21. bölüm · KANLI DÜĞÜM

20.BÖLÜM=İLK DÖNÜŞÜM

Miray ŞEREF

Klaus beni kucağında taşırken gözlerim kapalıydı. Kendimi hâlâ sersemlemiş hissediyordum. Etrafımdaki sesler uzaktan geliyormuş gibiydi.

Elijah’ın endişeli sesi duyuldu.”Niklaus, ona ne oldu?” Diye sordu Elijah

Hayley hemen cevap verdi. “Onu misafir odasına götür. Dinlenmesi gerekiyor.” Dedi Hayley

Klaus’un sesi diğerlerinden daha yakındı.”Tamam. Onu ben götürürüm.” Dedi klaus

Bir süre sonra yumuşak bir yatağın üzerine bırakıldığımı hissettim.

Gözlerimi yavaşça açtım. Başucumda Klaus duruyordu.

Mavi gözleri yüzümdeydi ve ilk defa onu bu kadar endişeli görüyordum

“İyi misin?” Diye sordu klaus Başımı iki yana salladım “Değilim” dedim Klaus yatağın kenarına oturdu.

“Lara…” dedi klaus Başımı eğdim “Ben bunu istemiyorum” dedim “Biliyorum” dedi klaus

“Önce annemi kaybettim… Şimdi de bu. Ben bunu istemiyorum Klaus. Bu laneti istemiyorum.” Dedim

Klaus birkaç saniye sustu “Lara, bana bak” dedi klaus Başımı kaldırmadım.

Klaus nazikçe çenemi kaldırarak gözlerimin içine baktı. “Bana bak. Sakin ol” dedi klaus

Gözlerim yeniden doldu. “Bunu benden al” dedim Klaus’un yüzündeki ifade değişti “Alamam” dedi klaus

“Lütfen.” Dedim “Lara…” dedi klaus “Ne olur. Bu laneti benden al. Böyle yaşamak istemiyorum” dedim

Klaus derin bir nefes aldı. “Keşke alabilseydim.” Dedi klaus sonra cümlesine devam etti “Ama sen güçlüsün” dedi

“Güçlü olmak her şeyi değiştirebileceğim anlamına gelmez.” Dedim

Bir süre birbirimize baktık. Sonra Klaus daha sakin bir sesle konuştu “Sana bir şey söylemem gerekiyor.” Dedi klaus

“Ne?” Dedim “Ben de senin ne yaşadığını biliyorum” dedi Kaşlarımı çattım.

“Nasıl?” Diye sordum Klaus gözlerini kısa süreliğine yere indirdi. “Çünkü ben de sıradan bir vampir değilim” dedi

Şaşkınlıkla ona baktım.”Ne demek istiyorsun?” Diye sordum “Ben yarı kurt, yarı vampirim.” Dedi klaus

Gözlerim büyüdü.”Ama… bu nasıl mümkün?” Dedim Klaus hafifçe gülümsedi.

“Uzun hikâye” dedi klaus “Bana anlatabilirsin.” Dedim “Bir gün anlatırım.” Dedi

Sonra yüzündeki gülümseme kayboldu

“ama şunu bilmeni istiyorum. İlk kez dönüşmek kolay değildir. Korkutucu olabilir. Ne olduğunu anlamadığın bir gücün seni ele geçirdiğini hissedebilirsin.” Dedi klaus

“Ya kendimi kaybedersem?” Diye sordum “Kaybetmeyeceksin” dedi klaus “Ya kontrol edemezsem?” Dedim

Klaus bu kez hiç düşünmeden cevap verdi. “O zaman ben yanında olacağım” dedi klaus

“Gerçekten mi?” Diye sordum “Sana söz veriyorum.” Dedi Başımı eğdim. “Yarın dolunay…” dedim

“Evet.” Dedi klaus “Korkuyorum” dedim Klaus elimi tuttu. “Korkabilirsin. Korkmak zayıflık değildir” dedi klaus

Gözlerimi ona kaldırdım.”Ya sana zarar verirsem?” Dedim “Vermeyeceksin” dedi klaus

“Nereden biliyorsun?” Diye sordum Klaus hafifçe gülümsedi.”Çünkü seni tanıyorum.” Dedi klaus

Tam o sırada kapı çaldı. “Gel.” Dedim Kapı açıldı ve Elijah içeri girdi. Yanında Rebekah vardı.

