KANLI DÜĞÜM kitap kapağı

2. bölüm / 29

KANLI DÜĞÜM

1.BÖLÜM=RÜYADAKİ ADAM

Vaveyla Yazarı: Miray ŞEREF

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 1.BÖLÜM=RÜYADAKİ ADAM

Kanlı ay, gökyüzünü koyu kırmızıya boyarken ben ormanın içinde tüm gücümle koşuyordum.

Ayaklarım çamura saplanıyor, nefesim göğsümü yakıyordu. Arkama bakmaya cesaret edemiyordum ama peşimden gelen ayak sesleri gittikçe yaklaşıyordu.

Kalbim deli gibi atıyordu. Üzerimdeki kırmızı elbise çamur ve kan lekeleriyle kaplanmıştı

Elbisemin etekleri dikenlere takılıyor, kollarım dalların çizikleriyle yanıyordu. Soğuk rüzgâr saçlarımı savururken kulağıma anlaşılmayan fısıltılar doluyordu.

“Koş…”
“Durma…”
Seslerin kime ait olduğunu bilmiyordum. Bir anda önümde uzun boylu bir adam belirdi.

O kadar ani olmuştu ki çığlık atarak birkaç adım geriye sendeledim.

Sarı saçları ay ışığında altın gibi parlıyordu. Masmavi gözleri ise sanki yüzyıllardır beni tanıyormuş gibi üzerime kilitlenmişti.

Üzerinde bembeyaz bir takım elbise vardı ama ceketinin bir kısmına koyu kırmızı kan sıçramıştı.

Elinde işlemeli, eski görünümlü bir hançer tutuyordu. Ona bakarken içimde tuhaf bir his oluştu. Onu tanıyordum… Adını biliyordum. Klaus Mikaelson.

Ama onu nereden tanıdığımı bilmiyordum. Hayatım boyunca böyle biriyle hiç karşılaşmamıştım.

Adam birkaç adım bana yaklaştı. Yüzündeki ifade hem acı doluydu hem de sanki uzun zamandır beklediği birini sonunda bulmuş gibiydi. Titrek ama kararlı bir sesle konuştu. “Lütfen… bana yardım et.” Dedi

Kaşlarımı çattım. “Neden sana yardım etmeliyim?” diye sordum. Klaus gözlerini gözlerimden ayırmadan cevap verdi. “Çünkü bunu yalnızca sen yapabilirsin.” Dedi

Onun tam gözlerin içine baktım “Ben seni tanımıyorum.” Dedim “Tanıyorsun…” dedi Sözleri içimde yankılandı “Hayır.” Dedim “Henüz hatırlamıyorsun.” Dedi

Tam bir şey söyleyecekken etrafı yoğun bir sis kapladı. Birkaç saniye içinde orman tamamen görünmez oldu. Klaus da sisin içinde kaybolmuştu.

“Klaus!” diye seslendim. Cevap gelmedi.Yalnızca rüzgârın uğultusu… Sonra ayağıma metal bir cisim çarptı.

Eğilip baktığımda yerde az önce Klaus’un elinde tuttuğu hançeri gördüm.

Sapı eski sembollerle işlenmişti. Hançeri elime aldığım anda buz gibi bir soğuk bütün bedenime yayıldı.

Gözlerimin önünden tanımadığım insanların görüntüleri geçmeye başladı. Kan, Çığlıklar, Yanan evler Ve tekrar Klaus… Bu kez tam karşımdaydı.

Yüzünde korku vardı.”Lara… lütfen…” dedi Sanki beni yıllardır tanıyormuş gibi adımı söyledi. Sonra tekrar konuştu “Yardım et bana.” Dedi

Tam o sırada sisin içinden siyah pelerinli bir adam çıktı. Yavaş ama emin adımlarla Klaus’a doğru yürüyordu. Elimdeki hançeri sımsıkı tuttum.

Ne yapmam gerektiğini anlamıştım. Hançeri o adama fırlatacaktım. Kolumu kaldırdığım anda kafamın içinde başka bir ses yankılandı. “Hayır…” Ses sertti. Soğuktu.

