14. bölüm / 29
KANLI DÜĞÜM13.BÖLÜM=GÜÇLÜ BAĞ
Bölümler 29Şu an: 13.BÖLÜM=GÜÇLÜ BAĞ
- 1 KARAKTER TANITIMI220 kelime
- 2 1.BÖLÜM=RÜYADAKİ ADAM1.151 kelime
- 3 2.BÖLÜM=BAKICI1.322 kelime
- 4 3. BÖLÜM: DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ753 kelime
- 5 4.BÖLÜM=UYANIŞ830 kelime
- 6 5.BÖLÜM=SİNİRLİ YÜZÜK902 kelime
- 7 6.BÖLÜM=KANLI DÜĞÜM EFSANESİ1.025 kelime
- 8 7.BÖLÜM=GÜVENME BANA1.173 kelime
- 9 8.BÖLÜM=HUZURLU UYKU1.237 kelime
- 10 9.BÖLÜM=MİKAELSON BALOSU1.352 kelime
- 11 10.BÖLÜM=SALDIRI1.159 kelime
- 12 11.BÖLÜM=BEYAZ LALE1.241 kelime
- 13 12.BÖLÜM=KIZ KIZA723 kelime
- 14 13.BÖLÜM=GÜÇLÜ BAĞ826 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 14.BÖLÜM=VEDALAŞMA1.172 kelime
- 16 15.BÖLÜM=CENAZE TÖRENİ1.431 kelime
- 17 16.BÖLÜM=ÖZLENİŞ842 kelime
- 18 17.BÖLÜM=KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR530 kelime
- 19 18.BÖLÜM=GÜVENLİ KOLLAR877 kelime
- 20 19.BÖLÜM=SAAT KULESİ574 kelime
- 21 20.BÖLÜM=İLK DÖNÜŞÜM1.564 kelime
- 22 21.BÖLÜM=BAĞIN GÜÇÜ1.008 kelime
- 23 22.BÖLÜM=FİLM GECESİ884 kelime
- 24 23.BÖLÜM=BÜYÜK DÜŞMAN1.263 kelime
- 25 24.BÖLÜM=GEÇMİŞİN BEDELİ1.061 kelime
- 26 25.BÖLÜM=SENİ SEVİYORUM LARA1.938 kelime
- 27 26.BÖLÜM=DÖNÜŞÜM1.354 kelime
- 28 27.BÖLÜM=TAKIM ELBİSELİ ADAM1.799 kelime
- 29 28.BÖLÜM=VAMPİR EĞİTİMİ1.400 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
KLAUS GÖZÜNDEN ANLATIM;
Lara’yla ilk tanıştığım günü hâlâ hatırlıyorum. Onu yalnızca Hope’un bakıcısı sanmıştım.
Hepsi buydu. En azından ilk başta böyle düşünmüştüm.
Sessiz, kendi halinde, hayatımın içine birkaç günlüğüne girip sonra çıkacak sıradan bir insan…
Yanılmışım. Lara sıradan değildi. Bunu zaman geçtikçe anlamaya başladım. O sadece Hope’un bakıcısı değildi.
Belki de hayatım boyunca karşılaştığım en farklı insanlardan biriydi. Çünkü benden korkmuyordu
.
Beni tanımadan önce bile bana karşı diğer insanların gösterdiği o bakışı göstermemişti.
Bana baktığında bir canavar görmüyordu. Bir insan görüyordu. Belki de asıl şaşırtıcı olan buydu.
Hope’un onu ne kadar sevdiğini de ilk günden fark etmiştim.
Hope kolay kolay herkese bağlanmazdı. Ama Lara’ya… Ona gerçekten güveniyordu.
Lara’nın yanında kendini güvende hissediyordu.
Ve Hope benim için dünyadaki en değerli varlıklardan biriydi Onun canı yansa benim de canım yanardı.
Onun gözlerinden bir damla yaş süzüldüğünde içimdeki bütün duvarlar yıkılırdı.
Çünkü Hope benim kızımdı. Benim en kıymetlimdi. Ailem de öyleydi. Kardeşlerim…
Ailem benim için her zaman her şeyden önemli olmuştu
Çünkü hayatım boyunca sevginin ne olduğunu anlamaya çalışmıştım. Babam beni sevmedi.
Hatta çoğu zaman beni bir oğul olarak bile görmedi.
Öz babamın sevgisini kazanmak için yıllarca uğraştım. Ama ne yaptıysam yetmedi.
İnsanlara güvenmeyi öğrendiğim söylenemezdi. Çünkü bana güvenen insan sayısı da oldukça azdı.
Ben de kimseye güvenmemeyi öğrendim. Güvenmek… Benim için zayıflık demekti.
Birinin sana yaklaşmasına izin verdiğinde, ona seni incitebileceği bir yer vermiş olurdun.
Bu yüzden insanları kendimden uzak tuttum. Beni tanımalarına izin vermedim. Korkmalarını sağladım.
Çünkü insanlar benden korktuğunda kontrol bende oluyordu. Ta ki Lara’ya kadar.
Bana ilk kez beyaz bir lale uzattığı günü hatırlıyorum. Bahçede oturuyorduk.
Lara çimlerin arasından bir beyaz lale koparmıştı.
Sonra hiçbir şey düşünmeden onu bana uzatmıştı. Şaşırmıştım. Bana çiçek verilmesine alışık değildim.
