24. bölüm / 25
Diğer Yarım : Görünmeyen KaderBölüm 24: Gizem Yağmuru
Bölümler 25Şu an: Bölüm 24: Gizem Yağmuru
- 1 Bölüm 1: Zoe'nin Hisleri678 kelime
- 2 Bölüm 2: Romantik Anlar496 kelime
- 3 Bölüm 3: Derin Duygular231 kelime
- 4 Bölüm 4: Tesadüf407 kelime
- 5 Bölüm 5: Yeni Öğrenci297 kelime
- 6 Bölüm 6: Kıskançlık466 kelime
- 7 Bölüm 7 : Bayılma ve Çarpıntı934 kelime
- 8 Bölüm 8: Sevgi Tohumları ve Taburculuk877 kelime
- 9 Bölüm 9 : Renkli Hayat Gerekçeleri1.631 kelime
- 10 Bölüm 10: Gizemin İki Yüzü2.201 kelime
- 11 Bölüm 11: Acının İki Yüzü2.309 kelime
- 12 Bölüm 12: Sırların Sessizlik Fırtınası1.677 kelime
- 13 Bölüm 13: Özgürlük Kapıları2.216 kelime
- 14 Bölüm 14: Ruhların Derin Haykırışları2.367 kelime
- 15 Bölüm 15: Aynanın Kırık Yansımaları1.951 kelime
- 16 Bölüm 16: Araştırma Kalıntıları ve Huzurun Melodisi2.623 kelime
- 17 Bölüm 17: Sessizliğin Çığlığı2.394 kelime
- 18 Bölüm 18 : Geçmişin Hayaleti837 kelime
- 19 Bölüm 19: Gerginliğin Gri Tonu ve Anıların Ruhu1.701 kelime
- 20 Bölüm 20: Adalet Kılıcı ve Huzur Katili1.980 kelime
- 21 21. Bölüm: Adaletin Merhametli Yüreği ve Acının Buruk Kalemi1.353 kelime
- 22 Bölüm 22: Acının Adaleti942 kelime
- 23 23. Bölüm: Adalet Korkularının Kabusu871 kelime
- 24 Bölüm 24: Gizem Yağmuru875 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 25. Bölüm: Karanlığın Ucundaki Fener1.510 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Henry’den:
“Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim Henry.” minneti kalbimin ısınmasına neden oluyor. Gülümsememi yüzümden silmeden rolüme devam ediyorum.
“Rica ederim, Hakim Hanım. Öğrendiğim yeni şeyler olursa yeniden gelirim.” minnetime gülümseyerek karşılık veriyor.
“Sen gitmeden önce bir şey söylemem gerek, sakin olman önemli.” sesi gerginliğe bürünüyor.
“Ne hakkında konuşacağız Hakim Hanım?” meraklı sesim huzursuzluğumu bastırıyor. Aramızda mesafe bırakarak ciddi ifadesiyle bakıyor.
“Kayıp dosyasına ulaştık, on yedi yıl önceki kayıp başvurusunda senin de adın geçiyor. Henry, gerçek aileni bulabiliriz, bu an meselesi.” gerçekler ruhumun acılarına tuz basıyor.
“Onlara ihtiyacım yok.” Sert çıkan sesim acımın yarasındaki tuzu emiyor. Dolan gözlerimi odanın içinde gezdiriyorum.
“Merhaba, küçük şeytan. Hayatını mahvedecek aileye hoş geldin.” yankılanan ses siyahın gizeminin ardına saklanıyor.
Odağım zor da olsa kendini topluyor. “Peki, zorlamıyorum. Dosyayı incelemeni istiyorum, devamını sana bırakıyorum.” şefkat alışkın olmadığım sıcaklığı anımsatıyor.
Dosyayı elime aldığımda duygularım zihnimin kayıp sırlarına dönüyor.
Dosyanın çıkardığı çıtırtı sesleri gerilimin tonuna karışıyor. Gördüklerim kabusumdaki kadının belirsiz silüetini canlandırıyor. “Buraya gel, Henry.” Kadın çaresiz meleklerin aracılığıyla konuşuyor.
