CİN KÖYÜ kitap kapağı

6. bölüm / 20

CİN KÖYÜ

Yol

Vaveyla Yazarı: Lavinya Stepen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: Yol

Bir anda onlara dönüp sesimi yükselttim.

“Ben deli değilim!” dedim titreyen bir sesle. “Ne gördüğümü bilmiyorum, bunun nasıl olduğunu da bilmiyorum ama ben gördüm! Evet, bu kayıtta hiçbir şey görünmüyor olabilir ama ben onu gördüm!”

Kendimi anlatmaya çalıştıkça sesim daha da çatallı çıkıyordu. Annemle babam hemen yanıma gelip ellerimden tuttular, beni tekrar koltuğa oturttular. İkisi de dizlerimin dibine çökmüştü.

“Bütün bunlar senin delirdiğini göstermez,” dedi annem yumuşak bir sesle. “Selim Bey de söyledi… stres kaynaklı olabilir.”

Babam derin bir nefes verdi.

“Bize anlatmadığın bir şey mi var Yasemin?” dedi dikkatlice. “Seni bu kadar strese sokan bir şey?”

“Hayır baba… hayır!” dedim sertçe. “Benim bir şeye stres yaptığım yok! Hayatımda bu yaşadıklarım dışında bir problem de yok. Neden anlamıyorsunuz siz beni?”

Son cümlemle birlikte gözyaşlarım boşaldı.

Babam uzun uzun yüzüme baktı. Gözlerinde hem korku hem çaresizlik vardı.

Sonunda yorgun bir sesle, “Tamam,” dedi. “Hadi kalk, git biraz dinlen. Sabah konuşuruz.”

Tam o sırada Şekerci Ninem bana doğru elini uzattı. Sessizce elini tuttum. Birlikte merdivenlerden yukarı çıktık. Odamın kapısını açtıktan sonra yatağa uzandım.

“İstersen bu gece seninle yatayım pamuğum…” dedi.

Çocukken de bana böyle derdi. Korktuğum gecelerde yanıma uzanır, saçlarımı okşayarak uyuturdu.

Başımı hafifçe salladım.

Ninem yanıma uzandı. Parmakları saçlarımın arasında dolaşıyor, dudakları ise belli belirsiz hareket ediyordu. Bir süre sessizce onu izledim. Sonra başımı kaldırdım.

“Beni mi okuyorsun yine?” dedim.

Eskiden de korktuğum zamanlarda dualar okurdu çünkü.

Başını salladı.

Bir süre sonra kısık bir sesle konuştu.

“Yasemin…”

“Efendim Şekerci Ninem?”

Bir an duraksadı.

“Ben sana inanıyorum.”

Bir anda doğruldum. Ay ışığı yüzünü belli belirsiz aydınlatıyordu. Yatağın içinde oturup şaşkın gözlerle ona baktım.

“Gerçekten mi?” dedim.

Üzgünce başını salladı.

“Peki ben neden böyle oluyorum?” dedim titreyerek. “Ne oluyor bana?”

Ninem birkaç saniye sustu. Sonra fısıltıya yakın bir sesle konuştu.

“Galiba sana musallat oldular kızım…”

Sözleriyle birlikte odamın içindeki hava buz gibi oldu.

“Psikolog falan değil senin çaren,” dedi. “Senin çaren hoca. Ama ben Haldun Bey’le Semra Hanım’a söylemeye çekindim. Biliyorsun, onlar böyle şeylere inanmaz.”

Gözlerini bana dikti.

“Sen de inanmazdın… ama artık inanıyorsundur bence.”

Sessizce başımı salladım.

“O zaman beni bir hocaya götür nine,” dedim çaresizce. “Ben çok korkuyorum… Sanki yıllardır içimde taşıdığım bir yük var.”

Ninem elimi tuttu.

“Bunu annenle babandan habersiz yapamayız,” dedi. “Önce onlarla konuşmamız lazım.”

Derin bir nefes aldım.

“Tamam…” dedim yavaşça. “Uygun bir zamanda konuşuruz.”

Sonra tekrar uzandık.

Bir süre sonra Şekerci Ninem’in nefesi ağırlaştı. Uyumuştu. Ben ise telefonumu elime alıp karanlıkta gizlice araştırma yapmaya başladım.

“Musallat belirtileri…”

“Cin gören insanlar…”

“Gece çağırılmak…”

Okudukça içimdeki korku büyüyordu.

Ne zaman uyuyakaldığımı hatırlamıyordum.

Sabah gözlerimi açtığımda Şekerci Ninem yanımda yoktu. Muhtemelen kahvaltı için aşağı inmişti. Hızlıca yataktan kalktım. Duş alıp üzerimi giydim ve aşağı indim.

Üçü de sofradaydı.

“Günaydın,” dedim.

“Günaydın kızım,” dediler.

Annem tam konuşmaya başlayacaktı.

“Selim Bey—”

Lafını anında kestim.

“Hayır,” dedim sertçe. “Ben gitmiyorum.”

Babam kaşlarını çattı.

“Yasemin,” dedi uyarıcı bir sesle.

“Gitmiyorum işte!” dedim. “İster kızın ister darılın ama gitmeyeceğim. Beni gerçekten düşünüyorsanız artık üzerime gelmeyin!”

Cümlem biter bitmez masadan kalktım. Çantamı alıp dışarı çıktım. Arkadan seslenseler de dönmedim.

Arabaya bindim ve doğruca okula gittim.

Bizimkiler her zamanki yerdeydi.

Oğuz beni görünce hemen yanıma geldi.

“Seni arıyorum açmıyorsun,” dedi. “Birkaç kelimelik mesajlar atıyorsun sadece. Merak ettim.”

