3. bölüm / 17
~HAFİ~HAFÎ -2. BÖLÜM
Bölümler 17Şu an: HAFÎ -2. BÖLÜM
- 1 Karakterler112 kelime
- 2 HAFÎ-1 BÖLÜM931 kelime
- 3 HAFÎ -2. BÖLÜM377 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 HAFÎ -3.BÖLÜM726 kelime
- 5 HAFÎ -4. BÖLÜM592 kelime
- 6 HAFÎ-5. BÖLÜM539 kelime
- 7 HAFİ-6.BÖLÜM544 kelime
- 8 HAFÎ - 7.BÖLÜM379 kelime
- 9 HAFÎ-8.BÖLÜM761 kelime
- 10 HAFİ - 9.BÖLÜM402 kelime
- 11 HAFÎ- 10.BÖLÜM226 kelime
- 12 HAFÎ-11. BÖLÜM606 kelime
- 13 HAFÎ -12. BÖLÜM602 kelime
- 14 HAFÎ- 13. BÖLÜM557 kelime
- 15 HAFİ- 14. BÖLÜM544 kelime
- 16 Hafî- 15. BÖLÜM513 kelime
- 17 HAFÎ- 16. BÖLÜM327 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba , oy ve yorum yapmayı unutmayın
"Hera, başkan seni çağırıyor."(bozuk türkçeyle düşünün bu kısımları)
"Tamam, geliyorum."
Kendi kendime söyleniyordum. Nemi oluyordu aniden? Evlendikten hemen sonra göreve gelmiştim; o adamı sadece on dakika görmüş, ardından kendimi bu operasyonun ortasında bulmuştum. Haliyle bütün kafamı göreve verdiğim için kocamın yüzünü bile unutmuştum! Demek ki o adamın da 2 yıl 6 ay boyunca bana zerre işi düşmemişti.
Evet, yanlış duymadınız; tam iki buçuk yıldır bu cehennemin ortasındaydım. Piçler hemen de güvenmedikleri için bu gizli sızma süreci bu kadar uzun sürmüştü. Gelirken yanıma birkaç kritik alet ve lens almıştım. Gözlerim heterokromi olduğu için dikkat çekmemesi şarttı. Buraya geldiğimden beri çevreden sadece ufak tefek, kırıntı bilgiler alabiliyordum; o da zar zor. Ama asıl ulaşmak istediğim bilgilere bir türlü ulaşamamıştım. Ne toplantılara sokuyorlar ne de önemli yerlere götürüyorlardı.
Ben bunları düşünürken sonunda odanın önüne gelmiştim. Kapıyı tıkladım; içerideki piçten “Gel” komutu gelince odaya girip konuştum:
"Buyur, başkan?"
"Hera," dedi soğuk bir sesle, "bizimle önemli bir toplantıya geliyorsun. Aksi bir şey çıkarsa, faturasını senden keserim."
"Tamam, başkan," dedim.
İçten içe sevinmiştim; hem de çok. Uzun zaman olmuştu bir şey öğrenmeyeli. Sevincimi belli etmeden odadan çıktım. Şimdi gidip hazırlık yapmalıydım ama önce çadırın biraz ilerisinde, telsizi ve birkaç malzemeyi sakladığım o yere yine sigara içeceğim bahanesiyle gittim. İlk başta her hareketimi kontrol ediyorlardı ama artık alıştıkları için pek üstünde durmuyorlardı.
Çadırların yönünü kapatan büyük taşın arkasındaydım. 5-10 dakika etrafı gözetleyip bekledim. Kimsenin olmadığından emin olduktan sonra telsizi saklandığı yerden aldım ve frekansa bağlanıp konuşmaya başladım:
Alev: "Alev’den yuvaya."
Karşıdan hışırtılı bir sesle "Nasıl, anlamadım?" denince şifreyi söyledim:
Alev: "Alev 3893."
Bu, kim olduğumu doğrulamak içindi. Karşıdaki asker hattı hemen üst makama bağladı. Hat açıldığında telsizin ucundaki sesle diyalog başladı:
Alev: "Kıdemli Üsteğmen Alev Aktürk, emredin komutanım!"
Albay: "Evet asker, dinliyorum."
Alev: "Albay’ım, bu gece toplantı var. Ben de katılacağım. Üzerime dinleme cihazı taktım. Saat belli değil ama herhalde bu akşam görev bitecek. Başka bir emir var mı, hedefleri sağ mı getireyim ölü mü?"
Albay: "Sağ... Galiba onun da üstleri var. Anlaşıldı mı?"
Alev: "Anlaşıldı komutanım."
Albay: "Bu arada, haber verdiğinde içeri bir tim göndereceğim. Sana yardım edecekler. Hadi, Allah yardımcın olsun."
Alev: "Sağ olun komutanım. Başlıyorum, izninizle."
Albay: "Başla."
Telsizi kapattım ve dinleme cihazını üzerimde bulamayacakları güvenli bir yere sıkıştırıp karargâh çadırına doğru yürümeye başladım.
Bölüm etkileşimi