Kalbim şefkatin kırık parçalarıyla anlaşıyor. Ürpertinin soğukluğu damarlarımda geziniyor. Onlar benim ailem mi? Peki, onlara nasıl ulaşacağım?
‘Aile, kayıp çocukları Carrie, Fiona ve Henry’i en son saat 21.00’da bebeklerle beraber gördüğünü ve uyumak için döndüklerinde rahatsız hissettiklerini, sabahın erken vakitlerinde bebeklerini görmek istediklerinde hemşirelerin onların ortada olmadığını söylediklerini duymuş.
Şüpheli olayın ardından yapılan araştırmalarda hiçbir kanıt bulunamamış ve dosya kapatılmak zorunda kalmıştır.’
Dosyanın kapağını kapatırken çıkan gürültüyü umursamıyorum. “Ben ailemi bulmak istiyorum, son kararım.” sesim kararlığıma gururla bakıyor.
Linda’dan:
Karanlık zihnimi ele geçiriyor, kapıya ulaşmayı deniyorum ama onun hayaleti önüme çıkıyor. “Onun yüzünden seni terk etmek zorunda kaldım.” sesi yankılanıyor.
Gözyaşlarım çaresizliğin kara bulutlarını canlandırıyor. Issız adanın palmiye ağaçları gibi sallanıyorum ama hareket edemiyorum. “Görüşürüz, seni tekrar görmeye geleceğim ballı turtam.” sesi ışığımı yutuyor.
Nate’den:
Karanlık koridorların çekimserliği nefesimi daraltıyor. Gururlu bakışların eşliğinde babam tarafından izleniyorum. Sahte gülümsememi yüzüme kondurup etrafa bakınıyorum.
“Nate, bu görevi sana emanet ediyorum. O, bizim böyle yapmamızı istedi. Yapmazsan ne olacağını biliyorsun.” babamın tok sesi korkuyu ardına gizliyor. Ellerimin titremesini masanın altına saklayarak gizliyorum.
“Biliyorum baba, bunu ne olursa olsun yapacağım.” başımdaki elimi masaya koyuyorum. Liderimiz gururlu ifadesiyle karşıma geçiyor. “Bu görevi kabul etmene sevindim.” siyah saçlarını arkaya doğru atıyor. Gülümsemesi tehlikeyi andırıyor.
‘Onu seviyorum, bunu yapamam. Onun uğruna ölmenin hayali bile güzel.’ diyorum içimden.
Şimdiki Zaman, Hastane Odası:
“Seni çok özledim, beyaz kuğu.” gözlerimdeki yaşlar akarak ruhumu temizliyor. “Benim yüzümden oldu kaza, seni kendimden bile koruyamadım. Benden nefret etmeye devam et, bu bizim için en iyisi.” sesim kısık bir melodiye eşlik ediyor.
“O adamdan kurtulmak istiyorum ama olmuyor. Benim senin hayatını yok etmemi istiyorlar ama yapamıyorum. Sen düşüncelerimden bile gitmiyorsun.” beyaz kuğu gri bulutlara esir oluyor.
Elini nazikçe bırakıp kapalı gözlerinin ardına bakakalıyorum. ‘Onu öldürmelisin, bu bizim iyiliğimiz için yapılmalı.' yankılanan ses kalbimi parçalara ayırıyor. Cam kırıkları kanın koyuluğunu yansıtıyor.
‘Seni öldürmemi ve senden kurtulmamı istiyorlar. Ben bunu yapamam, sana zarar veremem. Gerekirse kendimi öldürürüm ama seni kurtarırım, beyaz kuğu.’ söylüyor yankılanan iç sesim.
Ellie’den:
O iyi mi? Ondan uzak durmak istemiyorum ama babası tehlikeli, o beni babasından korumaya çalışıyor. Henry, sen şu an neredesin?
Mesaj sesi geldiğinde üzerimdeki yorganı biraz kaldırıp komodinden alıyorum. “Babam tutuklandı, o artık sana zarar veremez. Benimle sonsuz bir yolculuğa devam etmeye hazır mısın, nar çiçeğim?” mesajda yazanlar heyecanımı sakinliğe bırakıyor.