“İyiyim,” dedim kısa kısa. “Bir sorun yok.”

Alev ise heyecanlı bir şekilde yanıma sokuldu.

“Bu akşam size gelek bizimkiler,” dedi. “Eve birlikte döneriz.”

Sessizce başımı salladım.

Onlar yine her zamanki gibiydi. Gırgır, şamata, kahkahalar…

Melih bir anda masaya vurdu.

“Cuma günü okuldan sonra yola çıkıyoruz, unutmayın!”

Hepsi aynı anda bağırmaya başladı.

“Wooooow!”

“Bakalım neler olacak!”

Gülüyor, eğleniyor, planlar yapıyorlardı.

Ben de sanki hiçbir şey yokmuş gibi sahte bir gülümsemeyle onlara eşlik etmeye çalışıyordum.

Ama içimde büyüyen o karanlık hissi kimse fark etmiyordu.

O gün zar zor geçti.

Akşam Alev’le birlikte eve döndük. Kapıyı açar açmaz küçücük bir Pomeranian cinsi köpek koşarak bize doğru geldi.

Alev çığlık attı.

“Ayyy! Bu ne tatlı şey böyle!”

Gülümseyerek köpeği kucağıma aldım.

“Sen nereden çıktın böyle?”
Babam gülümseyerek bana baktı.“Hediyen,” dedi.Bir anda gözlerim büyüdü.“Bu… benim mi?” dedim heyecanla.Annem gülerek başını salladı.“Evet,” dedi. “Biraz kafan dağılır diye düşündük. Yürüyüşe çıkarırsın, ilgilenirsin, eğitirsin…”Sevinçle elimdeki minik köpeği öptüm.“Teşekkür ederim!”O an içimde günlerdir hissetmediğim kadar sıcak bir duygu vardı.Sonra amcamla yengeme döndüm.“Hoş geldiniz,” dedim.“Hoş bulduk kızım,” dediler gülümseyerek.“Nasılsın Yasemin?” diye sordu amcam.“İyiyim amca, teşekkür ederim. Sen nasılsın?”“Biz de iyiyiz,” dedi. “Siz bize geleceğinize biz size gelelim dedik.”“İyi yapmışsınız,” dedim.Alev çoktan yere çömelmiş, köpekle oynamaya başlamıştı bile.Bir süre sonra ben de Alev’le birlikte odama çıktım. Minik köpek durmadan oradan oraya koşuyor, bazen yatağa zıplıyor bazen ayakkabılarımı kaçırıyordu. O kadar oyuncuydu ki istemsizce gülüyordum.Alev kahkaha attı.“Şimdi buna isim de bulmak gerekiyor.”Bir an duraksadım.“Aa evet…”Köpeğe dikkatlice baktım. Küçük siyah burnu, tarçın rengi tüyleri ve kocaman gözleriyle bana bakıyordu.“Leo,” dedim bir anda. “Adı Leo olsun.”Alev hemen başını salladı.“Çok yakıştı!”Tam o sırada aşağıdan annemin sesi duyuldu.“Sofraya gelin kızlar!”Leo’yu kucağıma alıp aşağı indik.Yemek sırasında herkes konuşuyor, gülüyordu. Bir süre sonra babam Aleve dönüp dikkatlice baktı.“Cuma günü köy düğününe gitme planları yapıyormuşsunuz,” dedi. “Ama Yasemin biraz dinlense daha iyi olur diye düşünüyorum.”Ben daha cevap veremeden Alev araya atladı.“Taş taşımayacak ya amca,” dedi gülerek. “Birkaç gün köy havası iyi gelir. Hem onsuz olmaz!”Annem gözlerini bana çevirdi.“Sen ne diyorsun Yasemin?”Çatalla tabağımla oynarken omuz silktim.“Bilmiyorum anne…”Yengem gülümseyerek bana baktı.“Hadiii,” dedi. “Üzme Alev’i.”Derin bir nefes verdim.“Peki,” dedim sonunda.Yemek yenildi, kahveler içildi. Bir süre sonra Alevlerle vedalaştık. Ben tekrar odama çıkıp Leo’yla oynamaya başladım.Günler geçtikçe Leo bana inanılmaz iyi gelmeye başlamıştı. Sanki içimdeki boşluğu küçücük patileriyle dolduruyordu. Onunla yürüyüşe çıkıyor, oyuncaklar alıyor, eğitim videoları izliyordum. Aşılarını yaptırmış, tüylerini kestirmiştim. Mama kaplarından yatağına kadar her şeyi vardı artık.Okulda sürekli ondan bahsediyordum.“Hayatıma şans gibi geldi,” diyordum herkese.Gerçekten de o dört gün boyunca hiçbir şey yaşanmadı.Ne gölgeler…Ne sesler…Ne de o korkunç his.Sadece geceleri aniden sıçrayarak uyanıyordum. Ter içinde kalmış oluyordum ama ne gördüğümü hatırlamıyordum. Her uyandığımda Leo’yu yatağımın yanında dikilmiş halde bana bakarken buluyordum.Sessizce.Hiç kıpırdamadan.Sanki bir şeyleri hissediyor gibiydi.Derken cuma günü geldi.Sabah küçük bir valiz hazırladım. Evdekilerle vedalaşıp Leo’yu son kez sevip evden çıktım.Okula vardığımda herkes çoktan toplanmıştı.Oğuz arabasıyla gelmişti. Alev, Melih ve Efe onun arabasıyla gidecekti. Ben, Oğuz ve Hakan ise benim arabayla yola çıkacaktık.Herkes kahkahalar atıyor, müzik açıyor, yol planı yapıyordu.Ben ise nedense içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk hissediyordum.Sanki bu yolculuk başladığı anda her şey değişecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

136okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18