6. bölüm / 29
KANLI DÜĞÜM5.BÖLÜM=SİNİRLİ YÜZÜK
Bölümler 29Şu an: 5.BÖLÜM=SİNİRLİ YÜZÜK
- 1 KARAKTER TANITIMI220 kelime
- 2 1.BÖLÜM=RÜYADAKİ ADAM1.151 kelime
- 3 2.BÖLÜM=BAKICI1.322 kelime
- 4 3. BÖLÜM: DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ753 kelime
- 5 4.BÖLÜM=UYANIŞ830 kelime
- 6 5.BÖLÜM=SİNİRLİ YÜZÜK902 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 6.BÖLÜM=KANLI DÜĞÜM EFSANESİ1.025 kelime
- 8 7.BÖLÜM=GÜVENME BANA1.173 kelime
- 9 8.BÖLÜM=HUZURLU UYKU1.237 kelime
- 10 9.BÖLÜM=MİKAELSON BALOSU1.352 kelime
- 11 10.BÖLÜM=SALDIRI1.159 kelime
- 12 11.BÖLÜM=BEYAZ LALE1.241 kelime
- 13 12.BÖLÜM=KIZ KIZA723 kelime
- 14 13.BÖLÜM=GÜÇLÜ BAĞ826 kelime
- 15 14.BÖLÜM=VEDALAŞMA1.172 kelime
- 16 15.BÖLÜM=CENAZE TÖRENİ1.431 kelime
- 17 16.BÖLÜM=ÖZLENİŞ842 kelime
- 18 17.BÖLÜM=KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR530 kelime
- 19 18.BÖLÜM=GÜVENLİ KOLLAR877 kelime
- 20 19.BÖLÜM=SAAT KULESİ574 kelime
- 21 20.BÖLÜM=İLK DÖNÜŞÜM1.564 kelime
- 22 21.BÖLÜM=BAĞIN GÜÇÜ1.008 kelime
- 23 22.BÖLÜM=FİLM GECESİ884 kelime
- 24 23.BÖLÜM=BÜYÜK DÜŞMAN1.263 kelime
- 25 24.BÖLÜM=GEÇMİŞİN BEDELİ1.061 kelime
- 26 25.BÖLÜM=SENİ SEVİYORUM LARA1.938 kelime
- 27 26.BÖLÜM=DÖNÜŞÜM1.354 kelime
- 28 27.BÖLÜM=TAKIM ELBİSELİ ADAM1.799 kelime
- 29 28.BÖLÜM=VAMPİR EĞİTİMİ1.400 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayatımın en garip günlerinden birini yaşıyordum.
Saatler önce Mikaelson ailesinin aslında vampir olduğunu öğrenmiştim. İlk başta korkmuştum.
Hatta kaçmayı bile düşünmüştüm. Ama bana zarar vermeyeceklerini söylemişlerdi.
Üstelik Klaus’la aramızda açıklayamadığım garip bir bağ vardı. Bunun ne olduğunu ben de bilmiyordum.
Yine de içimdeki korku yavaş yavaş yerini meraka bırakıyordu. Mikaelson ailesi bana beklediğimden çok daha iyi davranıyordu. Özellikle de Hope…
Hope beni gerçekten seviyordu. Ben de onu seviyordum. Çünkü o, bütün bu karmaşanın içinde masum kalabilmiş nadir insanlardan biriydi.
Odasında yere oturmuş oyuncaklarla oynuyorduk. Hope, elindeki küçük bebeği bana doğru uzattı.
“Lara, bak!” dedi heyecanla. “Bunun adını Lara koydum.”
Şaşkınlıkla bebeğe baktım, sonra yüzüme istemsiz bir gülümseme yayıldı. “Benim adımı mı verdin gerçekten?” Diye sordum
Hope başını hızla salladı.