Elijah üstüne gri bir takım elbise vardı Rebekah ise mavi bir elbise giymişti şaçları her zamanki gibi açıktı

Elijah Klaus’a baktı.”Niklaus, konuşmamız gerekiyor” Dedi Elijah

Klaus ayağa kalktı ama çıkmadan önce bana döndü. “Geri geleceğim” dedi klaus

“Tamam” dedim Klaus ve Elijah odadan çıktı Rebekah ise yanıma oturdu “İyi misin?” Diye sordu Rebekah

“İyiyim” dedim Rebekah elimi tuttu. “Korkma. Klaus yanında olacak.” Dedi Rebekah

Ona baktım.”Rebekah” dedim “Efendim?” Dedi Rebekah “Klaus da korktu mu?” Diye sordum

Rebekah’ın yüzündeki gülümseme biraz değişti “Neyden?” Diye sordu Rebekah “Her şeyden.” Dedim

Rebekah birkaç saniye sessiz kaldı Sonra elimi sıktı.

“Klaus’un hayatında korktuğu çok şey oldu. Ama bunu sana asla göstermemeye çalışır.” Dedi Rebekah

“Neden?” Diye sordum “Çünkü küçükken kimse ona güven vermedi” dedi Rebekah Başımı kaldırdım

Rebekah devam etti.

“Babamız Mikael, Klaus’a karşı çok sertti. Klaus kurt olduğunu öğrendiğinde bile onun hayatı daha kolay olmadı.” Dedi Rebekah

Sessizce dinlemeye devam ettim

“Klaus ilk başta vampirliğini bile kabul etmek istemedi. Sadece normal bir hayat istiyordu. Sonra Hope doğdu.” Dedi Rebekah

Rebekah’ın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

“Hope onun hayatındaki en önemli şeylerden biri oldu. Onu korumak için karşısına çıkan herkese karşı durdu.” Dedi Rebekah

“Beni de koruyacak mı?” Diye sordum Rebekah hiç tereddüt etmedi. “Seni şimdiye kadar korudu, değil mi?” Dedi

Başımı salladım.”O zaman cevabını zaten biliyorsun.” Dedi Rebekah

Rebekah ayağa kalktı.”Dinlen.” Dedi Rebekah “Teşekkür ederim.” Dedim “Her zaman” dedi Rebekah

Kapı kapandığında yatağa uzandım İlk defa biraz daha sakin hissediyordum.

Ama içimde bir düşünce vardı Yarın gece her şey değişecekti.

Gözlerimi açtığımda odanın içine dolan gün ışığını gördüm. Bugün dolunaydı. İlk dönüşümü

Yataktan kalktım. Üzerime çizgili uzun bir üst ve siyah kot pantolonumu giydim. Saçlarımı düzelttikten sonra aynaya baktım.

Aynadaki kişi hâlâ bendim. Ama gece olduğunda aynı kişi olup olmayacağımı bilmiyordum.

Aşağı indiğimde yemek odasından sesler geliyordu. Kapıdan girer girmez Hope beni gördü.” Lara!” Dedi hope

Koşarak yanıma geldi ve bana sarıldı. Ben de ona sarıldım.”Günaydın, balım” dedim
.
“Yanıma otur.” Dedi hope “Tabii.” Dedim Hope’un yanına oturdum. Karşımda Klaus vardı. Göz göze geldik.

Bana küçük bir gülümseme verdi. Sanki sadece o bakışla, “Buradayım.” diyordu. Kahvaltı boyunca pek konuşmadım.

Klaus da bunu fark etmişti. Yemekten sonra yanıma geldi.”Hazır mısın?” Diye sordu

“Korkuyorum ama hazırım.” Dedim “güzel” dedi klaus “Ya başaramazsam?” Sedim

“Başaracaksın.” Dedi “Bana gerçekten güveniyor musun?” Diye sordum Klaus gözlerimin içine baktı.

“Sana herkesten fazla güveniyorum.” Dedi klaus Bu söz içimi biraz olsun rahatlattı.

Saatler geçmişti. Sonunda dolunay gökyüzünde yükseldi.

Klaus beni ormana götürdü. Etraf sessizdi. Ağaçların arasından ay ışığı süzülüyordu.

