o dinginlik, ikisinin de omuzlarındaki tüm yorgunluğu silip götürmüştü.
Alaz, Efsun’un elini bir an olsun bırakmadan Moda’daki çatı katına doğru yürüdü. Merdivenleri çıkarken bu kez adımlarında kaçışın telaşı değil, kabullenmişliğin huzuru vardı. Atölyenin kapısını açtıklarında içeriye dolan güneş ışığı, odadaki tuvalleri altın rengine boyamıştı.
Efsun, ortada duran o devasa tuvalin yanına yaklaştı. Alaz’ın onu resmettiği o tablo, karanlığın ortasındaki parlak kıvılcımlarla hâlâ odanın en güzel köşesini süslüyordu.
"Bundan sonra ne çizeceğiz?" diye sordu Efsun, Alaz’a dönerek.
Alaz yavaşça yanına geldi. Masanın üzerindeki temiz, bembeyaz bir tuvali alıp şövalenin üzerine yerleştirdi. Ardından fırçaları ve boya tüplerini Efsun’un önüne koydu.
"Bu kez fırça sende, küçük ressam," dedi Alaz, sesi o tanıdık pürüzlü ama sıcacık tonuyla odayı doldururken. "Benim dünyamdaki siyahları sen sildin. Şimdi bu beyaz sayfaya hangi rengi koymak istersen, ben o renge razıyım."
Efsun gülümsedi. Paletine en canlı mavileri, güneş sarılarını ve bahar yeşillerini sıkarken Alaz arkasından sarılıp çenesini onun omuzuna dayadı. İkisi de tuvalin karşısında, birlikte atacakları yeni adımların hayalini kuruyordu.
"Yalnız bir kuralım var," dedi Efsun, başını hafifçe geriye çevirip Alaz’ın gözlerinin içine bakarak. "Artık 'Rüzgar' olarak saklanmak yok. Sadece Alaz olacaksın."
"Söz," dedi Alaz, kızın yanağına yumuşak bir öpücük kondurarak. "Sadece Alaz... Ve sadece senin yanında."
Dışarıda Kadıköy’ün sokakları gürültüyle uyanırken, çatı katındaki o küçük atölye, geçmişin gölgelerinden arınmış iki ruhun ilk gerçek yuvası haline gelmişti. Fırtına bitmiş, yangın yerini sıcacık bir güneşe bırakmıştı.
Bölüm etkileşimi