“Seninle her yere varım ben, küçük prensim.” kalbim hızlandığında yanaklarım yanıyor. Onun yanında güvendeyim, bunu biliyorum.
Flashback:
Kırmızı salıncağın zinciri büyük bir gürültüyle koptu. Sallandığımız salıncaklardan hızlıca kalkarken o beni kolları arasına aldı.
“Seni hiç bırakmam, tehlike yanı başımızda olsa bile. Söz, nar çiçeğim.” gülümsemesi bana benzeyen kızın kalbinin hızlanmasını sağladı.
“Sen benim küçük prensimsin, kalkanın daima üzerimde olacak. Buna inanıyorum.” Kız, bal peteği saçlarını düzeltip sakinliğini korudu.
O hatırlamasa da benim prensim olarak kalacak, daima ve kalkanı onun ruhunu korumasını sağlayacak.
Günümüz, Genç Odası:
“Yeni bir kanıt var mı?” merak sinsi yılanın izini sürüyor. Gerginlik heyecanımı örseliyor. “Hayır ama ailemin izini arıyorum. Onları bulabilme ihtimalim var.” tırnaklarımı kemirerek mesaja bakıyorum.
“Umarım bulabiliriz, buz prensim.” gülümsemem ekrandaki ışığa yansıyor. Kapının tıklatılmasıyla telefonu kapatıyorum. “Yemek hazır, kızım. Annen mutfakta, ona yardım etmeye gidiyorum. Hadi birlikte gidelim.” diyor huzuruna ermiş biri gibi.
“Geliyorum baba.” huzurum mesajın netliğine yansıyor. Telefonumu masamın üstüne bırakarak odamdan çıkıyorum. Güzel kokuların olduğu mutfağın tezgahına yaslanıyorum.
Tabakları dikkatlice alarak masaya koyuyorum. Beyaz örtünün hışırtıları melodilerin kelimelerine kendini bırakıyor. “Sayın seyirciler, son dakika haberleriyle karşı karşıyayız.” kadının sesi otomatik makineye bağlıyor.
“Annecim, çatalları kaşıkları da getirirsen sevinirim.” sevgisi sesine yansıyor. Gülümseyerek karşılık veriyorum, “Tabi anne, hemen getiriyorum.”
“Teşekkür ederim minik kuşum.” yanağımı öperek söylüyor. Yüzümü biraz buruşturup konuşuyorum.
“Anne ya, ben çocuk değilim artık.” söylediğimde kıkırdıyor ve konuşuyor. “Sen benim için hâlâ minik kuşumsun, kızım.” şefkatli sesi ruhumu okşuyor.
“Acımasız katil olduğu söylenen Victor Shorly serbest bırakıldı.” acı kanıma karışıyor. Ruhum gözyaşlarımı kendine saklıyor. Gülümsemem solmuş güllere dönüşüyor.
Elimdeki çatalın tabağıma çarpması kalbimdeki acının sesine yansıyor. Annemin yüzü kirece dönüşüyor. “Adalet niye hep zenginlere işliyor, anne?” fısıltım evin duvarlarına çarpıyor.
“Adalet aslında dökük ve kırık parçaları canımızı yakıyor, minik kuşum.” buz gibi sesi acıların kralına selam veriyor. Gözlerimdeki yaşlar birer birer akıyor, kelimeler kırık parçaların sesine dönüşüyor.
“Kızım, o adam sana zarar veremez. Arkanda dağ gibi baban var.” Gülümsemeler zorlamaya dönüşüyor. ‘Bütün bunlar ne zaman bitecek? Nedne engeller bizi en derinimizden vuruyor?’ söylüyorum içimden.
Selam! Nasılsınız?
Victor’un olayı?
Ellie’nin ailesini sevdiniz mi?
Nate’in geçmişi nasıl?
Sizce Henry ailesini bulabilecek mi?
Bölüm etkileşimi