“Neden buraya geldik?” Diye sordum “Burada daha rahat olacaksın.” Dedi klaus

“Ya kaçarsam?” Dedim “Seni bulurum.” Dedi klaus “Ya sana zarar verirsem?” Dedim

“Lara…” dedi klaus Klaus karşıma geçti “Bana bak.” Dedi Baktım.”Ne olursa olsun, yalnız değilsin.” Dedi klaus

Boğazım düğümlendi. “Söz mü?” Diye sordum “Söz.” Dedi

Dolunay tam tepemize geldiğinde içimde garip bir sıcaklık hissettim.

Nefesim hızlandı. “Klaus…” dedim Klaus hemen yanıma geldi. “Buradayım” dedi
.
“Bir şey oluyor.” Dedim “Biliyorum sakin ol”. Dedi klaus Dizlerimin üzerine çöktüm.

Klaus sesini sakin tutmaya çalışıyordu. “Lara, nefes al.” Dedi klaus “Korkuyorum!” Dedim

“Korkmana gerek yok. Kendini bırak.” Dedi klaus Gözlerimi kapattım. Kalbim hızla çarpıyordu.

Bir an için her şey bulanıklaştı.

Sonra içimdeki gücün yükseldiğini hissettim. “Klaus!” Dedim “Buradayım!” Dedi klaus

Sesim bir anda uzaklaşmış gibi oldu. Dünya değişiyordu.

Acının ayrıntılarını hatırlayamayacak kadar yoğun bir anın ardından, zihnimde yalnızca ay ışığı kaldı.

Sonra… Sessizlik. Gözlerimi açtığımda artık ormanın içinde koşuyordum. Dört ayağım toprağa basıyordu.

Rüzgâr yüzüme çarpıyordu. Ağaçlar yanımdan hızla geçiyordu. Korkmam gerekiyordu.

Ama korkmuyordum. Aksine…Özgürdüm.

İlk defa hiçbir şey beni durduramıyormuş gibi hissediyordum

Ay ışığının altında ormanın derinliklerine doğru koştum.Klaus arkamdan geliyordu ama beni durdurmuyordu

Bana alan bırakıyordu. Çünkü bunun benim dönüşümüm olduğunu biliyordu

Gözlerimi açtığımda güneş doğmuştu. Başım dönüyordu.Vücudum yorgundu ve çıplaktım

Etrafıma baktım.”Nerede…” cümlemi bittirmedrn Ne olduğunu anlamaya çalışırken uzaktan bir ses duydum.

“LARA!” Diye bağırdı Klaus Ardından Rebekah’ın sesi geldi.”Lara!” Diye bağırdı Rebekah

Kısa süre sonra Klaus ağaçların arasından koşarak geldi

Beni görünce rahatladığı belli oldu.”Şükürler olsun.” Dedi klaus

Rebekah da hemen yanımıza geldi ve yanında getirdiği kıyafetleri uzattı.”Al, canım. Bunları giy.” Dedi Rebekah

Klaus kendi ceketini omuzlarıma bıraktı ve biraz uzaklaştı. Başımı tutarak Klaus’a baktım.

“Ne oldu bana?” Diye sordum Klaus sakin bir şekilde cevap verdi.”İlk dönüşümünü tamamladın.” Dedi

“Hiçbir şey hatırlamıyorum” dedim “Bu normal olabilir.” Dedi klaus “Dün gece ne yaptım?” Diye sordum

Klaus hafifçe gülümsedi.”Koştun” dedi klaus “Sadece bu mu?” Diye sordum “Şimdilik.” Dedi klaus

Şaşkınlıkla ormana baktım.”Gerçekten kurt mu oldum?” Diye sordum Rebekah gülümsedi “Evet.” Dedi

Bir süre sessiz kaldım.Sonra Klaus’a baktım.”Korkunç muydu?” Diye sordum

Klaus başını iki yana salladı.”Hayır.” Dedi “Nereden biliyorsun?” Diye sordum

Klaus’un yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.”Çünkü seni izledim.” Dedi klaus

Gözlerimi ormana çevirdim. Dün gece ne olduğunu tam olarak hatırlamıyordum.

Ama bir şeyi biliyordum. İlk dönüşümüm başlamıştı. Ve bundan sonra hayatım hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı.

