21. bölüm / 27
~HAFİ~HAFî-20.Bölüm
Bölümler 27Şu an: HAFî-20.Bölüm
- 1 Karakterler112 kelime
- 2 HAFÎ-1 BÖLÜM931 kelime
- 3 HAFÎ -2. BÖLÜM377 kelime
- 4 HAFÎ -3.BÖLÜM726 kelime
- 5 HAFÎ -4. BÖLÜM592 kelime
- 6 HAFÎ-5. BÖLÜM539 kelime
- 7 HAFİ-6.BÖLÜM544 kelime
- 8 HAFÎ - 7.BÖLÜM379 kelime
- 9 HAFÎ-8.BÖLÜM761 kelime
- 10 HAFİ - 9.BÖLÜM402 kelime
- 11 HAFÎ- 10.BÖLÜM226 kelime
- 12 HAFÎ-11. BÖLÜM606 kelime
- 13 HAFÎ -12. BÖLÜM602 kelime
- 14 HAFÎ- 13. BÖLÜM557 kelime
- 15 HAFİ- 14. BÖLÜM544 kelime
- 16 Hafî- 15. BÖLÜM513 kelime
- 17 HAFÎ- 16. BÖLÜM327 kelime
- 18 HAFÎ-17.BÖLÜM474 kelime
- 19 HAFÎ-18.BÖLÜM851 kelime
- 20 ~HAFÎ~19.bölüm577 kelime
- 21 HAFî-20.Bölüm511 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 21.bölüm195 kelime
- 23 22.bölüm449 kelime
- 24 23 . Bölüm491 kelime
- 25 24.bölüm402 kelime
- 26 25.bölüm339 kelime
- 27 26.bölüm472 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba ,
Saat 23.12’de lojmana adım attığımda, önümde uzanan yedi katlık merdiven çilesini hatırlayıp içimden şansıma lanet okudum. Nefes nefese yedinci kata tırmandıktan sonra kendimi içeri atıp doğrudan duşa girdim. Banyodan çıktığımda saat 23.51’i gösteriyordu. Üzerime siyah crop ve altına kırmızı siyah ekoseli pijama takımımı geçirdim. Telefonumla ilgilenirken kapının zili çaldı.
Kapıyı açtığımda karşımda duran kalabalığın önünde öylece, bir an ne yapacağımı bilemez halde kaldım. Yeni girdiğim timdi burası; evet, daha yeni bir araya gelmiş bu tim kapımdaydı. Her birinin elinde bir şeyler vardı. Ömür’ün taşıdığı pastanın üzerindeki yazıyı okuduğumda istemsizce güldüm. Dilime dolanan o şarkı sözü zihnimde yankılandı:
— Delirenler oldu, kıskananlar oldu... Dedim, olabilir.
Hep bir ağızdan, "Doğum günün kutlu olsun!" sesleri yükseldi. Ömür tam pastayı uzatacakken, Murat telaşla araya girdi:
— Durun komutanım, dilek tutun üflemeden önce!
Gülümseyerek gözlerimi yumdum, içimden o sessiz dileği geçirdim ve mumu üfledim. Ardından onlara dönerek, "Buyurun, içeri girin," dedim. Hepsi ayakkabılarını çıkarıp içeri geçti. Ömür pastayı mutfağa götürmek için yöneldiğinde diğerleri salona ilerledi. Ben de kapıyı kapatıp mutfağa geçtim. Tam Ömür mutfaktan çıkacakken koridorda karşılaştık.
Gözlerinin içindeki o hafif tedirginliği görünce yumuşadım:
— Gel buraya.
İlk anda şaşırsa da anında karşılık verip sarılışıma ortak oldu. Geri çekildiğimde, "Ayrılınca ne gerek vardı? Neden zahmet ettiniz?" diye sordum. Ömür samimi bir gülümsemeyle yanıtladı:
— Ne zahmeti komutanım? Siz artık her sene buna alışın.
Ona sıcak bir tebessümle karşılık verdim:
— Hadi o zaman, pastayı hazırlayıp geçelim salona.
Tabakları hazırlayıp içeri geçtiğimizde Ömer, Ömür’ün yanına ilişti. "Teşekkür ederim, gerek yoktu," dedim. Mert hemen atıldı:
— Bundan sonra fazlasıyla var komutanım! Önce hediyeleri verelim, pastayı sonra yeriz.
Ayağa kalkıp elindeki kutuyu bana uzattı. Diğerleri de sırayla paketleri verdi. Kutuları teker teker açtım; Ömür güzel bir parfüm, Ömer ay şeklinde şık bir led lamba, Murat ile Mert ise üzerlerinde esprili yazılar olan fincanlar hediye etmişti. En son Ayaz’ın uzattığı kutuyu açtım. İçinden çıkan lotus çiçekli zarif kolye karşısında gözlerimin dolmasına engel olamadım.
Hayatım boyunca ailem haricinde ilk defa birileri bana hediye alıyordu. Başımı kaldırıp, "Teşekkür ederim... Keşke zahmet etmeseydiniz," diye mırıldandım. Ömer her zamanki samimiyetiyle araya girdi:
— Komutanım ne zahmeti? Siz artık bizim ailemizden birisiniz.
Murat o ciddi havayı hemen dağıttı:
— Aman bırakın şimdi duygusallığı! Güzelim pasta bizi bekliyor, hadi yiyelim!
Herkes tabağını alıp yemeye başlarken merakımı gizleyemedim:
— Pastanın üzerindeki yazıyı kim düşündü?
Mete elini kaldırıp sırıtarak, "Ben yaptım komutanım," dedi. Ardından ekledi: "Beğenmediniz mi?"
— Hayır, beğendim... Güzeldi. Sadece kimin fikri merak ettim.
Herkes tabaklarını bitirdiğinde Ayaz ayağa kalktı, ardından diğerleri de ona eşlik etti. Ayaz boğazını temizleyip konuştu:
— Doğum günün kutlu olsun. Müsaadenle biz artık kalkalım.
Onlar kapıya doğru yönelirken ben de Ömür, Ömer, Mete ve Murat’a döndüm:
— Çok teşekkür ederim hepinize, gerçekten harika bir sürpriz oldu. Ama malum, yarın zorlu bir gün var; o yüzden iyice dinlenin. Yarın içtimada geç kalanı yakarım.
Ayaz hariç herkes sızlanarak olumsuz mırıldanmalar çıkardı. Kapı eşiğine geldiklerinde Ömür toparlamaya yardım etmek istese de onu çocuklarla beraber evlerine uğurladım:
— İyi geceler!
Kapıyı kapatıp saate baktığımda gece 01.30’du. Bulaşıkları ve masayı yarına bırakıp doğrudan yatağa geçtim ve kafamı yastığa koyar koymaz derin bir uykuya daldım.
Bölüm etkileşimi
