iki nokta üç kitap kapağı

10. bölüm / 13

iki nokta üç

tam da sen

Vaveyla Yazarı: palyaco mayonez

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: tam da sen

Ada, arkasından ona sarılan göğsün sıcaklığıyla birkaç saniye boyunca tamamen kilitlendi. Kalbinin sesi parktaki rüzgarın sesini bastıracak kadar güçlüydü. İçindeki "gamsız Ada" acil durum alarmı veriyor, panikle bir şaka bulmaya çalışıyordu.
"Evren..." dedi Ada, başını hafifçe geriye eğip Evren’e bakmaya çalışarak. "Şu an romantik bir film sahnesindeyiz gibi duruyor ama benim sol bacağıma kramp girmek üzere. Pozisyonu değiştirebilir miyiz rica etsem?"
Evren derin bir nefes alıp başını Ada’nın omzundan kaldırdı. Gözlerini devirdi ama yüzündeki o büyüleyici tebessümü gizleyemedi.
"Anı bozma konusunda dünya markasısın Ada," dedi Evren, kollarını yavaşça gevsatarak.
"Ne yapayım?" dedi Ada dönüp üzerindeki sweatshirt'ün kollarını düzeltirken. "Aşırı duygusal anlarda beynim otomatik olarak sistem hatası veriyor. Vücudum romantizme alerjik tepki gösterdi."
Evren uzanıp Ada’nın elini tuttu. Bu sefer formalite icabı değil, parmaklarını doğrudan Ada’nın parmaklarının arasından geçirerek sıkıca kavradı.
"Alerjine alışsan iyi edersin," dedi Evren, yürümeye başlayarak. "Çünkü bundan sonra bu tarz krizleri sık sık yaşayacaksın.
Ada’nın elini tutan eline baktı, sonra başını gökyüzüne çevirdi. Tamam, diye düşündü içinden. Sanırım artık 'yanlış numara' aşamasını resmi olarak geride bıraktık.
........
Pazartesi günü okul kütüphanesi, haftalık deneme sınavı öncesi panikleyen öğrencilerle doluydu. Ada, masanın üzerine saçılmış coğrafya ve matematik notlarının arasında, kafasını kollarına gömmüş halde bitkinlikle yatıyordu.
"Öldüm ben Burcu," diye mırıldandı sesini kütüphanecinin duyamayacağı bir fısıltıya düşürerek. "Nüfus piramitleri rüyama giriyor artık. Benim piramidim tabandan çöktü."
"Sessiz ol biraz," dedi Burcu notlarını karıştırırken. "Ayrıca çökmedi, arkanda sana doğru gelen devasa bir yaşam desteği var."
Ada başını kollarının arasından kaldırdığında, kütüphanenin kapısından içeri giren Evren’i gördü. Elinde iki kutu soğuk kahve vardı. Üzerindeki okul formasıyla kütüphanedeki tüm masaların bakışlarını üzerine çekmişti ama o her zamanki gibi kimseye bakmadan doğrudan Ada’nın masasına adımladı.
Kutulardan birini Ada’nın bitik haldeki notlarının yanına bıraktı. Sandalyeyi sessizce çekip Ada’nın hemen yanına oturdu.
"Giriş yasak değil mi sana burada?" diye fısıldadı Ada, gözlerini ovarak. "Basketbolcular kütüphaneye girince zemin sarsılmıyor mu?"
"Sarsılmıyor," dedi Evren alçak bir sesle. Masadaki coğrafya testini önüne çekip inceledi. "Hâlâ nüfus grafiklerinde takılı mısın?"
"Bana harita gösterme Evren, Türkiye haritasını görsem yönümü kaybedecek durumdayım."
O sırada yan masada oturan, okulun popüler kızlarından Pelin sandalyesini hafifçe kaydırdı. Evren’e doğru tatlı bir tebessüm göndererek konuştu: "Evren, salı günkü antrenman saatini biliyor musun? Abim de takıma katılacak da, bilgi alamadık."
Evren başını test kağıdından bile kaldırmadı. Sesi son derece soğuk ve mesafeliydi: "Duyurular panoda asılı Pelin. Oraya bakabilirsin."
Pelin bozulmuş bir ifadeyle önüne dönerken, Ada şaşkınlıkla Evren’e baktı. Evren’in okulda herkese karşı ördüğü o duvar gerçekten de buzdan yapılmıştı. Ama aynı Evren, bir saniye sonra Ada’ya dönüp test kağıdındaki bir soruyu işaret ederken ses tonunu tamamen değiştiriyordu.
"Bak şimdi 'görev insanı'," dedi Evren, Ada’ya doğru yaklaşarak. Sesi sadece ikisinin duyabileceği kadar yumuşak ve yakındı. "Bu soruda piramidin tavanına bakmayacaksın, doğum oranına bakacaksın. Tıpkı dün gece bana bahsettiğin o saçma teori gibi..."
"Hangi teori?"
"İnsanların stres anında saçmalama teorisi," dedi Evren, gözlerinin içi gülerek. "Kafanı kaldır. Bir soru daha çözersen sana en sevdiğin çikolatadan alacağım."
"İki çikolata."
"Bir çikolata, bir de okul çıkışı yürüyüş."
Ada hafifçe gülümsedi. "Anlaştık Kutup Ayısı."

Saat 23:50
Ada yatağında yan dönmüş, telefonun ışığında ekrana bakıyordu. İçinde tarifsiz bir huzur ve hafif bir heyecan vardı. Sadece iki hafta önce tanımadığı bir numaraya attığı saçma bir mesajın, hayatını bu kadar değiştireceğini asla tahmin edemezdi.

Siz: Coğrafya testinden 85 aldım. Çikolatayı hak ettim.

Evren: Biliyorum. Sonuçlar panoya asıldığında ilk senin notuna baktım.

Siz: Gizli takipçim gibisin.

Evren: Gizli değilim. Gayet açık bir şekilde yanındayım.

Siz: Evren?

Evren: Efendim Ada?

Siz: Bu durum... yani bizim durumumuz. Bazen bana çok garip geliyor. Okulun en havalı çocuğu ve gecenin 2’sinde penguen soran ben. Senaryo biraz zorlama değil mi?

Evren: Senaryo değil Ada. Gerçek. Ve ben hayatımda ilk defa bir şeyin bu kadar gerçek olmasından memnunum.

Ada telefonun ekranına bakarken derin bir nefes aldı. Yüzündeki gülümseme odanın karanlığını aydınlatacak kadar parlaktı.

Siz: Ben de memnunum Kutup Ayısı. İyi ki yanlış numarasın.

Evren: Yanlış numara değildim Ada. Sadece doğru zamandım. Uyu artık, yarın sabah seni kapıdan alacağım.

Siz: İyi geceler Evren.

Evren: İyi geceler benim komik, delidolu görev insanım.

sevgili olmadan sevgili oldular. çıkma teklifi geri gelmeli bencede katılıyorum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.