Klaus’un sözleri hâlâ aklımda dönüp duruyordu. “Çünkü seni izledim.”

Ormana baktım. Dün gece burada olanları hatırlamaya çalışıyordum ama zihnimde yalnızca birkaç görüntü vardı: ay ışığı, ağaçların arasından esen rüzgâr ve koşarken hissettiğim o garip özgürlük.

“Klaus” dedim Klaus bana döndü.”Efendim?” Dedi klaus “Gerçekten hiçbir şey hatırlamayacak mıyım?” Diye sordum

“Zamanla bazı anılar geri gelebilir. Ama ilk dönüşümün bulanık olması normal” dedi klaus

Rebekah yanıma çömeldi.”Üstelik düşündüğün kadar kötü görünmüyordun” dedi Rebekah

Şaşkınlıkla ona baktım.”Nasıl yani?” Diye sordum Rebekah gülümsedi.

“İlk başta korktun. Sonra ormanda koşmaya başladın. Klaus seni uzaktan takip etti. Seni durdurmadı.” Dedi Rebekah

Klaus ona baktı.”Rebekah” dedi klaus “Ne? Gerçeği söylüyorum.” Dedi Rebekah

Sonra bana döndü.“Hatta bir ara durup ay ışığına baktın.” Dedi Rebekah Kaşlarımı kaldırdım.

“Gerçekten mi?” Diye sordum “Evet.” Dedi Klaus hafifçe gülümsedi.” İlk defa kendini özgür hissettiğin andı.” Dedi

Sözleri beni düşündürdü.”Ama ya bir gün kontrolümü kaybedersem?” Dedim

Klaus’un yüzündeki gülümseme kayboldu.”O zaman kontrolünü yeniden kazanmayı öğrenirsin.” Dedi

“Ya başaramazsam?” Dedim “Başarana kadar yanında olurum.” Dedi Bir an sustum.”Hep mi?” Dedim

Klaus bana baktı.”Elimden geldiğince.” Dedi klaus Rebekah ayağa kalktı.

“Hadi. Eve dönelim. Hope seni bekliyordur.” Dedi Rebekah Hope’un adını duyunca yüzümde istemsizce bir gülümseme oluştu.

“Beni merak etmiş midir?” Diye sordum “Sabah olduğundan beri seni soruyor,” dedi Rebekah.

“Klaus’un başının etini bile yedi.” Dedi Klaus kaşlarını kaldırdı.”Bunu söylemene gerek yoktu.” Dedi klaus

Rebekah güldü.”Ama doğru.” Dedi Klaus başını iki yana salladı.”Hope seni gördüğünde muhtemelen ilk sorusu dönüşümün nasıl geçtiği olacak.” Dedi

“Ona ne diyeceğim?” Diye sordum “Gerçeği söyle.” Dedi “Hiçbir şey hatırlamadığımı mı?” Dedim “Evet.” Dedi

Rebekah verdiği giydiğim yeni kıyafetler ile Birlikte ormandan çıkmaya başladık.

Birkaç adım sonra durdum.”Klaus?” Dedim “Ne oldu?” Diye sordu klaus “Dün gece” dedim

Klaus bana döndü.”Evet” dedi klaus “Ben… sana zarar vermeye çalıştım mı?” Diye sordum

Klaus’un yüzü yumuşadı.” Hayır.” Dedi “Emin misin?” Diye sordum “Eminim” dedi klaus

“Peki korktun mu?” Diye sordum Klaus birkaç saniye sessiz kaldı Sonra dürüstçe cevap verdi.

“Senin için korktum.” Dedi Başımı eğdim.”Özür dilerim.” Dedim “Özür dileme.” Dedi

“Ama…” dedim “Lara, bu senin seçtiğin bir şey değildi.” Dedi klaus Sözleriyle biraz rahatladım.

Sonra konağa gittik hope baya soru sordu klaus hepsini benim yerime söyledi

Dönüştüğüm zaman klaus bana siyah bir kurt olduğumu söyledi hope resimini çizip bana vereceğini söyledi

Mutluydum çünkü yanımda MİKAELSON ailesi ve arkadaşlarım vardı ama

Niyede bizi dışarda bekleyen bir tehdit vardı ve hepsi bu bağ yüzünden olan bir şeydi