Hele ki benden korkmayan bir insanın bunu yapmasına hiç alışık değildim
.
Laleyi elime aldığımda tuhaf bir his hissetmiştim. İyi gelmişti. Çok uzun zamandır hissetmediğim bir şeydi.
Birinin bana zarar vermek istemeden yaklaşması… Birinin benden bir şey istemeden bana bir şey vermesi
Birinin beni olduğum kişi için kabul etmesi… Lara bunu yapıyordu. Bana kötü biriymişim gibi davranmıyordu.
Bana bir insanmışım gibi davranıyordu. Belki de hayatımda ilk kez biri beni gerçekten görüyordu.
Canavar tarafımı değil… İçimde yıllardır sakladığım insanı. Yıllardır vampirdim. Yüzyıllardır.
İnsanların gözünde bir canavardım. Ama Lara…
Lara beni kötü olduğum için değil, iyi tarafımı gördüğü için seviyordu.
Bana güveniyordu. Ve daha da korkutucu olan şey… Ben de ona güveniyordum.
Kolay değildi. Ben kimseye kolay kolay güvenmem. Ama Lara farklıydı. Beni dinliyordu. Beni yargılamıyordu.
Bazen hiçbir şey söylemeden sadece yanımda oturuyordu. Ve garip bir şekilde… Bu bile yetiyordu.
Aramızdaki bağın güçlü olduğunu biliyordum. Başlarda bundan nefret etmiştim. Çünkü bağın ne olduğunu bilmiyordum.
Nereye gideceğini bilmiyordum. En önemlisi de…
Lara’nın bu bağ yüzünden zarar görmesinden korkuyordum.
Bu yüzden ondan uzak durmaya çalıştım. Ona defalarca kendisinden uzak durmasını söyledim.
Hatta bir gece ona, “Bana güvenme.” dedim. Ama sonra bir şeyi anlamaya başladım. Belki de bu bağ sadece tehlikeli değildi.
Belki de hayatımda sahip olduğum en güçlü bağlardan biriydi. Ve ilk kez
Bu bağdan korkmak yerine onu anlamak istedim.
Lara’nın konağa ilk geldiği günü de hatırlıyorum. Benden çekiniyordu.
Doğal olarak.Ben de onun bana alışacağını düşünmüyordum.
Ama zaman geçti.O bana alıştı. Ben ona alıştım. Hope’la oynarken onu izledim. Kızımla konuşmasını dinledim.
Gülüşünü gördüm. Ve bir gece… Hope’un yanında uyuduğu o gece… Onun gerçekten ne kadar masum ve iyi biri olduğunu bir kez daha anladım.
İnsanların çoğunda kaybettiğim bir şeyi onda görüyordum. Saflık,İyilik, Umut. Beyaz lale…
Evet. Lara benim için beyaz bir laleydi. Ben ise… Kana bulanmış biriydim. Ben karanlıktım. O aydınlıktı.
Ben yıllarca savaşmıştım. O hâlâ gülümseyebiliyordu. Ben insanlara zarar vermekten korkmadığım zamanlar yaşamıştım.
O ise insanlara yardım etmeye çalışıyordu. Ama garip olan şuydu… O beyaz lale hâlâ yaşıyordu.
Benim yanımda bile. Belki de aramızdaki bağ sayesinde. Belki de onun bana verdiği güven sayesinde.
Belki de benim onu korumak istemem sayesinde Bilmiyordum. Ama bir şeyi biliyordum. O laleyi kaybetmek istemiyordum.
Kendime itiraf etmek istemediğim bir gerçek vardı. Lara’ya alışmıştım onun gülüşüne,Sesine, Hope’la konuşmasına ve Bana bakışına…
Hatta bazen hiçbir şey söylemeden yanımda durmasına bile. Varlığı konağın içinde fark edilir hâle gelmişti.
O olmadığında ev daha sessiz geliyordu. Ve bu beni korkutuyordu. Çünkü birine alışmak…
Onu kaybetme ihtimalini de beraberinde getirirdi. Ben kaybetmekten nefret ederim.
Çünkü hayatım boyunca kaybettim. Ama Lara’yı kaybetmek… Bunu düşünmek bile istemiyordum.
Belki de bu yüzden onu korumaya çalışıyordum. Belki de bu yüzden her adımını düşünüyordum.
Ve belki de bu yüzden kendime sürekli aynı soruyu soruyordum:Onu sonsuza kadar koruyabilecek miydim?
Cevabı bilmiyordum. Ama bir karar vermem gerekiyordu.o beyaz laleyi… Ya sonsuza kadar koruyacaktım.
Ya da bir gün ellerimin arasında kül olup gitmesine izin verecektim. İlkini seçmek istiyordum.
Çünkü ilk defa… Birinin hayatımda kalmasını istiyordum.
İlk defa Birinin bana güvenmesini kaybetmek istemiyordum.
Ve ilk defa kendimi gerçekten sevilen biri gibi hissediyordum. Belki Lara benim beyaz lalemdi.
Belki ben onun kanıydım. Ama o lale…Benim karanlığımın içinde bile yaşamaya devam ediyordu.
Ve ben O laleyi korumaya kararlıydım çünkü o lale bu kez benim yüzümden soğurmayacaktı
Hemde hiç bir zaman o beyaz Lale bana güneş bende ona ışık olacaktım karanlığımda parlayan ışık olacaktım
Bölüm etkileşimi
