24. bölüm / 27
~HAFİ~23 . Bölüm
Bölümler 27Şu an: 23 . Bölüm
- 1 Karakterler112 kelime
- 2 HAFÎ-1 BÖLÜM931 kelime
- 3 HAFÎ -2. BÖLÜM377 kelime
- 4 HAFÎ -3.BÖLÜM726 kelime
- 5 HAFÎ -4. BÖLÜM592 kelime
- 6 HAFÎ-5. BÖLÜM539 kelime
- 7 HAFİ-6.BÖLÜM544 kelime
- 8 HAFÎ - 7.BÖLÜM379 kelime
- 9 HAFÎ-8.BÖLÜM761 kelime
- 10 HAFİ - 9.BÖLÜM402 kelime
- 11 HAFÎ- 10.BÖLÜM226 kelime
- 12 HAFÎ-11. BÖLÜM606 kelime
- 13 HAFÎ -12. BÖLÜM602 kelime
- 14 HAFÎ- 13. BÖLÜM557 kelime
- 15 HAFİ- 14. BÖLÜM544 kelime
- 16 Hafî- 15. BÖLÜM513 kelime
- 17 HAFÎ- 16. BÖLÜM327 kelime
- 18 HAFÎ-17.BÖLÜM474 kelime
- 19 HAFÎ-18.BÖLÜM851 kelime
- 20 ~HAFÎ~19.bölüm577 kelime
- 21 HAFî-20.Bölüm511 kelime
- 22 21.bölüm195 kelime
- 23 22.bölüm449 kelime
- 24 23 . Bölüm491 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 24.bölüm402 kelime
- 26 25.bölüm339 kelime
- 27 26.bölüm472 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba destek vermeyi unutmayın♥️
Ormanın serin ve puslu sabah havası, gelen keskin bir komutla aniden yerini gerilim dolu bir sessizliğe bıraktı. Ayaz'ın tek bir el hareketiyle Tim saniyeler içinde kusursuz bir uyumla dağıldı. Herkes ağaç gövdelerinin, kayaların ve çalılıkların arasındaki gölgelere sığındı. Sabah güneşi yaprakların arasına süzülerek hedeflenen deponun etrafındaki demir çitleri aydınlatıyordu. İçeriden henüz bir silah sesi yükselmemişti ancak havadaki o ağır barut ve nem kokusu tehlikenin ardına kadar açılmış bir kapı gibi beklediğini açıkça fısıldıyordu.
Alev namluyu hedefe sabitlemiş, sabahın berrak ışığında gözlerini kısarak derin ve yavaş bir nefes aldı. Yanındaki kalınçam ağacının gövdesine yaslanmış, göz ucuyla Ayaz'ın komuta verişini ve Tim'in aldığı pozisyonları süzüyordu. Karargahta yapılan o son briefing'in ardından bu operasyonun ne kadar kritik olduğu herkesin zihnine kazınmıştı.
Kulaklığından gelen net bir başlangıç emriyle birlikte o sessizlik yerini adeta nefes kesen bir fırtınaya bıraktı. Susturucuların çıkarttığı boğuk ve sert sesler sabahın erken saatlerinde doğa seslerini bastırarak deponun girişindeki nöbetçileri saniyeler içinde etkisiz hale getirdi. Tim kusursuz bir senkronizasyonla kapıdan içeri sızdı ancak asıl büyük kapışma deponun ana demir kapısını zorlayıp gün ışığından içerideki loş ve karanlık ortama daldıkları an koptu.
İçerideki istiflenmiş mühimmat yığınlarının ve devasa kutuların arkasına mevzilenen adamlar bastırılan bu ani baskına karşı şokla karşılık verdiler. Deponun metal duvarlarında mermilerin çıkardığı tiz çınlama sesleri, beton zeminde kalkan toz bulutları ve barut kokusu ortalığı savaş alanına çevirdi. Sinyal komutu Ayaz'ın gür ve otoriter sesiyle birlikte deponun tavanında yankılandı. Alev hızla büyük bir demir varilin ve içerideki forkliftin arkasına atılarak pozisyon aldı. Mermi kovanlarının yere düşerken çıkardığı o metalik çınlama sesi kulaklarında yankılanıyordu. Kalbi kaburgalarını zorluyordu ama zihni tamamen keskin bir odaklanma içindeydi. Gelen yoğun ateşi bastırmak için seri ve isabetli atışlar yaparak karşı tarafın görüş açısını daralttı. Yan taraftan hızla ilerleyen Mete ve Tim'in diğer üyeleri çapraz atış açarak düşmanı köşeye sıkıştırmaya başladı. Çatışmanın dozu deponun içini dolduran dumanla birlikte doruk noktasına tırmanıyordu.
Alev ve Ayaz demir varillerin arkasında herkesin öldüğünden emin olmak için temkinli adımlarla ilerliyordu. Bir anda arkalarından gelen bir mermi boşlukta yankılandı; ancak nereden atıldığı görünmüyordu. Ardından bir mermi daha doğrudan Alev'e doğru fırladı. Tam Alev vurulacakken Ayaz bir hamleyle merminin önüne atladı. Ayaz yavaşça yere düşerken ardına bir mermi sesi daha geldi. Hedef bu sefer de Alev'in kalbinin yakınına saplanmıştı. Mete etrafı kontrol ettiğinde çatıdaki keskin nişancıyı görmesiyle alnından vurulması bir oldu; Mete de çatıdaki adamı vurdu.
Dışarıdan operasyon araçlarının ve PÖH'ün lastik sesleri yankılanırken Ömer hızla Ayaz'ı sırtına aldığı sırada Mete de kanlar içindeki Alev'i kucağına sarıp dışarı fırladı ve direkt dışarıda onları hazır bekleyen helikoptere bindiğinde Ömür'ün hıçkırıkları kabini doldurmuştu; zaten ikisini o halde görüşü küçük kızın yıkılmasına yetmişti. Pilot saniyelik bile kaybetmeden helikopteri en yakın hastanenin pistine indirdi. Sedyelerle koşan doktorlar ikisini de ardına kadar açılan ameliyathanelere soktular.
Ameliyathanenin önünde deli gibi ağlayan Ayaz'ın ailesi ve Tim vardı. Tim'dekiler yere çökmüş bekliyorlardı. O sırada Ayaz'ın girdiği ameliyathanenin kapısı açıldı. Çıkan doktor söze başladı:
"Elimizden geleni yaptık. Üzgünüz, başınız sağ olsun."
Bunu duyan anne feryat figanlar koparırken Tim sessizce ağlıyordu.
Bölüm etkileşimi
