23. bölüm / 27
~HAFİ~23.bölüm
Bölümler 27Şu an: 23.bölüm
- 1 Karakterler112 kelime
- 2 HAFÎ-1 BÖLÜM931 kelime
- 3 HAFÎ -2. BÖLÜM377 kelime
- 4 HAFÎ -3.BÖLÜM726 kelime
- 5 HAFÎ -4. BÖLÜM592 kelime
- 6 HAFÎ-5. BÖLÜM539 kelime
- 7 HAFİ-6.BÖLÜM544 kelime
- 8 HAFÎ - 7.BÖLÜM379 kelime
- 9 HAFÎ-8.BÖLÜM761 kelime
- 10 HAFİ - 9.BÖLÜM402 kelime
- 11 HAFÎ- 10.BÖLÜM226 kelime
- 12 HAFÎ-11. BÖLÜM606 kelime
- 13 HAFÎ -12. BÖLÜM602 kelime
- 14 HAFÎ- 13. BÖLÜM557 kelime
- 15 HAFİ- 14. BÖLÜM544 kelime
- 16 Hafî- 15. BÖLÜM513 kelime
- 17 HAFÎ- 16. BÖLÜM327 kelime
- 18 HAFÎ-17.BÖLÜM474 kelime
- 19 HAFÎ-18.BÖLÜM851 kelime
- 20 ~HAFÎ~19.bölüm577 kelime
- 21 HAFî-Bölüm511 kelime
- 22 22.bölüm195 kelime
- 23 23.bölüm449 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 24 . Bölüm491 kelime
- 25 25.bölüm402 kelime
- 26 26.bölüm339 kelime
- 27 27.bölüm472 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah ne kadar zorlansam da erken uyandım. Elimi yüzümü yıkayıp hazırlanarak dün akşamdan kalan tabakları bulaşık makinesine dizdim. Evdeki tüm işleri hallettikten sonra yedi katı merdivenlerle inip motoruma bindiğim gibi karargâha sürdüm. Geldiğim gibi dinlenme odasına attım kendimi; üzerinden yaklaşık on dakika geçmişti ki tim içeri girdi.
Günaydınlaşıp soluklanmaya çalışırken, albayın postası kapıyı tıklatıp içeri girdi ve albayın bizi brifing salonuna çağırdığını söyledi. Kesin yeni bir görev vardı. Posta çıktıktan hemen sonra biz de arkasından odadan çıkıp brifing salonuna yürüdük. Ayaz kapıyı tıklattı; "Gel" komutuyla içeriye girip tekmil verdi. Ardından biz de sırayla tekmil verdik. Albay oturmamızı işaret edince iyice koltuklara yerleştik.
"Bu görev bir sevkiyat," dedi albay, ciddi ve net bir tonla. "Siz o sevkiyatın yapılacağı depoya baskın düzenleyeceksiniz. Adamları etkisiz hale getirin, malları da alıp döneceksiniz. Ormanın içindeki depoya yaklaşınca yolun devamına yaya olarak devam edeceksiniz. Anlaşıldı mı?"
Bu sevkiyat, daha önce Ayaz'la yaptığımız o kritik görevde izini sürdüğümüz sevkiyatın ta kendisiydi. O an istemsizce Ayaz'la göz göze geldik. Gözüme bir şey kaçmasıyla aramızdaki o yoğun bakışma anlık olarak bozuldu. Herkes aynı anda "Anlaşıldı!" deyince toplantı bitti.
Herkes dağılıp ailesiyle konuşmaya başlarken telefonum çaldı. Arayan teyzmeydi. Açtığımda nasılsın diye sorup doğum günümü kutladı. Ben de onun hatırını sorup kısa keserek telefonu kapattım.
Ömer'le birlikte hazırlık odasına geçip çelik yeleklerimizi, silahlarımızı, yedek şarjörlerimizi ve diğer teçhizatları kuşanarak tamamen hazırlandık. Helikopter pistine geldiğimizde herkes yerini almıştı. Albayı görünce timdekiler sırayla tekmil vermeye başladı; sıra bana gelince ben de dikleşip tekmil verdim:
"Yüzbaşı Alev Aktürk, emredin komutanım!"
Benden sonra Ömür'ün tekmil vermesiyle albay konuştu:
"Görevi hatasız bir şekilde tamamlayın. Şehit veya yaralı istemiyorum. Allah yardımcınız olsun."
Hep bir ağızdan "Amin!" diyerek helikoptere bindik.
Helikopter yolculuğumuz tamamen sessizlik içinde geçmişti. İndikten sonra sessizce yürümeye başladık; rota bilgileri kulaklıktan anlık olarak Ayaz'a iletiliyordu. Sessizliği bozan, Mete'nin kulaklıktaki nefes nefese sesi oldu:
"Alev komutanım..."
"Dinliyorum, evet Mete?"
"Biz siz gelmeden üç gün önce operasyona çıkmıştık. Şarjörlerimiz bitmişti ve etrafta kimsecikler yoktu. O an birisi bize gelip şarjör fırlatıp yardım etmişti. Yardım ederken bileğindeki izi fark ettik. O gün siz kahvaltıya geldiğinizde bir şeye uzanırken sizin de bileğinizde aynı iz vardı... Bize o gün yardım eden sizdiniz, değil mi komutanım?"
Sessizce yürümeye devam ederek başımı hafifçe çevirdim ve tek kelimeyle yanıtladım:
"Evet."
Timden birkaç kişi şaşkınlıkla solukunu tutarken, hep bir ağızdan teşekkür ettiler. Sessizliğimi bozmadan yürümeye devam ederek kestirip attım:
"Gerek yok, görevimdi."
Zaman kaybetmeden sessiz adımlarla depoya doğru yürümeye devam ettik. Bir süre sonra Ayaz'ın kulaklıktan gelen "Durun" emriyle herkes olduğu yerde çakılıp kaldı. O da vakit kaybetmeden talimatına devam etti:
"Herkes susturucularını taksın. Deponun girişindeki adamları sessizce etkisiz hale getireceğiz. İçeri sızdıktan sonra çatışmayı başlatıyoruz."
Timle birlikte aynı anda "Tamam komutanım" fısıltısıyla susturucularımızı takıp deponun etrafındaki nöbetçileri ardımızda hiçbir ses bırakmadan hallettik.
Bölüm etkileşimi