“Evet! Çünkü seni çok seviyorum. Sen benim en yakın arkadaşımsın. Eğer sen burada olmazsan oyunlar hiç eğlenceli olmuyor. Bu yüzden bebeğimin adı da Lara.” Dedi
Kalbim sıcacık olmuştu.”Canım benim…” diyerek ona sarıldım. Hope da minicik kollarını boynuma doladı.”Ben de seni çok seviyorum.” Dedi
Tam o sırada kapı yavaşça açıldı. İçeri Hayley girdi. Hope beni bırakıp hemen annesine koştu.”Anne!” Dedi
Hayley gülümseyerek onu kucağına aldı.“Benim güzel kızım… Eğleniyor musunuz bakalım?” Diye sordu
“Evet!” dedi Hope. “Lara benimle oyun oynuyor. Sen de bizimle oynar mısın? Üç kişi olunca daha eğlenceli oluyor.”
Hayley bana kısa bir bakış attı. Yüzündeki gülümseme samimiydi. “Memnuniyetle.” Dedi Yanımıza gelip yere oturdu. Oyuncaklardan birini eline aldı.
Bir süre Hope’un kurduğu oyuna eşlik ettik. Hope bütün ciddiyetiyle bize kuralları anlatıyor, biz de onu dikkatle dinliyorduk.
Bir ara Hayley bana döndü. “Lara…” dedi “Evet?” Dedim “Buraya geldiğinden beri seni gözlemliyorum.” Dedi Hayley Merakla ona baktım.
“Nasıl hissediyorsun? Kendini güvende hissedebiliyor musun?” Diye sordu Sorusu beklediğimden daha içtendi. Bir an düşündüm.
“İlk başta çok korkmuştum.” dedim dürüstçe. “Öğrendiklerim kolay kabul edilecek şeyler değildi. Ama… siz bana hiç kötü davranmadınız. Özellikle Hope sayesinde kendimi daha rahat hissediyorum.” Dedim
Hayley başını hafifçe salladı.”Bunu duymak güzel.” Dedi Sonra elimi nazikçe tuttu ve konuşmaya devam etti
“Şunu bilmeni istiyorum, Lara. Bu evde yalnız değilsin. Seni korkutan, kafanı karıştıran ya da üzen en küçük şeyde bile bana gelebilirsin. Dinlerim, elimden geldiğince yardımcı olurum. İçine atmak zorunda değilsin.” Dedi
Ona gülümsedim.”Teşekkür ederim. Bunu bilmek gerçekten iyi hissettiriyor.” Dedim Hayley de gülümsedi.” Ne zaman istersen konuşabiliriz.” Dedi
Tam o sırada Hope ayağa fırladı” Anne! Bahçeye çıkalım mı? Salıncağa binmek istiyorum.” Dedi Hayley kahkaha attı. “Tabii ki çıkabiliriz.” Dedi
Sonra bana döndü. “Sen de gelmek ister misin?” Diye sordu Yerde duran oyuncakları gösterdim. “Bunları toparlayıp hemen gelirim.” Dedim
“Tamam.” dedi Hayley. “Biz bahçede olacağız.” Hope el salladı. “Çabuk gel ama!” Dedi hope gülümserek “Geleceğim.” Dedim
İkisi odadan çıktıktan sonra oyuncakları tek tek kutularına yerleştirmeye başladım. Her şeyi topladıktan sonra odadan çıktım.
Aklım hâlâ biraz önce öğrendiklerimdeydi. Bu yüzden önümde ne olduğuna dikkat etmiyordum.
Tam koridordan dönerken sert birine çarptım.”Gördüğüm kadarıyla düşüncelerin oldukça yoğun.” Dedi bu sesi artık tanıyordum.
Başımı kaldırınca Klaus’u gördüm. Hemen geri çekildim. “Özür dilerim. Önüme bakmıyordum.” Dedim Klaus hafifçe gülümsedi.”Fark ettim.” Dedi
Bir an sessiz kaldık. Sonra bana dikkatlice baktıSeninle biraz konuşabilir miyiz?” Diye sordu “Tabii.” Dedim
Sessizce onu takip ettim. Kütüphaneye girdik. Burası evin en sessiz yerlerinden biriydi. Klaus birkaç saniye bana baktı. Ardından ceketinin cebinden küçük, siyah kadife bir kutu çıkardı.
