15. bölüm / 22
HAYALLERİME DÜŞEN SON DAMLALAROn dördüncü
Bölümler 22Şu an: On dördüncü
- 1 AH KALBİM-12.593 kelime
- 2 İkinci1.172 kelime
- 3 Üçüncü744 kelime
- 4 Dördüncü992 kelime
- 5 Beşinci1.797 kelime
- 6 Altıncı899 kelime
- 7 Yedinci1.054 kelime
- 8 Sekizinci569 kelime
- 9 Dokuzuncu449 kelime
- 10 Onuncu643 kelime
- 11 On birinci759 kelime
- 12 On ikinci1.181 kelime
- 13 On üçüncü884 kelime
- 14 On dördüncü340 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 On beşinci483 kelime
- 16 On altıncı758 kelime
- 17 On yedinci658 kelime
- 18 On sekizinci284 kelime
- 19 On dokuzuncu469 kelime
- 20 Yirminci649 kelime
- 21 Yirmi birinci-Final1.110 kelime
- 22 Kitap olduk131 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Malumiyet ve Masumiyet
Süveyda: Kalbin ortasında bulunduğuna inanılan, içinde günah ve kötülüğün saklandığı siyah noktacık.
-*-
Karan'ın günlüğünden:
Tarih atmama gerek yok çünkü Aslı'nın 18. Yaş günü. Büyüdü, genç kız oldu, serpildi. Gözlerinin kendinden gözüken sürmesi baktığı yeri yakıyor. Çok mutlu. Annem bu sabah onlara gitmiş temizlik için. Sabah uyanınca düşündüğüm ilk kişiyi sürekli görebilmek bulunmaz nimet.
Çocukluk aşkı mıydı yoksa bunu yeni mi düşünmeye başladım bilmiyorum ama o çok güzel. O ve bizimkiler hariç herkese (arkadaş çevreme) ondan bahsettim galiba. Kimse onun güzelliği ile alakalı tek kelime bile konuşmuyor. Konuşmasınlar da zaten.
Mahallede birkaç çocuk var, onlar Aslı'nın peşinde ama ben de Aslı'nın peşindeyim onun anne ve babası sayesinde. Nereye gitse beni de peşinden yolluyorlar. Onun abisi gibi duruyorum ama annesinin tüm tembihlerine rağmen bana abi demeyi reddediyor. Ben de ona kardeşim demeyi tabii.
Aramızda klasik, garip bir inatlaşma var.
Aslı hanımefendi:"Ben Türkçe öğretmeni olacağım," diyor. Ben de ona gülüyorum.
"Olamazsın." Diyorum.
Aslında pekâlâ da olur ama onun buradan gitmesini istemiyorum. Burdan giderken canhıraş gidecek, mahvolacak.
Süveydası bile tertemiz bir kız o. Bir karıncayı bile incitmeyen derler ya, hah! Tam da öyle.
Kısaca ben, onun gitmesini istemiyorum. Hem de hiç istemiyorum. O giderse başıma bir şey gelecek gibi. Bu zamanda kız hasbihallerinin arasında moda olan koruyucu melek misalinde koruyor o beni.
O da beni seviyor. Bunu biliyorum. Gülümseyişi, bakışı, oturuşu, göz kırpışı...
Hepsi beni sevdiğini dört bir ağızdan söylüyor gibi.
Ya bir gün ben gidersem, diye de düşünüyorum. Sonuçta polis olacağım ve bu kolay olmayacak. Ben gidersem ona ne olacak? Çok üzülecek. İnsana çok koyuyor sevdalısı olduğunun üzülecek olması.
Dilimin ucunda ona söylemek istediğim çok şey var ama nasıl söylesem, hatta daha ciddisi olarak söylesem mi diye diye düşündüğüm, onun bana kızıp kızmayacağını tam olarak bilip kestiremeyeceğim şeyler var. Korkuyorum biraz.
Evet günlük, polis olmaktan korkmuyorum ama bir güzele aşkımı söylemekten korkuyorum. Bu da benim zaafım.
Babalarımız hasbelkader birbirleriyle arkadaş olmuşlar. Biz de onunla hasbelkader karşılaştık. Babalarımıza çok şey borçluyuz.
O ve ben... Nasıl desem...Neyse.
Ondan uzak durmak istiyorum... Eğer bir gün bana bir şey olursa, üzülmesin diye, günlük.
Bölüm etkileşimi
