15. bölüm / 15
KARANLIĞIN SESİ13. Bölüm: Ateş Düştüğü Yeri Yakarlar
Bölümler 15Şu an: 13. Bölüm: Ateş Düştüğü Yeri Yakarlar
- 1 1. Bölüm: Yağmur ve Barut302 kelime
- 2 2. Bölüm: Kanlı Masanın Raconu648 kelime
- 3 3.Bölüm: Gece Gelen Fırtına597 kelime
- 4 4. Bölüm: Ejderhanın Gölgesi ve Hesaplaşma603 kelime
- 5 5.Bölüm: Ejderhanın Gazabı ve Yeni Masa591 kelime
- 6 6.Bölüm: Küllerin Altındaki Kor370 kelime
- 7 7.Bölüm: Eski Dostun Gölgesi448 kelime
- 8 8.Bölüm: Geçmişin Zehri ve Şoke Edici Gerçek462 kelime
- 9 9.Bölüm: İki Kardeş, Tek Taht486 kelime
- 10 . 10.Bölüm: Alevler İçindeki Şehir507 kelime
- 11 11. Bölüm: Ekonomik Kurşunlar ve İçerideki Çatlak424 kelime
- 12 12. Bölüm: Kalbin Gölgesi ve İki Ateş Arasında447 kelime
- 13 13. Bölüm: Ateş Düştüğü Yeri Yakarlar397 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14. Bölüm: Kanlı Yüzleşme ve Neva’nın Gizemi486 kelime
- 15 15.Bölüm: Fırtına Öncesindeki İki Ateş643 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Neva’nın gözlerindeki o cesur ve tehlikeli parıltı, Agâh Karadağ’ın uzun yıllardır taşlaşmış kalbinde ilk kez bir kırılma yaratmıştı. Ancak Karadağ Konağı’nın kalın duvarları arasında filizlenen bu tutku, aynı çatı altındaki bir başka kalbi sessizce kanatıyordu. Aylin Yalçın, elindeki hukuki dosyaları toplarken başını öne eğmiş, Agâh’ın Neva’ya bakışındaki o derinliği fark etmenin kırgınlığıyla salondan hızlı adımlarla uzaklaşmıştı.
Doğan, salondan çıkan Aylin’in ardından endişeyle baktı. Agâh’a doğru bir adım yaklaşıp sesini alçalttı:
"Abi... Aylin Hanım yalnız başına konaktan ayrıldı. Dışarıda ortalık bu kadar gerginken onu tek başına göndermemiz doğru değildi."Agâh, içindeki o karmaşık duyguları bastırmaya çalışarak gümüş tabancasını kılıfına yerleştirdi. "Peşine iki adam tak Doğan, evine kadar güvenle ulaşsın."
Ancak Harun Karadağ’ın gözleri konaktaki her hareketi izliyordu. Cenk’in başarısız hamlesinden sonra ağabeyinin en zayıf anını, kalbinin aralandığı o saniyeleri bekliyordu.Aylin, Karaköy’ün karanlık ve sisli sokaklarında arabasına doğru yürürken, arkasındaki ayak seslerini fark etti. Agâh’a duyduğu kırgınlığın verdiği dikkatsizlik, onu adeta tuzağın kucağına itmişti. Sokak lambasının aniden sönmesiyle birlikte iki siyah minibüs önünü ve arkasını kesti. Agâh’ın gönderdiği iki koruma aracı yetişemeden, silah sesleri geceyi yardı. Aylin, çığlık atmaya bile fırsat bulamadan araçlardan inen maskeli adamlar tarafından zorla minibüse bindirildi.
Yarım saat sonra Karadağ Konağı’nın telefonu acı acı çaldı. Telefonu açan Doğan, ahizeyi titreyen ellerle Agâh’a uzattı.
"Abi... Harun arıyor."Agâh ahizeyi kulağına götürdü. Yüzü anında taştan bir heykele dönüştü.
"Agâh..." dedi Harun, hırıltılı ve alaycı sesiyle. "Sen Neva’nın sıcaklığında kaybolurken, o adalet sevdalısı güzel avukatın elimde can çekişiyor. Yirmi yıl önce babamın beni seçmediği gibi, sen de onu seçmedin... Ama bedelini o ödeyecek."
Agâh’ın elindeki ahize gıcırdadı, eklemleri beyazlaştı. "Aylin’e bir şey olursa Harun, bu dünyada saklanacak hiçbir delik bulamazsın!"
"Eski tuğla fabrikasına gel Karadağ," dedi Harun. "Ama bu sefer yalnız geleceksin. Ne Doğan, ne de o güzeller güzeli Neva’n yanında olacak. Sadece sen ve günahların."Telefon kapandı. Salonda ölümcül bir sessizlik hakim oldu. Agâh, gözlerini salondaki Neva’ya çevirdi. Neva’nın yüzünde hem derin bir korku hem de Agâh’ı kaybetme endişesi vardı. Agâh’ın yanına yaklaşıp ellerini tuttu:
"Gitme Agâh... Bu bir tuzak! Seni ölüme çağırıyor."
Agâh, Neva’nın ellerini yavaşça bıraktı. Gözlerinde ne bir korku ne de bir tereddüt kalmıştı.
"O kadın bu masanın namusuna güvendi Neva," dedi Agâh Karadağ. "Bir Karadağ, namusunu ve ona inananı tuzağın ortasında bırakmaz."Agâh paltosunu omzuna attı, belindeki iki şarjörü kontrol etti ve Doğan’ın tüm itirazlarına rağmen tek başına konaktan çıktı. Siyah sedan, Aylin’in hayatını ve Karadağ ailesinin kaderini belirleyecek o kanlı buluşmaya doğru fırtınanın ortasında gözden kayboldu.
Bölüm etkileşimi