Kutuyu bana uzattı. Merakla baktım.”Bu da ne?” Diye sordum “Aç.” Dedi Kutuyu yavaşça açtım. İçinde oldukça zarif, gümüş renkli bir yüzük vardı.
Ortadaki taşı ışıkta hafifçe parlıyordu. Hayranlıkla yüzüğe baktım.”Çok güzelmiş…” dedim Klaus kollarını göğsünde birleştirdi.
“Artık bunu senin taşımanı istiyorum.” Dedi Şaşkınlıkla başımı kaldırdım.”Bana mı?” Dedim “Evet” dedi klaus “Niye?” Diye sordum
“Çünkü seni koruyacak.” Dedi Yüzüğü elime aldım.”Nasıl yani?” Diye sordum Klaus kısa bir gülümsemeyle omuz silkti. “Diyelim ki… içinde biraz sihir var.” Dedi
Kaşlarımı kaldırdım.”Sadece biraz mı?” Diye sordum “Belki birazdan fazladır.” Dedi “Ne tür bir sihir?” Diye sordım
Klaus’un yüzünde gizemli bir ifade oluştu.”Bazı sırların zamanı gelmeden öğrenilmemesi daha iyidir.” Dedi
Şüpheyle yüzüğe tekrar baktım. “Yani bana hiçbir şey söylemeyecek misin?”diye sordum “Şimdilik hayır.” Dedi “Neden?” Diye sordum
“Çünkü bazen insan, cevapları kendi zamanı geldiğinde öğrenmelidir.” Dedi Dudaklarımı büzdüm.”Ne kadar gizemlisiniz…” dedim
Klaus hafifçe güldü.”Bu ailede buna alışsan iyi olur.” Dedi Ben de istemsizce gülümsedim.”Demek gizemli bir yüzük.” Dedim
Klaus başını iki yana salladı.”Hayır.” Dedi “Hayır mı?” Diye sordum “Daha çok… sinirli bir yüzük.” Dedi klaus Kahkaha attım.
“Sinirli yüzük mü? Böyle isim mi olur?” Diye sordum “Olur.” Dedi “Yüzük bana kızacak mı yani?” Diye sordum “Belki.” Dedi
“Konuşursa hiç şaşırmam.” Dedim Klaus gülümseyerek başını eğdi. “Sen onu yanında taşı. Gerisi önemli değil.” Dedi
Yüzüğü parmağıma taktım. Tam ölçüsüydü. İçimde tuhaf ama güven veren bir sıcaklık hissettim. Başımı kaldırdığımda Klaus çoktan kapıya yönelmişti.
“Lara.” Dedi “Evet?” Dedim “Ne olursa olsun… o yüzüğü çıkarma.” Dedi Sesinde alışılmışın dışında ciddi bir ton vardı.”Neden?” Diye sordum
Klaus sadece hafifçe gülümsedi.”Buna da zamanı gelince cevap vereceğim.” Dedi Bunun ardından arkasını dönüp kütüphaneden çıktı.
Ben ise olduğum yerde kaldım. Parmağımdaki yüzüğe uzun uzun baktım
. Onun bana söylemediği bir şey vardı. Bunu hissedebiliyordum. Ama ne olduğunu henüz bilmiyordum.
Onların vampir olduğunu öğrendim için mi bana vermişti bunu hiç bilmiyorumdum ama belkide beni kendinden yada başka vampirlerden korumak istemiştir
Yâda gerçekten başka bir şey vardır bunu bilmiyordum ama öğrenecek bir şeyim vardı orda aramızdaki plan bağ neydi onu öğrenmek istiyordum
Belkide o bağ daha başlangıçtı her şey daha yeni başlıyor olacaktı bunu hiç bilmiyordum
Bunu düşünmeyi bırakıp hope yanına bahçeye indim o gece baya eğlendik sonra yurduma geri gittim
Biraz ders çalıştım ama hala akılda bu yüzük ve içinde ne olduğunu vardı daha bu bağ bizi nereye götürecekti
Bölüm etkileşimi