Sonra kafamdaki sesler devam etti “Onu kurtarma.” Dedi kafamdaki bir ses “Klaus bir canavar.” Sonra “Onun ölmesi gerekiyor.” Dedi kafamdaki sesler

Başımı iki elimin arasına aldım. “Sus!” Dedim Ama ses kesilmiyordu. “Onu kurtarırsan herkes ölecek.” Dedi sonra sesler devam etti “Onu kurtarma.” Dedi “Onu kurtarma.” Dedi tekrar sonra tekrardı “Onu kurtarma.” Sesler çoğalmaya başladı.

Kulaklarımı kapattım ama faydası olmadı. Başım zonkluyordu. Elimdeki hançer yere düştü. Klaus bana umutsuz gözlerle bakıyordu. “Lütfen…” dedi

Tam ona doğru bir adım atacaktım ki etrafımdaki her şey çatlamaya başladı. Orman parçalanıyor, gökyüzü kararıyor, kanlı ay ikiye ayrılıyordu.

Bir çığlık attım. Ve… Aniden gözlerimi açtım. Nefes nefeseydim. Kalbim hâlâ deli gibi atıyordu. Titreyen ellerimle yüzümü tuttum.” O sadece bir rüya…” diye fısıldadım.

Ama buna kendim bile inanamıyordum. Son bir haftadır aynı rüyayı görüyordum Her gece Hiç değişmeden. Hep aynı orman… Hep aynı kanlı ay… Ve hep aynı adam. .Klaus Mikaelson

Onun kim olduğunu bilmiyordum ama isminden emindim. Sanki zihnimin en derin köşesine kazınmıştı. Yataktan kalkıp pencereye yürüdüm.

Dışarıda güneş doğuyordu. Bugün benim için yeni bir başlangıçtı. Kazandığım üniversiteye gitmek için Kaliforniya’dan ayrılıyor, New Orleans’a taşınıyordum.

İşin en garip yanı ise rüyalarımın da beni hep o şehre götürmesiydi. Her gece aynı sokakları, aynı eski binaları ve aynı adamı görüyordum. Üstelik orada çoktan bir iş de bulmuştum.

Bebek bakıcılığı. Valizimi yatağın yanından aldım. Aklımda tek bir soru vardı. Ya Klaus gerçekten varsa?Havalimanına vardığımda uçağımın kalkmasına hâlâ biraz zaman vardı.

Beklerken telefonumu çıkarıp gördüğüm rüyayı yapay zekâya anlatmıştım. Karşıma çıkan cevaplar birbirinden daha saçmaydı.
“Geçmiş yaşam.”
“Bastırılmış travma.”
“Yeni başlangıçların sembolü.”
Telefonu kapatıp kendi kendime güldüm. “Gerçekten yapay zekâya mı güveniyorsun Lara?” diye mırıldandım. “Biraz akıllan artık.”

Sonunda uçağa bindim. Kaliforniya ile New Orleans arasındaki yaklaşık üç saat kırk beş dakikalık yolculuğun çoğunu uyuyarak geçirmek istiyordum

Koltuğuma yaslanıp gözlerimi kapattım. Ama içimde tek bir korku vardı. Ya tekrar onu görürsem? Belki de… Gerçek cevaplar yalnızca rüyalarımın içindeydi

Uçak yolculuğu boyunca gördüğüm rüyayı düşünmeden edemedim. Aklımda tek bir soru dönüp duruyordu.

Ya gerçekten Klaus Mikaelson diye biri varsa?Bu düşünceyi kafamdan atmaya çalışıyordum

ama her seferinde o mavi gözler gözümün önüne geliyordu. Belki de sadece bilinçaltımın bana oynadığı bir oyundu.

Sonuçta insan, hiç tanımadığı birinin adını neden tekrar tekrar rüyasında görsündü ki?

Yaklaşık üç saat kırk beş dakikalık yolculuğun ardından uçağın inişe geçtiğini anons ettiler

. Camdan dışarı baktığımda New Orleans’ın ışıkları gecenin karanlığında parlıyordu.Uçak piste yumuşak bir şekilde indi.Derin bir nefes alıp kemerimi çözdüm

. Valizimi aldıktan sonra diğer yolcularla birlikte havaalanından çıktım.İlk adımımı New Orleans’a attığım anda kendimi bambaşka bir dünyaya gelmiş gibi hissettim.

Sokaklar rengârenk ışıklarla süslenmişti. Tarihi binaların demir balkonları çiçeklerle doluydu. Sokak köşelerinde

canlı müzik yapan insanlar vardı; uzaktan gelen caz melodileri şehrin ruhunu hissettiriyordu. Kafeler ve restoranlar

gençlerle doluydu. Herkes gülüyor, eğleniyor ve hayatın tadını çıkarıyordu.Şehir, rüyalarımda gördüğüm

kadar etkileyiciydi.Bir an durup etrafı izledim.İçimde garip bir his vardı.Sanki buraya

ilk kez gelmiyordum.Sanki bu sokakları daha önce yürümüştüm…Ama bunun imkânsız olduğunu biliyordum.Bir taksiye binerek

kalacağım öğrenci yurdunun adresini verdim. Yaklaşık yirmi dakika sonra bina önünde durduk.Ücretini ödedikten sonra valizimi alıp yurdun büyük giriş kapısından içeri girdim

Yurdun kapısından içeri girdiğim anda serin bir hava yüzüme çarptı. Giriş oldukça genişti. Sağ tarafta küçük bir danışma masası,

sol tarafta ise öğrencilerin oturduğu rahat koltuklar vardı. Birkaç kişi sohbet ediyor, bazıları telefonuyla ilgileniyordu.

Valizimi peşimden sürükleyerek danışmaya yaklaştım.Masanın arkasında oturan orta yaşlı kadın bana sıcak bir gülümsemeyle baktı

.“Merhaba. Yardımcı olabilir miyim?”“Merhaba. Ben Lara. Bugün giriş yapacaktım.”Kadın bilgisayarındaki listeyi kontrol etti.“Lara…” diye mırıldandı. “Evet, seni buldum. Hoş geldin.”Bir

çekmeceden oda kartımı çıkarıp bana uzattı.“Odan üçüncü katta, 312 numara. Oda arkadaşın senden biraz önce geldi.”Teşekkür ederek kartı aldım.Asansöre binip üçüncü kata çıktım.

Koridor oldukça sakindi. Valizimin tekerlekleri zeminde yankılanırken 312 numaralı odanın önünde durdum.Derin bir nefes aldım.“

Yeni bir şehir… Yeni bir hayat…” diye kendi kendime fısıldadım.Kartı okutup kapıyı açtım.İçeri girdiğimde pencerenin

önünde duran kız bana döndü.Omuz hizasında kahverengi saçları ve ela gözleri vardı.

Yüzünde samimi bir gülümseme belirdi.“Sen Lara olmalısın.”Gülümseyerek başımı salladım.“

Evet.”“Ben Emma. Sanırım bu yıldan itibaren oda arkadaşıyız.”Memnuniyetle elini sıktım.“Tanıştığıma sevindim.”“Ben de. Yolculuğun nasıl geçti?”“Biraz yorucuydu

ama değdi.”Emma yatağımı gösterdi.“Şu taraf senin. Dolapları da yarı yarıya kullanabiliriz.”Valizimi yatağın yanına bırakıp odayı

incelemeye başladım. Oda beklediğimden daha güzeldi. İki çalışma masası, iki dolap ve büyük bir pencere vardı.

Pencereden New Orleans’ın ışıkları görünüyordu.Tam perdeyi aralayıp dışarı bakarken gözüm karşı binanın önünde duran

bir adama takıldı.Uzun boyluydu.Sarı saçları gece ışıklarının altında parlıyordu.Kalbim aniden hızlandı.“N… ne?”Adam birkaç saniye boyunca binaya baktı.

Sanki tam benim bulunduğum pencereye bakıyordu.Göz göze geldiğimizi sandığım anda arkasını dönüp

karanlık sokağa doğru yürüdü.“Neye bakıyorsun?” diye sordu Emma.Şaşkınlıkla tekrar pencereye baktım.

Adam çoktan kaybolmuştu.“Hiç…” dedim, gözlerimi kırpıştırarak.“Bir an birini gördüğümü sandım.”Ama içimdeki his,

bunun bir hayal olmadığını söylüyordu.New Orleans’a geleli henüz bir saat bile olmamıştı…Ve ben, rüyalarımdaki adamı gördüğüme emindim.

Ve asıl hikaye şimdi başlıyordu yarın ilk iş günümdü ve şimdiden hayatım iyice garipleşti

selam ilk kurgunun ilk bölümü umarım beğenirsin sonraki bölümde görüşmek üzere

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

70okunma 11beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18